MENÜ
İzmir 15°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Zor insanlarla baş etme yolları
Dr. Berna BRIDGE
YAZARLAR
23 Kasım 2017 Perşembe

Zor insanlarla baş etme yolları

Hepimizin çevresinde zaman zaman bizi incitmek için laf sokuşturan, damarımıza basan, sabrımızı ve nezaketimizi zorlayan zor insanlar vardır. Günümüzde bu çeşit insanlara “arızalı” diyoruz. Ne kadar insanlar iyi kalplidir desek de çevremizde mobbing yapanlar, agresifler, başkalarını düşünmeyen, suiistimal edenler, çıkarcılar, yalan söyleyenler vardır. Bazen karşımıza ufacık bir sözle kapanmamış hüzünlü bir yaranıza dokunan biri çıkar, bazen karşınızdaki ısrarla incitmeye çalışır, sizi bir şekilde çatışmaya davet eder.

Bu tuzağa düşmemek, iç huzurunuzu kaybetmemek için ne yapabilirsiniz? Aslında böyle davranan kişiler yaralı kişilerdir. Dünya yaralı kişilerle doludur. İnsan olan hepimiz böyle kişilerle karşılaşmış, tepki vermiş, birçok zaman ertesinde verdiğimiz tepkiden pişman olmuşuzdur.

Çatışma üçgeni, psikiyatrist Steven Karpman tarafından, “kurban, cellat, kurtarıcı” olarak tanımlanır. Bunlardan biri olursanız, çatışmaya katkınız oluyor demektir. Bu üçgende görev alan herkes çatışmaya katkı koyar, kendileri dahil herkesi yorgun düşürür. Bu tuzaktan kaçınma yolu bir yetişkin gibi davranıp ne kurban, ne cellat, ne de kurtarıcı rolünü oynamamaktır.

Herkes bir çatışmaya girmeden bu arızalı durumdan uzaklaşmak ister. Burada asıl nokta “kim kazandı” noktasını netleştirmek, tekrar tanımlamaktır. Eğer çatışmalı bir durumda kendi iç huzurunuzu bozmadan ve dik durarak uzaklaşabildiyseniz siz “kazandınız” demektir. O zaman zor insanlarla baş etme yolu kendiniz hakkınızda iyi hissetmekten geçer.

Her zaman işyerinde zor insanlar, önü alınamayan ve sizi inciten dedikodular, her ailede en az berbat bir kişi, arkadaş çevresinde pasif agresif veya doğrudan saldırgan birisi vardır. O zaman kendine saygı duymak, dik durmak, sakin olmak en iyisi, çok daha güçlü bir duruştur. Yani daha büyük bir insan olun ama kendini beğenmişlikle değil, mütevazilikle, içtenlikle.

Size bazı öneriler

1.Her şeyi düzeltme sorumluluğu size ait değildir. Siz kendi yaşamınızdan sorumlusunuz.

2.Ortama huzur, sükûnet ve güç getirmek çatışmayı engelleyebilir. Nefret, öfke, intikam dolu bir kalp ortamı kirletir.

3.Gerçek olana odaklanın. Zor insanın öfke, kıskançlık, nefret, korku, kaygı içinde yandığını fark edin. Bu travmaya katılmayarak hem kendinize hem de diğer kişiye yardım edersiniz. 

4.Dayanıklı olun. Bu saf veya zayıf olun anlamına gelmez. Kötü davranıştan etkilenmeden yürüyüp geçmek içsel bir güç ve cesaret, tuzağa yakalanmayacak kadar farkındalık ister. Zor insanla baş etmek kötü davranışı kabul etmek değildir, güçlü bir şekilde karşısında dik durmak gerekir. Bir reaksiyon vermek, sinirlenip tartışmaya girmek veya ağlamak bu tuzağa kurban olmak demektir.

5. Net sınırlarınız olsun. Ne zaman uzaklaşacağınız bilin. Başkasının saldırganlık partisine katılmayın. Bu sınırları çevrenizdekiler bilsin.

6. Kurban olmaktan uzaklaşın. Her zaman bir seçeneğiniz var. Hapishanede olsanız bile…

7. Sıra dışı bir insan olun. Çevrenize sevgi dağıtan, samimi ve içten bir kişi olun. Nefret, öfke, kıskançlık, korku gibi duyguları sevgiyle değiş tokuş yapın. Kötü günleriniz olabilir ama siz iyi günleri artırmak için çaba içinde olun...

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz