MENÜ
İzmir 23°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Windrush Nesli
Dr. Berna BRIDGE
YAZARLAR
4 Mayıs 2018 Cuma

Windrush Nesli

Bugünlerde İngiltere garip bir olayla çalkalanıyor. Herkesin dilinde bu konu. Fransa ve Almanya’ya göre kendilerinden olmayan ırk, kültür, renk ve dinden gelenlere daha yumuşak ve demokratik davranmasıyla ünlü İngiltere, 1946 yılında, yani İkinci Dünya Savaşı sonrası Karayipler’den, Jamaika’dan işçi olarak Windrush gemisiyle getirdikleri insanlara devletin yaptığı kötü muameleyi konuşuyor…

Eğer konu basına yansımamış olsa devam da edecekti kuşkusuz… Jamaika’dan 1946 yılında, Windrush isimli gemiyle gelen bu siyahi insanlar çoğunlukla işçi olarak geliyor. İkinci Dünya Savaşı’nda genç, erkek nüfusunun önemli bir kısmını kaybeden İngiltere, bu insanları hem savaşta kullanıyor, hem de savaş sonrası İngiltere’de işçi olarak…

O yıllarda hala daha İngiltere’nin bir sömürgesi olan Jamaikalı bu insanların yaklaşık hiçbirinin aklına İngiliz vatandaşlığı almak gelmiyor. O yıllarda dünyada zaten vize, yurt dışı seyahat, başka bir ülkenin daha avantajlı koşulları gibi kavramlar da yok. Ayrıca, bu insancıklar pek İngiltere dışına seyahat etmedikleri için pasaport gereksinmeleri de olmuyor. Çocukları İngiliz hastanelerinde doğuyor, büyüyor. İngiliz okullarında okuyor. Hepsi bu ülkede bedelsiz, ücretsiz. Onlar da bir ücret ödemeden sağlık ve eğitim hizmetlerinden faydalanıyorlar, İngiliz vatandaşlığı alma gibi bir çabaya gereksinme duymuyorlar…

Günlerden bir gün İngiltere Avrupa Birliği’ne giriyor. Birçok Avrupa ülkesinde sağlık hizmeti paralı iken burada parasız. Özellikle Doğu Avrupa vatandaşları (Bulgar, Çek, Polonyalı, Makedon, Sırp vb) buradaki tamamen ücretsiz ve hayli kaliteli sağlık sistemini suiistimal etmeye başlıyor, akın ediyorlar. Hastaneler kalabalıkla ve iş yüküyle boğulur hale, kendi vatandaşına hizmet edemez hale geliyor. Hükümete daha çok hastane yap, daha iyi hizmet ver baskısı artıyor…

Brexit’in en büyük nedenlerinden biri de bu. Hem Avrupa Birliğinden çıkmak istemiyorlar, hem de 1920lerde kurmaya başladıkları son derece adaletli ve imrenilecek, adeta sosyalist ülkelerin ölçütlerindeki tamamen ücretsiz sağlık ve eğitim sistemini tüm Avrupa’ya açmanın ve ülkeye kaçak gelenlerin yükünü taşımaktan bunalmış durumdalar…

Neyse, gelelim Jamaika’lılara. Kurunun yanında yaş da yanıyor ve Avrupa Ülkeleri ile kaçak gelenler için hedeflenmiş olan, sağ hükümetin yazılı emri “hostile environment (düşmanca ortam - burada kaba, zorlaştırılmış ortam anlamına) yaratın” Jamaikalı emekçileri de vuruyor. Birisi memleketine yaz tatiline gidip geri gelemiyor, içeri sokmuyorlar. Bir başkası sınır dışı ediliyor. Ta ki bir diğeri kanser olana kadar…

Kanser olmuş, 1946 dan beri burada yaşamış, vergi vermiş, emekli maaşı olan beyefendiye hastane 54 000 pound (300 000 TL üstü bir rakam) bir masraf çıkarıyor ve bu işçi emeklisi beyefendi tedaviye para istendiği için başlayamıyor. Bu işin bürokrasisi 6 ay sürüyor, beyefendinin hastalığı ilerliyor, basına yansıyınca hükümet çözüm için hafif hafif kıpırdanmaya başlıyor…

Baskı artıyor, basın ve halk yapılan bu zulmün hesabını sormaya başlıyor, hükümet bu gemiyle gelen “Windrush nesli” olarak anılan Jamaikalılara İngiliz vatandaşlığı vereceğini söylüyor ve kanserli hasta ücretsiz tedaviye 6 ay sonra alınıyor ama baskı İçişleri Bakanını sonunda istifa ettiriyor.

Başbakanın da durumu her an o yöne gidebilecek gibi duruyor… Halk hükümete çok kızgın, gelecek günlerde bu haksız ve kaba uygulamanın sonuçlarını hep birlikte göreceğiz…    

 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz