MENÜ
İzmir 17°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ülkeler, ürettiği kadar güçlüdür
Hüseyin ASLAN
YAZARLAR
13 Mayıs 2019 Pazartesi

Ülkeler, ürettiği kadar güçlüdür

Günümüzde ülkeler, ürettiği kadar güçlüdür. Bu güç tanımlaması; çağımızın ve dünyanın en önemli gerçeklerinden biridir.

Sadece üretim de tek başına yeterli değildir. Üretimin katma değeri yüksek, ileri teknolojiye dayalı, kaliteli, verimli, güvenli, çevreye duyarlı, dışa bağımlılığı azaltan ve dünya standartlarıyla uyumlu olması gerekir.

Eğer, büyük ve etkin bir ülke olmak istiyorsak; üretimi artırmanın yanında hukuk devleti, insan hakları, özgürlükler ve demokrasi alanındaki “açığımızı” da zaman yitirmeden kapatmamız gerekir.

Önümüzdeki tabloda sanayide, tarımda üretimin ve istihdamın azaldığı görülüyor.

İmalat sanayinin Gayri Safi Yurtiçi Hasıladaki payı 1998’de yüzde 22.3’lük bir düzeyde iken, 2017’de yüzde 17.6’ya gerilemiştir. Aynı şekilde sanayide istihdam oranı da 2008’de yüzde 22’lik bir seviyeden günümüzde yüzde 19.2’ye inmiştir.

Bu arada; 2015 yılında 22 milyon ton olan buğday üretimi 2018’de 20 milyon tona gerilemiş.

Zirai ilaç ve tohum dolara “bağımlı” olduğu için dolar artınca fiyatı yükselmiş, böylece; üretim maliyeti artmış, çiftçi de zararına üretmemek için üretimden vazgeçmiş.

Çiftçi son 17 yılda 3 milyon 379 bin hektar alanda ekim yapmaktan vazgeçti.

Dolayısıyla; tarımda ve sanayide üretim azaldığı için, yatırım yapılarak yeni istihdam alanları da açılmadığından işsizlik de artmış. Her dört gençten biri işsiz, her üç üniversite mezunundan biri işsiz, iki buçuk milyon genç devlet memuru olmak hayalini taşıyor ve 21 milyon kadın üretime katılamıyor, evde oturuyor.

Bu fotoğraf; ülkemizin insan kaynağını değerlendirmeyerek “heba” ettiğini bize anlatıyor.

ENFLASYON: ADALETSİZLİK

Enflasyon; dolayısıyla, fiyatların yükselmesi, hayat pahallılığı en büyük “adaletsizlik”dir.

Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) enflasyon oranını açıkladı, buna göre; tüketici fiyatları yüzde 19.50, üretici fiyatları yüzde 30.2, gıda fiyatlarındaki artış da yüzde 33.23.

Yüksek enflasyon, hayat pahallılığı hem sosyal dokuyu bozuyor, hem de gelir dağılımında adaletsiz bir tablo oluşturuyor.

Ekonomide üretim azaldığı ve “paylaşım”ın bozuldu bir süreçten geçiyoruz.

Örneğin; fert başına düşen milli gelir 2017’de 10 bin 600 dolar iken 2018’de 9 bin 600 dolara indi. Ekonomistler 2019’da fert başına düşen milli gelirin 8 bin dolara ineceğini öngörüyorlar.

Oluşan bu tabloda; en az gelir elde edenle en çok kazanan arasındaki fark 8 kat büyüdü.

Sonuç olarak: Pahallılık, yoksulluk, işsizlik ve mutfakta tencerenin kaynamaması, toplumun psikolojisini bozuyor, sosyal dokuyu zedeliyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Vedat Saygın
 18 Mayıs 2019 Cumartesi 18:18
Başkanım çok haklısınız. Yine çok önemli bir konuya dikkat çekmeişsiniz. Ekomomi konusundaki yazılarınızın hayranıyım
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz