MENÜ
İzmir 14°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Türkiye’de tarım nasıl çökertildi?/4
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
YAZARLAR
25 Aralık 2017 Pazartesi

Türkiye’de tarım nasıl çökertildi?/4

Tarımda büyük bir çoğunluğun yoksullaşması ve  tarımdan uzaklaşması,onların sahipsiz ve örgütsüz olmasından kaynaklanıyor. Daha öncede yazmaya çalıştığım gibi 1980’li yıllara değin bir ölçüde devlet,tarımsal kitler ile ekonomiye müdahale ederek  tarım kesimini iç ve dış sermayeye karşı dengelemeye çalışıyordu.

Bu yazımda  da  tarımsal kitlerin özelleştirmesi  kapsamında Ziraat Bankası’nın özelleştirilmesi   ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nin özerkleştirilmesi konularına eğileceğim.

Ancak daha önceki yazılarımda olduğu üzere  bu yazımda da tarımsal ithalata ödenen kaynak aktarımını yeniden anımsatmak istiyorum.Türkiye,son 14 yılda  18 milyar dolarlık tahıl,17 milyar dolarlık pamuk lifi,37 milyar dolarlık yağlı tohum ve türevleri ve  3.5 miyar doları geçen bakliyat ithal etmiş.İthalat yapılan ülke sayısı 126 dolayında imiş.

2017’nin Ocak-Ekim döneminde de salt kırmızı mercimeğe 178 milyon doları geçen para ödemişiz.

 

***

Kar marjının düşük ve sermaye birikiminin yetersiz olduğu Türkiye tarımında, tarımsal krediler büyük bir öneme sahiptir. Tarımsal kredilerde teşkilatlanmış en büyük kredi kaynağı, yakın dönemlere değin T.C.Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatifleri idi.

2000 yılından itibaren T.C. Ziraat Bankası’nın özeleştirilmesi ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nin özerkleştirilmesi gündeme geldi.

Ziraat Bankası’nın Özelleştirilmesi

Ziraat Bankası’nın temel işlevi, Türk çiftçisini kredi ile destekleyerek Türkiye tarımının geliştirilmesine katkıda bulunmaktı. Bu amaca yönelik olarak krediler,doğrudan üreticilere, Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığı ile bu kooperatifin ortaklarına, Tarım Satış Kooperatifleri ve birliklerine, Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri’ne, tarımsal ürünlerin işlenmesi, pazarlanması ve dışsatımı ile uğraşan kamu kurum ve kuruluşlarına kullandırılıyordu.

Ziraat Bankası, Dünya Bankası’ndan alınan kredinin yönlendirilmesiyle 2000 yılında özelleştirme kapsamına alındı

Ziraat Bankası Nasıl Çökertildi?

Diğer KİT’lerde olduğu üzere, Ziraat Bankası’nın kamu görevinden meydana gelen görev zararları abartıldı ve saptırıldı. Bu doğrultuda her türlü araç kullanıldı. Örneğin, Ziraat Bankası’nın 1993–1994 döneminde pamuğa verdiği 315 milyon dolarlık prime, gerçeküstü boyutlarda faiz tahakkuk ettirildi (1997 yılında hazinenin Ziraat Bankası’na yaptığı 712 milyon dolarlık ödemeye karşın, yıllık ortalama %128 faiz alındı). Borç 2000 yılı sonunda 11 milyar dolara çıkarıldı. Bu durum, özelleştirme yanlılarınca, görev zararının bir sonucu olarak gösterildi. Böylelikle, kamuoyundan iflas eden ve kapatılan özel bankaların Ziraat Bankası’na devrinden meydana gelen zararları ile hazinenin iç borçlanma ihalelerinde faizleri aşağıya çekme yükünün Ziraat Bankası’na verilmesi ile oluşan görev dışı zararları saklanmaya çalışıldı. Oysa Ziraat Bankası’nın bu şekilde kullanılmasıyla ortaya çıkan zararı içinde, tarımsal destekleme ve kredilerinden kaynaklanan görev zararı, oldukça düşük kalmıştı.

Ziraat Bankası, 2000 tarihinde çıkarılan 4603 sayılı bir yasayla, özelleştirilmesine olanak sağlayacak şekilde yapılandırmaya alındı.

Ziraat Bankasının özelleştirilmesi ile;

  • Tarım işletmelerinin büyük bir çoğunluğunun, oluşturulan küçük ve orta ölçekli işletmeler kredi kaynağından eskisinden daha yüksek düzeyde yoksun kaldılar.
  • Çağdaş tarım yöntemleri ve girdileri kullanmak isteyen çiftçi ve girişimciler ise, kredi ve projelendirme desteğinden mahrum kaldılar,özel bankalara yönlendirildiler ve de sonunda kimilerinin topraklarına haciz geldi.
  •  Tarımsal ürün fiyat desteğini yeterince  alamayacak çiftçiler, üretimden giderek koparıldılar.Tarımda yoksullaşan ve işsiz kalan nüfusun kentlere göçü hızlandı. Bu sayının 15 ile  20 milyon   arasında değiştiği bildiriliyor.Ancak kentlerde de bu nüfusu emecek iş olanakları da olmadığı için yoksul semtlerin oluştuğunu görmemek olası mı?

Tarım Kredi Kooperatifleri’nin Özerkleştirilmesi

Tarım Kredi Kooperatifleri’nin temel işlevi; ortaklarının kısa (tohumluk, kimyevi gübre, bitki ve hayvan sağlığı ilaçları, hayvancılıkta işletme ve akaryakıt gibi) ve orta vadeli kredi (tarımsal işletmenin canlı ve cansız demirbaş unsurlarını oluşturan her türlü tarımsal araç gereç ile canlı hayvan kredileri gibi) gereksinmelerini karşılamaya yönelikti.

Tarım Kredi Kooperatifleri, 1995 yılında çıkarılan bir yasayla özerk bir yapıya dönüştürüldü.

Özerkleştirme kapsamına alınan Tarım Kredi Kooperatifleri’ne, hazineden aktarılan kaynaklar da, Ziraat Bankası’nın özelleştirilmesi ile kesilmiş bulunmaktadır. Bunun sonucunda, Tarım Kredi Kooperatifleri “ortaklarına yeterince kredi veremez durumuna” geldi.

Diğer yandan özerklik, büyük toprak sahiplerine ayrıcalık getirdi, küçük üreticilerin ise uygulamalardan yeterince yararlanmasını engelledi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Hangisi
 26 Aralık 2017 Salı 23:16
Büyüme; üreterek büyürseniz toplum zenginleşir, ithalata dayalı büyürseniz üç-beş ithalatçı ve destekçileri zenginleşir.İhracat 13 milyar dolar, ithalat 22 milyar dolar, dış ticaret açığı neredeyse 10 milyar dolar.Sadece ihracat tarihi rekor kırdı diye açıklama yaptığınızda ancak kendinizi kandırırsınız.Tarım ve hayvancılık malesef sizlere ömür mazot 5.5 tl oldu tarım makinaları nasıl çalışsın?
 Zafer Zafer
 25 Aralık 2017 Pazartesi 11:58
Ve TC Ziraat Bankası'nı çökertenlerden de Tarım Kredi Kooperatifleri’nin hayat damarlarını kesenlerden de ne yazık ki hesap sorulmayacak. Çünkü "yapılanın, yapanın yanına kar kaldığı" adaletsiz bir dünya/ve ülke düzeninde yaşıyoruz.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Ege'de Sonsöz