MENÜ
İzmir 19°
Ege'de Sonsöz
O isim AK Parti’ye mi geçiyor? ‘Üç yerden teklif aldım’
Politika
16 Ağustos 2022 Salı 08:39

O isim AK Parti’ye mi geçiyor? ‘Üç yerden teklif aldım’

Menderes Belediyesi’nde Başkan Yardımcısı iken “başkanvekili” seçiminde aday gösterilmeyince partiden istifa edip bağımsız meclis üyesi olarak siyasi hayatına devam eden Mustafa Akın, AK Parti’ye geçeceği konusundaki iddialara cevap verdi: “Üç partiden teklif aldım. Bunların arasında AK Parti de var. Kararımı, Cumhurbaşkanı adayları belli olunca vereceğim”
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Muhittin AKBEL / EGEDESONSÖZ – Menderes Belediye Başkanı Mustafa Kayalar’ın, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırmak gibi suçlamalar sonrası İçişleri Bakanlığı tarafından geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı. Kayalar’ın başkan yardımcısı olarak görevlendirdiği Mustafa Akın, “Başkanvekili” seçiminde kendisinin aday gösterilmemesine tepki gösterip partiden istifa etmiş, bağımsız meclis üyesi olarak devam etme kararı almıştı. İki eski dost, birbirlerine adeta düşman olurken, Mustafa Akın’ın geçtiğimiz günlerde AK Partili eski Belediye Başkanı Bülent Soylu ve AK Parti İlçe Başkanı Süleyman Artcı ile yan yana aynı fotoğraf karesinde yer alması, “Acaba AK Parti’ye mi geçiyor?” sorusunu gündeme taşıdı.

BÜLENT SOYLU VE SÜLEYMAN ARTCI İLE AYNI KAREDE
Siyasi yaşamına Bağımsız Meclis Üyesi sıfatıyla devam eden Mustafa Akın, Bülent Soylu, Süleyman Artcı, muhtarlar ve üç dönem belediye başkanlığı yapan CHP’li Ergun Özgün ile muhtarların yer aldığı fotoğraf karesinde bulundu. Sosyal medyada çok konuşulan bu fotoğraftan “Mustafa Akın, AK Parti’ye mi geçiyor?” mesajı çıkaranlar olunca, bu iddiayı Akın’a sorduk.

Akın, Egedesonsöz’e bu konudaki düşüncelerini anlattı:

ÜSTÜ KAPALI DA OLSA AK PARTİ’DEN TEKLİF ALDIM
“Cemevi’nin aşure etkinliğinde birlikte olduğumuz doğrudur. Ben onlardan 30 dakika kadar önce o masaya oturmuştum, benden sonra geldiler. Benim oturduğum masaya oturmayın mı diyecektim? O masada siyaset hiç konuşulmadı. AK Parti’ye geçeceğim iddialarına gelince. Üstü kapalı da olsa AK Parti’den teklif aldım. Ayrıca iki partiden daha teklif geldi ama o partilerin isimlerini vermek istemiyorum. Şu anda bağımsız aday olarak siyasi yaşamımı sürdürüyorum. Daha önce size de söylediğim gibi, benim için sağlam, kişilikli insanlar önemli; tıpkı CHP İlçe Başkanı Ahmet İşler gibi. Onun gibi insanları görürsem, gideceğim AK Parti de olabilir, diğer partilerden biri de olabilir. Buna ne zaman karar vereceğime gelince… Cumhurbaşkanı adayları belli olduğunda! Şimdilik bağımsız meclis üyesiyim”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 hüseyin
 16 Ağustos 2022 Salı 09:07
cumhurbaşkanlığını kim kazanırsa onun yanına gidecekmiş. garanti pastra yapmak istiyor. böyle siyasetçi olunmaz. davasına sahip çıkamayan milletin davasına hiç çıkmaz.
 Bülent Işık
 16 Ağustos 2022 Salı 08:48
CHP genel merkezî bu kaçıncı hatanız.
Yemek kuyrukları, öfke dolu bakışlar… Krizin ‘Afro’ hali!
Güncel
16 Ağustos 2022 Salı 09:13

Yemek kuyrukları, öfke dolu bakışlar… Krizin ‘Afro’ hali!

Ekonomik krizin etkilerinin en ağır hissedildiği Basmane’de Afrikalı göçmenler de ağırlaşan şartlardan nasiplerini almış durumda. Fahiş şekilde artan kiralardan dolayı tek bir odada 15-20 kişi yaşamak zorunda kalan Afrikalılarla artık yemek kuyruklarında da karşılaşmak mümkün. Sürekli olarak tepkiyle karşılaştıklarını belirten Kara Kıta’nın çocukları yaşadıklarını anlattı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Metehan UD - Diren ÇELİK / EGEDESONSÖZ -  Mültecilerin ve göçmenlerin Avrupa’ya ulaşmak için kullandığı güzergâhın Anadolu topraklarındaki son duraklarından biri olan Basmane geçici bir istasyon ve barınma merkezi olma özelliğini taşıyor. Basmane’nin tercih edilmesinin başında göçmen kaçakçılarının bu bölgeyi mesken tutmasından dolayı daha kolay iletişime geçilebilmesi ve aynı zamanda İzmir’in diğer bölgelerine göre konaklamanın daha ucuz olması geliyor.

KÜÇÜK SURİYE’DEN KARA KITA'YA
Bir dönem Avrupa’ya iltica etmeye çalışan Suriyeli mültecilerin yoğun olarak tercih ettiği Basmane şimdilerde ise Afrikalı göçmenlerin merkezi haline gelmiş durumda. Yakın zamana kadar “Küçük Suriye” olarak adlandırılan Basmane ‘Kara Kıta’ Afrika’nın adıyla anılmaya başlandı.

BİR ODADA 15-20 KİŞİ
Ara sokaklarını arşınladığımızda artık Afrikalıların sadece otellerin civarlarında olmadığını semtin içlerinde de yer aldığını görüyoruz. Çok sayıda ev, göçmen kaçakçıları tarafından Afrikalılar için kiralanmış durumda. Avrupa hayalleri ile geldikleri Basmane’de bir odada 15-20 kişi yaşıyorlar. Ülkelerinden açlık, yoksulluk, işsizlik, kıtlık ve iç savaşlardan kaçan Afrikalı göçmenlerin Basmane’deki bekleyişleri ise bazen sürebiliyor.



 

YEMEK KUYRUKLARINDA AFRİKALILAR
Ülkedeki kriz ortamı Afrikalı göçmenleri de etkilemiş durumda. Basmane’nin sokaklarında yemek ve dağıtılan lokma kuyruklarında bekleyen Afrikalılarla da karşılaşmak mümkün. Onlar da sıraya girerek o gün dağıtılanlardan kendi paylarına düşeni alıyor. Bu dağıtım merkezlerin biri de Hatuniye Camisi.

Göçmen kaçakçılarına verecek kadar parası yeterli olmayanlar ise bir işe girerek Avrupa yollarını zorluyor. Avrupa hayalini kuranlar arasında ülkelerindeki iç savaştan dolayı yakınlarını ve yaşam alanlarını kaybedenler de var, ülkelerindeki aldıkları eğitime rağmen mesleklerini yapamayan mühendisler de var. Nadiren de olsa çocuklarla karşılaşmak mümkün.

KRİZ AVRUPA’YA ZORLAMIŞ
Basmane’nin ara sokaklarında seyyar bir araçtan yapılan yemek dağıtımı sırasında tanıştığımız Gineli Samba ile konuşuyoruz. Tedirgin olduklarından dolayı fotoğraflarının çekilmesini istemiyorlar. Uzun süredir Türkiye’de yaşayan Samba, Türkçe’yi de çözmüş durumda. Saat satarak ya da tekstil atölyelerinde çalışarak yaşamını sürdüren Samba krize karşı çözümü Avrupa’da bulmuş.

KRİZDE İSTENMEYEN OLDUK’
MTK’da bir tekstil atölyesinde çalışan Samba patronunun sürekli maaşından kestiğini anlatıyor. Asgari ücretin de altında maaş aldığını ifade eden Samba işyerinde de istenmediğini, diğer çalışanların kendisi ile arkadaş olamadığını anlatıyor. Son dönemde ağırlaşan ekonomik şartların kendisini Avrupa’ya göç etmeye zorladığını anlatan Samba “Türkiye’de artık bize yaşam imkanı kalmadı. Çok işveren paramın üstüne yattı. İşten ayrılmak isteyince polise şikayet etmekle suçladı. Şimdi tek derdimiz para biriktirip kaçakçıyla anlaşabilmek. Önümüzdeki ay istediği parayı biriktirmiş olacağım. Kriz ortamında biz iyice istenmeyen olduk. İnsanlar bize sürekli öfkeyle bakıyor. İşsizliğin sorumlusu olduk. Bir odada 20’ye yakın kişi yaşıyoruz. Bize neden gece uyumuyorsunuz diyorlar. Çünkü odada yatacak yer yok. Yarımız gündüz yarımız akşam yatıyor. Hepimizin bir anda odada kalma imkanı yok” dedi.

İKİ DEFA DENEDİ, SIRA ÜÇÜNCÜDE!
Yine kuyruk sırasında konuştuğumuz İbrahim ile de Samba sayesinde iletişim kurduk. İbrahim, daha önce Edirne üzerinden Yunanistan’a geçtiğini ancak darp edildiğini ve parası ile telefonu alınarak geri gönderildiğini anlattı. Göçmen kaçakçılarının İzmir’e yönlendiğini ifade eden İbrahim “Kuşadası üzerinden geçmeye çalıştık. Yunan Sahil Güvenliği motorumuzu aldı denizde bıraktı. Türk Sahil Güvenliği kurtardı. Şu anda Türkiye’de kaçak konumundayım. Yakalanırsam sınır dışı edileceğim. Onun için bir an önce yeniden gitmeye çalışıyorum” diye konuştu.



‘PARA KAYNAĞI OLARAK GÖRÜYORLAR’
İnşaat mühendisi olduğunu ve ülkesinde çalışma ortamı olmadığı için Avrupa’ya gitmeye çalıştığını belirten İbrahim “Bizi para kaynağı olarak görüyorlar. Söz konusu Afrikalılar olunca daha fazla istiyorlar. Bodrum katta bir dairede yaşıyoruz. Tek göz oda. 10’dan fazla insan var. Bakkalda bile bizden daha fazla istiyorlar. Bize insan gibi davranmıyorlar ki bizden anlayış bekliyorlar. Biz geçici olarak buradayız. Benim bütün param kaçakçıda. Bir daha geçireceği için paramı vermedi. Benimde elimde bir para kalmadı. Yemek dağıtımları olmasa aç kalırdık” dedi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Haftalık tablo açıklandı... Ölüm sayısı 100 bini aştı!
Sağlık
16 Ağustos 2022 Salı 08:03

Haftalık tablo açıklandı... Ölüm sayısı 100 bini aştı!

Türkiye'nin haftalık Covid-19 vaka tablosu açıklandı. Günlük vaka sayısında önemli bir düşüş yaşanırken, can kayıplarında artış kaydedildi. 1-7 Ağustos haftasında 232 bin 253 kişinin testi pozitif çıktı, 380 kişi hayatını kaybetti. Salgının başından bu yana toplam can kaybı 100 bini aştı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Sağlık Bakanlığı, 1-7 Ağustos 2022 tarihli haftalık corona virüs tablosunu açıkladı.

Haftalık tabloya göre,  232 bin 253 kişinin testi pozitif çıktı, 380 kişi yaşamını yitirdi, iyileşenlerin sayısı ise 447 bin 132 oldu. 

Bu verilere göre günlük ortalama 33 bin 179 vakaya rastlandı. 

Önceki hafta vaka sayısı 406 bin 322 olarak açıklanmıştı. Buna göre aktif vaka bir önceki haftaya göre 215 bin 259 azalmış oldu. 

CAN KAYBI 100 BİNİ AŞTI
Türkiye'de ilk Covid-19 vakasının tespit edildiği 11 Mart 2020'den bu yana görülen vaka sayısı 16 milyon 528 bin 70'e yükselirken, 100 bin 58 kişi hayatını kaybetti.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Bornova'da çocuklar sünnet oldu... Başkan İduğ: Erkekliğe ilk adımda yanınızdayız!
Yerel Yönetimler
16 Ağustos 2022 Salı 09:14

Bornova'da çocuklar sünnet oldu... Başkan İduğ: Erkekliğe ilk adımda yanınızdayız!

Bornova Belediyesi her yıl düzenlenen Toplu Sünnet Şöleni için hazırlıklarına başladı. Eylül ayında düzenlenecek etkinlikte ilçede ikamet eden ihtiyaç sahibi ailelerden 250 çocuğun sünnetini gerçekleştirirken ardından düzenlenecek eğlencelerle miniklere unutulmaz bir gün de yaşatacak.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Bornova Belediyesi’nin 999 1919 numaralı İletişim Merkezi ve mahalle muhtarları aracılığı ile yapılan başvurularda bu sene 250 çocuk sünnet olacak. 5-13 yaş arası miniklerin sünnet operasyonunun ardından çocukların ailelerinin ve yakınlarının katılabileceği Sünnet Şöleni yapılacak. Doktordan, kıyafet ve ayakkabıya kadar sünnet çocuklarının tüm masraflarının Bornova Belediyesi’nce karşılanacağı etkinlikte çeşitli gösteri ve aktivitelerle eğlenecek olan çocuklar hazırlanan sürprizlerle de mutlu olacak.

'ERKEKLİĞE İLK ADIMI ATAN ÇOCUKLARIMIZIN YANINIZDAYIZ'
Her aşamada Bornovalıların yanlarında olduklarını hatırlatan Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ,  “Erkekliğe ilk adımı atacak olan çocuklarımız Bornova Belediyesi ile eksiksiz bir sünnet düğünü yaşayacaklar. Tüm ihtiyaçları bizim tarafımızdan karşılanacak. Bornovalıların her türlü ihtiyacında yanlarında oluyor, mutluluklarını da sıkıntılarını da paylaşıyoruz. İlçemizde evlenmek isteyen ve maddi durumu iyi olmayan çiftlerin düğünlerine de ‘Her şey bizden’ projesi ile destek olurken, sünnet şöleniyle de hem çocuklarımızın mutlu gününde yanlarında olacağız” dedi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Can salında ölüme itildiler!
Güncel
16 Ağustos 2022 Salı 07:43

Can salında ölüme itildiler!

İzmir'in Dikili, Çeşme ve Urla ilçesi açıklarında Yunanistan unsurlarınca Türk kara sularına geri itilen 65 düzensiz göçmen karaya çıkarıldı, yasa dışı geçiş yapmaya çalışan 192 göçmen ile organizatör olduğu öne sürülen 5 kişi yakalandı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Sahil Güvenlik Komutanlığı, yakalanan 192 kaçak göçmen ve 5 organizatör ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"14 Ağustos 2022 tarihinde saat 06.30’da, İzmir ili Urla ilçesi açıklarında İtalya rotası üzerinde bulunan yelkenli tekneler içerisinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisinin alınması üzerine görevlendirilen Sahil Güvenlik Botları (TCSG-912, TCSG-7, KB-22) tarafından hareketli 2 yelkenli tekne durdurulmuş içerisindeki toplam 192 düzensiz göçmen ve 5 göçmen kaçakçısı şüphelisi yakalanmıştır."



65 GÖÇMEN KURTARILDI
Öte yandan, 14 Ağustos saat 14.06'da Dikili ilçesi açıklarında can salı içerisinde bir grup kaçak  göçmen olduğu bilgisini alan Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri bölgeye hareket etti. Yapılan çalışmalar sonucunda, Yunan unsurlarınca Türk karasularına itilen ve denizde mahsur kalan 19 göçmen kurtarıldı. 14 Ağustos saat 19.40 sıralarında ise Çeşme ilçesi açıkların 46 kaçak göçmen kurtarıldı.

Kıyıya çıkartılan toplam 257 kaçak göçmenin, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderileceği öğrenildi. (DHA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Terör operasyonu: 15 adrese şafak baskını!
Ege
16 Ağustos 2022 Salı 07:58

Terör operasyonu: 15 adrese şafak baskını!

Manisa'da, PKK/KCK- PYD/ YPG propagandası yapan 13 şüpheli gözaltına alındı. 2 kişinin yakalanması için çalışmalar sürdürülüyor.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Manisa İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, PKK/KCK- PYD/ YPG terör örgütünün faaliyetlerinin deşifresi ve engellenmesine yönelik operasyon düzenlendi. Terör örgütünün propagandasını yaptığı tespit edilen 15 şüpheliye yönelik düzenlenen operasyonda 13 kişi yakalanarak gözaltına alındı. 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar ise devam ediyor. (DHA)
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

FETÖ'nün sözde imamı yakalandı!
Ege
16 Ağustos 2022 Salı 07:45

FETÖ'nün sözde imamı yakalandı!

Afyonkarahisar'da hakkında FETÖ üyeliğinden 8 yıl 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi ile Terörle Mücadele Şubesi ekipleri kentte FETÖ firarilerine yönelik çalışma başlattı.

Ekipler, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca, 2016'da yılında işlem yapılan, Afyonkarahisar Milli Eğitim Müdürlüğünde öğretmen olarak görev yaparken KHK kapsamında ihraç edilen, FETÖ içerisinde öğretmenlerden sorumlu sözde imam olarak görev yapan ve hakkında 8 yıl 1 ay 15 gün kesinleşmiş hüküm bulunan K.Ü, Erkmen Fevzi Çakmak Mahallesi'nde yakalandı.

Gözaltına alınan K.Ü, emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine teslim edilecek. (AA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Mehmet KARABEL yazdı... Bu acı bitmez!
Güncel
16 Ağustos 2022 Salı 08:40

Mehmet KARABEL yazdı... Bu acı bitmez!

Mehmet KARABEL yazdı... Bu acı bitmez!
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Muhittin AKBEL yazdı... Hayalet emlakçı 10 bin TL haram olsun!
Ekonomi
16 Ağustos 2022 Salı 08:52

Muhittin AKBEL yazdı... Hayalet emlakçı 10 bin TL haram olsun!

Muhittin AKBEL yazdı... Hayalet emlakçı 10 bin TL haram olsun!
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Kemeraltı esnafını katletmişti... Saldırgan tutuklandı!
Güncel
15 Ağustos 2022 Pazartesi 19:46

Kemeraltı esnafını katletmişti... Saldırgan tutuklandı!

İZMİR'in Konak ilçesinde, tarihi Kemeraltı Çarşısı esnafı İbrahim Karaaslan’ın öldürüldüğü olayla ilgili gözaltına alınan Ramazan Yıldız, tutuklandı. 
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Olay, geçen cumartesi günü saat 15.00 sıralarında Tarihi Kemeraltı Çarşısı'ndaki bir handa meydana geldi. Çarşıda çantacı dükkanı bulunan Karaaslan ile iş yerine gelen Ramazan Yıldız arasında borç- alacak nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Yıldız, Karaaslan'a tabancayla ateş edip kaçtı. Karaaslan kanlar içinde kalırken, diğer esnafın ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Karaaslan, ilk müdahalenin ardından Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Karaaslan, burada yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Karaaslan'ın cenazesi otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüpheliyi yakalayıp gözaltına aldı. Yapılan otopsinin ardından Karaaslan toprağa verildi. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Yıldız, tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

CHP’li Sertel’den dikkat çeken çıkış: Of’lular Allah'a, ben Kılıçdaroğlu’na bağlıyım!
Politika
15 Ağustos 2022 Pazartesi 15:07

CHP’li Sertel’den dikkat çeken çıkış: Of’lular Allah'a, ben Kılıçdaroğlu’na bağlıyım!

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile arasında geçen bir diyaloğu anlatan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, “Genel Başkanımız ile bir araya geldiğimde ona ‘Ben Oflu’nun Allah'a bağlı olduğu gibi size bağlıyım’ dedim.  Bir Grup Başkanvekilimiz espri yaptı böyle olmaz araya birilerini koymak lazım  diye. Ben genel başkanımı çok seviyorum. Türkiye’nin en namuslu, sözüne inanılır biri kimdir diye sorduklarında ben Kemal Kılıçdaroğlu derim” dedi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEDESONSÖZ - Cumhuriyet Halk Partisi’nde en son 2015 yılında yapılan, 2018 yılında ise gerçekleştirilmemesi sonrası tartışmalara neden olan ‘önseçim’ konusunda belirsizlik sürerken, CHP İzmir’den birçok isim ‘önseçim olmazsa aday değiliz’ çıkışında bulunmuştu.

Her fırsatta önseçimin gerekliliğini savunan isimlerin başında gelen CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, SonSöz TV'de yaptığı değerlendirmede önseçimin gerekliliğinin CHP’den ayrıldıktan sonra parti kuranlar üzerinden yinelerken, “Görünen köy kılavuz istemez der atalarımız. O kadar çok örnek verilebilir ki. CHP Grup Başkan Vekilliği yapan, genel başkan yardımcılığı konumlarına getirilen insanların özellikle atama  olan insanların neler yaptığına bakmak lazım. Emine  Ülker Tarhan’ı hatırlayın. Atamaydı rakip bir parti kurdu. Hayatında hiç ön seçime girmemiş hep atama gelmiş, hep partinin atamasını yaptığı en yüksek onur olan Cumhurbaşkanlığı adaylığına getirilen Muharrem İnce gitti parti kurdu. Atamaların içinde o kadar çok CHP’ye karşı hasmane tutum içinde olan insan oldu ki… Ben ön seçim ile gelen ve seçim kazanan insanların çok düzgün ve doğru durduğunu gördüm. Çünkü halka hesap verme durumları var. Genel Başkanımızda diyor. Milletin vekilini milletin seçmesi gerekiyor diyor. Genel merkez tarafından atanan isimlerin milletvekili olmayacağını söylüyor. Bunun açıklamaları var. İkinci Yüzyıl beyannamesinin 4’ncü maddesinde de yazıyor. Siyasetçi tepede atama ile olmaz, tabandan gelmesi lazım. Ben milletvekili olmak istiyorum, paramı yatırıyorum, özgeçmişimi veriyorum, dosyamı veriyorum ve bekliyorum. O gün liste açıklanmış 8 kişi seçilebileceği yere konmuş ve diğerleri de yazılmış. Yani neden yazıldığı, nasıl yazıldığı belli olmayan liste çıkabiliyor. Bunun en son örneği genç teğmen” dedi.

YUKARIDAN AYANDIĞIN ZAMAN BELİRLİ GRUPLARIN İÇİNDE OLMAN GEREKİYOR
Mehmet Ali Çelebi'ye cezaevinde ziyarete gittiklerini ve destek olduklarını da dile getiren Sertel, “O cezaevinde yattığı sürede biz hiç yalnız bırakmadık. Helali hoş olsun yine olsa yine gideriz. Genel Başkan senin nikah şahitliğini yaptı, evliliğinin adımında yanında bulundu, yetmedi seni milletvekili yaptı. O kadar çok milletvekili olmayı hak eden onlarca yüzlerce insan var. Aman demiş partime bana leke gelmesin diyerek çok düzgün ve namuslu yaşamış. Bütün evine giren paraya haram bulaşmasın diye uğramış, eline beline diline hakim olmuş insanlar var. Bu insanların günahı ne? Niye olamıyorlar milletvekili? Bu sistem içinde olamazlar da. Yukarıdan atandığı zaman belli grupların içinde olman gerekiyor. Yoksa sen ben bizim oğlan gibi listeler tüm partiler için geçerli. Genel başkanlar, genel başkan yardımcılarına yakın kadroların belirlediği adaylar olur. Önemli olan halkın belirlemesidir. Millet belirlerse halka karşı sorumlu olur” diye konuştu.

EN ÇOK OYU ALEVİLERDEN ALDIM, TEĞMENE DEĞİL SİSTEME KIZIYORUM
Bazı illerde önseçim yapılamamasının normal olduğunu belirten Sertel, “Bu belediye başkanları için de geçerli. Bunun için ön seçim şart. CHP’nin ön seçim yapamayacağı yerler de mutlaka vardır. Ancak İzmir, İstanbul, Ankara, Ege kentleri gibi yerlerde siz halka bırakırsanız, üye en iyisini bilir. Ben 2015 ön seçimlerinde çok büyük para harcamadım.  Harcadığım en fazla para 150 bin TL’dir. 3-4 milyon TL para harcayanların olduğu yerde 150 bin TL harcayarak 3’ncü sırada çıkardı bu halk beni. Bu üyenin önünde yere serilirim ben. Bu onuru bana üye verdi. Bizim bölgede dediler ki alevi üye sayısı çok Aleviler Alevileri seçer dediler. En çok oyu ben Alevilerden aldım. Ben alevi de değilim. Bizim üyemizin vicdanı var. Bunu onların elinden almamak lazım. Bazen öyle oluyor ki aslanları kafese kapatıyorlar, kedileri salıyorlar ve bak aslana diyorlar. Kedi ama onlar, kedi gibi miyavlıyorlar. Ön seçim yoksa ben affımı isteyeceğim. İlla milletvekili olacağım diye bir şey yok. Ben gecemi gündüzümü halkın hizmetine harcayan biriyim. Ancak yazık değil mi evinde oturan üyeye gitmeyen birini listeye koyuyorsunuz. Sonra partiden gitti diyorsunuz. Ben genç teğmene kızmıyorum ki. En son kızacağım kişi o. Sisteme kızıyorum. Şansa kadere yaz… Türkiye’de böyle bir sistem ile demokrasiyi oturtamayız” ifadelerini kullandı.

ERDAL İNÖNÜ GİBİ…
Kendisnin parti içinde herhangi bir grup içinde yer almadığını ve kulis çalışmalarını yapmadığını dile getiren Sertel, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile arasında geçen bir diyalogu da belirtirken, “Genel Başkanımız ile bir araya geldiğimde ona ‘Ben Oflu’nun Allah'a bağlı olduğu gibi size bağlıyım’ dedim.  Bir Grup Başkanvekilimiz espri yaptı 'böyle olmaz, araya birilerini koymak lazım'  diye. Ben genel başkanımı çok seviyorum. Türkiye’nin en namuslu, sözüne inanılır biri kimdir diye sorduklarında ben Kemal Kılıçdaroğlu derim. Erdal İnönü gibi kendisi.  Bu kadar kaliteli bir insan.  Ben hiçbir şeklide milletvekili olarak yarenlik etmeye çalışmadım. Sadece görev görmeye çalıştım.  Hayat şu. Siz kendinize inanın üretin, mutlaka kazanırsınız. Ben 25 yıl milletvekili adaylığını kenarda tutarak önseçimi bekledim” dedi. 

MUSA ÇAM ÖRNEĞİ
Milletvekili olmasa bile saha çalışmaları yapmaya devam edeceğini belirten Sertel, “Benim CHP ile de bir sorunum yok. Benim yarın öbür gün en büyük vasiyetim şudur, Türk Bayrağı’nın yanında CHP bayrağı ile tabutumu sarın, öyle toprağa gömün beni diyorum. Eski bir milletvekili olarak da çalışırım. Biz aday gösterilmeye de biliriz. Ancak ben cumhurbaşkanlığı seçiminde de parti seçiminde de en önde olurum. Bunun örneği Musa Çam’dır. Milletvekili değil ancak partinin başarısı için en önde dolaşandır. Musa Çam halkın içinden çıkmıyor” diye konuştu

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 narlıdereli
 16 Ağustos 2022 Salı 09:13
en büyük kazığı da kendi partilinizden yemiştiniz geçen dönemlerde...
 xxx
 16 Ağustos 2022 Salı 08:23
Bir mezhep partisinden diğer mezhep partisine, CHP belediyeleri alevi olanları belediyelere doldurdu. İzmir, Adana en güzel örnekleri. Benim net bildiğim örnekler var. CHP bu haliyle kurtuluş değil yağmurdan kaçıp doluya tutulmak olur.
 Hüseyin
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 22:09
Mehmet Ali Çelebi, “ Ben dönmedim. Üyesi olduğum parti değişti, döndü. Bu nedenle istifa ettim” diyor. Kılıçdaroğlu da “ CHP değişti, eski CHP yok” diyor. Sayın vekilim buna da bir açıklama yapar mısın?
 örgüt...
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 21:39
Partililerin hakını yıyerek atama ile geldin ne anlatıyorsun...
 tuna
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 20:37
sayın sertel bir balkanlısın bir alevisin yarın da kürt olursun alavera dalavera ile oy devşirme dıneminizin sona erdigini, ataturkculeri partiden uzaklastırarak yaptıgınız hayataların bedelini seçimlerde göreceksinizdir
 izmirli
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 19:31
Daha önce 29 ilçe ve bir de Büyükşehir CHP nin elindeydi. Şimdi kaç tane var. Sizler yüzünden CHP İzmirde Kan yitiriyor. Egenin yerel gazetelerinde ortaya çıkan haberleri mecliste soru önergesine çevirmekten ve şimdi ordayım, şimdi burdayım deyip mesaj veya ileti atmaktan başka ne yaptınız. Büyük çoğunluğunuz verimsiz...
 izmirli
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 19:27
NE DESEK BOŞ....ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN....
 balkanlı
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 17:04
bundan sonra alevi kontejanından gir balkanlıyım deme
 selçuklu
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 16:52
Musa Çam Çok Güzel bir insan partilisi partili olmayanı dahi seviyor. çalışkan vefalı biri
 Düz Partili
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 16:16
Sayın Sertel,sizin halka bağlı bir insan ve insan haklarını en iyi savunan kontenjan milletvekili olarak biliyorduk,özür dileriz yanılmışız,Genel başkan göreve gelirken parti için bir çok yenilikler olacağını söyledi,hiçbir şey olmadığı gibi partinin oyları yükselmedi,sadece kırk bohça gibi onbir büyük şehir belediye başkanlığı alındı ve bir çoğu parti içinde değildir,ön seçim yok kıdem yok liyakat hiç yok ATATÜRK'e hakaret eden milletvekilleri partiye daimi milletvekili olarak üye yapıldı,biz bu partiye gönülden bağlı olanlar kabul etmiyoruz artık tıpış tıpış oy vermek olmayacak...
İzmirli Sinem'i kim öldürdü? Bir ailenin 'adalet' çığlığı!
Güncel
15 Ağustos 2022 Pazartesi 14:43

İzmirli Sinem'i kim öldürdü? Bir ailenin 'adalet' çığlığı!

İzmir'de iş görüşmesine gittikten sonra eve geri dönmeyen bir gün sonra Ege Üniversitesi Hastanesi'nde öldüğü anlaşılan Aslıhan Sinem Çiçek'in (18) babası Serdar Çiçek (41), kızının kanında yüksek miktarda uyuşturucu tespit edildiğini söyledi. Kızının otoyol kenarında tacize uğradığını da iddia eden Çiçek (41), "Suçluların bulunması için devletimizden destek istiyoruz. Adalet istiyoruz. Kadın cinayetlerin durdurulmasını istiyoruz" dedi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Bayraklı ilçesinde oturan Aslıhan Sinem Çiçek, 26 Temmuz'da saat 14.00 sıralarında Bornova'daki bir restoranda garson işi ile ilgili görüşmek için evden ayrıldı. Sinem akşam saatlerinde dönmeyince, babası Serdar Çiçek, polise giderek kayıp başvurusunda bulundu. Ekipler, Çiçek'in Ege Üniversitesi Hastanesi'nde olduğunu tespit etti. Böbrekleri iflas ettiği belirtilen Aslıhan Sinem Çiçek, 27 Temmuz'da hastanede yaşamını yitirdi. Çiçek'in cenazesi, aynı gün Hilal Habeşi Camii'nde kılınan namazın ardından Doğançay Mezarlığı'nda toprağa verildi.

SON GÖRÜNTÜSÜ KAMERADA
Çiçek'in ölümü ile ilgili soruşturma başlatan ekipler, şüpheli olarak Burak Kaya'yı gözaltına aldı. Çiçek'in cep telefonu üzerinden çıkan Kaya, çıkarıldığı mahkemece 'gasp' suçundan tutuklandı. Öte yandan Sinem'in Bornova'daki iş görüşmesinden çıktıktan sonraki anları, güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı. Görüntülerde Aslıhan Sinem Çiçek'in hafif ticari bir aracı bindiği görülüyor.

'İKİ DEFA KALBİ DURMUŞ'
Genç kızın büyük üzüntü yaşayan babası Serdar Çiçek açıklamalarda bulundu. Kızının iş görüşmesine gitmek için ayrıldığını, kendisinden bir daha haber alamadıklarını belirten Çiçek, "Kendisini daha sonra hastanede bulduk. Yüksek derecede ateşi varmış. Vücudunda yüksek oranda uyuşturucu madde tespit edilmiş. Ancak uyuşturucunun ne olduğunu henüz bilmediklerini söylediler. Kalbinin hızlı attığını ve hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi. Ertesi gün saat 13.00'te kızım yaşamını yitirdi. İki defa kalbi durmuş" dedi.

'BAHSETTİĞİ DİĞER İSİMLER KİMLER'
Kızının bulunduğu yerde birçok kişinin alkol aldığını ifade eden Çiçek, olaya ilişkin çeşitli iddialarda bulundu. Baba Çiçek, şunları anlattı:

"Otoyol kenarı. Orada bir motosikletliyi fark ediyorlar. Polis duruyor, 5 adım yakınında da kızım yerde yatıyor. Kızım şuursuzca bağırmış. 'Diğerleri nerede, beni taciz etmeye kalkıştılar' demiş. 2-3 isim söylüyor. Bunlardan biri yakınında yakalanan motosikletli Burak Kaya. Kızımızın telefonu Burak Kaya'nın üzerinden çıkıyor. Motosikletinden bıçak çıkıyor. İkisinin üstü de kanlı. Savcının talebi ile bıçaklı gasptan bu kişi tutuklanıyor. Diğerleri nerede? Bilgi edinemiyoruz. Diğerleri yakalandı mı? Kızımın iş görüşmesi sonrası iki kız arkadaşıyla, Bornova'da kahve içtiğini öğrendim. Onların da ifadesi alınmış, çelişkili konuşmuşlar. Kızımın olay yerinde bahsettiği diğer isimler kimler? Bunların araştırılmasını istiyoruz. Suçluların bulunması için devletimizden destek istiyoruz. Adalet istiyoruz. Kadın cinayetlerin durdurulmasını istiyoruz. Canımız yandı, evladımız gitti. Diğer genç kızlarımızın başına bir şey gelmesin."

'KIZIMIN KANI YERDE KALMASIN'
Sinem'in gözü yaşlı babaannesi Fatma Çiçek (62) de "İş görüşmesi sonrası kız arkadaşlarla beraber kahve içmiş. Arkadaşları 'Çok sinirliydi' falan demişler. Çelişkili ifade veriyorlar. Vücudunda yoğun miktarda uyuşturucu çıktı. Böbrekleri iflas etti. Adaletin yerini bulmasını, kızımın kanını yerde kalmamasını istiyorum" ifadelerini kullandı. (DHA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir Tabip Odası'ndan 'sonbahar-kış' uyarısı: Böyle giderse...
Sağlık
15 Ağustos 2022 Pazartesi 14:30

İzmir Tabip Odası'ndan 'sonbahar-kış' uyarısı: Böyle giderse...

Haftalık covid 19 vakalarının bir ayda yedi kat, vefatların ise 13,5 kat artmasını değerlendiren İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak, “Yaz aylarında görülen bu rakamlar, sonbahar ve kış aylarında muhtemelen daha da artacak. İş işten geçmeden, öncelikle ve aciliyetle, maske kullanmak zorunlu olmalı, sağlık otoritesi aşı konusunu daha ciddiye almalı. Maskesiz, aşısız böyle giderse, çok daha zor günler yaşarız” uyarısında bulundu.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Muhittin AKBEL / EGEDESONSÖZ – Türkiye’de covid 19 ile mücadelede hem devlet hem de vatandaş anlamında işi sıkı tutmaktan uzaklaşması tartışma konusu olurken, vaka ve vefat sayıları her hafta artış göstermeye devam ediyor. 27 Haziran-3 Temmuz tarihleri arasında 57 bin 113 vakaya karşılık 25 kişi hayatını kaybederken, vaka sayıları ertesi haftalarda 117 bin 95, 226 bin 532, 365 bin 424 ve son olarak 25 Temmuz-1 Ağustos aralığında 406 bin 322 olarak gerçekleşti. Vefat sayısı da 337’ye yükseldi. Bir ay öncesine göre vaka sayısı yedi kat, ölümler de 13,5 kat artık gösterdi. İzmir başta olmak üzere pek çok kentte hastanelerin covid 19 yoğun bakım ünitelerinde yatan hasta sayısı da artarken, İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak, bu konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.

AŞI KAMPANYASI OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ GÜNDEMDE TUTULMUYOR
Başkan Prof. Dr. Kaynak,  günde ortalama 58 bin kişinin koronaya yakalandığı günümüzde açıklanan rakamlara artık kimsenin şaşırmadığına vurgu yaparak, yine de rakamların gerçekleri yansıtmadığını öne sürdü. Kaynak, söz konusu artışın birinci nedeninin aşıların altı aylık sürecin tamamlanması sonucu etkisini yitirmesinin yanı sıra sağlığı yöneten otoritenin, hatırlatma dozu aşıların yapılması konusunda toplumu aşıya yönlendirecek bir kampanya yürütmemesi olarak gösterdi. Kaynak, “Maske zorunluluğunun kalkmasının ardından yavaş yavaş başlayan yükseliş, Temmuz ayının ikinci bölümünde ve Ağustos’ta hızlandı. Aşı meselesi, gündemde tutulmuyor. Hastalığın takibi de yok. Rakamlar gerçeği yansıtmıyor çünkü PCR testi, ancak mecburi durumlarda yapılıyor, tarama olarak gerçekleştirilmiyor” dedi.

ACİL SERVİSLERDE COVİD ŞÜPHELİ VAKA SAYILARI ÇOĞALDI
Omicron varyantının klinik tablo olarak covid 19’a göre çok farklılıklar gösterdiğini hatırlatan İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Kaynak, BA 4, BA 5 gibi yeni varyantların ortaya çıktığını belirterek şunları söyledi:

“Hastanelerde, PCR testi yaptırmadan, üst solunum yolu teşhisiyle yatırılan hastalar var. Bunların covid olup olmadıklarını bilmiyoruz. BA 4 ve BA 5 varyantlarının klinik tablolarının daha hafif seyrettiğini görüyoruz. Her şey bir yana, hastanelere covid şüphesiyle yatan hasta sayısında büyük artış var. Hastaneye covid şüphesiyle yatanların yanı sıra başka hastalığı olup da o hastalığın ağırlaşması sonucu yatanların sayısında daha büyük artış var. Tehlikenin tam ortasındayız. Neden bu hale geldik? Birinci hata, maskenin hayatımızdan çıkarılmasıdır. Maske kullanma zorunluluğunun kaldırılmasının hiçbir mantıklı tarafı yoktu zaten. Maskeyi niye kaldırırsınız? Pratik bir zararı vardır, kaldırırsınız. Bu tür pandemilerde maske, en büyük koruyucudur halbuki. Her defasında söyledik, maskeyi kaldırmayın diye. Maske kullanımının kamu otoritesi tarafından bir kural olarak beyan edilmesi gerektiğini ifade ettik. Nedense sözümüzü dinleyen olmadı. Maske kullanımından neden vazgeçildiğini anlamak mümkün değil. Aşıların üzerinden altı aydan fazla zaman geçti, aşı gücünü yitirdi. Hatırlatma dozlarının ciddi bir kampanyaya dönüştürülerek insanların hatırlatma dozlarını yaptırmaları sağlanmalıydı. Bu konuda geç kalındı. Yaz aylarında bugünkü rakamları gördüğümüze göre, sonbahar ve kış aylarında vakaların daha da artacağını söylemek mümkün. İş işten geçmeden, öncelikle ve aciliyetle, maske kullanmak zorunlu kılınmalı. Sağlık otoritesi aşı konusunu ciddiye daha fazla almalı. Maskesiz, aşısız böyle giderse, geçmişte yaşadıklarımızdan çok daha zor günler yaşarız.”

KORONA, SINIRLARIMIZDA BAŞIBOŞ BIRAKILDI
Okulların tatil olduğu şu günlerde 8-11 yaş aralığındaki çocukların mutlaka aşılanması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Süleyman Kaynak, sınırlardaki durumu da değerlendirdi:

“Temmuz ayının ikinci haftasında bayram yaşadık. Okullar kapandı, herkes tatil yörelerine koştu. Yoğun kalabalıklar oluştu. Yolculuklar yapıldı.  Tüm bunlar, insanların hastalığı birbirlerine bulaştırmaları konusunda çok ciddi kolaylıklar sağladı. Tüm bunların ötesinde sınır problemlerimiz var. Bulgar vatandaşlarının, hiçbir sorgu suale gerek duyulmadan Edirne’den yurdumuza giriş yapmalarına izin verilmesi oldu. Binlerce insan sınırı geçerken, ne PCR testi soruldu, ne aşı durumu sorgulandı. Doğu’daki sınırları konuşmuyorum bile. Korona, sınırlarda başıboş bırakıldı. Vatandaşlar, kendi imkanlarıyla korunabildikleri kadar korunabiliyorlar.  Bir başka sorun, öğrencilerin hala aşısız olması. Şu anda okullar tatil. 8-11 yaş grubuna hala aşı yapılmadı. Oysa bu çocuklara bugün aşı yapılsa, Eylülün ikinci haftasında okullar açıldığında, aşılanmış halde okula başlamaları sağlanmış olurdu. Okullar tatil olduğu halde işin bu kısmının hiç düşünülmemesi kaygı verici. Günde ortalama 58 bin vaka, yüksek bir rakam. Yasakların eskisi gibi insanların evlerine kapatılması şeklinde gelmesi, elbette doğru olmaz. Ancak maske zorunluluğu, sosyal mesafe ve hijyen konularındaki kurallar, daha sert bir şekilde geri getirilmeli. Bunların geri gelmesinde fayda var. Aslında maske, mesafe ve hijyen kuralları, çoktan geri gelmiş olmalıydı. Aşı seferberliği daha hızlı yapılabilirdi. Önümüzdeki süreçte covid vakalarında korkunç artışlar olacağını öngörmek hiç de zor değil. Şimdiden bu tehlike görülmeli ve gereği yapılmalı.”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 tuna
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 15:18
doktor bey, devletin maske zorunluluğu varken de halkın yarısı uymuyordu bunlar devlet otoritesiyle bu ülkede olacak işler değil burası muz cumhuriyeti
İzmir’in ‘mülteci kampı’nda 1 gün!
Güncel
15 Ağustos 2022 Pazartesi 09:52

İzmir’in ‘mülteci kampı’nda 1 gün!

İzmir’in yoksul semtlerinden biri olan Basmane’de ekonomik krize bağlı olarak gelirlerin azalması vatandaşları yoksulluk kuyruklarına itiyor. Muhtarlıklardan ve sivil toplum kuruluşlarından her geçen gün daha fazla insan yardım talep ederken artan kiralar vatandaşları daha da yoksul bölgelere göç etmeye zorluyor. Bölgedeki Afrikalı göçmenlerin varlığını fırsata çeviren ev sahipleri de kendi evlerini yüksek kiralara vererek daha lüks semtlere taşınmaya başlamış. Bölgenin kriz kadar gündem olan diğer bir sorunu ise Afrikalı göçmenlerin varlığı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Metehan UD / Diren ÇELİK- EGEDESONSÖZ - Koronavirüs pandemisi ile başlayan ve ekonomik sıkıntılar ile derinleşen kriz vatandaşların yaşamını alt-üst etmeye devam ediyor. Türkiye’nin en büyük üçüncü büyük metropolü olan İzmir’de de yaşam koşulları gittikçe ağırlaşıyor.

Krizin etkilerini konuşmak için kenttin en eski merkezlerinden biri olan Basmane’nin yolunu tuttuk. Muhtarlar ve sivil toplum kuruluşları kendilerine yardım için gelen insanların sayısının her geçen gün arttığına dikkat çekiyor. Semtte faaliyet gösteren ve her gün evlere aş dağıtan bir insani yardım kuruluşu dağıttıkları yemeklerin sayılarındaki artışı belirtti. Geçtiğimiz yıl günde 400-600 olan sayının bu sene bin 100’ü geçtiğini dile getirdi. Yine askıda ekmek dağıtan bir fırın ise kriz öncesi 100 olan sayının 250-300’e yükseldiğini anlattı.

Kriz ortamı ve yükselen kiralar bölgenin demografik yapısını değiştirmeye başlamış. Kimi ev sahipleri yabancıların varlığını fırsata çevirerek, kiraları aşırı oranda arttırmış ve mevcut kiracılarını çıkarıp yerlerine göçmenleri almaya başlamış. Kimi ev sahipleri de kendi evlerini yüksek kiralardan göçmenlere vererek ‘daha lüks’ semtlere taşımış. Artan kiraları ödemeyen kiracılar ise daha yoksul semtlerin yolunu tutmuş.

Ancak Basmane’de bizi ekonomik krizin yanı sıra başka bir ‘sorun’ daha karşıladı. 2015’te Suriyeli mültecilerin gelişiyle bir değişim yaşayan Basmane şimdiler ise Afrikalı göçmenlerle birlikte kozmopolit bir merkeze dönmüş.  Afrikalıların yaşam tarzları vatandaşlar arasında rahatsızlığa neden olurken semtte gergin bir ortam olduğu ifade ediliyor. Yabancıların varlığı Basmane ekonomik krizden daha fazla gündem olmuş durumda.



ETİLER MUHTARI: YARDIM İSTEYENLERİN SAYISI ARTTI!
4 dönemdir Etiler Mahallesi’nde muhtarlık yapan Talip Çoban tüm dünyada olduğu pandemi sonrasında yaşanan Rusya-Ukrayna savaşından dolayı yaşanan ekonomik sorunların kendi mahallesini de etkilediğini belirtti.  İnsanların gelirlerinin azaldığını ifade eden Çoban yardım için muhtarlığa gelen insanların sayısının arttığını ifade etti.  Çoban, bölgede artan Afrikalı nüfusunun vatandaşları rahatsız ettiğini de ekledi.  Çoban, kira artışlarından kaynaklı daha uygun bölgelere taşınan insanlar olduğu gibi kendi evlerini yüksek kiralara yabancılara kiralayan ev sahiplerinin daha lüks bölgelere gittiğini de ekledi.



‘GARİBAN BİR SEMT’
Mahalledeki insanların çoğunun günübirlik işlerde çalıştığını da dile getiren Çoban “Bizim burası da gariban bir semt. Maddi durumları kısıtlı olan insanlar yaşıyor. Çoğu günübirlik işlerde çalışıyor, ayakkabıda da konfeksiyonda da, inşaatlarda da çalışıyor. Bu süreçte gelirlerde azalma oldu. Bazı insanlarımız da tembellik de var. İş beğenmiyorlar.  Ama çalışmak istediği halde de iş bulamayanlar da var. Yardım için gelen isteyenlerin sayısı arttı” dedi.



‘AFRİKALILARA KİRAYA VERİP BAŞKA SEMTLERE KAÇTILAR’
Yabancıların gelişi ile birlikte kira artışlarının olduğunu ifade eden Çoban şunları söyledi:  “Yerli insanlardan göç etmek zorunda kalanlar oldu. Yerine Suriyeliler ve Afrikalılar geldi.  Kendi evlerini burada kiraya verip başka yerlerde kiraya da çıkanlar oldu. Burada kiraları yüksek tutuyorlar. Bozyaka’da Şirinyer’de ev sahipleri kendilerine ev tutuyor. Kiracıyken artan kiralardan dolayı kiraların daha düşük olduğu mahallelere de taşınanlar oldu. Bizim burası merkezi olduğu için sürekli ev arayanlar oldu. Vatandaşlar Afrikalılardan biraz şikayetçi, problem yaşanıyor. Onlar henüz bize adapte olamadı ama suç oranlarında da dikkate değer bir artış olmadı”



ALTINORDU MUHTARI: GERGİN BİR ORTAM VAR!
30 yıldır Bamane’de yaşayan ve 1 dönemdir de Altınordu Mahallesi’nde muhtarlık yapan Veysi Çalhan da artan Afrikalı nüfusuna dikkat çekti. Suriyelilerin aksine Afrikalılarla anlaşılmadığını dile getiren Çalhan Basmane için  ‘göçmen  kampı’ benzetmesinde bulundu.  Afrikalıların yaşam tarzlarından kaynaklı vatandaşların rahatsız olduğunu ifade eden Çalhan Afrikalıların kendi aralarında sürekli kavga çıkardığını da söyledi. Çalhan, vatandaşlarla mülteciler arasında gergin bir ortam olduğunu da ifade etti.



‘BASMANE BİR KAMP ALANI’
Basmane’de yardımlar dağıtıldığı için göçmenlerin çekim merkezi olduğunu dile getiren Çalhan “Suriyelilerle az çok derdimizi anlaşabiliyorduk ama Afrikalılarla anlaşamıyoruz. Afrikalılarla evlerde kaldığı için mahalle aralarındalar sürekli.  5-10 kişilik gruplarla dolaşıyorlar. Basmane bir kamp alanı gibi olmuş, bütün göçmenler burada toplanmış. Burada yardım dağıtıldığı için buraya geliyorlar. Camilerde insanlar yatıp kalkıyor. Afrikalılar gündüz uyuyor, gece yaşıyor. Vatandaşlar yaşam tarzlarından rahatsız. Etraflarındaki insanları düşünmüyorlar. Devlet de pasaportla burada olduğu için karışmıyor. Kendi aralarında sürekli tartışıyorlar. Kavga ediyorlar. Bizim insanlar onlara cephe tutmaya başladı. Dün milletvekili burada idi. O gitti hemen sonrasında kavga çıktı. Vatandaşlarla arasında kavga çıkıyor. Vatandaşlarla Afrikalılar arasında gergin bir ortam var.” dedi.

YETKİLİLERE ‘AFRİKALI’ ÇAĞRISI!
Çok sayıda ailenin kendi evlerini Afrikalılara kiraya vererek başka semtlere taşındığını anlatan Çalhan “Kendi evlerini 2’ye 3’e 4’e katlayarak Afrikalılara kiraya verdiler.  Bodrum katı 2-3 bin TL’den Afrikalılara kiraya verdiler. Bir evde 15- 20 kişi yaşıyor. Ev sahipleri gidip daha lüks dairelerde yaşıyorlar” diye konuştu. Yetkililere seslen Çalhan gerginlik ortamının bitmesi için göçmenlerin otellere yerleştirilmesi gerektiğini de de ifade etti.



ESNAF, KRİZİ VE GÖÇMENLERİ ANLATTI
Bu kez sorularımızı mahalle esnafına yönelttik.  Esnafa da krizin etkilerini,  artan göçmen nüfusunun işlerine olan etkisini ve mahalleye dair gözlemlerini sorduk.  Basmane’de 15 yıldır dönercilik yapan Abdurrahman Alptekin satışlarda yüzde 60-65’lik bir düşüş olduğunu ifade ederek işçi çalıştırmadıkları için ancak ayakta kalabildiklerini ifade etti. Alptekin, artan yabancı nüfusun kendi işlerini de olumsuz etkilediğini kaydetti.  



‘SATIŞLAR YÜZDE 60-65 AZALDI’
Alptekin şunları söyledi “İşlerde yüzde 60-65’lik bir düşüş var. Suriyeliler Basmane’yi ele geçirdikten sonra satışlar iyice azaldı. Biz iş yapamaz olduk. İnsanlar indirim istiyorlar fiyatlarda. Çok da veresiye isteyen oluyor ama yapamıyoruz.  Hem müşteri hem de para kaybederiz. Artan yoksulluk bizleri de vurdu. Çünkü bu mahallenin insanı alışveriş yapamıyor artık. Çalışıp aldıkları 5 bin lira, kira mı ödeyecek, faturasını mı? Girdiler sürekli artıyor. Her ay zam geliyor. Aksine gelirlerimiz azaldı. Kiramızı ancak emekli maaşından ödeyebiliyoruz. Çalışan olmadığı için ayakta kalıyorum. Çalışana maaş versek dükkanı kapatmak zorunda kalırız. Çarşıda da aynı şekilde. Allah yardımcı olsun. Umarız seçim bir an önce olur.”.

‘DÜKKAN SAHİBİ OLMASAYDIM…’
Tekel büfesi işleten Bekir Yılmaz da alkol fiyatlarında artışa rağmen kendi gelirlerinin artmadığına ve artan dükkan giderlerini anlattı.  Yılmaz, ağırlaşan ekonomik kriz karşısında ancak dükkan sahibi oldukları için durabildiklerini dile getirdi.  Müşterilerinin çoğunun yabancı olduğunu da vurgulayan Yılmaz yerli müşterinin pek kalmadığına dikkat çekti.



‘YERLİ MÜŞTERİMİZ PEK KALMADI’
Yılmaz “Burası göçmen merkezi oldu. Yerli müşterimiz pek kalmadı. Sayelerinde Afrika dillerini, Arapça ve Afgancayı öğrenmeye başladık. Müşterilerin çoğu yabancı.  Krizden dolayı azaldı. Benim içki ağırlıklı, alkol fiyatları arttı ama gelirlerde artış olmadı. Dükkan bizim olduğu için döndürebiliyorum, kiracı olsam dükkanı kapar giderdim, burada duramazdım. Kiradan fazla elektrik parası ödüyorum. Geçen sene bin 800 lira olan elektrik faturası tasarruf ettiğim halde 4 bin 500 lira geliyor. Geçen sene 120 lira olan su faturası bu sene 300 lira oldu. Buranın yerli insanları yani bizim müşterilerimiz kaçtı. İnsanlar artık bu bölgede yaşamak da istemiyor. Esnafın da yarısı Suriyeli oldu.” dedi.
 
‘5 EKMEK 2-3’E DÜŞTÜ’
Basmane'deki tarihi ekmek fırının sahibi Yıldırım Demir de krizle birlikte vatandaşların artık korkarak ekmek aldığını belirtti. 5 ekmek alan ailenin günde 2-3 ekmek düştüğünü ifade eden Demir askıdaki taleplerinin geçtiğimiz yıla göre 2’ye katlandığını ifade etti.  Suriyeli mültecilerin de artık  askıda ekmek için geldiğini anlatan Demir Afrikalı göçmenlerin ise yaşam koşullarının içler acısı olduğunu dile getirdi.


 
‘SURİYELİLER DE ASKIDA EKMEK KUYRUĞUNDA’
Un, maya, susam ve işçilik giderlerinin arttığını ifade eden Demir  “Kriz unculara yaradı. Krizden önce unun çuvalı 150 liraydı şu anda 500-600 lira. Biz istediğimiz zammı yapamıyoruz. Ama uncular bir bakıyorsunuz sabah ayrı akşam ayrı fiyat veriyor. Bizim sattığımız ekmek unun parasını karşılamıyor.  Maya, susam, işçilik giderleri aldı gitti. Suriyeliler bizim ekmeklerimizi yemiyor sadece kendi ekmeklerini alıyorlar. Vatandaşlar da artık korkarak ekmek alıyor. Önceden 5 tane alıyorsa şimdi 2-3 tane alıyor. Bizim satışlar da çok etkilendi.  Askıda ekmeğe talep arttı bu süreçte. İnsanlar ona alıştı. Artık yok diyemiyoruz. Genelde de çocuklar, kadınlar geliyor. Onlara yok deme şansımız yok. Sabahtan gelip burayı kesiyor. Askıda ekmek var mı diye?  Şu an aksine askıda ekmek bırakan da azaldı. Ortalama şu anda 250-300 ekmek dağıtıyoruz. Kriz öncesinde 100 tane dağıtıyorduk. Kriz de artış yaşandı. Düzenli bir bağışçımız da yok. Askıda gelenlerin çoğunluğu vatandaşlar ama Suriyeliler de gelmeye başladı.” diye konuştu.


 
EN KÖTÜ EV 2 BİN LİRA
Afrikalı göçmenlerin yaşamlarının içler acısı olduğunu dile getiren Demir şunları söyledi “Ceplerinde para ile geliyorlar, esnafa katkıları da oluyor ama burada kaçakçıya da yüklü miktar para verdikleri için çok kısıtlı harcıyorlar. Yeri geliyor kokmuş balık pişirip yiyorlar. Çok kötü evlerde üst üste yatıyorlar. Vatandaşlar da ‘fırsatı’ değerlendiriyor. Burada en güzel ev krizden önce en güzeli 300-500 liraydı. Şimdi ise en kötü, oturulmaz haldeki bir ev 2 bin lira. Bodrum katlar, boş evler, dükkanlar eve çevrilmiş durumda. Basmane’nin yüzde 60'ı yabancı durumda. Göçmen kaçakçıları peynir ekmek satar gibi insan pazarlıyorlar. Birbirlerini arayıp ellerindeki göçmenlerin sayılarını bildiriyorlar. Pazarlık yapıyorlar”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Karaoğlan
 16 Ağustos 2022 Salı 08:16
Bu ülkenin geleceği için ciddi tehdit, belediyelik bir iş yok burda.
 :)))
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 23:37
Sınırlar kevgire dönmüş, elini kolunu sallaya sallaya insanlar ülkemize giriyor. Tunç Soyer sınırları bile koruyamıyor, yazık :))
 pagosa mı kızdın
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 17:14
ne alaka pagos şimdi tarihten haberın yokmu senın ulke çarşamba pazarına donmuş zaten
 Beyin Bedava
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 16:16
Bu sorunu çözmesi gereken Tunç Soyer mi? Nasıl çözmeli, önerin nedir? Sabah akşam pagos diyenler, kaleye çıkmadıkları gibi hemen aşağıda olanları da belli ki görmüyorlar.
 tuna
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 12:28
ey tunöç soyer, ey chp milletvekilleri ey ak parti milletvekilleri alın size çözmeniz geren ciddi bir sorun hadi bir uğrayın buralara ve çözüm üretin luks odalarınızdan çıkın ve iş yapın çözüm üretin göreviniz budur
 sezarın hakkı sezara
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 12:01
İStanbulda izmir'in 2 -3 katıa frikalı var ve daha bugüne akdar sorun çıkarmışlıkları yok. açıkçası hwepimiz bu adamların zararsız ve ekmeklerinin peşinde olduğunu biliyoruz. en azından suriyeli,afgan ve pakistanlılar kadar tehlike arz edecek boyutta değiller. Bence bölge halkı ve sanafının derdi. elindeki konut veya iş yerini yüksek fiyattan kiraya verememek.
Dikili'deki kadın cinayetinde yeni detaylar... Namlunun ucunda yapayalnız 15 gün!
Güncel
15 Ağustos 2022 Pazartesi 11:22

Dikili'deki kadın cinayetinde yeni detaylar... Namlunun ucunda yapayalnız 15 gün!

İzmir'in Dikili ilçesinde, 16 yıllık eşi Hanife Çakıcı'yı (33) otobüs terminalinde 4 bıçak darbesiyle öldüren Haydar Çakıcı'nın ifadesi ortaya çıktı. Çakıcı, polisteki ifadesinde, "Otogarda gördüm, beni aldattığını düşündüm, öldürdüm" dedi. Hanife Çakıcı'nın eşi hakkında defalarca uzaklaştırma kararı aldırdığı, son uzaklaştırma süresinin ise cinayetten 15 gün önce sona erdiği belirtildi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Olay, 12 Ağustos günü saat 17.00 sıralarında, Atatürk Caddesi'ndeki Dikili Otobüs Terminali'nde meydana geldi. 2 çocuk annesi Hanife Çakıcı, eşinden sürekli şiddet gördüğü için evi terk edip, otogara gitti. Bunu fark eden Haydar Çakıcı da eşinin peşine düştü. Çakıcı, otogarda bulduğu eşini 2'si göğsünden, 2'si de sırtından olmak üzere 4 yerinden bıçakladı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlileri, yaptığı kontrolde, Hanife Çakıcı'nın yaşamını yitirdiğini belirledi. İzmir Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsinin ardından Çakıcı'nın cenazesi, Deliktaş Mezarlığı'nda gözyaşlarıyla toprağa verildi.

Polis ekipleri de Haydar Çakıcı'yı gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Çakıcı, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Çakıcı'nın, polisteki ifadesinde, "Olay günü Hanife'yi otogarda gördüm. Aramızda geçimsizlik vardı. Beni aldattığını düşündüm, öldürdüm" dediği de ortaya çıktı.

DEFALARCA UZAKLAŞTIRMA ALDIRMIŞ
Öte yandan Hanife Çakıcı'nın, 16 yıl önce kaçarak evlendiği Haydar Çakıcı'dan sık sık şiddet gördüğü öğrenildi. Hanife Çakıcı'nın eşi hakkında defalarca uzaklaştırma kararı aldırdığı, son uzaklaştırma süresinin ise cinayetten 15 gün önce sona erdiği belirtildi. Hanife Çakıcı'nın boşanmak istediği ancak eşinin bunu kabul etmediği öğrenildi. (DHA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Sabriİzmir
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 15:42
Bırakın uzaklaştırmayı vb. Kadın şiddetinin her türlüsüne hapis cezası vereceksin. İstediğiniz kanunları, istediğiniz anda değiştiriyorsunuz, gelin bunu da değiştirin. Direkt hapis cezası verin, ötesi yok..
 T.C. Vatandaşı
 15 Ağustos 2022 Pazartesi 11:46
Kadın cinayeti işleyenlere koşulsuz şartsız İDAM CAZASI uygulanmalı. Yoksa bu işin içerinde çıkılamaz. NOKTA
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Ege'de Sonsöz