MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
Büyükşehir satışa sunmaya başladı... Bornovalı indirimli ete ne dedi?
Ekonomi
4 Aralık 2022 Pazar 10:38

Büyükşehir satışa sunmaya başladı... Bornovalı indirimli ete ne dedi?

İzmir Büyükşehir Belediyesi, et fiyatlarının yükselmesinin ardından Halkın Bakkalı’na Halkın Kasabı reyonunu ekledi. İlk olarak Bornova’nın Doğanlar Mahallesi’nde açılan Halkın Kasabı’na dair vatandaşlar yorumlarını dile getirdi. Fiyatlardan dolayı memnuniyetlerini aktaran vatandaşlar, Büyükşehir Belediyesi’ne tavsiyelerde bulundu.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Ozan EKİZ / EGEDESONSÖZ - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in, ‘başka bir tarım mümkün’ vizyonuyla açtığı Halkın Bakkalı mağazaları Halkın Kasabı reyonlarıyla yenileniyor. Piyasa fiyatlarına göre daha ucuz et satışına başlayan reyonlar, 2 Aralık’ta ilk olarak Bornova’nın Doğanlar Mahallesi’nde açıldı.

İzmir’in çokça göç alan ve nispeten bütçesi daha düşük olan Doğanlar Mahallesi’ndeki vatandaşlar, kasap reyonunun açılmasından ötürü yorumlarını aktardı.

BÖLGE ESNAFI: MÜŞTERİLERİMİZE BİLE TAVSİYE EDİYORUZ
Bölge esnafı olan Ege Zafer Tavukçuluk, bölge civarda başka kasabın olmadığını da belirterek bu fiyatlara göre etlerin lezzetli olduğunu söyleyerek, “Kaliteli ve uygun fiyata satıyorlar. Ben aldım denedim, lezzet arayan bir insan olarak diyebilirim ki sattıkları ürünleri beğendim. Şu an günlük olarak epey rağbet var. Yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Uygun fiyata kaliteli ürün satıyorlar. Herkes beğeniyor. Bize gelen müşterilere tavsiye ediyoruz. Öteki yerel marketlerin kalitesi biraz düşük. Yüksek kaliteli ve uygun fiyata vermesi bu marketlerin çok iyi. Bu şekilde devam etmesi daha iyi olur. Burada bulunan bir kasap da yok. Tek kasap olarak yoğun ilgi gösteriyorlar. Çeşitleri çok güzel, bu şekilde devam etmesini diliyoruz” ifadelerini kullandı.

‘ÖNCEDEN BÖYLE DEĞİLDİ, ŞİMDİ RAYINA OTURDU’
Belediyeden emekli bir vatandaş ise eskiden bu bakkalların daha düzensiz olduğunu ancak yeni sistemle birlikte rayına oturduğunu belirterek, “Alışveriş ettik daha dün. Belediyelerin asli görevi sosyal devlet anlayışı ile yönetim yapmak. Vatandaşlarına bakmak zorunda belediyeciler. Eskiden daha kötü durumdaydı şimdi rayına oturdu. Önceden böyle değildi, şimdi biraz daha iyi oldu. Dün 1 bugün 2. Dün alışveriş yaptım bugün de yapacaktım ama biraz kalabalık. Belediyeden emekliyim, eskiden fişle alıyorduk. Güzel ve taze ve eti var. Böyle devam ederse sıkıntı yok. Bozarlarsa, çevre dükkanlarla aynı satarlarsa senin bir farkın kalmaz. 10 TL indirim var bazı ürünlerde, 10 TL 10 TL’dir” dedi.

‘PANKARTIN FOTOĞRAFINI YAYINLASAK BURADA YIĞILMA OLUR’
Mağazanın reyonunda çalışan kasap ise, ucuz fiyatlardan dolayı mağazada bir yoğunlaşma olduğunu belirtti. Pankartın fotoğrafının yayınlanmasının ardından çok daha fazla yığılma olacağını iddia ederek, “Etlerin hepsi 1 numara. Kuzu etleri geldi. Piyasa fiyatlarının 50-60 TL aşağısında. Pankartın fotoğrafını as koy buraya yığılma olsun. Çok yoğunlaştı dükkan pankarttan sonra. Doğanlar halkının bütçesi nispeten daha düşük insanların olduğu bir yer. Bu fiyatları bu şartlarda tutmamız lazım ki burada iş yapabilmemiz için. Bu fiyatlarla sirkülasyon çok hızlı ilerliyor. Çevre civarda kasap yok, 500 metre aşağıda ve yukarıda kasap var. İnsanlar oraya gitmiyor, oralarda 160 TL’ye kıyma satılıyor. Bizde 110 TL’ye dana kıyma var. Sinirsiz, yağsız kuşbaşı 135 TL. Halkın bakkalları halkın kasabına dönüştü. Daha çok et ve süt ürünleri ağırlıklı olacak. Daha uygun fiyatlara daha iyi hizmet vermeye çalışacağız” dedi.

‘KOMŞUMUZ TARIM KREDİ’DEN ÜRÜNLERİMİZ DAHA UCUZ’
Hemen yan tarafta bulunan Tarım Kredi Kooperatifi’nin Halkın Bakkalı’ndan daha sonra açıldığını söyleyen kasap, oradan daha ucuz kıyma sattıklarını ifade etti. Kasap, etlerin tezgaha gelene kadar olan sürecinden, “Biz belediyeye bağlı. Orada Et ve Süt Ürünleri Kurumu’nun ürünleri satılıyor, 127 TL kıyma var orada. Etlerimiz Ödemiş’teki hayvancılardan geliyor. Ödemiş’te İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mezbahasında kesiliyor, entegre tesisinde dinlendiriliyor. Dinlendirildikten sonra bizim soğuk havalara vakumlu poşetler halinde geliyor ve tezgahta bilinçli kasaplar halinde satışa sunuluyor. Biz açtıktan sonra Tarım Kredi açıldı buraya. Bizim amacımız düşük bütçeyle daha güzel ve kaliteli ete ulaşması” diyerek bahsetti.

‘EVE SÜT GÖTÜRMEKTENSE YOĞURT GÖTÜRMEYİ TERCİH EDERİM, EN AZINDAN HANIM KIZMAZ’
Büyük bir süt ve süt ürünleri firmasında dağıtımcı olarak çalışan bir vatandaş ise, fiyatı sebebiyle et alışverişlerinde Halkın Kasabı’nı tercih ettiklerini söyledi. Halkın Bakkalı’nı süt ürünleri üzerinden değerlendiren vatandaş, Bademli yoğurdunu pek tavsiye etmeyeceğini söyleyerek, “10-15 TL biraz daha uygun. Tarım Kredi’ye de bakacağız, diğer mağazalara da bakacağız. Burası biraz daha uygun. Ben de büyük bir süt firmasında dağıtımcı olarak çalışıyorum. Fiyat olarak burası daha uygun. Yoğurdu büyük firmalarda tek geçerim buradan ziyade. Bademli yoğurdu pek tavsiye etmiyorum. Birçok yoğurt markası denedim. Bademli yoğurdu çok çabuk sulanıyor. Bu firmada çalışmasam aynı şeyi söylerdim. Alıp eve su götürmektense yoğurt götürmek daha iyi, en azından hanım bize kızmaz. Eşim de başka firmaları denedi, bir kaşık alıyorsun ikinciye sulanıyor. Yağ oranları biraz daha düşük” yorumlarında bulundu.

‘ALMAK İSTEYENE FİYATLAR İYİ, BİZ HİÇ ET ALAMIYORUZ’
Camekana uzun uzun bakıp yoluna devam eden emekli bir vatandaş ise ekonomik sebepler dolayısıyla hiç et alamadığını ifade ederek, “Almak isteyene iyi. 110 TL iyi, genel olarak fiyatlar 140 TL. Biz alamadığımız için kullanmıyoruz. Ekonomik sebeplerle et alamıyoruz” dedi.

‘ÖZELLİKLE ET DEYİNCE GELDİM AMA REYONLARDA SAKATAT EKSİKLİĞİ VAR’
Son olarak bölge civar vatandaşın bu dönemde sakatat talebi olduğunu dile getiren bir vatandaş ise, reyonlarda sakatat eksikliği olduğunu söyleyerek şunları talep etti:

Doğanlar biraz toplama, göç alan bir yer. Sakatata daha çok önem veriyorlar. İşkembe, ayak bunların bence reyonda olması lazım. Ben özellikle et deyince geldim ama bence reyonlarda bu anlamda eksik var. Bugün bütün kasapların reyonlarında sakatat var. Kış mevsimi olduğu için bu yörenin halkı sakatata önem veriyor. Benim gibi düşünenler mutlaka vardır. Burada bu ürünler mutlaka daha çok gider. Kalem olarak az ürün var genel olarak. Ağırlık et reyonuna veriliyorsa bu sakatat eksikliğini kapatması lazım. Önemli olan halkın cebine hitap etmesi gerekiyor. İnsanların alım gücü zor, bakıp bakıp es geçenler var. İnsanlar boş girip çıkmasın, seyretmesinler.
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Başkan Soyer duyurdu… ‘Bereket Hareketi’ başlıyor!
Yerel Yönetimler
4 Aralık 2022 Pazar 10:01

Başkan Soyer duyurdu… ‘Bereket Hareketi’ başlıyor!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı videoda, Büyükşehir Belediyesi olarak yeni bir dayanışma projesi başlattıklarını duyurdu. ‘Bereket Hareketi’ isimli yeni dayanışma projesinde, her bir yapılan yardım kadar Büyükşehir Belediyesi de aynı miktarda katkıda bulunacak.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEDESONSÖZ – İzmir Büyükşehir Belediyesi, vatandaşla dayanışma kapsamında yeni bir proje başlatıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, yeni projeyi sosyal medya hesabından paylaştığı video ile duyurdu. Başkan Soyer, makam odasında çektiği videoda ‘Bereket Hareketi’ isimli projeden bahsetti.

Başkan Soyer, ihtiyaç sahipleri ve öğrenciler için; hijyen paketi desteği, bot ve mont desteği, kırtasiye desteği, yakacak desteği, eğitim desteği, gıda desteği olacak projede, bu dayanışmaya katılan her bir vatandaş için Büyükşehir Belediyesi olarak aynı miktarda katkı sunulacağını söyledi. Dünyanın her yerinden katılıma açık kampanyaya yurttaşlar da www.bizizmir.com ve berekethareketi.izmir.bel.tr üzerinden destek olabilecek.

Destek Ver ve Destek Al
Bereket Hareketi kampanyası “Destek Ver” ve “Destek Al” olarak iki modülde planlandı. “Destek Al” bölümünde ihtiyaç sahibi aileler için “temel ihtiyaç desteği” ile üniversite öğrencileri için “maddi destek”, “sıcak yuva desteği” ve “yurt başvurusu” sekmeleri bulunuyor.
“Destek Ver” sekmesinde ise yemek, gıda kolisi, temizlik paketi, ilköğretim ihtiyaç desteği ve öğrencilere destek seçenekleri yer alıyor. Üniversite öğrencilerine destek olmak isteyenler “Maddi destek olmak istiyorum” ve “Evimde yer vermek istiyorum” seçeneklerinden birini ya da her ikisini de seçebiliyor.

Başkan Soyer, ‘Bereket Hareketi’ni şu sözlerle duyurdu:
Kıymetli hemşehrilerim, özellikle son yıllarda ülkece zor günler, haftalar ve aylar geçirdik. İnsanımız yoksullaştı. Hak ettiği sosyo ekonomik şartlardan gittikçe uzaklaştı. Geldiğimiz noktada, yaşam kalitesindeki düşüş, gelir dağılımındaki adaletsizlik, aldı başını gitti. Şimdi İzmir’de bereketi paylaşarak çoğalttığımız, büyük bir hareket başlatmak istiyoruz. ‘Bereket Hareketi’ adını verdiğimiz dayanışmamıza katılan her bir hemşehrimiz için Büyükşehir Belediyesi olarak aynı miktarda biz de katkıda bulunacağız. Sizden gelen desteği ikiye katlayarak ihtiyaç sahibi hemşehrilerimize ulaştırmış olacağız. Sözün özü biz bildiğimiz ve daha önce geçtiğimiz bu yolları omuz omuza yine hemşehrilerimizle birlikte geçelim istiyoruz. Umuyorum ki bu yolculuğun bereketi tüm ülkemize yayılır.

Başkan Soyer'in paylaştığı video şu şekilde:

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

TOKİ'den İzmir'de 768 milyonluk satış!
İnşaat/Emlak
4 Aralık 2022 Pazar 09:01

TOKİ'den İzmir'de 768 milyonluk satış!

TOKİ aralarında Çeşme’de denize sıfır iki parselin de olduğu İzmir genelindeki 104 kamu mülkiyetindeki parseli 768 milyon 627 bin TL’den satışa çıkardı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Metehan UD / EGEDESONSÖZ - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), aralarında İzmir’inde bulunduğu 51 ildeki 510 arsayı açık artırmayla satışa çıkardı.  Muhammen bedeli 5 milyar 606 milyon 263 bin 159 lira olan 12 milyon 860 bin 274 metrekare büyüklüğündeki kamu mülkiyetindeki taşınmazların açık artırmaları 21 Aralık çarşamba, 22 Aralık perşembe ve 23 Aralık cuma günleri yapılacak.

İZMİR'DE 104 PARSEL
TOKİ’nin aldığı kararla İzmir’deki 104 taşınmaz da satış için vitrine çıkarıldı.  Aliağa’da gemi söküm sanayi alanında kalan 37 parsel için satış kararı alınırken Bornova’da satışa çıkarılan tek parsel ise konut dışı kentsel çalışma alanında yer aldı.

Buca’da satışa çıkan 19 parselin tamamına yakınının doğal ve ağaçlık karakteri korunacak alan ile piknik alanı olması dikkat çekerken Çeşme’de tarım, günübirlik tesis alanı ve konut alanında kalan 3 parsel de TOKİ tarafından vitrine çıkarıldı.

UZUNDERE KÖYÜ'NDE 6 PARSEL
Gaziemir’de doğal karakteri korunacak alanında kalan 5 parsel ile  Güzelbahçe’de konut alanında kalan 1 parsel için de satış kararı alınırken Karabağlar’da satışa çıkarılan ağaçlandırılacak 6 parsel de Uzundere Köyü’nün sınırlarında yer aldı.

Kemalpaşa’da plansız, kentsel gelişme ve tarım alanında 7 parsel, Mendereste konut alanında kalan 13 parsel, Menemen’de tarımsal araştırma enstitüsü alanında kalan 1 parsel, Seferihisar’da konut ve tarım alanında kalan 2 parsel, Selçuk’ta konut alanında kalan 3 parsel ve Urla’da tarım ve konut alanında kalan 6 parsel de satışa çıkarıldı.



EN DEĞERLİSİ BUCA’DA
Yaklaşık 370 bin metrekare büyüklüğündeki 104 parselin satışından en az 768 milyon 627 bin 428 lira 62 kuruş gelir elde edilmesi bekleniyor. Satışa çıkan en değerli parselin Buca Tınaztepe’de olması dikkat çekti. Binlik planlarda ‘piknik alanı’ olarak kayıtlı 14 bin 724 metrekare büyüklüğündeki parsel Eski Buca Mezarlığı ile Buca Organize Sanayi Bölgesi (BEGOS) arasında yer alıyor. Bu parselin muhammen bedeli 44 milyon 172 bin TL olarak belirlendi. İkinci sıradaki en değerli parsel ise Güzelbahçe Çelebi Mahallesi’nde yer aldı. Yaklaşık 7 bin metrekare büyüklüğündeki konut, yol ve park alanında kalan parsel değeri 43 milyon 540 bin 900 lira olarak belirlendi.

ÇEŞME’DE DENİZE SIFIR
Satışa çıkarılan en büyük parsel ise Urla Bademler’deki 22 bin 128 metre kare büyüklüğündeki tarım alanı oldu. Çeşme’de satışa çıkarılan iki parselin ise denize sıfır olması dikkat çekti. İlçenin Dalyan Mahallesi’ndeki bin 175 metrekarelik 3’üncü derece doğal SİT’teki günübirlik tesis alanı 12 milyondan satışa çıkarılırken, Ilıca Mahallesi’ndeki konut alanında kalan 578 metrekarelik parsel için ise 13 milyon 880 bin TL talep edildi.

KDV’DEN MUAF 48 AY VADE
Alıcılar, konut, ticaret, sanayi, turizm tesis alanı, akaryakıt istasyonu, günübirlik tesis, oto galericiler sitesi, termal turizm, depolama alanı, kırsal yerleşim ve plansız niteliğindeki arsalara, yüzde 25 peşinat, 48 ay vade ile sahip olabilecek. Ayrıca arsalar KDV'den muaf şekilde satılacak.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İYİ Parti İzmir’in kongre sürecinde son düzlük… 9 ilçe sandık başında!
Politika
4 Aralık 2022 Pazar 08:59

İYİ Parti İzmir’in kongre sürecinde son düzlük… 9 ilçe sandık başında!

İYİ Parti İzmir'de 9 ilçede gerçekleştirilecek kongreler ile ilçe başkanlığı seçimi takvimi tamamlanacak. Delegeler bugün Aliağa, Gaziemir,  Karabağlar,  Menderes, Torbalı, Bornova, Kiraz, Ödemiş ve Bergama’da sandık başına gidecek.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Oktay GÜÇTEKİN / EGEDESONSÖZ - İYİ Parti İzmir’de 3 Ekim’den beri devam eden ilçe kongre mesaisi bugün 9 ilçe ile son bulacak.

Genel İdari Kurulu (GİK) ve milletvekillerinin ortak toplantısında, Türkiye genelinde parti teşkilatında seçim öncesi ilçe ve il kongrelerinin tamamlanması ve olağan genel kurulun yapılması kararı alan İYİ Parti’de İzmir’de de kongre süreci başlamıştı. Yoğun bir tempoda gerçekleştirilen ilçe kongre süreci bugün yapılacak 9 seçimle tamamlanması beklenirken, Aliağa, Gaziemir,  Karabağlar,  Menderes, Torbalı, Bornova, Kiraz, Ödemiş ve Bergama teşkilatları yeni ilçe başkanlarını seçmek için sandık başına gidiyor

ALİAĞA’DA ADAY BİLMECESİ
Pazar günü sandık başına gidecek olan Aliağa’da ise aday bolluğu yaşanıyor. Mevcut ilçe başkanı Yavuz Adar’ın milletvekilliği aday adaylığı için ilçe başkanlığı için aday olmadığı kongre sürecinde 3 ismin ilçe başkanlığı için yarışabileceği kulislerde yer alıyor. Belediye Meclis Salonu’nda saat 14:00’da başlayacak kongrede Tuğba Oktay Orhan, Şükrü Torlak ve Osman Moğolkoç  adaylığını açıklamıştı. Yaşanan süreçte ise flaş bir karar alan Torlak ve Moğolkoç birleşme kararı aldı. Seçimde Orhan’ın karşısında kimin yarışacağı ise henüz netlik kazanmadı.

GAZİEMİR’DE TEK ADAY
Gaziemir’de ise seçimin tek adaylı olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Mevcut İlçe Başkanı Sedat Dağ’ın tek aday olacağı kongre saat 13:00’da Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilecek.

KARABAĞLAR’DA 3 ADAYLI YARIŞ
Bir diğer bol adaylı geçmesi beklenen kongre ise Karabağlar’da yaşanacak. Mevcut İlçe Başkanı  Aysel Yavaş Ersöz’ün yeniden aday olduğu süreçte Ersöz’e  Ahmet Uğur Terzioğlu ve Ali Osman Uğurcu’nun rakip olması bekleniyor.  Ebruli Düğün Salonu’nda gerçekleştirilecek kongre saat 12:00'da başlayacak

MENDERES’DE MAKAS GÜVENOYU ARAYACAK
Pazar günü kongre süreci gerçekleşecek Menderes’te ise tek adayın olması bekleniyor. Kurucu ilçe başkanı ve sonrasında seçimle yeniden göreve gelen mevcut İlçe Başkanı Özdemir Makas’ın yeniden aday olduğu süreçte, Makas’a henüz rakip çıkmadığı öğrenildi.  Saat: 13.00’de başlayacak olan kongre Menderes Belediyesi Anfi Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek

TORBALI’DA TEK ADAYLI SEÇİM
orbalı’da da seçim yarışının tek adaylı olarak geçmesi bekleniyor.  2020 yılında gerçekleştirilen kongrede seçimle gelen mevcut ilçe başkanı Ahmet Künarlıoğlu’nun yeniden adaylığını açıkladığı süreçte henüz başka aday çıkmazken, Aydın Sezer Düğün Salonu’nda gerçekleştirilecek kongrenin saat 11:00’da başlaması bekleniyor.

4 İLÇEDE ADAY BİLİNMEZLİĞİ
Pazar günü mesaisinde ayrıca saat 10:00'da Bornova ve Kiraz, saat 11:00'da Ödemiş ve saat 13:00’da Bergama’da sandık başına gidecek. Mevcut başkanların aday olması beklenen kongre süreçleri sonra İYİ Parti'nin ilçe kongre sürecinin tamamlanması bekleniyor. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Şehir Plancıları’ndan ‘derhal iptal edin’ çağrısı: Çeşme’de denize giremeyiz!
Güncel
4 Aralık 2022 Pazar 08:40

Şehir Plancıları’ndan ‘derhal iptal edin’ çağrısı: Çeşme’de denize giremeyiz!

Danıştay tarafından yürütmeyi durdurma kararı çıkarılan Çeşme Projesi ile ilgili değerlendirme yapan Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Mutluer, projenin iptal edilmesi gerektiğini belirterek “Bakan, ‘Biz burada turizmi dönüştüreceğiz tıpkı bir kentsel dönüşüm gibi buraya artık daha zengin insanlar gelecek’ diyor. Bunun Çeşme’de yaratacağı etki itibariyle biz Çeşme’ye de gidemeyeceğiz. Dolayısıyla İzmirli emekçilerin hafta sonunda Çeşme kıyısını kullanma imkânı da ortadan kalkmış olacak” dedi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEDESONSÖZ- Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Mutluer, SONSÖZ TV’ye konuk oldu.  Zafer Mutluer, Gazeteci Muhittin Akbel’in sorularını yanıtladı.

SÜRPRİZ OLDU
Çeşme Projesi’ne karşı açılan davada atanan bilirkişi heyetinin ‘planlama ilkelerine ve kamu yararına uygun değil’ yönündeki raporuna rağmen Danıştay 6. İdaresi, meslek örgütlerinin ve çevrecilerin yürütmeyi durdurma talebini oy çokluğu ile reddetmişti. Kararı yeniden ele alan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Danıştay’ın aldığı ret kararını kaldırdı ve yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

Çeşme Projesi’nde yürütmenin durdurulmasının sevindirici olduğunu belirten Mutluer, “Açıkçası inanamasak böyle bir davayı açmayız. Öte yandan kimi zaman yargı kararlarına rağmen işler yürüyor. Esasen yürütmeyi durdurmaya dair bir ret kararı gelmiş olsa da biz esasını girdiğinde davanın iptal olmasını bekliyordu. Ama yürütmenin durdurması bizim içinde sevindirici oldu, sürpriz oldu. İzmirlilere armağan olsun. Çünkü önemli bir karar yani şu an için çeşme projesinde birçok idari işlem yürütülüyor. Şu an herhangi bir idari işlemin yapılması mümkün değil. Olursa da suç olur. Bunun da kamuoyu tarafından açıkça biliniyor olması takip edilmesi bizim açımızdan önemli” dedi.

SİT STATÜLERİ DEĞİŞTİRİLDİ
Çeşme Projesi için değerlendirme yapan Mutluer, “Projedeki esas kullanımların turizm fonksiyonlarının belirlendiği alanların İzmir-Çeşme Otoyolu ile deniz kıyısı alanı olduğunu görüyoruz. Şimdi bu alanda nitelikli doğal koruma alanları var. Evet SİT derecesi daha sonra düşürdüler ama oradaki dava süreci devam ediyor. Ama orada oluşturulmuş bir yargı kararı var. 2018 yılında o bölgedeki SİT statüleri değiştirildi. Odamızın açtığı dava kısmen kabul kısmen ise red kararı aldı. Yargı kararıyla oradaki SİT statüleri kesinleşmiş oldu. Kesinleşmiş bir karar olmasına rağmen bilirkişi raporları var, bakanlığın kendi yaptığı ekolojik temelli bilimsel araştırma raporu var. Şimdi bu reddedilip; “4 yılda doğanın değiştiği” iddia ediliyor ve SİT statüleri değiştiriliyor. Biz bu kararın da iptal olacağını bekliyoruz ama bu haliyle doğal tarım koruma alanına dönüştüğünde olanların tekrardan bir plana proje söz konusu olması mümkün değil. Ağırlıklı olarak kullanımların o tarafta yoğunlaştığı bir durumda nasıl arkasından dolanır bilemiyorum açıkçası. Bilirkişi keşfi sırasında da bakanlığın temsilcileri şunu iddia ediyordu, “bu sınır belirleme kararı bir planlama değil, o yüzden bu iddianın ne gereği var” deniyordu. Ama şunu biliyoruz, bir alanı turizm koruma ve gelişim bölgesi ilan ediyorsanız, burada turizm fonksiyonları ve turizm fonksiyonuyla birlikte burada yer seçecek. Konut gibi ticaret gibi kullanımların da olacağını biliyoruz. Şimdi bu sınır belirlenen alana baktığımızda yüzde 55’i nitelikli doğal koruma alanında bunu bakanlığın stratejik çevresel etki değerlendirme kapsam belirleme raporunda da kendileri de ifade ediyorlardı. Yani plan değişikliği öncesinde yapılan bir çalışma. Bu alanı yüzde 55’i nitelikli doğal koruma alanı. Nitelikli doğal koruma alanında ise bakanlığın ilke kararı diyor ki, “bu SİT statüsünde burada yapılacak kullanımlar bellidir. Bu kullanımlar içerisinde turizm fonksiyonu konut fonksiyonu ya da işte bu proje kapsamında tartışılan golf sahaları, nitelikli spor tesisleri vs. bunların yapılmasının imkânı yok.” Yani bu ülkenin yasalarına, mevzuatına aykırı. Dolayısıyla ne yaparsınız? Bir turizm koruma gelişim bölgesi ilan ederken turizm fonksiyonları belirlenemeyecek alanlar dışarıda bırakılır ama biz burada neyi görüyoruz, içerisinde alınmış, hatta projenin esas yapılacağı alanda buralar. Bu neyi gösteriyor? Zaten bakanlığın bu statülerini önemsemediğini, değiştireceğini gösteriyordu ki böyle oldu. 2021’in sonbaharında önümüzde SİT değişikliği geldi. O nitelikli doğal koruma alanlarını sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanına çevirdiler. Bu alanlarda da plan yapabiliyorlar. Artık bu bahsettiğimiz kuralları belli bir oranda hayata geçirebiliyorlar. Projeye durumu uydurmaya yönelik adımlar atıldı. Öncelikle alan sınır belirlendi. Bu alan sınırının belirlenmesinde planlama yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na geçti. Bununla birlikte plan yapabilmeleri için SİT derecelerini düşürmeleri gerekiyordu. SİT derecesini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı düşürdü. Ardından tarım alanları vardı bu alanda tarım alanlarının da yapılaşmaya açılabilmesi için İl Toprak Koruma Kurulu kararıyla tarım dışı amaçla kullanılabileceğine ilişkin karar çıkartıldı. Adım adım geliyordu ama mahkeme takip yürütmeyi durdurma kararı alana kadar” diye konuştu.

ALAÇATI KÖY OLMAKTAN ÇIKTI
Alaçatı Port projesine değinen Mutluer, “Çeşme, kültür, turizm, koruma ve gelişim bölgesi dışında Çeşme’de turizm merkezi alanları da var. Turizm koruma ve gelişim bölgesi ile turizm merkezi alanları turizm teşvik kanunu kapsamında tanımlanmıştır. Bu yetki ile doğrudan bu alanlarda planlama yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na geçiyor. Bahsettiğimiz diğer alanlarda ise planlama çalışması yapılmış değil. Öncelikli olarak 2019’un Eylül’ünde belirlenen turizm koruma ve gelişim bölgesinden başlandı. Tabi bu şey bir yandan da bakanlığın elindeki serbestliği de arttıran bir durum. Yani Çeşme’de bu kadar yetkiye sahip olması orada hükümetin tasarrufu doğrultusunda. Nerede rant aktarabileceği olanak varsa rahatlıkla oraya bir proje geliştirmesi mümkün. Bu alanda şöyle bir rahatlığa sahipler, bilmiyorum. Diğer turizm merkezlerindeki mülkiyet durumu ama %97’si doğrudan kamunun elinde. Zaten son 20 yılda biliyorsunuz kamu elindeki mülkler peyderpey satılıyor. Bu konuda çok rahat hükümet bitmedi. Türkiye’yi sata sata bitiremedi. Bu alanı da bu vesileyle elden çıkarmaya esasen düşünüyorlardı. Doğa bir bütün yani bu turizm koruma ve gelişim bölgesinin içerisine aldığı alan değil sadece yarımadada aslında bütün bir habitat var. Ve oradaki belli bir bölgeye yapılan bu kadar kapsamlı bir müdahale yarımadadaki dengeleri tamamen bozacağı oradaki belli türlerin son bulacağını söylemek mümkün. Birçok bilimsel çalışma da var bu alana dair. Burada konaklayan türlerin hangileri olduğu ve hangi türlerin yaşam alanları olduğu bir kısmının nekadarının tehlike altında olduğu raporlarda yer alıyor. Bu bakanlığın yaptığı stratejik ÇED kapsam belirleme raporunda da yer alıyor işin esas. Yani sadece biz iddia etmiyoruz. “Proje geliştirildiğinde beton ayak izi şu kadar düşük olacak”, “biz doğaya uyumlu bir yapılı çevre yaratacağız” falan ya böyle bir şeyin akla yatkın olma şansı yok. Bir yere bu kadar yoğun insan topluluğunun giriyor olması bu kadar yapı yoğunluğunun giriyor olması orayı bozar orada türler orayı terk ederler. Ya da hayatları son bulur. Beslenme alanları, konaklama alanları ortadan kalktığı için…  Bir anda turizm tesisleri vesaire varken orada belli yaban türlerinde bulunması akla yatkın değil, böyle bir şey mümkün değil. Dolayısıyla oranın doğal varlıklar açısından kaybolacağını hep endişesini taşıyoruz.  İdari Dava Daireleri Kurulu’nun kararında, birkaç şeye vurgu vardır. Bir bu doğal alanların kaybı, iki Kutlu Aktaş Barajı’nın koruma havzasının riske gireceği, kamu alanlarının elden çıkacağı meselesi bunlar önemli hususlar. Bilirkişi raporunda sadece işte halka kapatılacağı olarak ifade edilmiş ama böyle bir projenin toplumsal ve kentsel etkileri de kritik bu sınır belirleme kararında detayları olmadığı için elbette ki bilirkişi heyeti detayına girmiyor. Ama işte sür rakamlar konuşuldu işte 30 bin- 100 bin istihdam vs… Ama bu kadar hem ekonomik etkisi hem de nüfus etkisi olan bir projenin bölgeyi sosyal açıdan da değiştireceğini söylemek mümkün.  Alaçatı’da bir Alaçatı Port projesi yapıldı. Bu zenginler için yapılmış bir projeydi. Orada bir rant, bir ekonomik değer birikti ve Alaçatı’ya köy olmaktan çıkarttı. Bugün İzmir’de herhangi birinin gidip Alaçatı’da vakit geçirmesi mümkün mü? Bir yerde bir çay içmesi, yemek yemesi mümkün mü, değil mi?” şeklinde konuştu.

PROJE ONAYLANIRSA ÇEŞME KIYISINI KULLANMA İMKANI ORTADAN KALKAR
Sözlerine devam eden Mutluer, Çeşme Projesi ile bölgenin ehlileşeceğini ve Çeşme’nin vatandaşların kullanımından çıkabileceğini belirterek “Kaldı ki, bu kadar büyük ölçekteki bir projenin Çeşme’yi İzmirlilerin elinden alacağı açıkça ortada. Halka kapatılacağı ifadesi bir bu alanda zaten belli bir ekonomik düzeye sahip insanlara bu turizm vadi söz konusu. Bakan, ‘Biz burada turizmi dönüştüreceğiz tıpkı bir kentsel dönüşüm gibi buraya artık daha zengin insanlar gelecek’ diyor. Zaten bizler oraya girmeyeceğiz proje alanı içerisine ama öte yandan bunun Çeşme’de yaratacağı etki itibariyle biz Çeşme’ye de giremeyeceğiz. Dolayısıyla İzmirli emekçilerin hafta sonunda Çeşme kıyısını kullanma imkânı da ortadan kalkmış olacak. Öte yandan kentin gelişimi yönünü de o tarafa doğru ciddi bir etkide bulunacağını söylemek mümkün. Düşünün bir tarım alanı var o bölge yakınlarında. Oraya yapılacak bir villanın getireceği değeri tercih edecek insanlar.  Orada bir yapılaşma baskısı oluşacak, tarım bırakılacak vs... Dolayısıyla biz topyekûn o yarımadada sadece Çeşme değil, ciddi bir nüfus ve yapılaşma baskısını da görüyor olacağız. Bu çok ciddi bir karar. O yüzden bu projenin durdurulması İzmir açısından önemli oldu” vurgusunu yaptı.

KARARA UYMAYAN SUÇ İŞLEMİŞ OLUR
İzmirlileri Çeşme kararının takipçisi olmaya davet eden Zafer Mutluer, “Bu karar İzmir için gerçekten değerli bir karar. Yani şu aşamada idarelerin herhangi bir planlama veya bu alana ilişkin herhangi bir idari işlem yapması suçtur. Ve bu suçu işleyen kamu görevlileri de görevi kötüye kullanmak suçunu işlemiş olur.  İdarelerin buna uymasını bekliyoruz elbette. Öte yandan İzmir halkının da bu süreci takip etmesi lazım. Bu karara sahip çıkması lazım. Çeşme’de yapılacak herhangi bir şeye karşı uyanık olmaya davet ediyoruz. Be bu karar da İzmir halkına armağan olsun” ifadelerini kullandı.

KUTLU AKTAŞ BARAJI TEHLİKE ALTINDA
Kutlu Aktaş Barajı hakkında da değerlendirmede bulunan Mutluer, “Kutlu Aktaş Barajı zaten bir kirlilik tehlikesi altında. Buradaki kirlilik tehlikesi giderek artacak. Şimdi golf sahaları konuşuluyor. Golf sahalarında kullanılan materyallerin yeraltı sularına sızması ihtimali var. Bu o bölgede o yapılaşmanın getirdiği kirlilik. Kutlu Aktaş Barajı’nın havzasının su sağlığını bozucu bir etki yaratacaktır kuşkusuz. Öte yandan Kutlu Aktaş Barajı’ndaki barajı da yeterli değil. Çeşme’deki yaşayan yerleşik halk bakımından. Su açısında da ciddi bir problem yaşanacak. Biz TÜMOB raporlarında da ele aldık” dedi.

MEGA PROJELERLE KENTLER ŞEKİLLENİYOR
Şehircilik konusunda hükümet ile aralarında yaklaşım farkı olduğunu kaydeden Mutluer, “Bizim projeci bir yaklaşımımız yok. Biz planlı bir yaklaşımı savunuyoruz. Planlar uzun süreler için yapılır. Kapsamlı analizlere çalışmalara dayanılır. Kapsamlı projeksiyonlara dayanılır. Ve o plan hedef yılı gelene kadar korunur. Ama ülkede maalesef kentleşme pratiği böyle ilerlemiyor. Projeler planların önlerine geçiyor. Projeler planları belirliyor. Özellikle son yıllarda mega projelerin Çeşme Projesi, Kanal İstanbul, 3’üncü köprü, 3’üncü havaalanı, geçiş garantili otoyollar, şehir hastaneleri gibi mega projelerle kentler şekilleniyor. Planlar bu doğrultuda dönüştürülüyor. Bu plansız bir gelişme o bütün analizleri, kapsamlı çalışmaları sekteye uğratan bir yaklaşım ortaya koyuyor. Bir yandan da zaten bu planların delinemez hale gelinmesini önleyecek de bir yaklaşım var. Planlar yapılırken böyle analizlerde yapılmıyor idareler tarafından. Dolayısıyla turizme mi karşısınız değiliz. Kapsamlım çalışmalarla planlı adımlarla belli projeksiyonlarla bazı hususlarla adımların atılması gerekiyor. Sonuçta bizim için planları yaparken doğal eşikler, ekolojik eşikler var. Öte yandan o alana o yere dair nüfus öngörülerimiz var. Bütün bunlarla çelişmeyecek şekilde kararların verilmesi lazım. Planlar doğrultusunda planların tarif ettiği kullanımlar imkân veriyorsa. Plan kapsamında tabiî ki projeler yapılabilir. Ama biz tersini görüyoruz. Projeler planları belirliyor. Çeşme Projesi’nde bunun örneklerinden biriydi. Örneğin işte 100 bin ölçekli çevre düzeni planında ne 25 bin ölçekli çevre düzeni planında orada bir turizm kullanımı söz konusu değildi. 100 bin ölçekli çevre düzeni planını da 2015’te bakanlığın kendisi yaptı zaten. Ama orada bile turizm kullanımı yoktu. Şimdi biz böyle bir proje ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

KAMU YARARI YOK!
Mega projelerin kamu yararı güdülmeden planlandığını söyleyen Mutluer, “Aslında bu tür mega projelerin temel mantığı ile ilintili bir tarafı, bir boyutu var. Mega projeler ya belli bir alanda rant oradaki kullanımı aşan bir boyuta gelmişse o rantların el değiştirilmesi için geliştiriliyor. Gördüğümüz örneklerde ya da hiç rantın olmadığı bir alanda bu projelerle bu alanlarda bir rant yaratılıyor ve bir servet aktarımı yapılıyor. Mega projelerin mantığında zaten kamu yararı yok. Oluşan veya oluşturulan bir rantın ya da servetin aktarımı söz konusu. Çeşme’de de biz bunu görüyoruz. Yani en nitelikli doğal koruma alanları… Akdeniz foklarının yaşam alanları, tarım alanları, orman alanları herhangi bir kullanıma konu olmamış. Yüzde 97’si kamu mülkiyetinde olan bir alan kamu elinden bir grubun eline verilmek için planlanıyor. İşin özü bu burada dolayısıyla bir kamu yararı yatmıyor. Yani şöyle düşünün milyar dolarlık bir yatırım olacak ve bu yatırımı birileri yapacak. Buradan birileri gelir elde edecek. Halka da burada çalışmak düşecek. Ya da halka da İzmirli’ye de buralar da tatilini yapamayacağı bir proje düşecek. Dolayısıyla bizlik halkın yararına kamu yararına bir şey yok. Rantın belli kesime transferi söz konusu” değerlendirmesinde bulundu.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

AK Partili Sürekli'den sahada mesaj: Başka bir tarım değil, başka alışveriş!
Politika
4 Aralık 2022 Pazar 09:12

AK Partili Sürekli'den sahada mesaj: Başka bir tarım değil, başka alışveriş!

AK Parti İzmir İl Başkanlığı Ana Kademe, Kadın ve Gençlik Kolları aynı anda 30 ilçede ziyaretlerde bulundu. Bayındır’da, Bölge ilçe başkanlarıyla bir araya gelen İl Başkanı Kerem Ali Sürekli, gün boyu Bayındır'da ziyaretlerde bulunurken, tüm teşkilat yöneticileri de diğer ilçelerde sahaya çıktı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Bayındır Süt Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şendil ve yönetim kurulu üyelerini ziyaret eden Sürekli’nin KÖY-KOOP ve Süt Kuzusu Projesi’ne ilişkin gelişmelere değindi. AK Partili Sürekli, konuya ilişkin; “Doğru giden ‘Süt Kuzusu’ gibi bir projeye balta vurdular. Altından, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in eşinin başında, meclis üyelerinin yönetiminde olduğu KÖY-KOOP çıktı. Gerçek anlamda bir kooperatifçiliğe değil; işlevsizliğe, menfaate ve şaibeye karşıyız. Hiç utanıp sıkılmadan da bu düzeni, ticareti devam ettiriyorlar. Bu ticaretin hiçbir yerinde ne ‘başka bir tarım’ ne de ‘üretici’ var! Yapılan başka bir tarım değil, başka alışveriş.” diye konuştu.

Vermeye değil, almaya ve bozmaya eğilimliler
Üye ve önceki dönem yöneticileri ziyaret eden; Ödemiş, Beydağ, Kiraz, Bayındır, Tire, Menderes, Gaziemir, Balçova, Selçuk ve Torbalı İlçe Başkanlarıyla istişare toplantısında buluşan Başkan Kerem Ali Sürekli, şu ifadeleri kullandı;

“İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in eşinin başkanı olduğu KÖY-KOOP’un tek iş yaptığı idare Büyükşehir Belediyesi. Kooperatifin kasasına, son 1 yılda tereyağından kıl çeker gibi 134 Milyon 369 Bin TL girmiş. Yine son 1 yılda, ihale sayısında yüzde 67, tutarında ise yüzde 148 oranında artış söz konusu. 2018 yılında 7 bin 468 TL satış yapan KÖY-KOOP, Tunç Soyer'in Büyükşehir imkânlarını devreye sokmasıyla beraber 2019 yılında 3 Milyon 557 Bin TL; 2020'de 16 Milyon, 2021'de ise 53 Milyon TL’lik satış yapmış. Eğer, çiftçiyi kalkındırıp tarımı destekleyeceklerse, bunu sadece bir kooperatiften, üstelik eşlerinin başkanı olduğu bir yapıdan devasa alımlar yaparak sağlayamazlar. Tarımı desteklemek, tarımı kalkındırmak için köy ve arazi yollarını yaparsınız, çiftçiye hibe verirsiniz. Tarım ve Orman Bakanlığı, çiftçiye 740 milyon hibe desteği verirken, 26 milyar bütçesi olan İzmir Büyükşehir Belediyesi ne veriyor? Vermezler! Nasıl olsa reklâm diye bir yöntem var. Onlar vermeye değil, almaya ve bozmaya daha çok eğilimliler.”

Düzeni böyle değiştireceklerse vay halimize!
İzmir'deki tarım çalışmalarına değinen AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli, sözlerine şöyle devam etti;

“İzmir Büyükşehir Belediye Başkanları, başka tarımı, bambaşka bir alışverişle sağlıyor! Soyer, eşinin yönettiği kooperatife milyonlar aktarırken de genel başkanının iddiaları da hiç inandırıcı gelmiyor. Düzeni böyle değiştireceklerse vay halimize! Var olanı ortadan kaldırıp yerine hiçbir şey koyamadıkları gibi tartışılır uygulamalarla gündeme gelmekte üstlerine yok. Geçmiş dönemin en verimli girişimlerinden Tire Süt Kooperatifi ve Süt Kuzusu Projesi’nin suyunu ısıtan bir yaklaşım görüyoruz. Göreve geldiklerinden bu yana projeyi iğdiş ederek kaldırmayı hedefliyorlar. Yaş sınırı getirerek 25 bin çocuğu sütsüz bırakmaları bunun bir göstergesi. Dağıtımı zaten sıkıntılıydı. Şimdi sınırlamalarla birlikte 3-4 aylık periyodlara da düşürerek anne ve çocukların gözlerini yollarda bıraktılar.”

Bayındır, büyük bir fırsat yarattı…
İlçede hasta ve taziye ziyaretlerinde de bulunan Başkan Sürekli, sanayi sitesi esnafıyla da buluştu. Bayındır’ın AK hizmeti tercih ederek büyük bir fırsat yarattığını söyleyen Sürekli; “Uğur Başkanımızın yerel hizmette sınırları zorlayan gayreti, merkezi idarenin desteğini almak için gösterdiği azim ortada. Sokak aydınlatmalarından pazaryerlerinin iyileştirilmesine; park, spor ve sosyal tesislere kadar birçok yerel hizmeti hızla halkın hizmetine sunduk.  Kim ne yaparsa yapsın ne derse desin, bu bölgede Bayındır ve Kiraz tüm engellemelere rağmen altın yıllarını yaşıyor. Belediyemizin de içinde bulunduğu bir konsensüsle Tarıma Dayalı İhtisas Çiçekçilik Organize Sanayi Bölgesi kuruldu. Çiçekçilik ve süs bitkileri üretiminde dünyaya açılan kapımız olan Bayındır, zaten iş ve insan gücüyle markaydı. Bu dönem daha da öne çıkıyor. Belediyemiz; 15 Temmuz Demokrasi ve Laiklik Meydanı, istasyon kavşağı düzenlemelerini tamamladı. Yerelde ve genelde tüm olanaklarımızı seferber ederek Bayındırlı hemşerilerimize layık olduğu hizmeti vermeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Çatı tepesine çöktü... Ölümden döndü!
Ege
4 Aralık 2022 Pazar 09:57

Çatı tepesine çöktü... Ölümden döndü!

Manisa'nın Demirci ilçesinde evinin çatısının çökmesi sonucu göçük altında kalan kişi, hastaneye kaldırıldı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Sevinçler Mahallesi'nde bulunan kerpiç evin çatısı bilinmeyen nedenle çöktü. Evde yalnız yaşayan Hayri Bostan, çatının altında kaldı.

Mahalle sakinlerince olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri çağrıldı.

Yaralanan Bostan, ekiplerce göçük altından çıkarıldı.

Bostan, 112 Acil Servis ekiplerince Demirci Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. (AA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

CHP'li Bakan'dan yabancılara taşınmaz satışı tepkisi: Türkiye’den mülk ediniyorlar
Politika
4 Aralık 2022 Pazar 11:31

CHP'li Bakan'dan yabancılara taşınmaz satışı tepkisi: Türkiye’den mülk ediniyorlar

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, Türkiye’den taşınmaz satın alan yabancıların artışına dikkat çekti.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Son yıllarda Türkiye’den taşınmaz satın alan yabancıların Afganistan, Pakistan, Mısır, Lübnan, Libya, Yemen, İran, Irak gibi ülkelerin vatandaşları olması ve sayılarının çok yüksek olması dikkat çekerken; Saint Kitts ve Nevis, Seyşeller, Vanuatu, Trinidad ve Tobago, Mikronezya, Laos gibi ülkelerin vatandaşlarının da Türkiye’den mülk edindiği görüldü.

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, son 20 yılda Türkiye’den arsa, arazi, bağ, bahçe, konut, işyeri gibi taşınmaz satın alan yabancılara ilişkin bazı verileri sordu. CHP’li Bakan, 2002-2022 yılları arasında, yıl yıl hangi ülkenin vatandaşının hangi ilden kaç adet taşınmaz satın aldığını sordu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum yanıt verdi.

Murat Kurum, Türkiye’den arsa, arazi, tarla, bağ, bahçe, konut, işyeri gibi alanlarda mülk edinen yabancıların edindikleri mülk sayısıyla birlikte, yıllara, illere ve ülkelere göre dağılımına ilişkin verileri paylaştı.

Bakanlığın paylaştığı verileri inceleyen CHP’li Murat Bakan, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Bakanlık, yabancılara satılan taşınmazları ayrı dosyada, satın alan yabancıların uyruklarını ve sayılarını ayrı dosyada paylaştı. Verileri karşılaştırdığınızda; taşınmaz sayısının az, satın alan yabancıların sayısının fazla ya da taşınmaz sayısının fazla, satın alan yabancı sayısının az olduğunu görüyorsunuz. Buradan, bazı illerde bazı yabancıların birden fazla taşınmaz satın aldığını, bazı illerde ise bazı taşınmazların ortaklıkla satıldığını anlıyorsunuz. Ve en önemlisi; bakanlığın paylaştığı istatistiklerde, bir yabancının, hangi yılda, bir veya birden fazla ilde taşınmaz satın alıp almadığı belirtilmediği için bir yılda tekil olarak kaç yabancının mülk edindiği verisine sağlıklı olarak ulaşamıyorsunuz. Bir karmaşaya sebep vermemek için, toplam veri yerine, yıllara göre iller ve ülkeler bazında değerlendirme yapıyoruz. Çok fazla veri var dolayısıyla çok fazla soru ve sorun var.

Binlerce Afganistanlı, Pakistanlı, Libyalı, Mısırlı Türkiye’den mülk edindi
Verileri şaşkınlıkla inceledim. Dikkati ilk çeken; son birkaç yılda binlerce Afganistan, Pakistan, Libya, Mısır, Ürdün, Yemen, Sudan, Irak, İran gibi ülkelerinin vatandaşlarının Türkiye’den arsa, arazi, bağ, bahçe, konut ve işyeri gibi mülk edindikleri… Örneğin; 2021 yılında İstanbul’dan mülk edinen yabancı sayısı 27 bin 899. Bunların 260’ı Katar, 468’i Libya, 511’i Cezayir, 534’ü Sudan, 623’ü Lübnan, 677’si Rusya, 699’u ABD, 825’i Filistin, 834’ü Mısır, 897’si Yemen, 718’i Ürdün, 798’si Pakistan, 948’i Çin, 2135’i Afganistan, 2777’si Irak, 7536’sı İran vatandaşı. Son birkaç yıla kadar bu ülkelerden gelip de ülkemizde mülk edinen olmamış.

Seyşeller, Vanuatu, Mikronezya, Laos…
Her ne kadar Ortadoğu ülkelerindeki olağandışı artış öne çıksa da kimimizin adını hiç duymadığı ülkelerin vatandaşlarının da gelip Türkiye’den mülk edindiğini görüyorsunuz. Veriler; Saint Kitts ve Nevis, Seyşeller, Vanuatu, Komor Adaları, Dominika, Trinidad ve Tobago, Mikronezya, Laos gibi ülkelerin vatandaşlarının da Türkiye’nin farklı illerinden arsa, arazi, konut, işyeri satın aldığını ortaya koyuyor. Bu nasıl oldu, neden oldu? Bu şahısların tamamına vatandaşlık verildi mi? Hiçbirini bilemiyoruz.

Bursa ve Sakarya’da dikkat çeken artış
Diğer yandan Bursa ve Sakarya’daki satışlardaki artış da dikkat çekiyor. Örneğin; 2021 yılında sadece Sakarya’dan mülk edinen yabancı sayısı bin 133. Bunların 532’si Iraklı, 121’i Kuveytli, 67’si Katarlı, 48’i Yemenli, 40’ı Suudi Arabistanlı, 38’i Ürdünlü, 34’ü İranlı olarak öne çıkıyor.  Moritanya, Umman, Tacikistan, Dominika, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin vatandaşları da Sakarya’dan mülk edinenler arasında. 2021’nin Bursa verilerine göre ise; bin 803 yabancı mülk edindi. Bunların 615’i Kuveytli, 127’si Rusyalı, 90’ı Iraklı, 71’i Afganistanlı, 70’i Kazakistanlı, 50’si Filistinli, 56’si Ürdünlü. Cibuti, Somali, Nijerya, Kamboçya, Eritre gibi ülkelerden gelip Bursa’da taşınmaz satın alanlar da oldu.”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Uzmanı uyardı: Üçlü virüs ölümcül olabilir
Sağlık
4 Aralık 2022 Pazar 10:41

Uzmanı uyardı: Üçlü virüs ölümcül olabilir

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Reşat Sipahi, son dönemde solunum yollarında 'üçlü virüs' olarak bir arada görülen rinovirüs, Respiratuvar Sinsitiyal Virüs (RSV) ve influenza ile ilgili uyarılarda bulundu. Sipahi, "Altta yatan hastalık, daha önce özellikle yakın zamanda hastalıkla karşılaşmış olmak, aşı durumu ve yaş gibi değişkenlere bağlı olmak üzere bu üç virüs de ölüme neden olabilmekte. RSV ve influenzanın solunum yollarında yarattığı hasar ise rinovirüse göre daha uzun sürebilmekte" dedi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Havaların soğumasıyla grip vakalarında artış yaşanırken, son dönemde üst solunum yollarında aynı anda birden fazla virüs görülmeye başlandı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Reşat Sipahi, 'üçlü virüs' olarak bir arada görülen rinovirüs, RSV ve influenza ile ilgili vatandaşları uyardı. Sipahi, "Altta yatan hastalık, daha önce özellikle yakın zamanda hastalıkla karşılaşmış olmak, aşı durumu ve yaş gibi değişkenlere bağlı olmak üzere bu üç virüs de ölüme neden olabilmekte. RSV ve influenzanın solunum yollarında yarattığı hasar ise rinovirüse göre daha uzun sürebilmekte" ifadelerini kullandı.

'COVİD ÖNLEMLERİ AZALDIĞI İÇİN VİRÜSLER ARTIŞ GÖSTERDİ'
Bir arada görülen virüslerin artış gösterdiğine dikkati çeken Sipahi, şunları kaydetti:

"Aslında bu genel olarak Covid-19 dönemi yani 2020 yılı öncesinde de yaşadığımız mevsimsel bir artış. Havaların soğuması, kapalı alanlarda yaşama sıklığı artarken, havalandırma olasılığının azaldığı, çocukların sınıflarından dışarı daha az çıkmaya başladığı dönemin etkileri. Yurt dışında vakaların artması da seyahatler aracılığı ile ülkemizdeki vaka sayılarını artırmakta. Rinovirüs ve RSV olarak bilinen Respiratory Syncitial Virus, eskiden de oldukça sık olurdu. Bu dönemde listeye influenza yani grip virüsünü de ekleyebiliriz. Covid aşılarının etkisiyle de Covid-19 tanısı nispeten azaldıkça ve Covid önlemleri azaltıldıkça rinovirüs, RSV ve influenza için etkinlik alanı açılmış yani enfekte edebileceği kişileri daha rahat bulmuş gözüküyor."

'COVİD ÖNLEMLERİ GEÇERLİ'
Bu hastalıkların ayırt edilmesinin başta moleküler testler olmak üzere çeşitli yöntemlerle mümkün olduğunu vurgulayan Sipahi, "Ancak, pahalı olduğu için SGK açısından geri ödemesinde problemler yaşanabiliyor. Fakat, büyük hastanelerde kolay bir şekilde uygulanabiliyor. Bu nedenle de Covid-19 hastaları içinde ve onlardan ayrı RSV, influenza ve rinovirüs sıklığını bilmemiz ya da tahminde bulunmamız zorlaşıyor. Sağlık bakanlığı grip sürveyansı verileri dışında kapsamlı ulusal verimiz bulunmamakta. Covid-19 hakkında bildiğimiz bütün korunma yöntemleri ve risk grupları bu hastalıklar için de geçerli. Maske, mesafe, el hijyeni, sık havalandırmaya dikkat edilmeli ve başta yaşlılar olmak üzere astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gibi ek hastalığı olanlar, sigara içenler önemli risk faktörleri. RSV ve rinovirüs aşısı yok ama influenza aşısının yıllık tekrarı risk gruplarında ölüm olasılığını azaltıyor. Covid-19 aşı tekrar dönemi gelenlerin de aşılarını yaptırması kritik" diye konuştu.  (DHA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

6 oyun sahnelenecek... Bayraklılı çocuklar tiyatroyu sevdi
Yerel Yönetimler
4 Aralık 2022 Pazar 10:45

6 oyun sahnelenecek... Bayraklılı çocuklar tiyatroyu sevdi

Bayraklı Belediyesinin TAKSAV iş birliğiyle 10’uncu Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında izleyiciyle buluşturduğu tiyatro oyunları, ilk haftadan büyük ilgi gördü. Yüzlerce tiyatrosever çocuk, salonları doldurarak oyunları izledi. Tiyatro şöleninin önümüzdeki hafta sonu da devam edeceği belirtildi. Başkan Serdar Sandal, “Çocuklarımızın hafta sonunu verimli geçirmeleri, eğlenirken öğrenmeleri amacıyla kültür sanat etkinliklerimizi sürdüreceğiz” dedi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Bu yıl 10'uncusu düzenlenen Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV) iş birliğiyle Bayraklı’da 6 tiyatro oyununu çocuklarla buluşturan Bayraklı Belediyesi, kültür sanat faaliyetlerini sürdürüyor. Belediyenin kültür merkezlerinde sahnelenen tiyatro oyunları, çocukların büyük ilgisini görüyor. Bu kapsamda hafta sonu etkinliklerinde bir araya gelen çocuklar, kendileri için hazırlanan tiyatro gösterilerini ilgiyle izledi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinliklerde salonu dolduran çocuklar, oyun boyunca eğlenceli anlar yaşadı. 10 ve 11 Aralık tarihlerinde Bayraklı Belediyesi kültür merkezlerinde sürecek tiyatro festivali kapsamında sahnelenecek tüm oyunlara katılım ücretsiz olacak. Oyunlarla ilgili bilgiye www.bayrakli.bel.tr internet adresinden ulaşılabilecek.

TİYATRO ŞÖLENİNE DAVETLİSİNİZ
Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, “Çocuklarımızın eğlenirken öğrenmeleri ve hafta sonlarını verimli geçirmelerini önemsiyoruz. Bu kapsamda yıl boyunca çeşitli etkinliklerle bir araya getirdiğimiz çocuklarımızı bu kez tiyatro şölenine davet ediyoruz” dedi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Yaşar Kemal Sempozyumu'na Kardeş Türküler finali!
Yerel Yönetimler
4 Aralık 2022 Pazar 09:41

Yaşar Kemal Sempozyumu'na Kardeş Türküler finali!

Anadolu’nun vicdanı Yaşar Kemal’in edebiyatının “doğa” ve “insan” eksenleri üzerinden tartışıldığı “Yaşar Kemal ile Bin Bir Çiçekli Bahçede” sempozyumu, Kardeş Türküler’in seslendirdiği Anadolu türküleriyle son buldu. Konser için Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ne akın eden İzmirliler, konser boyunca yerlerine oturmadı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Yaşar Kemal Vakfı tarafından düzenlenen “Yaşar Kemal ile Bin Bir Çiçekli Bahçede” sempozyumu, kapanışını Kardeş Türküler konseriyle yaptı. İki günlük sempozyumda Yaşar Kemal’in edebiyatındaki “umut” çağrısına kulak veren İzmirliler, akşam da Kardeş Türküler’in seslendirdiği Anadolu türkülerine eşlik etti. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM) büyük salondaki konsere İzmirlilerin ilgisi büyüktü.

'İyi ki Yaşar Kemal geçmiş bu dünyadan'
Kardeş Türküler’in solistlerinden Feryal Öney, “Yaşar Kemal’i çok sevdiğimiz için hepimiz bugün buradayız. Yaşar Kemal bize insanı, savaş karşıtlığını çok güzel anlattı. Onun için eserlerini zevkle okuduk. Bütün şarkılarımızdaki hikayeyi Yaşar Kemal’den okumak çok güzeldi. Onu her zaman gönlümüzde sevgi ve saygıyla anıyoruz. İyi ki Yaşar Kemal geçmiş bu dünyadan” şeklinde konuştu.
Grup üyelerinin okudukları, Anadolu’nun kültürünü, insanını, doğasını ve coğrafyasını anlatan büyük usta Yaşar Kemal’in metinleri büyük alkış aldı. Konser boyunca hep bir ağızdan Kardeş Türküler’e eşlik eden İzmirliler, temponun arttığı bölümde yerlerine oturmadı. Konserin sonunda tüm salon Kardeş Türküler’i dakikalarca ayakta alkışladı.



Barışın simgesi zeytin fidanı hediye edildi
Ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay ve  Yaşar Kemal’in eşi ve Yaşar Kemal Vakfı Başkanı Ayşe Semiha Baban Gökçeli grup üyelerine barışın simgesi zeytin fidanlarını armağan etti.



Dostları Yaşar Kemal’i, bilim insanları Yaşar Kemal edebiyatını anlattı
Bir ön oturum ve 6 ana oturumdan oluşan sempozyumda büyük ustanın sanatçı dostları, gazeteciler ve bilim insanları tarafından Yaşar Kemal edebiyatı “doğa” ve “insan” eksenleri üzerinden tartışılmıştı.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Bornova Kısa Film Günleri başlıyor!
Yerel Yönetimler
4 Aralık 2022 Pazar 09:34

Bornova Kısa Film Günleri başlıyor!

Bornova Belediyesi Film Ofisi (BBFO) tarafından düzenlenen “2. Bornova Kısa Film Günleri” başlıyor. 16-17-18 Aralık 2022 tarihlerinde yapılacak olan ve film gösterimleri, yönetmen söyleşileri, atölye çalışmaları ile kısa film afişlerinden oluşan serginin yer alacağı etkinlik kapsamında bu sene Uluslararası programda 23 ülkeden 63 kısa film seyirci ile buluşacak.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Bornova Belediyesi olarak sanat her noktada destek verdiklerini hatırlatan Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ, “Uzun yıllardır sinema tutkunlarına yapım desteği verip, genç sinemacıları yetiştirdiğimiz Film Ofisimizde bu anlayışla çalışıyoruz. İlkini geçtiğimiz yıl düzenlediğimiz Bornova Kısa Film Günleri’ni her yıl daha da geliştirerek sürdüreceğiz” dedi.

Gösterimler ücretsiz
Sinema ile ilgilenen vatandaşları ve gençleri kısa filmlerin yapımına özendirmek, gösterimini sağlamak ve ülke sinemasına katkıda bulunmak amacıyla yola çıkılan “2. Bornova Kısa Film Günleri” bu yıl Bornova Belediyesi Dramalılar Köşkü Kent Arşivi ve Müzesi ile Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek. Ücretsiz olarak tüm vatandaşlara açık olan etkinlikte ulusal ve uluslararası film festivallerinde gösterimleri gerçekleşen, Belgesel, kurmaca, animasyon ve özel gösterim alanlarında yer alan kısa filmler gösterilecek. Etkinliklerin açılışı 16 Aralık Cuma saat 19:00’da Dramalılar Köşkü Kent Arşivi ve Müzesinde yapılacak. Ayrıca etkinlik kapsamında açılacak olan Kısa Film Afişleri Sergisi ve FUJİFİLM ekipman tanıtım standı Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi’nde etkinlik boyunca ziyaret edilebilecek.

Atölye Çalışmaları, söyleşi ve seminerler
“2. Bornova Kısa Film Günleri ‘ kapsamında 17 Aralık Cumartesi günü 11:00-18:00  saatleri arasında Dramalılar Köşkü Kent Arşivi ve Müzesi’nde  Hande Zerkin’in yürütücülüğünde  ‘Toplumsal Bellek ve Bireysel Hafıza’ konulu atölye çalışması gerçekleşirken, saat 20:00’de de SETEM Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Güleryüz’ün konuk olduğu moderatörlüğünü ise Akademisyen Sertaç Koyuncu & Yapımcı Diler Ercan’ın üstlendiği “Telif Hakları Eğitim Semineri” online olarak yapılacak.

18 Aralık günü ise Dramalılar Köşkü Kent Arşivi ve Müzesi, saat 17:00’de “Belgesel Film Yapımında Yeni Yöntemler” temalı TRT Belgesel ekibinden Evrim İnci, Mert Hüroğlu, Yasin Erda’nın katılacağı atölye çalışmasına ev sahipliği yapacak. Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi ‘nde ise 18 Aralık saat 15:00’te Bornova Belediyesi tiyatro eğitmenleri Murat Niyazi Emre ve Jülide Kara’nın katılacağı “Kısa Filmde Oyunculuk ve Oyuncu Yönetimi” söyleşisi gerçekleşecek Söyleşinin moderatörlüğünü ise Yönetmen Sertaç Koyuncu üstlenecek.

17 Aralık Film Seçkileri
17 Aralık’ta Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek seçkiler kapsamında saat 14:00’te  başlayacak olan ilk seçkide A.P.P., Take It Up, Elif, Her Şey Yolunda ve Aspects adlı filmler yer alacak. Saat 15:00’te Karıncanın ayak izleri, Speak KDSK, Have Many Showers You take In Week?,  Anket, Death At The Bus Stop ve Yabancı filmleri, 16:00’da The Beast, Have A Good Night, A Family Portrait, Us ve Mirroors filmleri gösterilecek. 17:00’de Fairy Lights, Bubble, Meouch, Sky Song ve Ben Ölmeden Önce, 18:00’de ise Rave, But What If It All  Wouldn’t Have Ever Happened, Full Memory, Anılar Çadırı, Cheers ve Yüzücüleri filmleri izleyici ile buluşacak.

18 Aralık Film Seçkileri
18 Aralık Pazar günü Dramalılar Köşkü Kent Arşivi ve Müzesi’nde 3 seçkide 15 kısa film gösterilecek. Saat 15:00’te özel gösterim olan At Last, Larva, Painting By Numbers ile Tünel filmleri izlenecek.16:00’da Diary Of Hitler Kumar, Arayış, Dot, Yetersiz, Sadece Bir Anlık ve Tren Tren y Kay Kay filmleri, 18:00’de ise There are No Ghosts, Yasemin, Süreç, Orpheus Love Addiction ve Suyu Bulandıran Kız filmleri yer alacak. 

Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi’nde ise 4 ayrı seçkide 21 kısa film izleyici ile buluşacak. 14:00’de Ölüm Taklası, Octopus Polvo, The Diary Of Projectionst, Mother ve Toying Box izlenebilecek. 16:00’da  Snail, Raticulous, The Fruits Of Forgiveness, Little Actions, High Chrimes ve Hiçbir Türlü filmleri yer alırken saat 17:00’de Adres, Traffic, Bisotun, Language Of Cosplay yer alacak. 18:00’de ise Geçmişin Sesi, 1996, Seyirci, No 19, Self Portrait With Marcos Santos ile Let’s Dance filmleri izlecek.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Mehmet KARABEL yazdı... 'Din için yol 'bir' midir?'
Güncel
4 Aralık 2022 Pazar 08:06

Mehmet KARABEL yazdı... 'Din için yol 'bir' midir?'

Mehmet KARABEL yazdı... 'Din için yol 'bir' midir?'
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Vizyon belgesini açıkladı: Bugün kader değiştirme günü!
Politika
3 Aralık 2022 Cumartesi 14:46

Vizyon belgesini açıkladı: Bugün kader değiştirme günü!

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bugün vizyon belgesini açıkladı. Kılıçdaroğlu, Türkiye’yi ekonomik krizden çıkaracak istikrarlı büyüme modelini ve para politikaları konusundaki yol haritasını açıkladı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’ndeki vizyon toplantısında, Türkiye’yi ekonomik krizden çıkaracak istikrarlı büyüme modelini açıkladı.

Teknolojik gelişmelerin ve yatırımların ülkeye çekilip, istihdamın arttırılması ve para politikaları konusundaki yol haritasını duyurdu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, salona CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile geldi.

Toplantıya katılanlar arasında CHP’li milletvekilleri, CHP’li belediye başkanları bulunuyor.

Salonda “Gençlik seninle durma ilerle, seni başkan yapacağız” sloganları atıldı.

“HER ŞEY BU ÜLKEDE ÇOK AMA ÇOK GÜZEL OLACAK”
Partisinin vizyon belgesini açıklayan Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başlıkları şu şekilde:

*Her şey bu ülkede çok ama çok güzel olacak. Bugün sizleri Türkiye için uyanmanın ve ayağa kalkmanın ve büyümenin vizyonunu ortaya koymak için davet ettik.

*Bugün burada halkımızdan ne için oy isteyeceğimizi öğreneceksiniz. Sadece bir adaya, başka bir tek adama bir zümrenin çıkarına asla oy istemeyeceksiniz.

*Artık oyu halkımızdan, herkes için daha iyi bir yaşama yeni bir düzene, yeni bir Türkiye hayaline yeni bir siyaset kültürüne ve yeni bir siyaset üstü anlayışa oy isteyeceksiniz. İste bu yeni sistemi bugün açıklıyorum.

“YENİ BİR TEK ADAM ARAMIYORUZ”
*Krizden alnımın akıyla ve hep birlikte çıkacağız. Asıl zor olan, ülkenin yeniden yapısal bir krize girmesini kalıcı olarak engellemek.

*Çünkü bu ülke durmaksızın krizlere girdi, krizlerden çıktı şimdi de derin bir krizin içerisindeyiz. Sürekli aynı girdaba düşen halkımız ekonomik ve sosyal olarak dayanılmaz acılar çekti. Bugün ülkenin kaderini değiştirme günüdür.

*Bunun için yönetim anlayışını, yaklaşımımızı kökten değiştirmeliyiz. Ancak bunun çaresi, mevcut tek adam gitsin, başka bir tek adam gelsin değildir.

*Tek adam gitsin mi? Evet gitsin. Tek adam rejimi bitsin mi? Evet bitsin. Ancak yerine çalışan yeni bir sistem gelsin. Yeni bir tek adam aramıyoruz.

“MESELE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN O BÜYÜK HAYALİNE SAHİP ÇIKMAKTIR”
*Bugün bizden bambaşka bir sistemin alt yapısını dinleyeceksiniz Türkiye Cumhuriyeti’ni ikinci yüzyılında bir daha artık böyle acımasız, adaletsiz ve kutuplaşmış dönemler yaşamayacak.

*Partimizin ikinci yüzyıla çağrı beyannamesinde ilan ettiğimiz gibi, ülkemizin üzerine çöken kara bulutları dağıtıp Türkiye’yi çağdaş uygarlığa ulaştırma ve onu aşma kararlılığını bugün bir adım daha ileriye taşıyoruz.

*Türkiye’yi, kurumları yeniden inşa edilmiş, sistemi yasal çerçeveye oturtulmuş, toplumsal güven ve huzurun hakim olduğu, bölgesinde barışın ve refahın merkezi haline geldiği bir Türkiye'yi inşa edeceğiz.

*Dolayısıyla meselemiz, sadece hükümeti devralma meselesi değildir. Mesele Mustafa Kemal Atatürk'ün o büyük hayaline sahip çıkmaktır.

*İnşallah bize nasip olacak. Bugün yepyeni bir güç birli ile tanışacaksınız. 70 kişiden oluşan büyük bir güç birliğinden söz ediyorum.

“BAY KEMAL ASLA GERİ ADIM ATMAZ”
*Ne derlerse desinler inandığım vizyon yolculuğundan asla geri adım atmayacağım. Çünkü ne istediğimi ve bu yolun nereye varacağını daha başlarken biliyordum. Hepiniz şuna inanın Bay Kemal çıktığı yoldan asla geri adım atmaz.

*Kısa bir süre sonra da Almanya’ya gideceğim. Seyahatlerimde ve sonrasında bahsettiğim bu 70 değerli isimle tek tek görüştüm.

*Onları siyaset üstü güç birliğine katılmaları için davet ettim. Elimizde üç büyük güç var, bize inanan halkımız, siyasi gücümüz ve dostlarımızla kurduğumuz siyaset üst güç birliğimiz.

*Bizler siyasi ve siyaset üstü, rozetli veya rozetsiz unutmayın hepimiz ülke için vatan için birlikteyiz.

“VATANLARI İÇİN ÇALIŞACAKLAR”
*Bahsettiğim bu sistemi hangi mantıkla oluşturdum? Bu değerli 70 kişi Türkiye için 24 saat çalışan bir güç birliği olacak. Bir daha ifade edeyim. 24 saat çalışan bir güç birliği olacak.

*Bir kısmı günü bitip uyumaya hazırlanırken dünyanın diğer yanındaki vatanseverlerimiz ve dostlarımız güne merhaba diyecekler. Devlet 7 gün 24 saat çalışacak.

*Zamanın, mekanın, enlemlerin, boylarım ötesinde kesintisiz üreten Türkiye’yi şimdiden inşa etmeye başlıyorum. Bakınız, bu 70 değerli isim ne bir kişi için, ne bir parti için, ne de iktidar için çalışacaklar. Onlar vatanları için çalışacaklar vatanları.

*Çünkü Bay Kemal olmak böyle bir şey. Çünkü benim işim birleştirmektir. Çünkü benim işim sistemi kurmaktır. Çünkü benim işim sistemi çalıştırmaktır. Benim işim o sistemi ayrıca kalıcı kılmaktır.

*Bugün bizimle ülkeyi birlikte dönüştürmeye cesaret edenlerin bazılarını huzurlarınıza çağıracağım.

İktidarımızın ilk 3 yılında en az 100 milyar dolar doğrudan yatırım gelecek. Ben bu parayı kesinlikle getireceğim. Peki bu yeter mi? Hayır. Dünyanın her yerinde bağımsız, çok büyük varlık fonları var. İktidarımızın ilk 3 yılında onlardan da en az 75 milyar dolar yatırım alacağız. Ayrıca yeri yurdu, kaynağı belli, temiz ve sürdürülebilir fonlardan en az 150 milyar dolar yatırım getireceğiz. Özellikle hedefimiz Avrupa'nın ve Uzakdoğu'nun emekli fonları olacak. Norveç ve Singapur gibi. Peki sadece bu kadar mı? Hayır. Türkiye büyük kaynaklara ve potansiyele sahip bir ülke" ifadelerini kullandı.

*Önce onlar anlatsınlar. Sonra ben çıkıp adım adım yapacaklarımızı özetleyeceğim. Buradan dinleyeceğiniz değerli konuşmacılar, tüm karanlığa rağmen ışığa çok yakın olduğumuzu size anlatacaklar.

RIFKIN ‘İKLİM KRİZİNİ’ ANLATTI
Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanı Jeremy Rifkin, toplantıya video konferansla bağlandı.

*Bilimsel, teknik ve ekonomik girdi sağlayacağım. Türkiye’nin kapsamlı bir yön haritası oluşturmasına yardımcı olacağım. Sayın Kılıçdaroğlu ülkesini bir dönüşümden geçirecek.

*Bu bir sanayi dönüşümü ve sıfır karbon emisyonu içeriyor. Benim ekibim AB’de temel mimari görevlerde yer aldı ve aynı şekilde Çin’de iklim değişikliği gibi konularda da görev aldı. Birleşmiş Milletler'de de önemli görevler üstlendik.

“AKDENİZ’İN 22 ÜLKESİ DÜNYANIN GERİ KALANINDAN YÜZDE 20 DAHA HIZLI ISINIYOR”
*Sayın Acemoğlu ile birlikte çalışıyor olmak mutluluk verecek bana. Son dönemdeki iklim çalışmaları bize şunu gösteriyor.

*Akdeniz’in 22 ülkesi, yani 480 milyon kişi, dünyanın geri kalanından yüzde 20 daha hızlı ısınıyor. En hızlı yağmur azalımı da bu bölgede görülüyor.

*Bu şekilde devam ederse burası yerleşilemez hale gelecek. Her Akdeniz ülkesinin bu konuyu ele alması gerekiyor. Birlikte çalışırsak ancak başarılı olabiliriz.

“BU YOLCULUKTA BÜTÜN TÜRK HALKININ DAYANIŞMA İÇERİSİNDE OLMASI GEREKİYOR”
*Bu yolculukta bütün Türk halkının dayanışma içerisinde olması gerekiyor. Bunu akılda tutarak bir düşüncemi paylaşmak istiyorum.

*Türkiye’de Akdeniz Havzası'nda yaşayan insanlara olan biten anlatmak zorunda bile değiliz, çünkü herkes bunun farkında. Çok ciddi seller yaşanıyor.

*Yaz aylarına geldiğimizde ise kuraklık ve susuzluk kıtlıklar yaşanıyor. Sonbaharda ise fırtınalar, tayfunlar bizi vuruyor. Bunların hepsi bir araya gelerek ekosistemimizi altüst ediyor. Bu yalnızca insan hayatı değil, gezegendeki diğer hayatları da tehdit eden bir gerçek.

“BEŞ KEZ ÖNEMLİ YOK OLUŞLAR YAŞANDI ŞİMDİ İSE ALTINCISININ BAŞINDAYIZ”
*Z kuşağı başta olmak üzere şunu söylemek istiyorum; İnsanlık için çok önemli bir zaman diliminden geçiyoruz. Daha önce beş kez önemli yok oluşlar yaşandı.

*Şimdi ise altıncısının başındayız. Bilim insanları bunu bu şekilde söylüyor. Karşımızdaki gerçeği olduğu gibi görmemiz ve bir anlamda uyanmamız gerekiyor. İklim değişiyor çünkü küresel ısınmaya yol açan gazlar salınıyor.

*Bu gazlar, güneşten gelen ışığın dünyadan yansımasını engelliyor. Her bir derecelik artış için atmosfer yüzde 7 daha fazla ısı emiyor.”

FAİK ÖZTRAK: İSRAFA SON VERECEĞİZ
Rifkin’in ardından kürsüye CHP sözcüsü Faik Öztrak sahneye çıktı. Öztrak’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“DÜNYA YENİ BİR SANAYİ DEVRİMİNİ YAŞIYOR”
*Ünlü düşünür Gramsci'nin deyimiyle; ‘Eskinin öldüğü, ama yeninin henüz doğmadığı…' Bu arada çok farklı hastalık belirtilerinin ortaya çıktığı bir ara dönemdeyiz.

*2008'de Küresel Finans Krizi; dünyaya hâkim olan ekonomik modeli temellerinden sarstı. 2020'de Küresel Covid salgını küresel arz zincirlerinin dağılmasına yol açtı. 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali uluslararası güç ve güvenlik dengelerini çatırdattı.

*Küresel sistem, yön bulmak için kendine yeni kerterizler arıyor. Uluslararası ticaret ve tedarik zincirlerinin rotası, ilkeler ve değerler temelinde, ‘dostluk' ve ‘müttefiklik' ekseninde yeniden çiziliyor. Dünya yeni bir sanayi devrimini yaşıyor.

*Yaşadığımız Dördüncü Endüstri Devrimi'nin yakıtı ‘işlenmiş veri', iletişim teknolojisi ise sanal ve gerçek dünyanın bütünleşmesi.

*Otonom robotlar ve karanlık fabrikalar, nesnelerin interneti ve bulut teknolojileri, üç boyutlu yazıcılar ve artırılmış gerçeklik; tüm iş yapış biçimlerini değiştiriyor. Yaşamın her alanını dönüştürüyor.

“TERTEMİZ BİR GELECEK İNŞA EDECEĞİZ”
*Bu yeni dönemi iyi okuyan devletler, iyi hazırlık yapan milletler, yeni dönemin kazananları olacak. Hızla zenginleşecek.

*Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında ülkemizi Dördüncü Endüstri Devrimi'nin takipçisi ve tüketicisi değil, geliştiricisi ve üreticisi yapmaya kararlıyız. Temiz enerjiyle, temiz üretimle, temiz fonlarla, temiz toplumla, tertemiz bir gelecek inşa edeceğiz…

“MİLLETİMİZİ ORTA GELİR TUZAĞINDAN KURTARACAĞIZ”
*Zenginleşeceğiz. Milletimizi, orta gelir tuzağından kurtaracağız. Kimseyi geride bırakmayacağız.

*Bu büyük hamleyi Türkiye'deki ve dünyadaki tüm bilim insanlarımızla kuracağımız, büyük iş birliğiyle gerçekleştireceğiz. Biz; sahip olduğumuz üstünlükleri ve ülkemizin potansiyelini çok iyi biliyoruz.

*İnsanımıza güveniyoruz. 4,5 saatlik uçuş mesafesinde; 58 ülkeye, 1,5 milyarlık nüfusa, 22 trilyon dolarlık bir pazara erişim imkânımız var. Çalışabilir aktif nüfusumuz, çocuk ve yaş almış bağımlı nüfusumuzdan hala daha hızlı artıyor.

GENÇLERİMİZİN İŞSİZLİĞİ EN BÜYÜK İSRAFTIR
*Ama bu fırsat penceresinin kapanmakta olduğunun da farkındayız. Gençlerimiz ülkemizin en büyük servetidir.

*Gençlerimizin işsizliği ise en büyük israftır. Biz; genç ve dinamik iş gücümüzü, en etkin şekilde kullanacağız.

“ÜLKEMİZİ HAK ETTİĞİ ZENGİNLİĞE KAVUŞTURACAĞIZ”
*Girişimci, rekabetçi, dünyayı iyi tanıyan iş insanlarımız var. Genç ve dinamik iş gücümüzle, bilim insanlarımızla, küresel arenada rekabet eden iş insanlarımızla, eşsiz coğrafi konumumuzla, küresel tedarik zincirlerinin yeniden dizildiği şu günlerde Afro-Avrasya'nın en önemli arz ve tedarik merkezi olmaya kararlıyız. Ülkemizi hak ettiği zenginliğe kavuşturacağız.

“YENİ NESİL KALKINMA STRATEJİMİZİ HAZIRLADIK”
*Ekonomi Masamızla 44 ilimizi gezdik; 40 bin kilometreden fazla yol yaptık. İş ve meslek örgütleriyle konuştuk. Sorunlarını dinledik, fikirlerini aldık.

*Yeni Nesil Kalkınma Stratejimizi hazırladık. Ekonomideki büyük yangını da gördük. Acilen önce feraha, ardından da refaha kavuşturacak bir programın ne kadar önemli olduğunu bir kere daha tespit ettik.

“YÜKSEK RİSK PRİMİNİ HIZLA AŞAĞIYA ÇEKMEMİZ GEREKİYOR”
*Kısa sürede ferahlamak için yanlış ekonomi politikalarının neden olduğu belirsizlik çarkını kırmamız; ülkemizin olağanüstü yüksek risk primini hızla aşağıya çekmemiz gerekiyor.

*Bunu gerçekleştirmek için; önce Merkez Bankası'nın başına tüm dünyanın saygı duyduğu bir ismi atayacağız. Merkez Bankası'nın hedefi ‘Enflasyonu kalıcı olarak düşük, tek haneye indirmek' olacak.

*Merkez Bankası'nın araç bağımsızlığını güvence altına alacak yasal düzenlemeleri hemen yapacağız. Makro ihtiyati politikaları asli işlevine döndüreceğiz.

2023 BÜTÇESİNİ YENİDEN YAPACAĞIZ
*Ekonomik öncelik ve ihtiyaçları gözeterek, 2023 Bütçesini yeniden yapacağız. Şatafata ve israfa son vereceğiz.

CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINI ÇANKAYA KÖŞKÜNE TAŞIYACAĞIZ
*Cumhurbaşkanlığı makamını ait olduğu yere, Çankaya Köşküne taşıyacağız. Sağlanacak tasarruflarla krizin ezdiği kırılgan kesimleri destekleyeceğiz. ‘Mali kural' uygulamasını başlatacağız. Türkiye Varlık Fonu'nu tasfiye ederek, bütçe birliğini sağlayacağız.

*Kamu Özel İşbirliği Projeleri başta olmak üzere, devletin sırtındaki tüm koşullu yükümlülükleri, Durum ve Hasar Tespit Komitesi eliyle ortaya çıkaracağız. Hızla atacağımız bu adımlarla, kısa sürede ekonomide öngörülebilirliği artıracak, risk primimizi düşürecek, makroekonomik istikrarı sağlayacağız.

“TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ DEMOKRATİK, KURALLI DÜNYADADIR”
*Feraha kavuşmak için, iki önemli çapamız var. Güçlü Türkiye, güçlü Avrupa'dır. Türkiye'nin geleceği demokratik, kurallı dünyadadır. Avrupa Birliği üyelik müzakerelerini canlandıracağız.

*Bu çerçevede özellikle; 23. Yargı ve Temel Haklar Faslının gereklerini hızla tamamlayacağız. Bu fasıldaki siyasi blokajın kaldırılmasını da AB'den isteyeceğiz.

STRATEJİMİZİ DÖRT SÜTUN ÜZERİNE İNŞA ETTİK
*İkinci çapamız ise; hızla hayata geçireceğimiz ‘Yeni Nesil Kalkınma Stratejimiz' olacak. Bu; hem ülkemizi ferahlatacak, hem de kalıcı refaha ulaşmamızın önünü açacak.

*2030 gündemi, sürdürülebilir kalkınma amaçları ve Paris İklim Anlaşması, aslında stratejimizin en önemli küresel referanslarıdır.

*Biz stratejimizi dört sütun üzerine inşa ettik: Demokrasisi, kurumları ve kuralları güçlü Türkiye; üreterek zenginleşen, rekabetçi Türkiye, zenginliği adil paylaşan Türkiye, temiz ve yeşil Türkiye.

‘BİZE KRAL DEĞİL, KURAL GEREK' DİYORUZ
*Neden kurumları ve kuralları güçlü Türkiye? Güçlü bir demokrasi, kurum ve kurallar; toplumda can ve mal güvenliğini, istikrar ve huzuru sağlar.

*Yatırımı, istihdamı, aşı, işi artırır. Zenginliğin önünü açar. Bugün fert başına gelirimiz Üyesi olduğumuz Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) ancak dörtte biriyse, bunun en önemli nedenlerinden biri kurumlarımızın kalitesinin OECD'nin ancak yarısı kadar olmasıdır.

*Bu da daha önceki rakamlarla. Herhalde bugün bunu yapsak, yarısı bile değiliz. Biz bu nedenle ‘Bize kral değil, kural gerek' diyoruz. Kurumları ve kuralları güçlü Türkiye'de; ‘Güçlendirilmiş Demokratik Parlamenter Sistem' olacak.

“SİYASİ AHLAK YASASINI ÇIKARACAĞIZ, SİYASETİN İTİBARINI KORUYACAĞIZ”
*Cumhurbaşkanı tarafsız olacak. 85 milyonu kucaklayacak. Yargı bağımsız ve tarafsız olacak. Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü olacak.

*Merkez Bankası başta olmak üzere düzenleyici ve denetleyici kurumların araç bağımsızlıkları yasal güvence altında olacak. Kamu İhale Kanunu'nu uluslararası normlara uygun şekilde yenileyeceğiz. İhalelerde şeffaflık ve rekabeti sağlayacağız.

*Atamaları sadakate göre değil, liyakate göre yapacağız. Kayırmacılığa son vereceğiz. Siyasi ahlak yasasını çıkaracağız, siyasetin itibarını koruyacağız.

“TÜRKİYE'Yİ GRİ LİSTEDEN ÇIKARACAĞIZ”
* Kara paraya sıfır tolerans göstereceğiz. Türkiye'yi, Mali Eylem Görev Gücü'nün gri listesinden çıkaracağız. Kurumları ve kuralları güçlü Türkiye'de, OECD ülkeleriyle bu konuda aramızdaki makası, 2030'a kadar hızla kapatacağız.

*Stratejimizin ikinci sütununda; zenginleşen, rekabetçi Türkiye var. İlk iş; küresel, bölgesel ve yerel kalkınma dinamiklerini takip eden, özel kesim ile yeni iş birliği modellerine öncülük eden, ekonomideki oyunculara ufuk veren Strateji ve Planlama Teşkilatı'nı kuracağız.

*Zenginleşen, rekabetçi Türkiye'de; sanayimizin, Endüstri 4.0 dinamikleri ile Dijital Dönüşüm ve Yeşil Dönüşüm ışığında yüksek teknolojili, katma değerli bir yapıya dönüşmesini destekleyeceğiz. Bu çerçevede üniversite-sanayi-sivil toplum-kamu iş birliği modellerini en etkin şekilde kullanacağız.

*Evlatlarımızı ekonominin ve çağın gerektirdiği yeteneklerle donatacak bir milli eğitim politikasını uygulayacağız.

*Eğitimde niceliğe değil, kaliteye odaklanacağız. Üniversitelerimizde bilimsel özgürlüğü ve özerkliği sağlayacağız. İnternete erişimi özgürleştireceğiz. Şehirlerimizin veri iletim alt yapısını güçlendireceğiz.

OECD ÜLKELERİ İLE ARAMIZDAKİ MAKASI 2030'A KADAR HIZLA KAPATACAĞIZ
*Ar-Ge faaliyetlerini destekleyen kurumsal yapıyı güçlendireceğiz. Yaratıcı endüstrilerin özelliklerini dikkate alarak, bu endüstriye teşvik ve destekleri daha da güçlendireceğiz.

*Girişimi destekleyen finansal araçları çeşitlendireceğiz. Yeşil yatırımların, sürdürülebilirlik projelerinin ve sosyal yatırımların finansmana ulaşımını kolaylaştıracağız. Fin-Tekleri ve dijital ödeme sistemlerini yaygınlaştıracağız.

*Zenginleşen, rekabetçi Türkiye'de; bu konuda OECD ülkeleri ile aramızdaki makası 2030'a kadar hızla kapatacağız.

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ YENİDEN YÜRÜRLÜĞE SOKACAĞIZ”
*Gelelim stratejimizin üçüncü sütununa: Zenginliği adil paylaşan Türkiye'de ülkemizde hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Aile Destekleri Sigortasıyla her aileye asgari bir gelir sağlayacağız. Kayıt dışılığı azaltarak vergi tabanını genişleteceğiz.

*Vergi yükünü adil dağıtacağız. Dolaysız vergileri esas alan, dolaylı vergilerin ağırlığını azaltan vergi yapısını tesis edeceğiz. Sendikalaşmanın, örgütlü toplumun önünü açacağız.

*Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayacağız. Cinsiyet eşitsizlikleriyle etkin şekilde mücadele edeceğiz.

*Kadınların iş yaşamına katılımı önündeki engelleri kaldıracağız. Kadınların toplumsal hayattaki konumunu güçlendireceğiz. Kadına yönelik şiddete sıfır tolerans göstereceğiz. İstanbul Sözleşmesini yeniden yürürlüğe sokacağız.

“KANAL İSTANBUL GİBİ RANT PROJELERİ İÇİN KULLANMAYACAĞIZ”
* Sınırlı kamu kaynaklarını, Kanal İstanbul gibi rant projeleri için kullanmayacağız. Kaynaklarımızı GAP, DAP, KOP ve DOKAP başta olmak üzere bölgesel ekonomik gelişmişlik farklarını azaltacak yatırımlarda kullanacağız.

“TOPLUMSAL UZLAŞI YOLUYLA OLUŞTURACAĞIZ”
*Ve stratejimizin son sütunu; Temiz, yeşil Türkiye… Dünya ekolojik limitlerine yaklaşıyor, özellikle de bölgemiz. Türkiye'nin Paris İklim Anlaşmasını onaylamasını, 2053 için net sıfır emisyon hedefi vermesini önemsiyoruz. Bu konudaki stratejilerimizi, Sayın Böke sizlere anlatacak.

*Ama ben kısaca birkaç başlığa değineyim. Karbonsuzlaşma Stratejisini ve Yeşil Mutabakatı, ekolojik krizin tüm muhatapları ile beraber, toplumsal uzlaşı yoluyla oluşturacağız.

*Döngüsel ekonominin imkânlarından sonuna kadar yararlanacağız. Çevreci ürünler ve sürdürülebilir üretime yönelik özel finansman yöntemleri geliştireceğiz. Temiz, Yeşil Türkiye'de; bu konuda OECD ile aramızdaki makası kapatacağız.

“BİZ HAZIRIZ. MİLLETİMİZ HAZIR
* Nereye gideceğini bilmeyen kaptana hiçbir rüzgâr yardım edemez. Biz ülkemizi nereye götüreceğimizi, insanlarımıza nasıl bir gelecek sunacağımızı çok iyi biliyoruz. Temiz enerjiyle, temiz üretimle, temiz fonlarla, temiz toplumla, tertemiz bir gelecek inşa edeceğiz…

*Bu iddialı hedefleri yakalamaya milletimizi önce feraha, sonra refaha kavuşturmaya hazırız. Biz hazırız. Milletimiz hazır.”

CHP'Lİ BÖKE: DAHA ÇOK KAZANAN DAHA ÇOK VERGİ ÖDEYECEK
CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, sahneye çıktı. Böke, şunları ifade etti:

"Türkiye'yi Cumhuriyet'imizin ikinci yüzyılında kalkındıracağız. Toplumun tüm kesimleri hep birlikte zenginleşeceğiz.

Üretimi dönüştüreceğiz. Bugün ekonomi ranta dayanıyor. Dönüştürdüğümüzde üretken yatırımlara dayanacak. Bugün ekonomi ağır bir sömürü düzeni içinde yürüyor, yarın kalkınma olacak. Bugün vergi yükü halkın omzuna, sırtına bırakılmış vaziyette, yarın adaletli bir vergi reformu olacak, daha çok kazananın daha çok vergi ödediği adil bir düzen kurulacak.

Üretimimizi değiştirmeye geliyoruz. Yeşil dönüşümle üretimimizi dönüştürdüğümüzde Avrupa'nın sınırında Avrupalıya vergi ödemeyeceğiz. Her yıl o 3 milyar euro Türkiye'ye kalacak ve üretim, istihdam yaratacak.

Biz yeni bir kamucu anlayışla yönetmeye geliyoruz. Her şeyin önüne kamu yararını koyacağız. Bu esnada piyasa aksaklıkları varsa onları mutlaka gidereceğiz. Verimliliği hedefleyeceğiz. Teknolojinin toplumda eşit erişimini ve yaygın kullanımını hedefleyeceğiz. Yeteneklere, insanına yatırım yapan yeni bir kamucu anlayışla geliyoruz.

Biz geldiğimizde kamuda temiz ihale dönemi başlayacak. "Kaynağımız var" dememiz boşuna değil. Kamu kaynakları Kamu-Özel İşbirliği Projeleri adı altında yandaşa aktarılmayacak. Kamunun kaynakları yolsuzluk içeren ihaleler dağıtılmayacak. Kamunun parası kamuda, halkta kalacak.

FOGGO: SOSYAL DEVLET DÖNEMİ BAŞLIYOR
CHP Yoksulluk ve Dayanışma Ofisi Koordinatörü Hacer Foggo açıklamalarda bulundu.

Hacer Foggo’nun satırbaşları şöyle:

*Bugün burada ilan edilen vizyon ile güçlü sosyal devlet ile fırsat eşitliği dönemi başlıyor. Bu kalkınma vizyonunun en önemli boyutlarından biri sosyal devlettir.

*Çünkü sosyal devlet, bir çocuğun beslenme hakkı ile eğitime erişme hakkı arasında bir fark görmez.

*CHP iktidarının ilk 6 ayında Aile Destekleri Sigortası Kurumu kurulacak. Tüm sosyal yardımlar tek bir çatı altında toplanacak.

*Hiç kimse sosyal yardım almak için kapı kapı dolaşmak zorunda kalmayacak. Devlet, zorda olanın ayağına gidecek.

Kapanış konuşması için tekrar kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, "Türkiye için kalbi atan altı lideriz biz. Meral Hanım'ın partisini nasıl zorluklarla kurduğunu biliyoruz. Meral Hanım merttir, Temel bey bilgedir ve cesurdur. Ahmet bey vatan söz konusu olduğunda bir araya gelmekten bir an bile tereddüt etmedik. Ali Babacan'ın uygulama tecrübesini ve başarısını biliyorum. Gültekin Bey de Menderes ve Demirel gençliğini görüyorum. Bu zaferi iyi, cesur ve yürekli insanlar kazanacak" dedi.

JEREMY RIFKIN BAŞDANIŞMANLIĞA GELDİ
CHP’nin 'İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi' vizyonunun devamı kapsamında olacak açıklama çerçevesinde 70 kişilik akademisyenlerden oluşan İkinci Yüzyıla Çağrı Grubu da oluşturuldu. 

Grubun başına eski Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in de aralarında bulunduğu dünya liderlerine danışmanlık yapan Jeremy Rifkin getirildi. “Üçüncü endüstriyel devrimin fikir babası” olarak bilinen Rifkin ayrıca Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanlığına getirildi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Partili
 3 Aralık 2022 Cumartesi 23:26
Bu partiye ödediğimiz aidatlardan mı? Ödenecek bu danışmanlar ordusuna,bu nedir? Ya içi boş bu organizasyona verilen para ile kırsal kesimde yuzbinlerce öğrenciye harçlık olur aç okula gitmez,Genç parti bir zamanlar mitinginlerde döner ekmek dağıttı oy patlaması oldu...
 Az Bilmiş
 3 Aralık 2022 Cumartesi 21:37
CHP’nin “Tüm dünya beklesin!” dediği vizyon açıklama programı o kadar heyecan vericiydi ki, Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi hanım, heyecandan horul horul uyumak zorunda kaldı. Kesin evde KAVGA ÇIKACAK.
 İZMİRLİ
 3 Aralık 2022 Cumartesi 21:32
sAYIN bAŞKAN ADAY OLAMAYINCA VEYA KAYBEDİNCE NA YAPACAKSIN ONU ACIKLASANA BİLELİM
 yurdum insanı
 3 Aralık 2022 Cumartesi 21:31
"TEDE" yazıp, analiz kasmak.
 HAK, HUKUK , ADALET ????
 3 Aralık 2022 Cumartesi 21:11
izmir BB`si toplu ulaşımda İzmir merkez ilçeler, İzmir kırsal ilçeler ayrımcılığı yapıyor. İsterseniz buradan başlayabilirsiniz. HAK,HUKUK,ADALET . Salonda slogan atmak , attırmak kolay da. Uygulamak zor olsa gerek. İzmir toplu ulaşımında fırsat eşitliği nerede ? İzmir merkez ilçelerindeki metro, otobüs, vapur ve tramvaylarda 120 dk. aktarma hakkı vardır. İzmir kırsal ilçelerdeki otobüslerde [ESHOT ] 13.02.2016 tarihinden itibaren aktarma hakkı yoktur. Kamu hizmeti olan toplu ulaşımda , İzmir BB`nin fırsat eşitsizliğinin belgesi. Herkes gittiğini ödesin. Kırsal ilçelerin toplu ulaşımının İZTAŞIT [ÖZEL HALK OTOBÜSÜ ] adı altında özelleştirilmesi ayrı bir ayrımcılık. Türkiye`de Yurttaşların lehine olan kaç özelleştirme örneği var ? İzmir BB Başkanı Sayın Tunç Soyer İZTAŞIT [özel halk otobüsü ] uygulamasının İzmir`de kooperatifçiliğin ulaşıma uyarlanmasını öve öve anlatıyor ki sanki özel halk otobüslerini İzmir BB`si icat etmiş.
 İZMİRLİ
 3 Aralık 2022 Cumartesi 20:12
bir zamanlar Kemal Derviş gelecek amerikadan bizi kurtaracak ekonomiyi düzeltecek diye bekledik..adımız gibi emindik adamdan..şimdi kılıçdaroğlu amerikadan ekonomist bulmuş..dönme dolap..buda 6 lı masada bir kişinin ekonomiyi bilmediği anlamına gelmiyormu?
 Vatandaş
 3 Aralık 2022 Cumartesi 19:24
Bu yüz yılında değil ıkinci yüz yıl masalı ile kamuoyuna blr şeyler verildi ama malesef kimse bir şey anlayamadı,dizi filim tanıtımı gibi birçok şey,taklit geçen AKP yaptığının aynısının kırmızısı...
 Lombak
 3 Aralık 2022 Cumartesi 18:16
Bay Rifkin'in yeşil ekonomi yalanı Y-CHP'de vukuu bulmuş. Baştan aşağıya fiyasko. Türkiye ekonomisini müztemleke ekonomisine çevirme, Uğur Mumculara, Erol.Manisalılara ihanet bildirisi. Terorist Selahattin'e, fetöye kucak açma savunusu.
 Ağam
 3 Aralık 2022 Cumartesi 17:09
CHPYE oy vermeyi düşünüyordum artık vermeyi düşünmüyorum.CHP yemeye geliyor buna eminim.
 ATATÜRKÇÜ İZMİRLİ
 3 Aralık 2022 Cumartesi 16:28
SAYIN BAŞBAKAN VE AKP DEN FEYZ ALINMIŞ GİBİ..TAHMİNİM 2023 TEDE SONUÇ AYNISI OLACAK..
AK Partili Dağ’dan CHP’nin vizyon belgesine tepki: Müstemleke akıl yine kaybedecek!
Politika
3 Aralık 2022 Cumartesi 20:30

AK Partili Dağ’dan CHP’nin vizyon belgesine tepki: Müstemleke akıl yine kaybedecek!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, Kemal Kılıçdaroğlu tarafından kamuoyuna duyurulan Ekonomi Vizyon Belgesi’ni eleştirdi. Ülkenin-vizyon belgesi ile uluslararası güçlerin sömürgesi durumuna getirilmek istendiğini söyleyen Dağ, "Müstemleke (sömürgeci) aklın ezberlerine, reçetelerine bu milletin ihtiyacı yoktur"
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEDESONSÖZ- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından kamuoyuna duyurulan Ekonomi Vizyon Belgesi’ni değerlendirdi.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Dağ şunları söyledi:

“Kemal Kılıçdaroğlu, uzun zamandır reklamını yaptığı “İkinci Yüzyıl” toplantısını gerçekleştirdi. Siyasette rekabet vizyon ve projelerle edilir. CHP ile özdeşleşen bir şey oldu ve yine dağ fare doğurdu. Elbette şaşırmadık.

Neler yapacaklarını süslü süslü cümlelerle anlattı ama “Nasıl” yapılacağına dair ortada bir şey yok. Neden biliyor musunuz? Çünkü nasıl yapılacağını BİLMİYOR.

Önceden bu memlekete yol haritası çizmeleri için IMF'ten adam tayin ederlerdi. Şimdi de CHP'ye "akıl hocaları" atamışlar. Başdanışmanı ABD’de olan bir anlayış nasıl Türkiye’nin milli çıkarlarını muhafaza edecek ve yaşatacak?

“Geleceğe dönüş” hayaliniz önerdiğiniz yönetim sisteminden aşikâr. Ortaya koyduğunuz fikir ancak “IMF’in parmak salladığı, vesayetin siyaseti, toplumsal barışı ve ekonomiyi tarumar ettiği” geçmişe dönüştür. Müstemleke aklın ezberlerine, reçetelerine bu milletin ihtiyacı yoktur.

Biz ülkemizi, bu toprakların aklıyla ve diliyle inşa ettiğimiz Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyoruz.

Bu toprakların sözüne, aklına, vicdanına; bizi biz yapan değerlerine inananlar Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceklerdir. Müstemleke akıl yine kaybedecektir”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Asım
 3 Aralık 2022 Cumartesi 22:08
Edindiğim bilgiye göre, Amerikadan gelen kariyerini ispatlamış, Dünyaca kabul görmüş bir ekonomist, Sayın vekil sen söyleyeceklerini, Ülkemin Ekonomisini bu hale getiren danışmanların biriside Jöleli ona söylersen bende memnun olacağım..
 Az Bilmiş
 3 Aralık 2022 Cumartesi 21:45
Aklın yolu birdir. Recep Tayyip ERDOĞAN. CHP’nin “Tüm dünya beklesin!” dediği vizyon açıklama programı o kadar heyecan vericiydi ki, Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi hanım, heyecandan horul horul uyudu. Herkesi uyuttu. Kesin evde KAVGA VAR. 6 lı masanın dağılmasına az kalmıştır. Akşener, Ankara ve İstanbul Belediye Başkanlarına öne sürüyor. Amerika'' lı RIFKI'' da coğrafya ve biyoloji dersi anlattı. Allah akıl fikir versin.
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Ege'de Sonsöz