MENÜ
İzmir 22°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
CHP'li Sertel'den 'erken seçim' çıkışı: İktidar siyasette kemoterapi görüyor!
Politika
5 Temmuz 2021 Pazartesi 14:52

CHP'li Sertel'den 'erken seçim' çıkışı: İktidar siyasette kemoterapi görüyor!

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, AK Parti iktidarının erken seçime karşı olmasının sebebini yorumlayarak, “Kaybedeceklerini görüyorlar. Sonuçta bir kanser hastasının ömrünü uzatmaya çalışması gibi kemoterapi tedavisi var… Siyasette kemoterapi görüyorlar fakat toplumsal olarak halkın gidişinde artık bu iktidarın ve ortağının siyaseten ömrünün tükendiğini görüyorum” dedi.

EGEDESONSÖZ- Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Atila Sertel, SONSÖZTV’ye konuk olarak Gazeteci Fatih Yapar’ın sorularını yanıtladı. Önemli açıklamalarda bulunan Sertel’in gündeminde ülke siyaseti ve vatandaşın ekonomik durumu yer aldı.

Kısa bir süre yol arkadaşını kanser sebebiyle kaybeden Sertel, duygularını dile getirerek; “Bir kere hayat devam ediyor. Yani öyle ya da böyle, sıkıntılı bir süreç yaşıyorum ama siyaset beni ayakta tutuyor. Halk için mücadele ayakta tutuyor. Bir de tabi çocuklarım, torunlarım var…” dedi ve Bornova Belediyesi Meclisi’nden oy birliği ile çıkan Ziynet Sertel’in adının Bornova’daki bir parka verilmesiyle ilgili, “Gazeteci-Yazar Ziynet Sertel Parkı, 18 Temmuz Ziynet’imin doğum gününde açılacak… 52 mevlüdü aynı güne denk geliyor, saat 10.30’da okunacak, 11.15’te de açılışı yapacağız. Mustafa Başkanıma ve CHP’li, İYİ Partili, AK Partili, MHP’li meclis üyesi arkadaşlarıma teşekkür ediyorum… Bir kişi bile karşı çıksaydı uhde kalırdı içimde. Ziynet’in doğduğu evin 200 metre ötesinde küçük, güzel bir park. Kim bilir kaç çocuk orada oyun oynayarak büyümüştür…” diye konuştu.

SAĞLIKÇI DEĞİLİM AMA BİLİM İNSANLARI UYARIYOR…
Türkiye’de gündemin çok hızlı değiştiğini söyleyerek, koronavirüs pandemisi sürecindeki aşı çalışmalarını değerlendiren Sertel, “Aşılamada çok geç kaldık. Korona geçiren yurttaşlara önce aşı yapmadılar ama onların vücutlarındaki antikor üretimi kontrol dışında bırakıldı antikor test pahalı bir test olduğu için. Şimdi de bir aşı vurdular 2’nciyi vurmayacağız dediler… Son dönemde yapılan aşılamaların olumlu olduğunu düşünüyorum ama genç kalındığı gerçeğiyle…  Şüphe taşıyan bir toplum haline geldiğimiz için ‘acaba ne olacak’ diyoruz. Bilim adamları yine uyarıyor. Kontrolsüz yaşıyoruz. Geçen gün Kordon’da, Alsancak’ta gördüm, inanılmaz bir şey… Gençler çok özlemişler, bize bir şey olmaz diye düşünüyorlar. Onlara belki olmaz ama eve gittiklerinde yakınlarını düşünmeleri gerek... Çünkü virüs mutant, değişiyor. Sağlıkçı değilim ama haberlerin de sağlıksız olduğunu düşünüyorum. Birden bire açılmanın zarar getireceği konusunda bilim insanları uyarıyor” dedi.

KENDİMİZİ SUÇLAYALIM, ULAŞAMAMIŞIZ
Sertel, CHP’li milletvekillerinin oluşturduğu esnaf, ekonomi masası gibi masalarla Türkiye’deki birçok ili gezmesi; esnafın, vatandaşın nabzını yoklaması hakkında, “Ben Perşembe günü Zonguldak’tayım. Cuma ve Cumartesi günü Niğde’de de olacağım, Nevşehir’e uğrayacağım ve döneceğim. Orada tarımla ilgili arkadaşlarımız da var Ömer Fethi Gürer zaten Niğdeli.  30 kadar milletvekilimiz gelecek. Ben Bor ilçesinde olacağım, sağın yoğun olduğu bir bölgede çalışacağım… Benim orada çok iyi ilişkilerim var geçmişten bugüne gelen. Daha önce de gitmiştim, köylerde çalışmalar yapacağız. Biz kırsalda biraz zayıfız, kırsalda biraz oy alamıyoruz. Neden olduğunu bilemiyorum ama kırsalda sıkıntı çok... Biz kendimizi suçlayalım, ulaşım ve iletişim konusunda çok geride kalmışız. Ulaşamamışız, iletişim kuramamışız. Anlatsak beraber anlaşacağız, anlattığımızda anlaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

CHP BU ALGIYI PARAMPARÇA ETTİ
CHP’lilerin vatandaş tarafından seçkin ve elitist olarak yorumlanmasıyla ilgili konuşan Sertel, “Eskiden öyleydi ama şimdi öyle değil, şimdi vatandaş yanında görüyor, tarlada çizmeyle görüyor… Geçmişte şöyle bakıyorlardı; 1991’de vekil olacakken ‘seni son görüşümüz, gideceksin Ankara’ya ve bir daha yüzünü göremeyeceğiz’ derlerdi; 2015 önseçiminde de aynı şeyi söylediler bana. Hatta bir kahveci ısrarla aynı görüşlerini söyledi; 1 Kasım’da seçim bitti 2 Kasım sabahı erken saatlerde hemen yanına gittim arkadaşımızın yanına. ‘Şimdi gelmek önemli değil, milletvekili olduktan sonra geleceksin’ dedi…  ‘Ama ben seçildim geldim’ dedim. Çünkü vatandaş koymuş kafasına, gelmez diye düşünüyor ama CHP bu algıyı paramparça etti, kırdı. O kadar çok teşekkür alıyoruz ki, vatandaşın sorununu çözmek elbette iktidarın işidir, biz iktidar olamadığımız için ancak dile getiriyoruz ve dile getirdiğimiz sorunların çözüldüğünü gördükçe daha çok insan aşka geliyor. Biz en azından o konuda öncülük yapıyoruz. Emeklilere çift maaş ikramiyeyi, biz söyledik. CHP söylemese bugüne kadar kimsenin aklına gelmezdi… Çift maaş ikramiye yerine 1000'er lira verdiler, banka emeklilerine vermediler, dul yetimlere 750-500 lira verdiler. Kötü yaptılar. Birçok konuda CHP’nin önderliği var, vatandaş bunu görüyor. İstanbul seçimlerinde bunu çok yaşadık. Kahvehaneye gidip oturduğumuzda vatandaşın aklında birkaç şey çok kalmış, ‘biz ikramiye alıyorsak CHP sayesinde alıyoruz’ diyor emekliler” dedi.

HAKKIN TESLİMİNİ YAPMAK LAZIM… SERTEL 1 GEZİYORSA, GENEL BAŞKANIMIZ 4 GEZİYOR
CHP’nin geçmiş dönemdeki eksikliğine değinerek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla bu eksiklerinin giderildiğini söyleyen Sertel, “Bizim eksikliklerimiz şuydu; CHP olarak çok yerinde oturan vekillerle siyaset yapıyorduk ama şimdi Genel Başkanımızla beraber geziyoruz. Ki bizim gezdiğimizin belki 3 katı geziyor. Bazıları der ki, ‘Kemal Bey’e yağcılık mı yapıyor’ ama değil öyle. Hakkın teslimini yapmak lazım. Atila Sertel 1 geziyorsa, genel başkanımız 4 geziyor; görüyorum ben. Bütün milletvekillerinin çok üstünde geziyor, çok üstünde iletişim kurmaya gayret ediyor. Son dönemde çok ağır saldırılara maruz kaldı bu sebeple. Şimdi fezleke getiriyorlar meclise, dokunulmazlığını kaldıracakmış, içeri atacaklarmış falan. Yazık ya… Benim de 3 tane fezlekem vardı, mecliste duruyor. Keşke indirseler” diye konuştu.

BİN DAVASI VAR; 500’ÜNÜ O AÇMIŞ, 500 ALEYHİNE!
Hakkında sunulan fezlekenin birinin de Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Fatma Seniha Nükhet Hotar’a hakaret iddiasından kaynaklanması üzerine sözlerine Hotar’a eleştirerek devam eden Sertel, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Fatma Seniha Nükhet Hotar, üniversiteyi yöneteceği yerde mahkeme mahkeme geziyor. Mahkeme koridorlarının rektörü olmuş. Bin tane davası var ya, bin dava var ya! Kendi şikayetiyle açılan 500’se 500 de aleyhine açılmış ve kaybediyor davaları. İzliyorum ben. Yakın bir zamanda açıklayacağım bunları. Adliye koridorlarından avukatları çıkmıyor da kendi de savcıların odalarından çıkmıyor. Savcıları dolaşıyor, başsavcıları dolaşıyor, yukarı gidiyor, YÖK’ü, Sayıştay’ı dolaşıyor… Yazık, üniversiteye yazık ettiler. Ondan önce Mehmet Füzün da sağcı bir rektördür ama adam gibi adamdır. Mehmet Füzün Dokuz Eylül Üniversitesi’ne çok katkı koymuştur ama Dokuz Eylül Üniversitesi aslında çok önceleri çok başarılı Türkiye çapını bırak, Avrupa çapında bir üniversiteydi. Şimdi 100’üncü sıralarda falan çok kötü durumda; hem ekonomik hem de eğitim açısından. Öğretim üyelerinin siyasi görüşlerine bakarak eğer bir rektör sorgulama yapıyorsa…”

TUZUN KURUYSA ANLAMAZSIN YOKSULUN HALİNDEN!
CHP’lilerin “Vatandaş erken seçim istiyor” sözlerinde, AK Parti cephesinden gelen “Vatandaşın gündeminde seçim yok” yanıtlarıyla ilgili açıklamalar yapan Sertel, yapılan kamuoyu yoklamaları hakkında, “Anketin nasıl yapıldığı önemli… Şimdi siz evinizde oturuyorsunuz telefonunuz çalıyor, ‘X anket firmasından arıyorum yarın seçim olsa kime oy vereceksiniz’ diyor, vatandaş net cevap veremiyor, acaba beni mi izliyorlar, ters bir şey söylesem ne yaparlar diyor ve çekiniyor gerçek beyanını söylemiyor. Asıl beyan sandıkta olacak, ne olacak görecekler dünya kaç bucak. Sonucu gördüklerinde hüsranın ne olduğunu da görecekler. Türkiye’de onlara 10-15 milyonluk fark yapmak lazım… Bu kadar zulme! Üç gün önce elektriğe zam yapacaksın bugün alay eder gibi 8’lerden bahsederek enflasyon zammı diyeceksin emekliye…” dedi ve yapılan enflasyon zammıyla ilgili TÜİK’i hedef alarak “Bunu kim ölçüyor, TÜİK, neye göre ölçüyor? TÜİK başkanına peyniri, zeytini nereden aldığını sormak lazım… Çünkü senin enflasyonunla benim enflasyonum arasında fark var. TÜİK başkanının hangi pazara çıktığını merak ediyorum… Çıksınlar açıklasınlar. İktidar partililer pazara çıkıyorlardır ama tuzun kuru olduğu zaman anlamazsın yoksulun halini. Keyfin gıcırsa, danışmanın bile trilyonluk arabalarla geziyorsa anlamazsın. Siyaseten anlar gibi yaparsın” ifadelerini kullandı.

OLMAZ DİYORLARDI…
2019 seçimlerini İstanbul’dan takip ettiğini ve çevresinden arayanlarla ilginç diyaloglarını aktaran Sertel, “Sandıktan çıkan sonuçlar; sandıklar kurulduğu zaman İstanbul seçimlerinde alanı dolaşıyor, burayı da arıyordum. Soruyorlardı, ‘orada durumlar nasıl?’, ‘Herhalde 150-200 bin fark yapacağız’ diyordum. Karşımdaki inanmıyordu, ‘al, kazanda 25-30 binle kazan’ diyordu. Partililer aradığında da ‘150-200 bin’ dediğimizde, ‘yok ya olmaz ya’ diyordu; 806 bin fark oldu. Kimse tahmin edemezdi ama halk sandığa inanılmaz derecede kararlı gitti. Ben yine aynı tabloyu görüyorum, hayatında CHP’nin yanından geçmemiş ülkücü insanlar, AK Partiye yıllarca çalışmış insanların hızlı bir şekilde çekildiğini görüyorum. Bunun sonucunu sandık çok net söyleyecek” dedi.

KAYBEDECEKLERİNİ GÖRÜYORLAR
CHP’nin ve vatandaşların erken seçim istediğine ancak iktidar partisinin buna sıcak bakmayacağını belirten Sertel, “Bir an önce Türkiye’nin iyi ve doğru yönetilmesi, yatırım gelebilmesi için, dış ilişkilerin düzenlenmesi, torpili ve adam kayırmacılığı önlemek, istihdamın artması için; rüşvetin, hırsızlığın önlenmesi, 5’li müteahhitin işlerinin artık doygunluk noktasına geldiğini bildiğimiz için biz erken seçim istiyoruz halk da istiyor ama bunlar gidemezler seçime. Çünkü kaybedeceklerini görüyorlar. Sonuçta bir kanser hastasının ömrünü uzatmaya çalışması gibi kemoterapi tedavisi var. Siyasette kemoterapi görüyorlar fakat toplumsal olarak halkın gidişinde artık bu iktidarın ve ortağının siyaseten ömrünün tükendiğini görüyorum. Allah hepsine uzun ömür versin, hiçbirine kişisel kinimiz yok ama siyaseten böyle. Seçime her halde gitmeyecekler yada bir başarı hikayesi arıyorlar. Nasıl bir hikaye bulacaklar merak ediyorum. Bunca başarısızlık içinde nasıl yaratacaklar…” diye konuştu.

YEREL MEDYA TOPLUMUN AYNASI
Cumhurbaşkanlığı tarafından alınan kamuda tasarruf kararlarına ilişkin konuşan Sertel, “Gazete alma diyor… Tasarruf deyince cumhurbaşkanının aklına gazete gelmiş; ilan vermeyin, almayın diyor. İsteyen istediği şekilde yorumlayıp, kendine göre çevirebilir. Zaten birçok belediye başkanı cimri davranıyor, bizim belediye başkanlarımızda kendi deyimlerinde tutumlu davranıyorlar. CHP’li belediyelerin basını sahiplenmesi gerekiyor. Yerel medya toplumun aynası. Yereldeki medya topluma yön vermiyor, toplumu sesi. Bir böyle mecralar ilan ve reklamsızlıktan kapandığı siyasetçi, belediye başkanı, milletvekili, vali ne de oda başkanları topluma seslenemez. Öyleyse sen yerel medya olmadan nasıl adım atacaksın? Sayının çok olduğunu kabul ediyorum. 1-2 kişiyle internet medyasıyım diyor bazı yerler... Kurumsallığa bakmak lazım. Oturur bir heyet, yerel yönetimlerden insanlarla, medyadan insanlar oluşur; puanlama yapar. 5 kişiyle mi çalışıyorsun, ne kadar haberin çıkıyor, kaç gazete satıyor bakılır; hepsine artı koyar desteğini verirsin. Hiç artı alamamış insana niye destek veresin. 1 kişi ve 50 kişi ile çalışan gazete arasındaki farkı göremiyorsan ne yapacaksın? Tehdit ve şantaj da var bizde; bana ilan vermezsen diye başlıyor… Aslında onları teşhir etmek, asla kabul etmemek gerekiyor. Beraber yürüdüğün zaman seni de onun gibi zannediyorlar…” dedi.

BENİ ÇITIR ÇITIR YEDİLER
2015’te yaşanan olaylar doğrultusunda şahsı üzerine medya kanalıyla gelen iddialar hakkında konuşan Sertel,  konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Basın ilan kurumunda, genel kurula katıldığım için devlet memuru ilan edildim. Böyle bir manyaklık, aptallık olabilir mi? SSK emeklisi gazeteci, bir gecede memur yapıldı. ‘Bu bir FETÖ’cü’ dendi… Neden istifa edeceğim? Yönetim kurulu üyesi olsam, denetim kurulu görevim olsa, maaşım olsa tamam. Ama 3 ayda bir yapılan bir genel kurula katılmak kurumun işlevini, yetkisini kullanmak değil. FETÖ’cüler Mustafa Balbay’ı 5 buçuk yıl yatırdıktan sonra ‘sen suçsuzsun’ dediler… Tuncay Özkan’ı 6 ay yatırdıktan sonra ‘sen suçsuzsun’ dediler…  Atila Sertel’in de gücü yoktu o zaman kendini anlatamadı. FETÖ’cülerin eline düştü. Beni FETÖ’cülerle birlikte yediler. Beni çıtır çıtır yediler yani maalesef. CHP’nin parti içindeki toplantısında söyledim, ‘Parti YSK konusunda sahip çıkarmış olsaydı, ses biraz daha yükselseydi mesela mühürsüz oyların kabulüne bunlar cesaret edemezlerdi. Mühürsüz oylar geçerli dediler ya. Bunu YSK dedi. Böyle bir şey olabilir mi? Bir anda mühürsüz oylar geçerli sayıldı kanuna karşı yapıldı bu. O gece mühürsüz olaylarla referandum geçti. Mühürsüz oylar niye kabul edildi, demek ki bir yerlerden mühürsüz oylar sandığa atıldı. YSK yaptı bunu, ilk defa hukuksuzluk yapmadı. Anayasa Mahkemesi benimle ilgili; ‘Atila Sertel haklıdır, fakat biz YSK kararlarını çiğneyemeyiz’ dedi. Anayasa Mahkemesi’nden 3 hukukçu da ‘YSK kararlarını da bizim reddetmemiz, Atila Sertel’e hakkını teslim etmemiz lazım’ diye yazdılar. 8’e 3 çıktı karar. İnsan Hakları Mahkemesi’nde devam ediyor ama ne kadar uğraşırsan uğraş, Türkiye’de hukuk yok ki. Sistem ortada. Bir karar almışlardı önseçimden çıkanları yerlerine koyacağız dediler biz de milletvekili olduk o vesileyle. Önseçim olmazsa ben aday olmayacağım. Saygı duyuyorum. Önseçim olmaz ittifak döneminde saygı duyuyorum. Milletvekili olmak şart değil, ben CHP’nin neferiyim.

TAYYİP ERDOĞAN’A ACIYORUM
Ben milletvekili olacağım diye kafaya koyup da devamla bu işi saplantı haline getirirsen siyaset yapamazsın. Eğilirsin, bükülürsün… Ona göre milletvekili yapılmaz. Milletvekili bir tek halkın önünde eğilmeli. Ama bakıyorum AKP’li vekillere, geçen gün meclise gireceğim adam, ‘nereye gidiyorsun’ dedi. 250 tane bahçeye yayılmış koruma. Dedim ki, ‘meclise gidiyorum’, ‘Sayın beyefendi orada’,  ‘Yahu kardeşim bana ne senin beyefendinden, ben meclise gideceğim’ dedim. ‘Siz kimsiniz’ dedi, ‘Ben milletvekiliyim’ dedim. ‘Tamam buyurun sayın vekilim’ dedi, tam içeri gireceğim, koştu maske getirdi ‘maskenizi değiştirin vekilim, beyefendi içeride de’, ‘Bırak senin beyefendini, çekil önümden, benim maskemden ne istiyorsun’ dedim. Herkes eğilmiş. Ben bir insana sevgi, saygı duyulmasını kabul ediyorum ama bu kadar yalakalık yapılmaz ya. Etrafı tamamen yalakalarla örülmüş, dünyayı göstermiyorlar adama. Tayyip Erdoğan’a acıyorum ben ya. Dünyayı farklı gösteriyorlar. O da inemediği için göremiyor. Siyaseten de köreldi. Ordu’da Büyük Birlik Partili bir kadını ters kelepçeyle gözaltına aldılar, çevresindekiler de korkuyu yaygınlaştırıyorlar. Allah aşkına kimi kimden koruyorsunuz. 250 korumayla gezer mi insan ya! Çin seddi gibi koruma ordusu, böyle siyaset yapılmaz ya!”

ÇİFTÇİNİN BANKASI EN ÇOK KREDİYİ KURUMLARA VERİYOR!
Ziraat Bankası’nın yaptığı çalışmalar konusunda eleştirilerini dile getiren Sertel, “Ziraat Bankası’na dedim ki ‘Siz çiftçinin bankası olarak kuruldunuz ve tarımı desteklemek için kuruldunuz. Ben sizin kredilerinizi inceledim birinci sırada kurumsal krediler geliyor. Yani şirketlerin aldığı yüksek miktardaki krediler. İkinci sırada bireysel krediler geliyor, üçüncü sırada tarımsal krediler geliyor. Örneğin bir çiftçiye 50 bin TL kredi vermek istiyorsanız onun 150 bin TL’lik traktörü var ama onun mesela modeli 2015 olduğu için kabul etmiyorsunuz. Tarlaya ipotek et diyorsunuz ve ipotek ederken 5 bin TL masraf yapıyor. 50 bin TL kredi vermek için 5 bin TL masraf yaptırıyorsunuz, yazık.’ Bunu anlattım, onlar bana yanıt vermedi.

Diğer bir konu, bunlar çiftçinin bankası mı tüpçünün bankası mı? Tüpçü’ye ‘al şu midyeyi’ diye 750 milyon dolar para veriyorsunuz, o paranın ödeme süresi 2 yıl geçmiş olmasına rağmen o paradan size bir kuruş ödediler mi bilgi vermiyorsunuz. Ne bize ne Sayıştay’a. ‘Bu nasıl bir anlayış?’ diye sorduk.

HARCAMALARINI SAYIŞTAY’A SÖYLEMİYORLAR!
Üçüncüsü de, bunlar maaş ve huzur hakkı alıyorlar. 11 kişilik bir yönetim kurulu üyeleri var. 5,4 milyon TL huzur alıyorlar yıllık. Halbuki onların Ziraat Bankası’nda yer alan isimleri maaşlarına ek olarak 19 bin 750 TL aylık ödenmesi lazım. Bu hesaplanıyor ve yılda 4 ikramiye hesaplanıyor. Bu hesaplandığı zaman 2 milyon küsur ödenmesi lazımken bunlara 5 milyon 400 bin TL ödeniyor. Yani 3 milyon 105 bin TL fazladan ödeniyor yıllık olarak. Sayıştay soruyor ‘siz 19 bin 750 TL’den almanız lazım niye 3 milyon küsur fazladan aldınız?’ Sayıştay’a yanıt bile vermiyorlar. Ziraat Bankası Yönetim Kurulu üyelerine ve genel müdürlerine Ziraat Bankası bankamatik kartı veriyor, harcama sınırsız ve ne kadar harcama yaptıklarını Sayıştay’a bildirmiyorlar. Sayıştay bu konu hakkında belge istiyor. Onun hakkında da yanıt vermiyorlar. Kredi kartı tahsil edilmiş ve sınırsız bir harcamaları var. Sayıştay ‘niye bize yanıt vermiyorsunuz?’ diyor, vermiyorlar. Böyle bir ülke haline geldik. Sayıştay denetleyemiyor. Sorduğu soruya yanıt alamadığı için herhangi bir yaptırımı yok. Böyle bir ülke olabilir mi? Nereden alıyorlar bu cesareti, yukarıdan alıyorlar. Varlık Fonu’na devredildiği için “ben hesap vermem” diyor. Yönetim Kurulu üzerinden 30’ar bin TL’nin üzerinde maaş alıyorlar ve sınırsız kredi kartları var ceplerinde. Bugün memurlara 8,45 oranında zam yapmışlar. Bunlar 8 yapıp 800 götürüyorlar. Vatandaşa çok yazık. Vatandaş ‘biz memnunuz’ diyorsa bizim diyecek bir şeyimiz yok” ifadelerini kullandı.

YETKİ YEREL YÖNETİME VERİLMELİ
Çeşme’de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılması planlanan Ege Turizm Projesiyle ilgili Sertel, “Çeşme Projesi sunumuna gidemedim… Bu konuda yetkinin yerel yönetimlerde olması gerekiyor, çünkü kentlinin geleceğini için toplum belediye başkanına diyor ki ‘size emanet ediyorum başkanım’. Şehrin emini, belediye başkanı. Bu açıdan yetkinin yerel meclislerde, belediye başkanında olmasında büyük yarar var. Çevre ve Şehircilik bakanlığının kentlere çok müdahale etmesini doğru bulmuyorum. Yerel idareleri yok saymaya çalışıyorlar…” dedi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Tayyar ÖNDER
 5 Temmuz 2021 Pazartesi 16:28
Yahu Allahaşkına Sırf CHP'li Diye Böyle İşkembeden Sallayanların Kendi Hezeyanlarını Yansıtan Beyanlarını Ciddiye Alıp Yayınlamayın Lütfen...Cumhur İttifakının Oy Oranı Hiç Bir Ankette Yüzde 50'nin Altına Düşmüyor... Bu Burada Kemoterapi/Memoterapi Diye Bir Şeyler Üfürüyor... Ortalama CHP'linin Zekasına Bile Hakaret Ediyor...
Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Ege'de Sonsöz