MENÜ
İzmir 26°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Yasemin Kokulu Sokak… Ve ‘Siz' yoksunuz...2018
Oya DEMİR
YAZARLAR
29 Haziran 2018 Cuma

Yasemin Kokulu Sokak… Ve ‘Siz' yoksunuz...2018

Annemli babamlı o erken sabahlar 

Tüm yaşamımın belki en güzel şeyiydi 

Yatak örtülerinde sabah güneşi 

Ve sanki kardeşimiz olan eşyalar

Sakince açılıp kapanan bir kapı 

Bir masa, ağır başlı duruşuyla 

Yarı aydınlıkta, koridorda 

Aynadan, konsoldan yansıyan ışıltı

Şimdi bu erken sabah saatinde 

Acıtıyor kalbimi özlemle 

O sabah vaktin görüntüleri

Babamın güzel, ağır başlı yüzü 

Annemin azıcık hüzünlü 

Ve hep azıcık telaşlı gölgesi

“O Erken Sabahlar”; Büyükada, Temmuz 2006 – Ataol Behramoğlu

Zaman akıp gidiyor. Değişiyor herşey. İnsanlar değişiyor, dünya değişiyor. Değişmeyen tek şey: Yasemin Kokulu Sokakta ‘sen’ ‘siz’ yoksunuz....

Hayat akıp gidiyor. Şöyle ya da böyle yaşıyoruz. Siz olmadan, sizinle anılar biriktirmeye çalışıyoruz. Eksik gülümsemeler, bazen kahkalahar kaplıyor yüzümüzü. ‘O gün’leri yaşıyoruz... Ve ben hala sizi çok özlüyorum. Hala zaman denen ilacın sınıfta kaldığını düşünüyorum. Her geçen gün anılarla çoğalırken, yokluğunuzda eksilmek...Sürekli aramak, sorgulamak... Acaba’lar arttıkça daha çok cevapsız soruyla yaşamak, yaşamaya çalışmak.

Zaman akıp gidiyor, gitmeyen tek şey o ‘an’. Şöyle bir geçmişe baktım da Haziran’lar sen gittiğinden beri kış gibi yaşanıyor. Mevsimlerin bile havası değişti. Yağmur yağıyor heryerde.  Sanki hüznümüze ortak olmak ister gibi İzmir’de Haziran ağlıyor.

Hayat akıyor. Solup giden çiçekler, birlikte aldıklarımızdan geriye kalanlar, yemek kokusu eksik mutfak, bir türlü aydınlanmayan odalar, heryer ‘siz’... Her geçen gün daha fazla anlıyorum ki; zamanın, günün, saatin bir önemi yok. Yasemin kokulu sokakta bütün duygular tek bir anda sadece "o an"da...

Herşey aynı. Ne yaparsan yap, hayatın içinde yürürken herşey aynı. Kapıyı çalmadan anahtarınla açtığın her an, aramak için alıp ne yapıyorum ben diye bıraktığın her telefon, eline aldığın kahve fincanı, duyduğunu sandığın bir ses, bir kadeh şarap, yokluğa şerefe kalkan her kadeh rakı hep eksik. Herşey ama herşeyin içindeyken ve yoklukta yaşarken, var olmaya çalışırken günden güne daha fazla hissetmek eksikliği. 

Herşey değişiyor aynı olan tek şey; gittiğin andan, ‘gittiğiniz anlara’; ‘sen’den ‘siz’e geçtiğimiz yasemin kokulu sokakta; günden güne artan yasemin kokularına inat ‘sizi’ daha çok özlüyorum… Hala aynı şeyi yazıyorum, hala aynı şeyi soruyorum. ‘Neden’... Cevap yok.

Gittiğiniz anda  kalmak...İlk gün neyse, 74. gün neyse, 255. gün neyse; 2400. gün neyse hiç fark etmiyor hergün ‘O’ gün ve gece... İlk an neyse, şu an ‘O’ an.... Zamanla azalmayan acı ve özlem ile yaşamak... Hüznün ötesine geçmek... Bu gün; hala ‘O Gün’...Ve her gün sadece ’O An’...

Hayat işte! Zaman bir anda durur.

Hayat akar. An; hep  "o an", sadece ve sadece "o an" olur.

Hayat akar, ancak tüm duygular sadece "o an"da kalır. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz