MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Yeni Uğur Mumcular, Hırat Dinkler gelecek mi?
Neşe ÖNEN
YAZARLAR
10 Ağustos 2017 Perşembe

Yeni Uğur Mumcular, Hırat Dinkler gelecek mi?

Üniversite sınav sonuçları açıklandı. Binlerce gencin ümit kapısı... Bir zamanlar benim de nice hayallerle umut bağladığım kapı... Benim kuşağım teknolojik gelişmelerde yaşanan hızlı atılımlar gözönüne alınırsa, eski kuşak sayılır. Hem de epey eski! Ben Ege Ünüversitesi İletişim Fakültesi (O zamanki adı, fakülte statüsünde olmasına rağmen, Basın Yayın Yüksek Okulu idi) 1987 Sinema ve Televizyon Bölümü mezunuyum. Mezun olduğumda bırakın kamerayı, fotoğraf makinesini dahi kullanmayı bilmiyordum. Elbette Türkiye’ye renkli televizyonun 1984’li yıllardan sonra girmeye başladığını unutmamalıyız. Dolayısı ile o zaman, Türkiye’nin en yüksek puanla öğrenci alan basın yayın okullarından biri olmasına rağmen, okulumuzun teknik imkanları çok iyi değildi. Günümüzde bilgisayarın ilkokullara girdiği düşünülürse, bizim üniversitede daktilo dersleri aldığımızı hatta bu derste zorlandığım için kalma tehlikesiyle karşılaştığımı söylemek belki komik kaçacak...

Bugün sorsalar, eskilerin tabiri ile ‘’yine gazetecelik’’ okur musun diye, hiç düşünmeden cevabım ‘’evet’’ olur. Ünüversite sınav sonuçlarının açıklanması beni bu konuda bir kez daha düşünmeye sevk etti. Acaba bugün Türkiye’de kaç gencimiz ‘’gazeteci’’ olmak istiyordur? Üniversite tercih sınavlarında kaç gencimiz puanı yeterli olmadığı için değil, sadece arzu ettiği ve hedeflediği için iletişim fakültelerinden birini tercih etmiştir? Gazetecilik mesleği kaç gencin hayalini süslüyordur? Türkiye’de gazetecelik mesleğinin içinde bulunduğu koşullar hesaplanınca, herhalde çok fazla aday yoktur diye bir tahminde bulunabiliriz...

Sahi, bir Uğur Mumcu olacak kadar bilgili ve cesaretli olmadıktan sonra Türkiye’de gazetecelik mesleğini seçmeyi göze almamalı... Ya da Hırat Dink kadar farklı bir ses olmayı seçecek kadar yiğit ve özgür bir kalem olamayacaklar hayalini dahi kurmamalı gazeteciliğin... Hasan Tahsin gibi ‘’vatan hürriyeti olmadan düşünce hürriyeti olmaz’’ dedirtecek kertede hürriyet aşığı olmayanlar da bulaşmasın bu sevdaya... Laf sevdaya gelince, gazeteciliği ömrünün son anına kadar büyük bir meslek aşkıyla yapan ve edebiyatımıza ‘’Suçumuz İnsan Olmak, Önce Ekmekler Bozuldu, Hiroşimolar Olmasın’’ gibi ölümsüz eserler bırakan, bir gazetecilik sevdalısı ve abidesi Oktay Akbal’ı hatırlamadan geçmek olmaz. Aynı kıvamda bir tutkuyla bu mesleğe bağlanmadan kişilerin yapacağı iş de değildir gazetecelik... Ya gezetecilik uğruna hapis yatanlar... Yarinden, bebelerinden, gençliğinin en güzel yıllarından mahrum kalanlar, bırakılanlar... Gazeteciliği seçmek biraz da mahpusluğu göze almaktır bizim diyarlarda...

Velhasıl, baştaki soruya dönersek, sahi bu yıl üniversite sınavlarında kaç gencimiz gazeteci olmak için tercihte bulunmuştur? Yukarıda ifade ettiğim gibi fazla değildir muhtemelen... Ama ben dünyaya yeniden gelsem, yine bu meseği seçerdim... Her ne kadar hali hazıda, bu mesleği hakkıyla icra edemesem de, yüreğime öyle işlemiş ki, kendimi en mutlu bu alanda ifade edebildiğimi düşünüyorum.. Başka türlü hissedemiyorum. Ben diyorum ki gazetecilik iyi ki var. Toplumsal yaşamın atardamarıdır bu meslek. Yeni nesle şiddetle öneriyorum. Ülkemizin yeni Uğur Mumcu’lara, Hırat Dink’lere, Oktay Akbal’lara ve ismini anamadığım daha nice değerli gazeteci kadar iyi nitelikte yetişmiş, demokrat, aydın ve hırslı gazetecilere ihtiyacı var. Gönlünden geçirenlerin yolu açık olsun!

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz