MENÜ
İzmir 20°
Ege'de Sonsöz
Salgında günün bilançosu: Vaka sayısı 20 bin sınırında!
Sağlık
27 Temmuz 2021 Salı 20:04

Salgında günün bilançosu: Vaka sayısı 20 bin sınırında!

Türkiye'nin 27 Temmmuz 2021 günlük corona virüs tablosu açıklandı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Türkiye'de son 24 saatte 246 bin 648 Covid-19 testi yapıldı, 19 bin 761 kişinin testi pozitif çıktı, 51 kişi hayatını kaybetti.

Sağlık Bakanlığınca Günlük Corona Virüs Tablosu, "covid19.saglik.gov.tr" adresinden paylaşıldı.

Tabloya göre, Türkiye'de son 24 saatte 246 bin 648 Covid-19 testi yapıldı, 19 bin 761 kişinin testi pozitif çıktı, 51 kişi hayatını kaybetti, iyileşenlerin sayısı ise 7 bin 108 oldu.

18 yaş üstü nüfusta birinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 64,38 ikinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 39,45 olarak kayda geçti.

Covid-19'la mücadele kapsamında son 24 saatte birinci, ikinci ve üçüncü doz toplam 1 milyon 214 bin 958 aşı uygulandı.

Türkiye'de bugüne kadar yapılan aşı sayısı 39 milyon 963 bin 479'u birinci doz, 24 milyon 486 bin 767'si ikinci doz, 4 milyon 231 bin 498'i üçüncü doz olmak üzere 68 milyon 681 bin 744'e yükseldi.

En az bir doz aşı uygulananların oranının en yüksek olduğu 10 il sırasıyla Muğla, Çanakkale, Kırklareli, Edirne, Balıkesir, Amasya, Eskişehir, Aydın, İzmir ve Tekirdağ oldu.

En az bir doz aşı yapılanların oranının en az olduğu iller ise Şanlıurfa, Bitlis, Mardin, Muş, Diyarbakır, Siirt, Batman, Bingöl, Gümüşhane ve Iğdır olarak sıralandı.

"TEDİRGİN EDİCİ SEVİYEDE"
Sosyal medya hesabından günlük tabloyu paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Salgının kontrol altında tutulmasını tedirgin edici seviyede vaka sayılarına ulaştık. Bunu durduracak olan göstereceğimiz iradedir. Tedbirlere uyup aşınızı olun" dedi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Büyükşehir’de deprem zirvesi: Başkan Soyer ve AK Partili Sürekli ne dedi?
Politika
27 Temmuz 2021 Salı 19:40

Büyükşehir’de deprem zirvesi: Başkan Soyer ve AK Partili Sürekli ne dedi?

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli ile bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda İzmir Depremi'nden sonra yaşanan hükümet - yerel yönetim işbirliği konusu masaya yatırıldı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEDESONSÖZ – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli toplantıda bir araya geldi. CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu ve AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal’ın da yer aldığı buluşmada İzmir depreminin ardından yaşananlar ve hükümet – yerel yönetim işbirliğine yönelik konular masaya yatırıldı. Toplantıda Başkan Soyer Dünya Bankası’ndan alınması planlanan ve kentsel dönüşüm başta olmak üzere binaların yenilenmesi ile toplu konut projelerinde kullanılacak dış kredi için destek istedi. Hazine Müsteşarlığı’nın onayından sonra kesinleşecek olan kredi konusunda AK Parti İl Başkanı Sürekli de gereken desteği vereceklerini ifade etti.

Toplantıda ayrıca İzmir’in ulaşım, altyapı ve kente dair konuları da gündeme geldi.

SÜREKLİ: VERİMLİ VE OLUMLUBİR GÖRÜŞME OLDU
AK Partili Ali Sürekli, gerçekleşen toplantıya, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in kendilerini davet ettiğini söyledi. Sürekli, buluşmayla ilgili şunları dile getirdi:

"İzmir'de 30 Ekim'de yaşanan depremin ardından bir süreç geçti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilgili bakanlıklarımızın çalışmaları oldu. Depremzedelerin talepte bulunduğu bazı konular var. Büyükşehir'in Dünya Bankasından alacağı krediye ilişkin Hazine onayı konusu olmak üzere depremzedelerin genel sorunlarıyla ilgili değerlendirme yaptık. Bu konuda elimizden gelen desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade ettik. Aynı zamanda deprem gibi hassas konuda spekülasyonlara mahal verecek açıklamalardan kaçınılması gerektiğini orada söyledik. Elbirliğiyle sorunların aşılacağına olan inancımızı ortaya koyduk. Verimli ve olumlu bir görüşmeydi. İlgili bakanlıklarımızdan ve teknik birimlerden gelen verileri de Büyükşehir Belediyesi ile paylaşmış olduk."

SOYER: BU BULUŞMA, İZMİR'İN ANKARA KAPISINI AÇMAYA YARAYACAK
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de buluşmayı şu sözlerle değerlendirdi:

"Daha çok buluşmamız gerektiği mutabıkız. Evet, ben davet ettim. Çok memnun oldum.  Gayet iyi bir görüşmeydi. Yakında yeniden bir araya geleceğiz. Bu buluşma, periyodik olarak devam edecek. Bu buluşma, sürekliliği açısından İzmir'in Ankara kapısını açmaya yarayacak. Buna inancım sonsuz. Ama istişare daha sık olabilir kendi aramızda."

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

CHP İzmir'de il yönetimi sona erdi: Torbalı'daki 'satırlı kavga' için kritik karar
Politika
27 Temmuz 2021 Salı 19:26

CHP İzmir'de il yönetimi sona erdi: Torbalı'daki 'satırlı kavga' için kritik karar

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Yönetimi, haftalık olağan il yönetimi toplantısını İl Başkanı Deniz Yücel'in ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Yoğun bir gündeme sahne olan toplantının ana başlıklarında ise Torbalı'da yaşanan 'satırlı kavga', CHP İzmir Milletvekillerinin saha çalışması ve Danışma Kurulu yer aldı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Oktay GÜÇTEKİN / EGEDESONSÖZ- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Yönetim haftalık olağan toplantısını gerçekleştirdi. CHP İzmir İl Başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya İl Başkanı Deniz Yücel başkanlık yaptı.

Toplantının gündeminde ise Torbalı'da parti içinde yaşanan 'satırlı' kavga ve saha çalışmaları yer aldı.

KONU İÇİN 'ARAŞTIRMA' KARARI
Torbalı Belediye Başkan Yardımcısı Yavuz Selim Özgen ile parti üyesi Aydın Sümbül arasında Haziran ayında bilinmeyen nedenle çıkan tartışma, kavgaya dönüşmüştü.

Kavga sırasında Sümbül, elinde satırla Özgen’in üzerine yürümüş ve çevredekiler müdahale ederek olayı yatıştırmıştı.

Parti içinde yaşanan kavga geniş yankı uyandırırken, CHP İzmir İl Yönetimi de konuyla ilgili düğmeye basma kararı aldı. Öğrenilen bilgiye göre 2 il başkan yardımcısı görevlendiren CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, konunun araştırılması ve şahitlerin dinlenmesi yönünde çalışma yürütülmesine karar verdi.

SAHA ÇALIŞMALARI BAŞLIYOR
Toplantıda ayrıca geçtiğimiz günlerde CHP İzmir Milletvekilleri ve  CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel arasında gerçekleştirilen toplantıda milletvekillerine duyurulan saha çalışmalarının başlama tarihi de belli oldu. Öncelikli olarak CHP'nin düşük oy aldığı bölgelerde sahaya inecek olan İzmirli Vekiller, TBMM'nin tatil olmasını fırsata çevirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda İzmir Milletvekilleri, ilk olarak 3-4 Ağustos tarihlerinde Bergama’nın köylerinde sahaya inmeyi planlıyor

DANIŞMA KURULLARI BAŞLIYOR
Toplantıda görüşülen konulardan birinin de İl Başkanlığı bünyesinde hizmet verecek olan İlçe Danışma Kurulları olduğu ifade edildi. Bu doğrultuda İl Başkanlığı İlçe Danışma Kurulları’nın başlaması kararını verdi. Kurulların eylülün ilk haftasına kadar tamamlanması planlandığı belirtildi.

Ayrıca CHP Karşıyaka’da yaşanan yedek üye krizi de tatlı sona bağlanan konular arasında yer aldı. Karşıyaka İlçe sekreteri Hülya Erbil’in görevinden istifa etmesi sonrası yedek üye krizi yaşanmıştı. CHP Karşıyaka İlçe yönetimine, yedek liste sıralamasında gerilerde bulunan Ezgi Alkılıçgil’in göreve çağrılması sonrası, sıralamada Alkılıçgil’in önünde yer alan Nursel Aksoy karara itiraz etmişti. İlgili itirazı inceleyen İl yönetimi Aksoy’un itirazını haklı buldu. İl yönetiminde görüşülen konu sonrası ilçe yönetimine sıralamada önce olan Nursel Aksoy’un alınmasına karar verildi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Yeni araç alımı için ihale tamam: İlk teslim 18 ay sonra!
Yerel Yönetimler
27 Temmuz 2021 Salı 17:46

Yeni araç alımı için ihale tamam: İlk teslim 18 ay sonra!

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yapımı süren 11 kilometrelik Çiğli Tramvayı’nın yanı sıra Konak ve Karşıyaka hatlarında da kullanmak üzere elektrikli tramvay aracı için alım ihalesi düzenledi. 26 araçlık ihalede yüzde 51 oranında yerlilik şartı arandı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Kent içi ulaşımda raylı sistem ağını güçlendirmek için 414 milyon liralık yatırımla Çiğli Tramvayı’nın inşaatına başlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, hem Çiğli hem de Konak ve Karşıyaka hatlarında çalışacak 26 adet elektrikli tramvay aracı için ihaleye çıktı. Üretilecek araçlarda yüzde 51 oranında yerlilik şartının sağlanmasının zorunlu olduğu ihale İzmir Metro A.Ş. tarafından düzenlendi. 6 firmanın dosya aldığı ihaleye Bozankaya A.Ş. firması katılarak 749 milyon 750 bin TL’lik teklif verdi. CRRC ile Hyundai Rotem firmaları da teşekkür mektubu sundu. Detaylı değerlendirme ihale komisyonu tarafından yapılacak.  

İlk iki aracın teslimatı imzadan 18 ay sonra
İhaleyi kazanan firma sözleşmenin imzalanmasının ardından ilk iki aracı 18 ay sonra teslim edecek. Araçların tümü 27 ay içinde teslim edilmiş olacak. Yeni tramvay araçları ile birlikte üç hatta hizmet veren tramvay aracı sayısı 64’e çıkacak.



14 istasyondan oluşuyor
İzmir Büyükşehir Belediyesinin çevreci, ekonomik ve konforlu kent ulaşımına yeni bir soluk kazandıracak önemli projelerinden biri olan Çiğli Tramvayı, 11 kilometre uzunluğunda ve 14 istasyondan oluşuyor. Karşıyaka Çevreyolu İstasyonu’ndan başlayacak hat, bağlantı köprüsü ile Çiğli İstasyonaltı Mahallesi’ne bağlanacak. Yaklaşık 500 metrelik bağlantı köprüsü, çevre yolunun üzerinden geçecek ve köprüde tramvay hattının yanı sıra yaya ve bisiklet yolları da bulunacak. Güzergâhın büyük bölümü mevcut cadde ve yolların orta refüjlerinden geçecek şekilde çift hat olarak planlandı. Hat güzergâhı Karşıyaka Çevreyolu İstasyonu, Ataşehir, Çiğli İstasyonaltı Mahallesi, Çiğli İzban İstasyonu, Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi, Ata Sanayi Bölgesi, Katip Çelebi Üniversitesi ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ne hizmet edecek şekilde planlandı. Ayrıca Karşıyaka Tramvayı yapımı esnasında, mülkiyet problemleri nedeni ile yapılamayan yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki Ataşehir-Mavişehir İzban İstasyonu bağlantısı da bu hattın yapımı çerçevesinde hayata geçirilecek. Çiğli ilçesinde ulaşım kolaylaşacak.

Tramvay hatları 33,6 kilometreye ulaşacak
2017 yılında 8,8 kilometrelik Karşıyaka, 2018’de de 12,8 kilometrelik Konak hattının devreye girmesiyle tramvay İzmir’de toplu ulaşımın önemli unsurlarından biri oldu. Çiğli Tramvayı’nın da hizmete girmesi ile İzmir’deki tramvay hatlarının uzunluğu 33,6 kilometreye ulaşacak. Çiğli Tramvayı, 414 milyon liralık yatırımla 2022 yılı sonunda tamamlanacak.

Neler yapıldı?
Temeli 6 Şubat 2021 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katılımıyla atılan Çiğli Tramvayı’nda çalışmalar kesintisiz sürüyor. Karşıyaka Tramvayı’nı Çiğli Tramvayı’na bağlayacak 500 metrelik bağlantı köprüsünün imalatı, Çiğli Evka-5 kavşağından itibaren Ata Sanayi Bölgesi’nde ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde de hat imalatları sürüyor. 1 kilometre uzunluğundaki Ataşehir-Mavişehir İzban İstasyonu bağlantısı için de hat kazısı başladı.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir'de bir gecede iki yangın!
Güncel
27 Temmuz 2021 Salı 20:52

İzmir'de bir gecede iki yangın!

İzmir'in Karşıyaka ve Konak ilçesinde, otluk alanlarda yangın çıktı. İki bölgede çıkan da yangın kısa sürede itfaiye ekiplerince söndürülürken, Konak ilçesindeki yangının kundaklama sonucu çıktığı ileri sürüldü.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

 

Örnekköy Mahallesi 7563 sokaktaki otluk alandan duman yükseldiğini gören çevredekiler, durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri, otluk alanda çıkan ve kısa sürede büyüyen yangına müdahalede bulundu. Yapılan çalışmayla yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.



Öte yandan, 2. Kadriye Mahallesi Cephanelik mevkiinde de otluk alanda yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye intikal eden ekipler, yangına müdahalede bulunarak kontrol altına aldı. Yangının kundaklama sonucu çıktığının ileri sürülmesi üzerine polis, soruşturma başlattı. (DHA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Didim'deki dehşette sır perdesi aralandı... Yağmur'un katili komşusu çıktı!
Ege
27 Temmuz 2021 Salı 13:53

Didim'deki dehşette sır perdesi aralandı... Yağmur'un katili komşusu çıktı!

Aydın'ın Didim ilçesinde, önceki gün gittikleri yakınlarının düğününden dönüşte, ailesine bir yere uğrayacağını söyleyip, yanlarından ayrılan ve bir daha haber alınamayan lise öğrencisi Yağmur Tayhan (16), bu sabah arazide ölü bulundu. katıl zanlısı olarak komşuları Nizam C. (53) polis tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde suçunu itiraf eden Nizam C.'nin, cinayeti psikolojik sorunları nedeniyle işlediğini söylediği öğrenildi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Didim'de lokmacılık yapan Mehmet Tayhan, 25 Temmuz'da, eşi Ayşe Tayhan ve 2 kızıyla yakınlarının Cumhuriyet Mahallesi'ndeki düğününe gitti. Eve dönüş yolunda, saat 14.00 sıralarında, Barbaros Hayrettin Paşa Anadolu Lisesi 11'inci sınıf öğrencisi Yağmur Tayhan, bir yere uğrayacağını söyleyip, ailesinden ayrıldı. Uzun süre eve dönmemesi ve telefonlarına da cevap vermemesi üzerine Tayhan'ı merak eden ailesi, gidebileceği yerlere bakmalarına rağmen kızlarına ulaşamadı. Bunun üzerine Tayhan çifti, Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne başvurdu.

