MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Valiliğe Acil (!) çağrı
Nihal AŞKIN
YAZARLAR
27 Eylül 2018 Perşembe

Valiliğe Acil (!) çağrı

Egeliler olarak, hafta sonunu elimiz yüreğimizde bekliyoruz.

Çünkü, tarihimizde ilk kez bir kasırganın bölgemizi vurması söz konusu.

Hızla ilerleyen kasırga eğer yön değiştirmezse, pazar günü tarihte bir ilkle karşılacağız.

Yalnız İzmir değil, Muğla, Aydın, Çanakkale ve Balıkesir' tüm iller bu durumdan etkilenecek.

Daha şimdiden, kasırganın ön etkileri fazlasıyla görülmeye başladı bile.

İzmir'deki parkların, caddelerin büyük bölümündeki ağaçlar ortadan ikiye yarıldı, kentte adım başı yarısı kopmuş, ortadan ikiye yarılmış bir ağaç görmek mümkün.

Peki tarihimizde yaşanabilecek bir “Kasırga” öncesi ne yapıyoruz?

Gazetelerin bunları haber yapması dışında henüz atılmış somut bir adım, alınmış bir önlem gör(e)medik.

Bırakın önlemi, daha meteoroloji bile açıklama yapmadı.

Cuma gününe kadar açıklama yapmalarını bekliyoruz, umuyoruz.

Bekleyelim beklemesine de en ufacık bir kar yağdığında okulları tatil eden Valilikler, böylesine bir kasırga öncesi ne yapıyor?

Valilik idaresindeki AFAD ancak afet olduktan sonra yaraları sarmaya gelecektir.

Mesele, AFAD'a fazla iş çıkarmamak.

Yani “ÖNLEM ALMAK”.

Son 9 yıl boyunca, ulusal büyük bir gazetenin Ege Bölge ilavesini hazırladık.

Bundan yaklaşık 3-4 yıl önce Ege'de ard arda meydana gelen hortumlar gazeteci olarak bizim dikkatimizi çekti.

Bir gün Muğla'da, bir gün Aydın'da bir gün İzmir'de.

Çiftçinin seralarının uçtuğunu, hasatlarının yok olduğunu, evlerdeki çatıların, işyerlerindeki çatıların uçtuğunu haberleştirdik.

“Ege'de böyle olaylar görülmezdi, meteorolojiye soralım. Bunu haber yapalım” diye düşündük.

Cevap aynen şöyleydi:

“Herhangibir anormallik yok. Sıradan, alışıldık hava olayları”.

Kulakları çınlasın o dönemki Haber Müdürü Meltem Seyis, “Bizim gördüğümüzü bunlar görmüyor mu” diye isyan etmişti.

Gördüler görmesine ama, yaklaşık 3 yıl sonra.

Sanırım geçtiğimiz yıldı. Meteorolojiden şöyle bir açıklama okuduğumu hatırlıyorum:

“Türkiye'de artık iklim değişiyor, hortum olaylarında artışlar yaşanıyor, bundan sonra hortumlara alışık olalım”.

Bizde işler biraz gecikmeli gelir.

O nedenle bir gazeteci olarak bu kasırga olayı beni gerçekten tedirgin ediyor.

Umarım, yönünü değiştirir ve kıyılarımızı es geçer.

Ya da tahminlerin çok çok altında zarar verir.

Ancak, başta İzmir Valiliği olmak üzere yetkili makamlara buradan acil bir çağrım var.

 

Bırakın kasırgayı lodos fırtınalarının İzmir'i nasıl etkilediğini hepimiz çok yakından biliyoruz.

 

Yüzde 60'ından fazlasının gecekondu olduğu bu kentte bir kasırga anında ne kadar çatı uçması yaşabileceğimizi varın siz tahmin edin.

Bunun yanısıra lodosta bile kırılan ağaçların yol kenarındaki araçlara düştüğü haberlerini, çatıların, binalardan tuğla ve benzeri cisimlerin caddelere uçtuğunu biliyoruz.

Kar yağdığı için (ki bu İzmir'de hemen hiç olmaz) okulları tatil etme yetkisi olan Valilikler, acaba bu kasırga karşısında okulları tatil etmeyi planlıyor mu?

O fırtınada çocukların okullara gitmesi, yollara çıkması çok doğru bir karar mı olacaktır?

Bunun yanısıra vatandaşları çatılarında, balkonlarında bir şey bırakmamaları, yoldan geçen insanların hayatlarını tehlikeye atmamaları konusunda bir uyarı yapmak acaba gerçekten çok mu zordur?

Valiliğe çağrım, tüm bunları ve kasırganın yaratabileceği zararların önlenebilmesi adına yapılacakları değerlendirmek amacıyla acilen bir kriz masası toplamasıdır.

Bir sürü üniversitemiz var.

Oradalardaki bilim insanlarını da toplantıya çağırarak başımıza gelebilecek bir afetin etkilerini en aza indirmek için izlenecek yöntemleri tartışmalı ve hayata geçirmeliyiz. 

Doğal afet “Geliyorum”  demez.

Ama bu kasırga “Geliyorum” diyor.

Hala ellerimiz kollarımız bağlı bekleyecek miyiz?

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Gürkan
 27 Eylül 2018 Perşembe 13:06
Bu "doğal afet" gelir de, İzmir'de seller olursa, yandaş medyaya da yerel seçim öncesi malzeme çıkar. "İşte cehape belediyeciliği", "klasik izmir", "alt yapı çöktü" gibi başlıklar atılır. İstanbul' a vurursa işin rengi değişir. O zaman dış güçlere işi bağlarlar. O kadar da değil canım diyenler olabilir de yandaş basında bu yaz Ankara' da olan seller dış güçlere çoktan bağlandı bile :)
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Ege'de Sonsöz