MENÜ
İzmir 12°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Yine CHP
Tayfun MARO
YAZARLAR
19 Temmuz 2018 Perşembe

Yine CHP

Toplumun sabrını sınıyorlar…

Biri CHP Genel Başkan adayı; “Tepeden tırnağa cesaret” olduğunu söylüyor ama seçim gecesi çizdiği zigzagları izah edemiyor. Daha doğrusu, ikna edici olamıyor.

Diğeri Genel Başkan; “Meclis’i çalıştıracağım” diyor… Biz de ya sabır çekiyoruz. Bu saatten sonra çalışsalar ne olacak! Bakın size ne güzel bir yasa yaptık, iyi günlerde kullanın mı, diyecekler!

Hal böyle iken, ‘değişim ve dönüşümün şart olduğunu’ söyleyerek, İnce yanlıları imza toplamaya başladı. Lakin değişim ve dönüşümden ne anladıklarını, dikkatle izlediğim halde, ben anlayabilmiş değilim. Kıyıda kalan Baykal ve Sav tayfasının ve yönetimden istediklerini alamayan grupların boy göstermesi dışında olan bir şey yok.

Aleviler ile Kemalistler arasında, adı konmamış bir kavga, sosyal medyada hızla tırmanıyor. Her iki cenahın da kullandığı ifadeler, olan bitenin post kavgasından ibaret olduğunu düşündürüyor.

“Elli günde %31 oy alan İnce, 500 günde neler yapmaz!” gibi tuhaf bir akıl yürütmeyle CHP’lileri kafa kola almaya yönelen anlayış, yeni rejimi daha da rahatlatmaktan başka bir işe yaramayacak. Ne yazık ki, %31’i arttırmak bir tarafa, kurultay polemiklerinden sonra, mevcut oyu korumak bile artık imkânsız.

Hâlbuki ülkenin son kırk yılını ve yaşanagelen değişimi doğru dürüst tahlil edecek, siyasal yaşamın geleceğini ve yeni siyaseti tartışacak bilgili, donanımlı kadrolara ihtiyaç var. Genç kuşakların temsilini sağlayacak açılımlara ihtiyaç var. Yeni sosyolojinin, yeni toplumun taleplerini anlamaya ihtiyaç var. Demokrasi üzerine yeniden düşünmeye ihtiyaç var.

Elan iyimser olmak için nedenlerimiz olduğuna inanmak istiyorum…

Tıpkı Gogol’un Palto adlı öyküsüne Dostoyevski’nin yaptığı (hepimiz onun Palto’sundan çıktık) göndermesinde olduğu gibi; bu ülkede çok partili siyasal yaşam ve siyaset insanları, CHP’nin çatısı altından çıkmıştır.

Demem o ki CHP’nin ayağa kalkarak, değişim ve dönüşüm adına ortaya çıkan ihtiyaç ve talepleri, çağın gerektirdiği gibi ele alması ve dile getirmesi mümkündür.

Yeni dünya düzeninde, Türkiye’nin nerede olması gerektiğini doğru tespit etmek için doğru soruları sormak, doğru bakış açısıyla çözümler önermek, CHP’nin yüklendiği tarihsel misyonun gereğidir.

Gelin görün ki günümüz CHP’sinde, bu meseleleri konuşacak birikime ve düzeye sahip insanlar barınamıyor. Bu niteliklere sahip insanların parti içinde olan biteni görüp de siyaset yapmayı sürdürmesi pek mümkün olmuyor. Geldikleri gibi gidiyorlar. Örgüt, Gayya kuyusu gibi…

Maalesef, seksen darbesinden sonra Bülent Ecevit’in arkasına bakmadan CHP’den uzaklaşmasını bir mesele olarak göremeyen, tartışamayan, yetersizlikle malul bir zihniyet CHP’ye hâkim…

CHP’de düşüncenin özgürleşmesi için çıkar gruplarının hegemonyasına son vermek, siyaseti geçim kapısı olarak görenlerin örgüt üzerindeki hâkimiyetini kırmak şarttır.

Düşüncenin bir yöntemi olduğunu ve Batı düşüncesinin bu yöntem olmaksızın var olamayacağını, entellektüel alanın Nutuk, Cumhuriyet tarihi ve birkaç referans eserden ibaret olmadığını, CHP’yi fan kulübü gibi görenlerin artık öğrenmesi gerekiyor. Aydınlanma devrimi entelijansiyası çöktü...

Cehennem sıcağında takım elbiseyle dolaşan asık suratlı siyaset adamlarının siyah, gri, lacivert, kahverengi dünyasıyla sınırlı yaratıcılıkları şahsen bende karamsarlık yaratıyor.

Bu hal, tabuları yıkmak, standartları yarmak, kalıpları kırmak gibi beklentileri zora sokuyor.

Beklenen büyük değişimin, CHP’ye hâkim olan sığlık ve vasatlık aşılmadıkça, gerçekleşmesi imkânsız. Bir sağa bir sola yalpalamak, sen kalk ben oturayım türünden ucuz siyaset çare değil.

CHP’de kızışan liderlik mücadelesi, çözümsüzlüğü iyice derinleştirecek gibi…

CHP’liler, kurtarıcı beklememeli... CHP, muhafazakâr siyasetin kuyruğuna takılmamalı…

CHP, sosyal demokrasi fikrine sahip çıkamıyorsa, sol iddiasının gerçeği yansıtmadığını kabullenmeli ve solun yolundan çekilmeli; Bu tavır, belki de “yeni siyaset” üzerine konuşmaya vesile olacaktır.

Sonuç olarak, Doğu-Batı ekseninde gerilen Türkiye’nin yolunu açacak yeni fikirlerin ve çözüm yollarının gün yüzüne çıkmasını bekleyen toplumsal muhalefetin sabrının da bir sınırı var.

Batı normlarını benimseyen seküler toplumun ihtiyacı, bir kişinin değil ama bir fikrin arkasından gitmektir. Ve o fikir henüz ufukta belirmiş değil.

Yani CHP için her şey bitmiş değil ama zaman daralıyor… Bir de kurtarıcılar artık gölge etmese…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Lombak
 24 Temmuz 2018 Salı 11:57
Bak ben konuşmuyorum. Bodrum belediye başkanı ne demiş"Sayın Başkan Erdoğan, belediyecilikten gelen biri olduğu için yerel yönetimlerle ilgili tüm sorunları yakından biliyor. Onun için ben inanıyorum ki yeni sistemde, yerel yönetimlerle ilgili iyi kararlar alınacaktır. Hatta yerel yönetimlerle ilgili çalışmalar yapıldığını da duyuyorum. Ve bundan dolayı da çok mutluyum. Başkan Erdoğan olduğu için yeni sistemin yerel yönetimlere fayda sağlayacağını düşünüyorum.Sayın Başkan Erdoğan da belediyecilikten geldiği için halkı çok iyi anlıyor. Halkın sorunlarını, talepleriniyakından biliyor ayrıca. Bundan dolayı alacağı kararların halkı nasıl etkileyeceğini de iyi biliyor. Bu yüzden de başarılı oluyorzaten.Açık ve net söylemek isterim ki, CHP''liler hırslarına yenik düşüyor. Kimse her seçimde milletvekili ve belediye başkanı adayı gösterilmek zorunda değil. Ama dikkat edin; seçim sonrası aday gösterilmeyen herkes parti içi muhalefet oluyor. CHP''de bir de şöyle bir şey var; başarılı oldukça ayağınızdan aşağıya çekiliyorsunuz. Başarılı olan insanları yukarıya taşımak gerekiyor.Merkez sağ partilerde mesela başarılı olanları yukarıya taşıyorlar." Bunu söyleyen chp bodrum belediye başkanı.
 Gürkan
 21 Temmuz 2018 Cumartesi 13:23
Lombak, İzmir Belediyesi üreticiyi destekliyor , niye oy vermiyorsun ? Ayrıca yazıdaki eleştiriler doğru da bunları AKP çok mu doğru yapıyor da 16 yıldır iktidar? Bu ülkede CHP' ye hiçbir zaman oy vermeyecek bir kitle var. Bunu da unutmamak lazım.
 Lombak
 19 Temmuz 2018 Perşembe 17:01
Ülkenin nasıl üretip halkın nasıl karnını doyuracağına ilişkin bir satır bulamadım. CHP bu sosyal demokrasiyle tarif ediliyorsa bunu terk etsin, kendisine gerçek sol bir yol olan üretimi emeği seçsin Liberalleşmiş sol ile vakit kaybetmesin, sıcak paracı piyasayı değil üreticiyi destekleyen CHP'yi kursun da oy verelim.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz