MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Yeni bir yıl
Dr. Berna BRIDGE
YAZARLAR
27 Aralık 2017 Çarşamba

Yeni bir yıl

Yeni bir yıl geliyor. Eskisi ne kadar hızlı geçti, herkesin dilinde. Zaman bu. Bazen bir dakika geçmek bilmez, bazen bir saat geçmek bilmez, bazen bir yıl göz açıp kapayana kadar geçer gider…

Karma karışık bir yıl geçti, hepimiz için. KHK’ların, siyasi tartışmaların, sınırımızdaki savaşın, bazen siyaseten, bazen ruhen, bazen psikolojik olarak bölünmüş ülkemizde ve dünyamızda, küçük mutluluklarla avunduğumuz kaygı dolu hayatımızda bir yıl daha geçti. Bu koşullarda mutlu olabilmek neler yapabiliriz? Hatta mutlu olmak, mutlu olmaya çalışmak şart mı?

Bence asıl “anlamlı yaşama sanatı” gerçekçi bir bakış açısıyla realite neyse onu kabul ile başlıyor. Herkesin bardağının yarısı dolu, yarısı boştur, dışarıdan en ışıltılı görünen hayatların bile. Siz hangi bardağınızın hangi tarafını görüyorsunuz? Siyah ve beyaz, iyi, kötü, uzun, kısa, dolu, boş… hepsi algımızda, çoğu çocukluğumuzun deneyimlerine bağlı… Bu algıları tekrar yeni bir çerçeveye koymak da elimizde…

Geçmişe dönüp geçmişi değiştirmek elimizde değil. Olmuş ve bitmiş. Peki, şu an? Şimdi yapabileceklerimiz? Geçmişte haksızlıkla, kötülükle, baskıyla karşılaşanlar için bunları kabul etmek, olmuş olana direnmemek bir çözüm. Geçmişte bunları yapanların ise artık tavırlarını değiştirmeleri, aynı haksızlıkları yapmaya devam etmemeleri, hatalarını kabul etmeleri ve korkmadan özeleştiri yapıp hatalarını kabul ettiklerini, tekrar etmeyeceklerini beyan edip bir özür dileyebilmeleri yeni yılda barış sağlamak için iyi bir yol olabilir.

Ira Israel de benimle aynı fikirde, “How to Survive Your Childhood Now That You’re an Adult, yani, “Bir Yetişkin Olarak Çocukluğunuz Devresinden Nasıl Sağ Salim Çıkabilirsiniz” adlı kitabında benzer şeyler söylüyor. Israel kitabında tüm çocukların “Anne-babamız o günlerde ellerinden geleni yaptılar” demesi gerektiğini, ama anne-babaların da açık açık “Şu konularda hata yaptık, şunları yapmamalıydık” demeleri gerektiğini belirtiyor. Anne-babaların bunu söylemediklerinde çocuklarının küçükken çektiği acılara değer ve önem vermediklerini ekliyor. Bu onların sıkıntı çeken çocuğuna, “senin bir derdin varsa sorumlusu biz değiliz, senin hatan, bana ne” demektir diyor.

Anne-babanın niyeti çocuğunu daha fazla yaralamak olmayabilir ama hatalarını kabul etmedikleri sürece çocuklarının duygularına değer vermeyerek onları yaralamaya devam etmektedirler.

Israel bunun narsistik ve empatiden uzak annelik-babalık olduğunu vurguluyor. Bugün birçok narsistik psikoloğun kendi çıkarları uğruna anne-babalarda bu narsismi ve empati yoksunluğunu desteklediğini, onları yanlış yönlendirdiğini ekliyor.

Gelecek hafta bu konuda neler yapılmasıyla ilgili daha derine gireceğim. Yeni yıla girerken herkesin kişiliğini şekillendiren en önemli ilişki olan ilk çocukluk ilişkilerinde, yani anne-baba-çocuk-kardeş ilişkilerinde geçmişi olduğu gibi kabul edip yeni yıla iyi duygularla, iyi ilişkilerle girebilmek için anne-babaların geçmişteki kendi hatalarını açık açık kabul etmeleri ve savunmaya geçmeden hatalarını dile getirmeleri olduğunu düşünüyorum.

Mutlu yıllar dileklerimle...

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Ege'de Sonsöz