MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
Buca Cezaevi için yıkım müjdesi verilmişti... İhale tarihi belli oldu!
İnşaat/Emlak
19 Ocak 2022 Çarşamba 15:32

Buca Cezaevi için yıkım müjdesi verilmişti... İhale tarihi belli oldu!

İzmir Depremi sonrası kapatılma kararı alınan Buca Cezaevi’nin yıkım tarihi belli oldu.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Metehan UD / EGEDESONSÖZ - Uzun yıllardır Buca’nın merkezinde kalan ve İzmir depremi sonrası kapatılma kararı alınan Buca Cezaevi veya diğer bir ismiyle İzmir Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu’nun yıkımı için yapılacak ihalenin tarihi belli oldu. 

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün internet sitesinde yer alan duyuruya göre İnönü Mahallesi’nde yer alan cezaevinin hafriyat karşılığı yıkım ihalesi tarihi 3 Şubat 2022 tarihinde olacak. 

Kapalı zarf yöntemi ile yapılacak olan en az 2 milyon 250 bin TL getirisi olması bekleniyor. 57 bin metrekare üzerine kurulu bulunan cezaevi alanı içindeki yapılardan çıkacak olan demir, bakır, plastik, taş ve parke taşı yıkımı gerçekleştirecek olan şirketin olacak.

İhale duyurusuna göre sözleşme imzalandıktan sonra 95 gün içinde yıkımın tamamlanması gerekiyor.

Buca’da 16 blok halinde 1959 yılında inşa edilen Buca Cezaevi, 30 Ekim 2020 tarihinde İzmir’de gerçekleşen 6,9 büyüklüğündeki depremde gördüğü hasar ve depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle Kasım 2020'de boşaltıldı.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

ŞPO, Gültepe planlarını yargıya taşımıştı... Mahkemeden flaş karar!
Yerel Yönetimler
19 Ocak 2022 Çarşamba 12:37

ŞPO, Gültepe planlarını yargıya taşımıştı... Mahkemeden flaş karar!

İzmir'de uzun yıllardır başlanamayan kentsel dönüşü projelerinden biri olan Gültepe'de Konak Belediyesi'nin hazırlamış olduğu 1/1000 ölçekli kentsel dönüşüm planları Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi mahkemeye taşımıştı. İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı alınan Konak Belediyesi'nin planları için mahkeme bu kez de iptal kararı verdi. 
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEDESONSÖZ - İzmir'de kentsel dönüşüm projeleri içerisinde yer alan ve Konak ilçesi sınırları içerisinde bulunan Çınartepe, Atamer, Millet, Murat, Trakya, Anadolu, Saygı, Mehmet Akif, Ulubatlı, Yirmialtı Ağustos, Yavuz Selim, Zeybek, Huzur ve Cengiz Topel Mahalleleri’nde mahallelerini kapsayan, Gültepe Planları için çalışmalarını tamamlamış ve askı sürecini başlatmıştı.

Askı sürecinde başta Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İzmir Şubesi olmak üzere bazı vatandaşlarda planlara dava açarken, Konak Belediye Meclisi ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yapılan itirazlar oy birliği ile reddedilmişti.

KONAK BELEDİYESİ'NE GÜLTEPE İÇİN BİR KÖTÜ HABER
ŞPO askı sürecindeki itirazlar sonrası ise mahkeme yolunu tutmuş  ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyon planları için yürütmeyi durdurma kararı almıştı. Dava sonrası Konak Belediyesi ve ŞPO medya aracılığı ile sık sık karşı karşıya gelirken, açılan davadan Konak Belediyesi'ne kötü haber geldi.

ŞPO'nun itirazlarını inceleyen İzmir 4. İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararının ardından iptal kararı aldı. Mahkeme planların üst ölçekli plan kararlarına, yürürlükteki imar mevzuatına, kamu yararına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğuna hükmetti. 

Kararda şu gerekçeler yer aldı:
-Söz konusu planların, 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planına, dolayısıyla planların kademeli birlikteliğine aykırı olduğu,

-Söz konusu planların, kişi başına düşen asgari standartları sağlamaktan uzak olduğu, dolayısıyla plan kararlarıyla öngörülen donatı alanlarındaki artışın “revizyon” gerekçesini karşılar nitelikte olmadığı,

-Söz konusu planlarda nüfus, % 17 oranında artırılmış olmasına karşın bu artışın şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından meşru ya da zorunlu kılacak analiz ve hesaplamalara Plan Raporunda yer verilmemiş olduğu,

-Konut alanlarında zemin katlarda ticaret yapılmasını öngören plan notunun şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine ve kamu yararına aykırı olduğu

-Plan Notlarında Konut Alanları için öngörülen tek ada tek parsel kararının, alandaki mevcut parsel büyüklüklerinin göreceli olarak küçük olması nedeniyle planın uygulanmasını ve yapısal dönüşümün sağlanmasını güçleştireceği, dolayısıyla söz konusu plan notu hükmünün şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, plan tekniğine ve kamu yararına aykırı olduğu...

ŞPO: PLANLAR MAHKEME KARARI DOĞRULTUSUNDA HAZIRLANSIN
Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi’nin kararla ilgili yaptığı açıklamada “Kamu idarelerince hazırlanan ve/veya onaylanan planların, ilgili mevzuatların yanı sıra şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı esasına dayanması gerektiğini, sağlıklı ve yaşanabilir kentlerin ancak bu ilkeler doğrultusunda oluşabileceğini bir kez daha hatırlatıyor ve söz konusu planların Mahkeme kararlarında belirtilen hususlar doğrultusunda hazırlanması konusunda İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Konak Belediyesini sorumluluk almaya davet ediyoruz.” ifadeleri yer aldı. 

BATUR'DAN 'OYBİRLİĞİ' VURGUSU
Konak Belediye Başkanı Abdül Batur itirazlarla ilgili “Gültepe, 14 mahallesi olan 300 hektarlık alan. Bu meclisimizden, büyükşehirden geçti ve askıya çıktı. Hep oybirliği ile geçti. Daha sonra itirazlar oldu, itirazlar değerlendirildi ve sonrasında parselasyon planlarına başladık. Parselasyon planı şu şekilde; biz anayasasını yaptık. İmar adası, yeşil alan, oyun alanı, rekreasyon alanı ve hastane alanını planda yerleştirdik, imar adalarını teşkil ettik. Yeşil alanları, yüzde 0,86 metrekareden 13 metrekareye çıkardık. Ulaşım yollarını yeniden gözden geçirdik. Neticede Beştepeler'de arkadaşlar bize gelmeye başladı. Benim hissem, evim, yolda kaldı, yeşil alanda kaldı, diye. Bu kötü bir şey değil. Senin hakkın hiçbir zaman havaya uçmaz. En yakın imar adasında ne kadar yerin varsa, o imar adasında seni göstereceğiz. Gültepe’de buna başladık, Beştepeler'de askıdan indikten sonra parselasyon planı yapacağız. O zaman herkes görecek hissesinin nerede olduğunu. En yakın imar adasında değerlendirmek zorundayız. Parselasyon planlarının bozulma gerekçesi olur doğru yapılmazsa…" ifadelerini kullanmıştı.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Emniyet'in yeni binasının görüntüleri ortaya çıktı!
Güncel
19 Ocak 2022 Çarşamba 14:51

Emniyet'in yeni binasının görüntüleri ortaya çıktı!

30 Ekim İzmir depreminde hasar alan İzmir Emniyet Müdürlüğü'nün yeni hizmet binasının Konak'ta Eski Sümerbank binasının yerine yapılacak olan halinin proje görselleri İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger tarafından paylaşıldı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEDESONSÖZ- 30 Ekim'de meydana gelen 6,9 büyüklüğündeki İzmir depremi sonrasında hasar alan İzmir Emniyet Müdürlüğü binası için yeni yer arama çalışmaları başlatılmış, ardından Konak'ta bulunan eski Sümerbank binası alanında karar kılınmıştı.

İzmir Valisi Yavuz Selim ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla projenin görüntülerini paylaşarak, "İl Emniyet Müdürlüğümüzün, deprem nedeniyle hasar gören hizmet binasını yeniliyoruz. Proje çalışmaları bitme aşamasına gelen, hemşehrilerimizin daha kaliteli hizmet almasına imkân sunacak yeni İl Emniyet Müdürlüğümüz İzmirimize çok yakışacak..." ifadelerini kullandı.

2022 Yılı Yatırım Programı'nda da yer alan yeni bina için bütçede 455 milyon TL ayrıldığı görülmüştü.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Emlakçıların Başkanı Güleroğlu: Fiyatların düşmesini beklemek büyük hata!
İnşaat/Emlak
19 Ocak 2022 Çarşamba 14:10

Emlakçıların Başkanı Güleroğlu: Fiyatların düşmesini beklemek büyük hata!

Deprem, dövizdeki artış ve düşüş gibi nedenlerle konut satışlarında çok hareketli günler geçirdiklerini belirten İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu, “İnşaat maliyetleri çok yüksek. 1,5 yıl önce 600 bin liralık konut, bugün 2 milyon lira. Hal böyleyken, konut fiyatlarının düşmesi beklemek, büyük hata olur” dedi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEDESONSÖZ –  İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu, SONSÖZ  TV’de Gazeteci Yazar Muhittin Akbel’in sorularını yanıtladı. Başkan Güleroğlu, gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Pandemi sürecinde işlerinin hareketli olduğuna vurgu yapan Başkan Güleroğlu, “Bizim işimiz krizlerde de  canlı olur. Zenginlik el değiştiriyor. İnşaat maliyetleri yükseldi. İzmir’de en büyük problemimiz arsa problemi. Mevcut arsalar yüzde 60'lara gidiyor. Bunu en net Bodrum'da gördük. Yüzde 60 artı 1 milyon dolar… Hem inşaat bedeli hem arsa bedelleri konutlara yansıyor. Konutu nerede yaparsanız yapın, değeri benzerdir, burada belirleyici olan arsa tutarlarıdır” dedi.

AYRANCILAR, PANCAR, ÜRKMEZ TARAFLARI ÇOK HAREKETLENDİ
TÜİK’in  verilerine göre konut satışlarının, Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 131 arttığı, 2021 genelinde satışların yüzde 7.2 azaldığı görüşüne katıldığını belirten Başkan Güleroğlu, “Rakamlar gerçekçi. Geçen senelerde konut fiyatları düşürülmüştü. O düzeye düştüğünde rakamlar inanılmaz yükselmişti. Piyasada durağanlık var. Döviz ve altının sıçraması bir denge oluşturdu. Konuta değil, yatırıma yöneltti vatandaşları. Dövizden elde edilen kar, gayrimenkullere yansıyacak. Doların  18'den 14'lere düşmesi konut satışlarını durdurdu. Rakamlar şu an stabil. Yatırımcılara, konuta ihtiyacı olanlara, konut satın almak için beklemeyin, derim. Elinizde para varsa, arsa ya da konuta yatırın. Torbalı, Ayrancılar, Pancar, Ürkmez çok hareketlendi. Buna neye göre bakıyoruz, örneğin TOKİ Çeşme Ilıca'da 22 milyon lira muhammen bedelle satışa çıkardı bir arsayı. Bu satış, 77 milyon liraya bitti. Konut, arsa, altın kadar değerli” ifadelerini kullandı.

İZMİR’DE KONUT SATIŞ FİYATLARI ARTIŞI NEDEN YÜZDE 8.3 GÖRÜNÜYOR?
Merkez Bankası’nın 2021 yılı Kasım ayın Konut Fiyat Endeksi verilerini de değerlendiren İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu, şu anda yurt genelinde ciddi bir konuta yatırım söz konusu olduğunu belirterek şu bilgileri aktardı:

“Şu an Türkiye genelinde ciddi bir konuta yatırım var. Bu daha çok sayfiye yerlerinde… Pandemi koşullarında  imkanı olanlar yazlıklarına gitti, olmayanlar da yerlerini satarak o alanlara gitti. Buraların fiyatları çok artı. Geçen seneden bu seneye yüzde 50, yüzde 70'likbir artış var. Mevkiinin arsa koşulları ve arzın talebi karşılamamasından kaynaklı fiyat artışları var. Merkez Bankası verilerine göre İzmir’de fiyatlar yüzde 8.2 artmış görünüyor. Bu sahadaki gerçeği yansıtmıyor. Çünkü tapuda bir değer var, bir de evin gerçek değeri var. Vatandaş evi 1 milyon liraya alıyor ancak tapuya 400 bin lira olarak bildiriyor. Merkez Bankası, tapudaki değere göre hesaplamış.”

1,5 YIL ÖNCE 600 BİN LİRALIK KONUT, BUGÜN 2 MİLYON LİRA
En çok satışın yapıldığı ilçenin Buca olması bilgisini de değerlendiren Başkan Güleroğlu, “Ben Buca'lıyım, doğma büyüme. Buca'da üniversite var ve otobana çıkarken bir yerleşke var ve tüm fakülteler orada toplanacak. Öğrenciler var, hastane var, okullar var. Talep oldukça yüksek. Dolayısıyla 1+1 evlerin satışları çok pahalı. 300 bin TL'nin altında 1+1 ev yok. Şu anda inanılmaz bir yatırım aracı oldu. Buca’daki satışların yüksek olmasında bu etkenler önemli rol oynuyor” dedi ve ilk defa satılan, sıfır binaların yüzde 27.2 olan oranıyla ilgili olarak da şunları söyledi:

“İzmir çok ağır bir deprem yaşadı. Şu an hala Bornova, Bayraklı, Karşıyaka bölgesinde depremin izlerini görüyoruz. Binalarda oturanlar kiraya geçti ya da yeni daire aldı. Mevcut yerlerde binalar yükselmeye başladığında değer o tarihte 600 bin TL ise şimdi 2 milyon TL oldu. Ancak hala konut açığımız var. Belediyelerin arsa üretmesi lazım. Yatırımcılar geliyor, 1000 adetlik konut projesi yapacağız diyor ancak yer yok. Diğer illerde bunlar var. Ancak İzmir'de bu çalışmalar yapılmamış. İstanbul, tepelerin üstüne kurulmuş bir şehir. İzmir’in tepeleri boş duruyor. Bornova'da çok verimli topraklar varmış, bunu bitirmişiz. Ekili alanlar dışında, tepelere, bu tarz yerlere yönelmek daha doğru olacak. Evka 1 yapıldığında herkes, oraya kim gidecek, diyordu. Şimdi oralarda 1 milyonun altında daire yok. İncialtı var. İnciraltı'nın sağlık alanında İzmir'in öncüsü olması lazım. Ben belediye başkanı olsam yoğunluğu düşük sağlık turizmi ile ilgili imar veririm. Kentin hareketlenmesini sağlayacak. Bayraklı bölgesindeki gökdelenlerin bir çoğu boş, oralar da dolar. İnciraltı’nda bir AVM var, onun yan tarafında koskoca bir arazi var, taa Narlıdere’ye kadar uzanıyor. Ancak şu an atıl durumda. Suya bor karışmış durumda ve bu nedenle tarım yapılamıyor. Konut çok az olacak ancak kentin dokusuna baktığımızda Balçova'da baraj var, Menderes'te baraj var. Buralara zaten konut yapılamıyor. Bayraklı'nın tepeleri gibi alanların imara açılması ve oraların kentin konut açığını kapatması lazım. Kemalpaşa tarafında yeni konut alanları var. Aynı şekilde Menemen tarafına da genişleme söz konusu.”

İZMİR’DE EN ÇOK İRANLILAR KONUT ALIYOR, ÇÜNKÜ!
Yabancıların konut aldığı iller listesinde ilk üçte İzmir’in yer almadığını, ancak İranlıların özellikle İzmir’i tercih ettiğini belirten Başkan Güleroğlu, şu bilgileri verdi:

“Şu anda en çok İranlılar alıyor İzmir'de konutları. Türkiye’de 250 bin dolar ödeyen herkes, satın aldığı konutu üç yıl elinde tutmak kaydı ile Türk vatandaşı oluyor. İranlılar böylece vatandaşlık alıyor çünkü ülkelerine yönelik ambargo var. Türkiye'ye gelip Türk vatandaşı oluyorlar ki daha rahat ticaret yapsınlar. Bu nedenle geliyorlar. Pakistan ve Hindistan'da Türkiye'ye karşı büyük bir ilgi var. Iraklılar, Ruslar da ufak ufak İzmir’den konut edinmeye başladılar.”

RAKAMLAR KESİNLİKLE AŞAĞIYA DÜŞMEZ; DÜŞTÜĞÜ TARİHTE HİÇ GÖRÜLMEDİ
Konut fiyatlarının aşırı yükselişini de değerlendiren Başkan Mesut Güleroğlu, bu konuda şunları söyledi:

“Vatandaş, elinde, oturduğu konut haricinde bir yapısı varsa yatırım için alıyor. Doların 18 liraya çıkması bizim bu satışlarımızın bozulmasına neden oldu. Önceden anlaşmayı yapmışız ancak dolar artınca  fiyatlar değişti diyerek anlaşma bozdu ev sahipleri. Doların ani düşmesi de fiyatlara aynı şekilde yansımadı. Dolar düştüğünde alıcılar caydı, fiyatlar düştü diye. Elinde 80 bin 100 bin doları var, bir gecede düştü ve üstünü tamamlayıcı parası olmayınca caydı. Konut fiyatları yüksek. Ancak düşeceğini beklemek hata olur. Yakında daha yukarı doğru tırmanacak. Son 1 yılda geçen sene 450 bine sattığımız yeri şu an 1 milyon 100 bin TL'ye satıyoruz. Bu rakamlar kesinlikle aşağıya inmeyecek. Tarihte böyle bir şey görülmedi.”

KİRALAR, GÜNLÜK İHTİYAÇLARA YAPILAN ZAMLA ORANTILI OLARAK YÜKSELDİ
Konut kira bedellerinin de aşırı arttığına vurgu yapan Başkan Güleroğlu, “Bugün itibariyle darilerde en düşük kira bedeli, 2 bin TL. Dövizin yükselmesi, piyasadaki enflasyonun artması, market raflarındaki ürünlerin etiketlerinin katlanması, kiralara yansıdı. Ev sahipleri diyor ki, geçinemiyorum. Eskiden aldığım kira parasıyla geçiniyordum ancak şimdi geçinemiyorum diyor ve kirayı artırıyor. Bir diğer neden de deprem. Burada vatandaşlar kiralık yerler aradı. Burada günah keçisi emlakçılar olmuştu. Oysa bizim hiçbir günahımız yoktu. Mehmet bey evini 3 bin TL'den kiraya verince, yan komşusu benim de evim 3 bin lira dedi. İzmir'de konut açığı var. Yüz yüze eğitim başladı. Geçmişte kazananlar geldi, yeni kazananlar geldi ve öğrenciler sokakta kaldı. Talebin yoğunluğu da kiraların katlanmasına yol açtı. Eşyasız 1+1 daireler, 1000 liradan bir gecede 2 bin liraya çıktı” dedi.

4 BİN LİRA AİDAT ÖDEYEN SİTE SAKİNLERİ VAR
Konutlardaki aidat sorununa da değinen Güleroğlu, “Şu an site olan yerlerde 1000 TL ve üstü aidat var. Bir ev kirasına yakın aidat ödeniyor. Bunlar talebe göre artabilir. Sitenin kendi alacağı karar. 4 bin TL olan da var” dedi ve yazlık bölgelerde, özellikle Çeşme’de konut fiyatlarının inanılmaz arttığına dikkat çekti:

“Geçen sene haziran ayında Çeşme'de biz 1 milyon- 1 milyon 600 bin arasında  müstakil ev satıyorduk. Şimdi 5 milyon lira civarında. Pandemi ile birlikte arz talebi karşılayamamasından dolayı fiyatlar yükseldi. Çeşme'de yazın geceliği 2 bin TL'den otel bile bulunmuyor.”

İNŞAAT MALİYETLERİ ARTSA DA MÜTEAHHİT KONUT ÜRETMEYE DEVAM EDER
Artan inşaat maliyetlerine rağmen müteahhitlerin, konut yapmaktan vazgeçmeyeceğinin altını çizen İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dövizi düşürmeye çalışıyoruz. Haziran ayında 0,64'den ikinci el konutlara kredi çıktı. 0,74'e düştüğünde herkes konut almaya koştu. Talebi yükselten devlet bankalarının kredi vermesiydi. Sorgulamadan gidip anlaşma yaptılar, konut sahipleriyle. 1 milyon kişi İzmir'de ev aramaya çıktı ancak 200 bini ev alabilecek düzeydeydi. Geri kalan 800 bin kişinin ev alma çabası, fiyatların yükselmesine neden oldu. Arsa az olduğu için arsa maliyetleri, rakamları katlıyor. Konut kredi faizi düşürülürse, insanlarımız ancak o zaman daha rahat ev sahibi olabilir. Şunu da belirtmek isterim ki, yeni yapılmış bir binada 2+1 en küçük daireyi bile 1 milyon liraya almak mümkün olmayacak.”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Kara kış desteği 56 milyon lirayı aştı
Yerel Yönetimler
19 Ocak 2022 Çarşamba 13:42

Kara kış desteği 56 milyon lirayı aştı

İzmir Büyükşehir Belediyesi kara kış destekleri kapsamında gıdadan nakdi yardıma, giysiden ısınmaya kadar tüm temel ihtiyaçlar için 56 milyon 264 bin liralık yardım yaptı. Başkan Tunç Soyer, “Bu yoksulluğu hep birlikte yeneceğiz ve desteğe ihtiyacı olan yurttaşlarımızı asla yalnız bırakmayacağız” dedi. Soyer, İzmir Dayanışması için de bir kez daha çağrı yaptı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda, gün geçtikçe zorlaşan yaşam koşulları nedeniyle başlatılan kara kış destekleri kapsamında Kasım ayının başından bugüne kadar 56 milyon 264 bin liralık yardımda bulunuldu. İzmir'de binlerce haneye gıdadan barınmaya, giysiden ısınmaya kadar tüm temel ihtiyaçlar için destek olan Büyükşehir Belediyesi, bir taraftan da pandemi ve depremde başlattığı İzmir Dayanışması’nı kara kış için harekete geçirdi.

“Yoksulluğu yeneceğiz”
Başkan Tunç Soyer, “Belediyemizin imkanlarını sonuna kadar zorlayarak her derde çare olmak için çalışıyoruz” dedi. Soyer İzmir’de hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesi için İzmir Dayanışması’nı da harekete geçirdiklerini hatırlatarak, “Bu yoksulluğu hep birlikte yeneceğiz ve desteğe ihtiyacı olan yurttaşlarımızı asla yalnız bırakmayacağız. Birlikten doğan güçle bu kara günleri atlatacak, düşeni birlikte kaldıracağız. Bir kez daha tüm İzmirlileri bu dayanışmaya katılmaya davet ediyorum” dedi.



Kara kış desteği için başvuru alınıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi 444 40 35 numaralı Kara Kış Destek Hattı’nın yanı sıra bizizmir.com üzerinden de sosyal yardım için başvuru almaya devam ediyor.  “Kara Kış Destek Paketi”nde nakdi yardım, temel gıda talebi, giysi yardımı, yakacak, eşya, bebek bezi ve mama olmak üzere altı seçenek bulunuyor. Yurttaşlar yardım konularından birini veya daha fazlasını seçebiliyor.

29 binin üzerinde gıda paketi
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kasım ayının başından bugüne Kara Kış Desteği kapsamında 31 bin 233 adet gıda paketi dağıttı. 5 bin 948 haneye ise 9 milyon 128 bin liralık nakdi destek sağlandı. Bin 66 adet hijyen paketi, 2 bin 574 paket bebek bezi, 12 bin 66 adet battaniye ve yorgan, 126 adet soba, 758 adet elektrikli ısıtıcı, 3 bin 552 çuval yakacak, 948 adet tüp dağıtımı da yapıldı. Üçyol’da hizmet veren Bizİzmir Giysi Noktası ve Giyim Otobüsü üzerinden bin 452 haneye 54 bin 315 parça giysi, çocuklara ise 556 adet oyuncak verildi.



Sıcak yemek, çorba ve kahvaltı
İhtiyaç sahiplerine Dayanışma Noktaları aracılığıyla aşevinden 734 bin 171 kişilik sıcak yemek, 26 bin 41 kişilik kumanya ve kahvaltı, 220 bin 152 kişilik pide ve 51 bin 810 kişilik çorba dağıtıldı.
İlk ve ortaokul öğrencilerine 20 bin bot ve mont, 4 bin 20 adet çölyak ve fenilketönüri gıda kolisi ulaştırıldı. Bin 192 vatandaş hamam hizmetinden yararlandı, 135 vatandaş Basmane bölgesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kiralanan otelde konakladı. 215 haneye 884 adet ev eşyası verildi. 45 akülü tekerlekli sandalye, 37 manuel tekerlekli sandalye, 37 hasta yatağı, 23 bin 340 hasta bezi dağıtıldı. Nakdi yardımlarla birlikte tüm bu desteklerin bedeli 56 milyon 264 bin lirayı buldu.

125 milyon liralık kaynak
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2021-2022 yıllarını kapsayan kış ayları boyunca toplam 125 milyon lira tutarında sosyal yardım yapacak. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'li belediyelerin kış aylarında yurttaşlara destek olmalarının önemini vurgulamıştı.



Dayanışmaya katılmak isteyenler ne yapmalı?
İzmir Dayanışması’na katılmak isteyen yurttaşlar ise bizizmir.com web sitesine girerek Halkın Bakkalı üzerinden 185 liralık “Gıda Paketi” ve 65 liralık “Hijyen Paketi”nden istediği miktarda satın alınabiliyor. Büyükşehir Belediyesi yardım için başvurmuş, gerçekten desteğe ihtiyacı olan ve sosyal incelemesi tamamlanmış ailelere bu paketleri ulaştırıyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

TBMM'de 'İzmir' atışması
Politika
19 Ocak 2022 Çarşamba 12:33

TBMM'de 'İzmir' atışması

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Milliyetçi Hareket Partisi İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu ile Cumhuriyet Halk Partisi Manisa Milletvekili ve TBMM Grup Başkanvekili Özgür Özel arasında 'İzmir' gerilimi yaşandı. MHP'li Osmanağaoğlu İzmir'deki yönetimi eleştirirken, CHP'li Özel ise Osmanağaoğlu'na sandığı işaret etti.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEDESONSÖZ - Milliyetçi Hareket Partisi İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Cumhuriyet Halk Partili İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik eleştiriler yöneltmesi sonrası Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Özgür Özel ile karşı karşıya geldi.

OSMANAĞAOĞLU: FERYAT EDEN AİLELER HERKESİN GÖZÜNÜN ÖNÜNDE BELİRMEKTEDİR
İzmir'in önemini belirterek sözlerine başlayan MHP'li Osmanağaoğlu, kentin hak ettiği yerde olmadığını vurgularken, "İzmir, sahip olduğu tarihî, kültürel, turistik ve ekonomik değerleriyle ülkemizin önde gelen merkezlerinden biridir. Milletvekili olarak hizmet etmekten şeref duyduğum İzmir şehri bu memleketin mücevheri ve bu milletin kıymetlisidir. Victor Hugo'nun hayalindeki prenses, Atilla İlhan'ın kalemindeki içli çocuk, Dario Moreno'nun notalarındaki güzel sevgilidir, Mustafa Kemal Atatürk'ün deyimiyle ülkemizin Akdeniz'e karşı ışığıdır. İzmir bu saygıyı, övgülerin, şiirlerin, iltifatların hepsinin toplamı, İzmirli ise toplamının daha fazlasıdır. Onlar büyük Atatürk'ün fahri hemşehrisi olmanın sorumluluğuyla hareket eden, nezaket timsali kişilerdir fakat İzmir maalesef hak ettiği yerde değildir.

Güzel İzmir, çamur yığını bir kasabaya dönüşmüştür. Altyapı problemlerinden vahşi depolama çöplüklerine kadar, keşmekeş ulaşım ağından imar skandallarına kadar İzmir perişan edilmektedir. Mesela artık İzmir’e yağmur yağınca aklımıza Attilâ İlhan’ın “İzmir şehri yağmurlu bir şehirdir/Yağmur çilerken çocuk gibi içlenir.” dizeleri gelmemektedir çünkü İzmir’e ne zaman yağmur damlaları düşmeye başlasa sel basan sokaklar, feryat eden aileler herkesin gözünün önünde belirmektedir. Hakikat ortadadır; şüphesiz ki felaketlerin ani baskınları vardır ama unutulmamalıdır ki bu felaketlerin başa gelme nedenlerinin hâlen mevcudiyetini koruduğu göz önünde bulundurulursa hiç kimse için sürpriz olmayacaktır" ifadelerini kullandı.

KİRLİ ZİHNİYETLERİN EKMEK KAPISI HALİNE GETİRİLMEYECEKTİR
Yerel yönetimlere üstü kapalı bir şekilde 'liyakatsizlik' üzerinden eleştirilerini sürdüren Osmanağaoğlu, "Liyakatsiz kadroların ehliyetsizliği yücelttiği bir anlayışın pençesinde yıllardır kıvranan İzmir’in günden güne büyüyen sorunlarının bugün hâlâ çözüm beklemesinin sebebi de işte tam budur. Nedenler çoğaltılabilir olsa da nedenlerin kaynağının geçerliliğini kaybetmiş bir zihniyet olduğu gayet açıktır. Bu zihniyet, İzmir’in sadece yaşayan neslini değil gelecek nesillerini de büyük bir borç yükünün altına sokan, bunu yaparken de mızrak için çuval arayan bir zihniyettir. Diğer yandan, İzmir tartışmasız bir Türk şehridir. İzmir ruhunun yaşatılması, İzmir’in değerlerine sahip çıkılması, çağın şartlarına uygun şekilde, değişmeden gelişen bir şehir olması adına çaba sarf edilmesi bu topraklara tırnaklarımızla kazıdığımız Türk mührünün kıyamete kadar silinmemesi için büyük önem arz etmektedir. Unutulmamalıdır ki Türk milliyetçileri olarak demokrasiye olan inancımız, demokratik kurum ve kuruluşların kapısını demokrasiye kılıç çekenlere açan zihniyetle de mücadeleyi kapsamaktadır. Mücadelemiz hakikati devrimbazlık ve ilerici safsatalarıyla boğarak hem manevi hem sosyal hem de siyasi bir anarşi yaratmak isteyenlerle mücadeleyi de içine almaktadır. Bu sebeple ne şairlerin maziden atiye miras bıraktığı şiirlerine konu olan İzmir’imiz ne de asırlar öncesinde asırlar sonrasına emanet edilen hiçbir şehrimiz kirli zihniyetlerin ekmek kapısı hâline getirilmeyecektir" dedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN HIZ KAZANMASI ÖNEMLİDİR
30 Ekim 2020'de yaşanan deprem felaketini de hatırlatan Osmanağaoğlu, "Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; tüm bunlara rağmen İzmir’imizin başına gelen her felaketin ardından büyük Türk milletinin yüreğinin “İzmir” diyerek atması, devletimizin demokratik kural ve kurumlarını tam bir koordinasyon içinde işleterek hızlı ve etkin bir biçimde İzmirlilerin yanında olması, bundan sonra da İzmirlinin refahını artırmak için hiçbir fedakârlıktan kaçınılmayacağını gösteriyor olması yüreğimize su serpmektedir. Önümüzdeki süreçte deprem gerçeğiyle de yüzleşen İzmir’imizde kentsel dönüşümün hız kazanması büyük önem arz ve ifade etmektedir" diye konuştu.

ÖZEL:  DAHA İYİ YÖNETEBİLECEĞİNE İNANIYORSA…
MHP'li Osmanağaoğlu'nun konuşması üzerine söz alan ve yöneltilen eleştirilere yanıt veren Cumhuriyet Halk Partisi Manisa Milletvekili ve CHP TBMM Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Osmanağaoğlu'nu sandığa davet ederek şu ifadeleri kullandı:

"Biz eleştiriyi hak gören bir muhalefet partisi olarak yerel yönetimlerimizin de eleştirilmesini hak görürüz ancak İzmir’deki yönetimi olur olmaz sözlerle eleştirenlere hep İzmir’in karşısına çıkıp da aldıkları oyları hatırlatırız. Sayın milletvekilimiz daha iyi yöneteceğini iddia ediyorsa –şahsına son derece de saygılıyım- aday olur, İzmirli seçmenler gelecek seçimde karar verir."

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Bakanlık denetimde... İzmir'in zehir tesislerine ceza yağdı!
Güncel
19 Ocak 2022 Çarşamba 11:44

Bakanlık denetimde... İzmir'in zehir tesislerine ceza yağdı!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca, geçen yıl ülke genelinde yapılan 56 bin 211 çevre denetiminde, mevzuata aykırı hareket ederek doğayı kirleten 3 bin 941 tesise toplam 350 milyon 228 bin 270 lira idari para cezası uygulandı, 406 tesis faaliyetten men edildi. İzmir ise kesilen 19 milyon 972 bin 736 lira tutarındaki ceza ile en çok ceza kesilen iller arasında 5'inci sırada yer aldı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; ülke genelinde çevre kirliliğine sebep olan işletmelere yönelik denetimler sürüyor. Bakanlık, merkez teşkilatı ve 81 il müdürlüğü personeli ile birlikte Çevre Kanunu'na aykırı hareket eden işletmelere cezai işlem uyguluyor. Denetim sonucu çevre ve insan sağlığı açısından faaliyetleri sakıncalı olduğu tespit edilen bazı işletmeler ise faaliyetten men ediliyor.

3 BİN 941 TESİSE PARA CEZASI
Bu kapsamda geçen yıl 81 ilde, 56 bin 211 çevre denetimi yapılırken, hava, su ve toprak başta olmak üzere doğayı kirleten 3 bin 941 tesise toplamda 350 milyon 228 bin 270 lira idari para cezası uygulandı, 406 işletme de faaliyetten men edildi. 2021 yılında yapılan denetimlerde, atık kaynaklı çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik 726 idari yaptırımda 159 milyon 656 bin 853 lira, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerine ilişkin 577 idari yaptırımda 58 milyon 321 bin 33 lira, hava kirliliğinin önlenmesine yönelik 391 idari yaptırımda 33 milyon 110 bin 266 lira, su kirliliğinin önlenmesine yönelik 575 idari yaptırımda 66 milyon 567 bin 184 lira, toprak kirliliğinin önlenmesine yönelik 80 idari yaptırımda 6 milyon 431 bin 378 lira, gürültü kirliliğinin önlenmesine yönelik 411 idari yaptırımda 3 milyon 618 bin 62 lira, anız yakanlara yönelik 494 idari yaptırımda 1 milyon 315 bin 115 lira, egzoz kirliliğinden kaynaklı 193 idari yaptırımda 603 bin 504 lira, sıfır atık-poşet konulu 114 işlemde 1 milyon 110 bin 973 lira, diğer çevre cezalarına yönelik uygulanan 380 idari yaptırımda 19 milyon 493 bin 902 lira olmak üzere toplamda 350 milyon 228 bin 270 lira idari para cezası uygulandı.

EN ÇOK CEZA UYGULANAN 5 İL
En fazla idari para cezası uygulanan ilk 5 il sırayla Ankara, İstanbul, Muğla, Tekirdağ ve İzmir oldu. Başkentte 44 milyon 860 bin 550 lira çevre cezası kesildi. Ankara'yı 44 milyon 790 bin 176 lira ceza ile İstanbul, 42 milyon 892 bin 945 lira Muğla, 27 milyon 659 bin 196 lira ile sanayi tesislerinin yoğun olduğu Tekirdağ, 19 milyon 972 bin 736 lira ile İzmir takip etti. (DHA)
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir'e 18 milyon dolarlık sanayi hamlesi geliyor!
İş Dünyası
19 Ocak 2022 Çarşamba 12:58

İzmir'e 18 milyon dolarlık sanayi hamlesi geliyor!

Kimyasal kaplama malzemeleri üreticisi Akcoat, 18 milyon dolar yatırım bütçesiyle İzmir’de yeni fabrika kuracağını duyurdu. Fabrikada, seramik ve kompoze frit ile granilla üretimi yapılacak.  Akcoat Teknoloji ve Üretim Direktörü Çağrı Büyükdüvenci, 2023’te üretime başlaması hedeflenen fabrikanın ileri teknolojik uygulamalara sahip olacağını ve dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlayacağını söyledi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Emaye, seramik, yapışmaz ve dekoratif kaplamalar ile pigment ve cam kaplamalar olmak üzere 5 ana grupta üretim yapan şirket, İzmir’de yeni bir fabrika devreye almayı planlıyor. 18 milyon dolar yatırım bütçesiyle planlanan yeni tesiste yıllık 75 bin ton seramik frit ve 25 bin ton kompoze frit ile bin ton granilla üretimi yapılacak.

30 dönümlük alan üzerine kurulacak fabrikada, yüksek verimlilikle çalışan 5 adet ileri teknolojik fırın ve Endüstri 4.0 uygulamalarından yararlanılacak. Akcoat, 2023’te üretime başlaması planlanan fabrikayla, Sakarya ve İspanya’nın Valencia şehirlerinden sonra İzmir’de de üretim tesisine sahip olacak. Akcoat Teknoloji ve Üretim Direktörü Çağrı Büyükdüvenci, yatırımın yurt içindeki talebi karşılarken dışa bağımlılığı da azaltmayı hedeflediğini dile getirdi.

İNOVATİF ÜRETİMLE ÜLKE EKONOMİSİNE İHRACAT DESTEĞİ
Yeni fabrikanın başta İzmir ve çevre illerdeki seramik üreticileri olmak üzere tüm Türkiye ve yurt dışına hizmet vereceğini söyleyen Büyükdüvenci, “Ar-Ge, inovasyon ve dijitalleşme odağında yeni bir yatırımı daha gündeme almaktan heyecan duyuyoruz. Endüstri 4.0 konseptine sahip yeni tesisimizle 6 kıta ve 65’ten fazla ülkedeki beyaz eşyadan cam endüstrisine, seramik karodan ev ve mutfak eşyaları ile dijital baskı mürekkeplerine uzanan geniş yelpazedeki global iş ortaklarımıza inovatif çözümler sunmaya devam edeceğiz. Dünya liderliği hedefimize doğru ilerlerken, dışa bağımlılığın azalmasına destek olarak üretim ve ihracatla Türkiye ekonomisine artı değer kazandıracağız” dedi. (DHA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Şiddet faili sevgiliye 'iyi hal' indirimi!
Güncel
19 Ocak 2022 Çarşamba 11:55

Şiddet faili sevgiliye 'iyi hal' indirimi!

İzmir'in Gaziemir ilçesinde kız arkadaşı Işıl Dalgıç'ın (30) kolunu kıvırıp kırdığı iddiasıyla tutuksuz yargılanan Melih Gazi Ç., haksız tahrik ve iyi hal indirimi ile birlikte 2 yıl ertelemeli 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Karara itiraz edeceğini söyleyen Işıl Dalgıç "30 santimetrelik iki platin ve 40 santim uzunluğunda bir dikiş izi var. Hayatım boyunca da bunlarla yaşayacağım. Ancak buna rağmen sanık 10 ay gibi bir ceza aldı ve cezaevine de girmeyecek" dedi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Olay, 12 Ekim 2020'de Gaziemir ilçesinde meydana geldi. Işıl Dalgıç ile erkek arkadaşı Melih Gazi Ç. arasında kıskançlık nedeniyle çıkan tartışma, kavgaya dönüştü. Kavga sırasında Melih Gazi Ç. Işıl Dalgıç'ın sağ kolunu kıvırıp, kırılmasına neden oldu. Darp raporu alan Işıl Dalgıç, Melih Gazi Ç.'den şikayetçi oldu.

Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Melih Gazi Ç. hakkında 'kasten yaralama' suçundan 4,5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Geçen yıl haziran ayında görülen ilk duruşmada söz alan Melih Gazi Ç., kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek "Tartışma anında müşteki bana vurmaya başlayınca ben kendimi korumaya çalıştım. O arada sanıyorum, Işıl panik atak geçirmeye başladı ve kendine vurmaya başladı. Ben de kendisine zarar vermesin diye ellerinden tuttum. O esnada kolu kırıldı. Müştekiyi kasten yaralamış değilim" dedi.

'SAVCILIĞA GİDECEĞİMİ SÖYLEYİNCE BOĞAZIMI SIKTI'
Işıl Dalgıç ise sanığın paranoyaklık seviyesinde kıskanç olduğunu, kendisini daha önce de darbettiğini belirterek şöyle konuştu:

"Sosyal medya üzerinden sürekli tehdit ediyordu. Bunun üzerine sanıkla yüz yüze konuşmak istedim, arabamla evinin yakınına gittim, benim arabamda buluştuk. Sanık canı istediği için bana mesaj attığını, tehdit ettiğini ve peşime adam taktığını söyledi. Hatta daha da ileriye gidip, bana sinkaflı sözler sarf etti. Savcılığa gideceğimi söylediğimde boğazımı sıktı ve üzerime çıktı. Bir ara nefessiz kaldım ve çırpındım. Sanığı üzerimden ittirmeye çalıştım, o esnada bileğimden tutup kolumu kıvırınca kolum kırıldı.”

Adli Tıp Kurumu’ndan istenen raporda da Işıl Dalgıç'ın yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtildi.

'TEK BAŞIMA SOKAĞA ÇIKAMIYORUM'
Davanın karar duruşması, dün İzmir 30'uncu Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuksuz sanık Melih Gazi Ç., müşteki Işıl Dalgıç ile taraf avukatları katıldı. Hakim, sanığı 'kasten yaralama' suçundan 1 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Daha sonra da haksız tahrik ve duruşmadaki iyi hali nedeniyle cezasını 2 yıl ertelemeli 10 ay hapse çevirdi.

Karara tepki gösteren Işıl Dalgıç, "30 santimlik iki platin ve 40 santim uzunluğunda dikiş izi var. Hayatım boyunca da bunlarla yaşayacağım. Ancak buna rağmen sanık 10 ay gibi bir ceza aldı ve cezaevine de girmeyecek. Bu şekilde devam ettiği sürece, kadına şiddetin biteceğini düşünmüyorum. Sağ kolumu kullanan biriyim ve kırılan kolumu sol kolum kadar bile kullanamıyorum. Ömrümün sonuna kadar bu platinlerle ve bu durumla yaşamak zorundayım. Bunun yanı sıra psikolojik olarak da yıprandım. Tek başıma sokağa çıkmaya korkuyorum" ifadelerini kullandı.

Dalgıç'ın avukatı Sema Ayatar ise kararı istinafa taşıyacaklarını belirtti. (DHA)
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

'Şehrin Sultanları' trafiğe indi!
Otomobil
19 Ocak 2022 Çarşamba 15:49

'Şehrin Sultanları' trafiğe indi!

Geçtiğimiz günlerde İzmir'e yeni yıl hediyesi olarak gelen OTOKAR marka Sultan City model 22 adet minibüs hizmete başladı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEDESONSÖZ – İzmir Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz günlerde toplu ulaşım filosuna 22 midibüs dahil etti. Yerli üretim olan OTOKAR marka midibüslerin modeli Sultan City olarak açıklandı. OTOKAR, otomatik vitesli, sürücü kabinli ve retarderli ‘Şehrin Sultanları’ hizmete başladığını sosyal medya hesabı üzerinden açıkladı.

OTOKAR’ın yaptığı açıklama şu şekilde:

ESHOT için ürettiğimiz otomatik vitesli, sürücü kabinli ve retarder’lı SULTAN City otobüslerimiz hizmete başladı.

HANGİ SEMTLERDE ÇALIŞACAK?
'Şehrin Sultanları’; 25 koltuk kapasiteli ve bir adet tekerlekli sandalyeli yolcu da taşıyabiliyor. Klimalı, engelli rampalı ve otomatik şanzımanlı araçlar; Devlet Malzeme Ofisi’nden, 17 milyon 218 bin TL’ye alındı. Araçlar, ağırlıklı olarak Karşıyaka Şemikler, Yamanlar ve Sancaklı köyleri; Bayraklı Çiçek, Cengizhan, Fuat Edip Baksi, Kahramanlar, Kandere ve Beşpınar mahalleleri; Konak Halil Rıfat Paşa, Kaynak, Ballıkuyu, Eserkent, Ali Fuat Erden mahalleleri ile Buca İsmet Paşa ve Ferahlı mahallelerine hizmet veren hatlarda çalışacak.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Çiğli’de izinsiz moloz dökümüne geçit yok!
Yerel Yönetimler
19 Ocak 2022 Çarşamba 14:36

Çiğli’de izinsiz moloz dökümüne geçit yok!

Çevre kirliliğini önlemek amacıyla izinsiz moloz ve hafriyat dökümüyle kararlılıkla mücadele eden Çiğli Belediyesi, kaçak döküm denetimlerini ve moloz toplama çalışmalarını yeni yılda da ihmal etmeden sürdürüyor.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Başkan Utku Gümrükçü’nün göreve gelmesinin ardından çevre kirliliğiyle mücadelenin ivme kazandığı Çiğli’de, izinsiz moloz ve hafriyat dökümüne karşı denetimler yeni yılda da hız kesmeden devam ediyor. Zabıta Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin ilçe genelinde sürdürdüğü denetimlerde izinsiz döküm yapanlara 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında 30 bin 76 TL cezai işlem uygulanıyor.

Her ay 1850 ton moloz toplanıyor
İzinsiz moloz ve hafriyat dökümü denetlemelerinin sürdüğü Çiğli’de moloz toplama çalışmaları da aralıksız devam ediyor. Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekiplerinin 26 mahalledeki incelemeleri ve vatandaşlardan gelen şikayetler doğrultusunda Aralık ayında 1331 ton olmak üzere 2021 yılı genelinde 22 bin 200 ton moloz toplandı.

Başkan Gümrükçü: “Mücadelemiz tavizsiz sürecek”
Çiğli’nin havasını ve doğasını kirletenlerle mücadele etmeye devam edeceklerini ifade eden Başkan Gümrükçü, “Greve gelirken hemşehrilerimize pırıl pırıl bir Çiğli yaratacağımızın sözünü verdik. Bu doğrultuda gece gündüz demeden çalışıyoruz. Zabıta Müdürlüğümüze bağlı ekipler, izinsiz olarak moloz ve hafriyat dökümü yapanlarla mücadelesini yeni yılda da kararlılıkla sürdürüyor. Tarım arazileri başta olmak üzere ilçemizin hiçbir noktasının kirletilmesine izin vermeyeceğiz. Hemşehirlerimizin sağlığını riske atanlara ilgili kanun maddesi gereğince en üst seviyeden cezai işlem uygulayacağız. Vatandaşlarımızın bu konuda bizlere destek olmasını istiyoruz. İzinsiz ve yasaklı bölgelere döküm yapanlara şahit olurlarsa belediyemize bildirsinler. Çocuklarımıza yaşanabilir bir Çiğli bırakmak için çevre kirliliğiyle mücadelemize tavizsiz bir şekilde devam edeceğiz” dedi. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Karabağlar'da tartışmalara neden olmuştu… Bakanlıktan o firmaya ihale yasağı!
Yerel Yönetimler
19 Ocak 2022 Çarşamba 13:09

Karabağlar'da tartışmalara neden olmuştu… Bakanlıktan o firmaya ihale yasağı!

Karabağlar Belediye Meclisi'nde AK Partili isimler ile Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu'nu karşı karşıya getiren 'Mensan atık toplama ihalesi' ile ilgili Karabağlar Belediyesi'nin başvurusu sonrası Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kritik bir karara imza attı. Firma ile ilgili belediyenin yaptığı başvuruyu inceleyen bakanlık, 1 yıl süre ile Mensan Geri Dönüşüm ve Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihalelerden yasaklandığını duyurdu
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Oktay GÜÇTEKİN / EGEDESONSÖZ - İzmir'in Karabağlar ilçesi sınırları içerisinde Karabağlar Belediyesi’nin atık toplama işini ihaleyle verdiği Mensan Şirketi’nin aylık 20 bin TL bedel ile başka bir firma olan Mundo Şirketi’ne taşere etmesi meclis gündeminde tartışmalara neden olmuştu.

AK Parti ve Cumhuriyet Halk Partili isimler ihale tartışması üzerinden sık sık karşı karşıya gelmiş ve konu rafa kaldırılmıştı

İHALELERDEN MEN EDİLDİ
Tartışmalara neden olan şirket ile ilgili ise Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı 'ndan kritik bir hamle geldi. İhalelere katılması engellenen firmaları açıklayan Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı Karabağlar Belediyesi'nin başvurusuna istinaden yaptığı incelemeler sonucunda Mensan Geri Dönüşüm ve  Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 1 yıl süre ile ihalelerden men edildiğini açıkladı.

İHALEYİ KAZANAN FİRMA KAYIRILMIŞTI
Kararla ilgili açıklamalarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi Karabağlar Belediye Meclis Üyesi Fikret Mısırlı, "Geçtiğimiz yıl gündeme getirdiğimiz usulsüz ihalelerdeki yetkisiz sözleşme ile ilgili Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü harekete geçti ve yüklenici firmaya ihalelere katılmaktan yasaklama kararı almış. Karabağlar Belediyesince 2886 Devlet İhale Kanununa göre 2020 ve 2021 yıllarına ait ambalaj atıklarının kaynağında toplanması ve ayrıştırılması işine ait iki ayrı hizmet alım ihalesi gerçekleştirmiş söz konusu iki ihaleyi de aynı firma kazanmıştı. Her iki hizmet alım ihalesinde de duyurusu yapılan şartnamelerde alt taşeron kullanılamaz ve devredilemez hükmüne rağmen yüklenici firma ihaleye konu edilmeyen giysi atıkları toplanması ayrıştırılması hizmet alımı işini de sanki ihalede üzerinde kalmış gibi belli bir ücret karşılığı alt taşerona devrederek yetkisiz sözleşme yaparak haksız kazanç elde edilmişti.  Söz konusu ihale dışı sözleşmeye konu haksız kazanç tutarı yükleniciden geri tahsis ettiğini belirtmiştir. Fakat buna rağmen idarenin 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununa göre "ihale şartnamesinde belirtilmeyen hizmet alımının duyurusu yapmadığı, yüklenici firmanın düşük teklif vermesini ve ihalede diğer isteklilerin yarış dışında kalmasına neden olunduğu" için ihaleyi kazanan yüklenici kayırılmıştır" diye konuştu.

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Prof. Dr. Alper Şener uyardı: Sürü bağışıklığı tetiklenecek ancak…
Sağlık
19 Ocak 2022 Çarşamba 09:50

Prof. Dr. Alper Şener uyardı: Sürü bağışıklığı tetiklenecek ancak…

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, omicron varyantının sürü bağışıklığına etkisiyle ilgili olarak, “Evet; sürü bağışıklığını tetikleyecek ancak hasta sayısı da artacak, yol açtığı hasar da… Bu süreçten en az hasarla çıkmanın yolu, hastalanmamak” dedi ve ekledi: Oluşacak bireysel ve toplumsal hasarı öngörmek için erken ama kayıpları önlemek için maske, mesafe, hijyen ve aşı şart.”
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Muhittin AKBEL / EGEDESONSÖZ – İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, aynı zamanda Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Alper Şener, omicron varyantının sürü bağışıklığını tetikleyeceğini ancak yol açacağı hasarın büyük olacağını söyledi. İzmir’e özel vaka artışının iki sebepten kaynaklı olabileceğine işaret eden Prof. Şener, bunu, 3. doz aşı olanların sayısını ve oranının düşüklüğüne ve omicron varyantının baskın olmasına bağladı. Artışın önümüzdeki süreçte vakaların daha da artacağını öngören Prof. Şener, toplu taşımada maske uyarılarına uyumun düştüğüne dikkat çekti.

HASTANEMİZDE YOĞUN BAKIMDA ARTIŞ YOK AMA NE KADAR BÖYLE DEVAM EDER, BİLEMİYORUM
Prof. Dr. Alper Şener, vakaların artışına paralel olarak yoğun bakım ünitelerinde yoğunluk olup olmadığı yönündeki sorumuza şu yanıtı verdi:

“Genel rakamları bilmiyorum, ancak görev yaptığım hastanemdeki durumu gözlüyorum. Yoğun bakım açısından doluluk oranı sabit, yani özel bir artış yok. Ama bu durum, ne kadar böyle devam eder, bilemiyorum; çok iyimser değilim. Çünkü İngiltere’de de başta yoğun bakım ihtiyacı duyan hasta sayısı tırmandı ama ardından vaka sayısı pik yaptıktan, hatta düşüşe başladıktan sonra, yoğun bakım doluluk oranı arttı. Umarım bizde de öyle olmaz.”

KARANTİNANIN KISALTILMASI, OMİCRON ÖZELİNDE BİR SÜRE DEĞİŞİKLİĞİDİR
Karantina süresinin kısaltılması, temaslıların karantinaya alınmaması gibi kararları da değerlendiren Prof. Dr. Alper Şener, bu düzenlemelerin vakalara nasıl yansıyacağı konusunu da irdeledi. Prof. Dr. Şener, bu açıklamalarda bulundu:

“Karantina süresinin kısaltılması, omicron özelinde bir süre değişikliğidir. Yani yarın başka bir varyant çıkar ve daha uzun süre bulaşı devam ettiği tespit edilirse, bu süre yine değişebilir. Yapılan bu düzenlemenin, vaka sayılarına yansıması, olacak bir şey değil. Virüs daha bulaşıcı, ama bu süre daha kısa sürüyor. Karantinanın mantığı, virüs çıktığı sürece kişinin bulaş zincirinden uzak tutulmasıdır. Bu süre, her varyant için farklıdır. Bunu bir tutarsızlık olarak yorumlamak yanlış olur. Bu tip güncellemeler, tam tersine, salgının yönetiminde başarının anahtarıdır. İkinci konuya gelince. Temaslılar aşılıysa, karantinaya alınmama durumu da yine varyanta özel bir durumdur. Evet, omicron çok hızlı yayılıyor ama toplumda da o kadar fazla aşılı var ki, aşılı ve aşısızların aynı riski içermediği bir gerçek var. Bir bakıma, virüs ve hastalık dinamiğinin değişmesi için yapılmış uygulamalar bunlar…”

ÜÇ AY SONRAKİ HASAR TESPİTİNDE BÜYÜK HÜSRAN YAŞAYABİLİRİZ
Omicron varyantının hızla artması ve vaka sayılarına yansımasının, sürü bağışıklığına etkileri üzerine de görüşlerini aldığımız Prof. Dr. Alper Şener, şu açıklamalarda bulundu:

“Omicron varyantı, sürü bağışıklığını tetikleyecek, ama gözden kaçan bir şey var. Post Covid (korona sonrası ) hasta sayısı ve hasar da artacak. Belki başta bizi çok etkilemedi, sağlık sistemi tıkanmadı, hafif seyretti, diyeceğiz ama üç ay sonra asıl hasar tespitinde daha büyük hüsran yaşayabiliriz. Buradan en az hasarla çıkmanın yolu, hastalanmamaktır. Bu durumu, bir araç örneği üzerinden anlatalım.  Kaza yapmış araçla, yapmamış aracın hasarsızlık indirimi nasıl bir değil ise, hastalık da böyle. Oluşacak bireysel ve toplumsal hasarı öngörmek için çok erken, kayıpları önlemek için de maske, mesafe, hijyen ve aşı şart.”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir’in kalem kalem yatırım raporu!
Güncel
19 Ocak 2022 Çarşamba 08:41

İzmir’in kalem kalem yatırım raporu!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan 2022 Yılı Yatırım Programı'nda Türkiye'de yer alan 3 bin 134 projeye 184,3 milyar lira ödenek tahsis edildi. İzmir’de en 36 ayrı kalemde yatırım yapılması öngörülüyor.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Metehan UD / EGEDESONSÖZ - 2022 Yılı Yatırım Programı'nın kabulü ve uygulanmasına dair Cumhurbaşkanı kararı Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. Programda, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kuruluşlar, KİT, özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar ve sosyal güvenlik kuruluşlarının projeleri, dış proje kredisi kullanan büyükşehir belediyeleri ile diğer belediyeler tarafından gerçekleştirilecek yatırım projeleri yer aldı. 2022 yılında Türkiye'de kamu kurumları tarafından yürütülecek 3 bin 134 projeye toplam 184,3 milyar lira ödenek tahsis edildi.

Yayımlanan kararla birlikte İzmir’de Tarım Orman Bakanlığı’nın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın, Enerji Bakanlığı’nın Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ve üniversitelerin gerçekleştireceği projeler için ayırdığı bütçeler de belli oldu.

Tarım ve Orman Bakanlığı Yatırımları
- Küçük Menderes Beydağ Depolama Sulama 1 milyon TL
- Kemalpaşa (Yiğitler Barajı ve Sulaması) 20 milyon TL
- Bakırçay Mansap Ovaları Depolama Sulama 25 milyon TL
- Bergama Bölümçam Göleti ve Sulaması 1 milyon TL
- İzmir Karaburun İçme Suyu 88 milyon 365 bin TL
-Jeotermal Sera OSB 2 bin
-Veteriner Ürünleri Kontrol Merkezinin Kurulması 1 bin TL

Eğitim Yatırımları
-İzmir Dini Yüksek İhtisas Merkezi 18 milyon TL
-Dokuz Eylül Üniversitesi 57 milyon 300 bin TL
-Ege Üniversitesi 39 milyon 431 bin TL
-İzmir Bakırçay Üniversitesi 24 998 bin TL
-İzmir Demokrasi Üniversitesi 20 milyon 200 bin TL
-İzmir Katip Çelebi Üniversitesi 21 milyon 67 bin TL
-İYTE 35 milyon TL

Kültür Yatırımları
-DEÜ Sualtı Arkeolojik Miras Araştırması 2 milyon
-İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Askeri Hastane Binası Restorasyonu 1 bin TL
-İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesi Yapımı 7 milyon TL
-İzmir Eski TEKEL Binaları Müze ve Kültür Kompleksi 40 milyon TL

Sağlık Yatırımları
-Dokuz Eylül Üniversitesi 57 milyon 702 bin TL
-Ege Üniversitesi 51 milyon 170 bin TL
-İzmir Katip Çelebi Üniversitesi 25 milyon TL
-İzmir Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi 142 milyon 221 bin TL
-Urla Karantina Adası Restorasyonu 21 milyon TL

Ulaştırma Yatırımları
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI'NIN İZMİR YATIRIMLARI

Diğer Yatırımlar
-Alaçatı RES’in Yerli-Milli Rüzgar Türbini Üretimi 20 milyon TL
-İzmir İl Emniyet Müdürlüğü 455 milyon TL (2022 için 10 bin TL)
-İzmir TÜİK Bölge Müdürlüğü Hizmet Binası 2 milyon TL
-Sahil Güvenlik Karakol Komutanlığı İnşaatları (diğer illerle birlikte) 25 milyon 940 bin TL
-Sahil Güvenlik Özdere Sahil Destek Tesisi ve Karakol İnşaatı 3 milyon 750 bin TL
-RTÜK (İzmir-Ankara) Bakım Onarımı İşleri 11 milyon 950 bin TL
-İZSU İçme Suyu ve Kanalizasyon 2 milyar 218 milyon 441 bin TL
-İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ve Acil Müdahale Aracı Alımı 46 milyon 500 bin TL
-DEÜ Teknolojik Araştırma 15 milyon 914 bin
-EGE Üniversitesi 18 milyon 235 bin TL
-İzmir Bakırçay Üniversitesi 1 milyon TL
-İzmir Katip Çelebi Üniversitesi 2 bin TL
-İYTE 8 milyon TL

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Soyer de karşı çıkmıştı... Kapasite artışına ön onay!
Güncel
19 Ocak 2022 Çarşamba 08:13

Soyer de karşı çıkmıştı... Kapasite artışına ön onay!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, tartışmalara neden olan Seferihisar Sığacık Körfezi’ndeki balık çiftliklerinden bir tanesinin daha kapasite arttırmak için yapılan başvurusuna ön onay verdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de balık çiftliklerinin kaldırılması için mücadele vermişti.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Metehan UD/EGEDESONSÖZ - Özsu Balık Üretim Şirket’i, 2013 yılından beri İzmir’in Urla ilçesi Demircili Köyü Sığacık Körfezi’nde faaliyet gösteren balık yetiştirme çiftliklerinden birinin kapasitesini arttırmak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvurdu. Proje tanıtım dosyasını inceleyen bakanlık çevresel etki değerlendirme sürecinin başlattı.

Çipura, levrek, sinarit, karagöz, lahoz, granyöz, mercan balıklarının bulunduğu çiftliğin kapasite artışının onaylanması halinde çiftliğin deniz yüzey alanı 33 bin 800 metrekareden 50 bin 878 metrekareye çıkartılacak ve kafes sayısı 18 adetten 27'ye yükselecek. Kapasite artışı ise 1 milyon 220 bin TL’ye mal olacak projenin ömrü ise 20 yıl olarak öngörülüyor.

AYNI SAHADA 4 ÇİFTLİK
9 numaralı su ürünleri sahasında bulunan balık çiftliğinin 700 metre batısında, 570 metre güneyinde ve bin 500 metre güneyinde olmak üzere Özsu Şirketi’ne ait 3 balık çiftliği daha bulunuyor. Yine bu çiftliğinde yakınlarında başka şirketlerin de balık çiftlikleri mevcut.

ŞİRKET DAVALIK OLMUŞTU
Şirketin Sığacık Körfezi’ndeki bulunan balık çiftlikleri halkın tepkilerine neden olmuş, dönemin Seferihisar Belediye Başkanı, şimdiki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de çiftliklerin iptali için basın açıklamaları düzenlemiş ve iptal davaları açmıştı. Mahkemelerin vermiş olduğu iptal kararlarına rağmen şirket bakanlıktan aldığı yeni izinlerle çalışmalarını sürdürmüştü.

AKDENİZ FOKLARININ YAŞAM ALANI
Akdeniz foklarının yaşam alanları arasında yer alan proje alanı Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi uyarınca korunması gereken alanlar arasında da yer alıyor.

‘GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN ÇEVRESEL RİSKLER’
Balık çiftliklerinin iptali açılan davalardan birinin sonucunda mahkeme balık çiftliklerinin Sığacık Koyu ekosisteminde geri dönüşü olmayan çevresel riskler oluşturacağı ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 725 No’lu ilke kararına aykırılık teşkil ettiği vurgulamıştı.

Kararda “Turizm merkezi olan bölgenin yakınında, ekosisteme, doğal ve kültürel değerlere zarar verme olasılığı çok yüksek olan balık çiftliğinin kurulması, Seferihisar’ın ‘yavaş şehir’ uygulamalarına aykırıdır. Sığacık Körfezi’nin çevresel, deniz tabanı ve akıntı sistemi ile kapasitesi hakkında yeterli veri bilinmemekte, bu durumda ‘ÇED olumlu’ kararında hukuka uyarlık bulunmamakta” ifadeleri yer almıştı.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Yeter!
 19 Ocak 2022 Çarşamba 11:27
Deniz, tarım, orman çevre felaketlerine sepep olan imzaları kimler ise yarın mutlaka ortaya çıkarılır. Kapasite arttıracaksan buğday, pamuk, şeker pancarı üreticilerine destek ver artık bıktık usandık..
 
 19 Ocak 2022 Çarşamba 08:38
Türkiyedeki tüm balık çiftlikleri kaldırılmalı. Bu balık çiftliklerinin bulunduğu bölgelerdeki denizler geri dönüşü olamayacak şekilde kirleniyor. Yunanistan kesinlikle kendi sularında balık çiftliği kurmuyor. Neden diye düşünen kafalar varmı Türkiye'de? Turizm tüm ülkeye yüzyıllarca sürecek bir gelir kaynağı iken balık çiftliği sadece bir şirkete 20 yıl boyunca gelir kaynağı yaratıyor. Denizler ise kirleniyor. Balık çiftlikleri tüm ülkede kaldırılmalıdır.
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Ege'de Sonsöz