Polis ekipleri, ortadan kaybolan Tayhan'ın bulunması için çalışma başlattı. Polis, Tayhan'ı her yerde ararken, bugün saat 07.30 sıralarında cansız bedenine ulaşıldı. Devriye görevi yapan polis ekipleri tarafından Cumhuriyet Mahallesi'ndeki boş arazide bulunan cesedin, Yağmur Tayhan'a ait olduğu belirlendi. Evlerine 1 kilometre, babasının lokmacı dükkanına ise 70 metre mesafedeki arazide cesedi bulunan Tayhan'ın vücudunda çok sayıda bıçak darbesi olduğu belirlendi.

Tayhan'ın cansız bedeni, polis ve savcının olay yerindeki incelemelerinin ardından önce Didim Devlet Hastanesi morguna ardından da otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

KAN İZLERİ ŞÜPHELİYİ YAKALATTI
Polis ekipleri, Yağmur Tayhan'ın cesedinin bulunduğu yerde yaptıkları incelemede, hemen yan taraftaki komşusu Nizam C.'ye ait iki katlı evin bahçesinde de kan izleri olduğunu fark etti. Kan izlerini takip eden polis, evin içine doğru gittiğini belirledi. Zile basmalarına rağmen kapıyı açan olmaması üzerine polis, çilingir çağırdı. Çilingirle eve giren polis, merdivenlerde de temizlenmeye çalışılmış kan izleri olduğunu belirledi. İzlerin evin teras katına kadar gittiği tespit edildi. Evdeki çamaşır makinesinde de Yağmur Tayhan'ın vücudundaki kanların temizlenmeye çalışılmış olduğu bir çarşaf bulundu. Evde parmak izi incelemesi de yapan polis, cinayetin evin terasında işlendikten sonra cesedin dışarı taşınıp, bahçe duvarının yanındaki araziye atıldığını belirledi.



PARKTA UYURKEN YAKALANDI
Polis, eşi Almanya'da yaşadığı öğrenilen bir çocuk babası Nizam C.'nin telefon sinyalinden evine 1 kilometre mesafedeki Didim Belediye Parkı'nda olduğunu tespit etti. Ardından parkın çevresinde önlem alan polis, Nizam C.'yi burada uyurken yakaladı. Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen Nizam C.'nin buradaki işlemlerinin sürdüğü bildirildi. (DHA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

1,5 milyon TL’lik ‘telif hakkı’ istedi… Göztepe davalık oldu!
Spor
27 Temmuz 2021 Salı 16:08

1,5 milyon TL’lik ‘telif hakkı’ istedi… Göztepe davalık oldu!

Göztepe Spor Kulübü'nün Medya Sorumlu Yardımcısı olarak görev yaparken 2019'da sözleşmesi feshedilen Anıl Elçi, sarı kırmızılı kulüp için hazırladığı 50 filmin, kendisinden izinsiz çeşitli mecralarda kullanılması üzerine Youtube'a şikayet etti. Youtube, filmleri kaldırdı. Film yapımcısı Elçi, telif hakkı olarak Göztepe'den 1,5 milyon lira istediğini açıkladı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Muhittin AKBEL / EGEDESONSÖZ - 2014-2019 yılları arasında Göztepe'de Medya Sorumlusu Yardımcısı olarak görev yapan film yapımcısı Anıl Elçi, sarı kırmızılı kulüp için çektiği filmlerin, kendisinden izinsiz olarak çeşitli mecralarda parçalanarak kullanıldığını iddia etti. Anıl Elçi, telif hakları kendisinde olan videoların kaldırılması için Youtube'a başvurusu sonrası haklı bulundu ve tüm videolar Youtube'tan kaldırıldı. Elçi, avukatları aracılığıyla Göztepe'nin yanı sıra çeşitli kurumlar hakkında dava açacağını, telif hakkı olarak kulüpten 1,5 milyon lira talep ettiğini bildirdi.

HAK ETTİĞİM PARAYI ALMADIĞIM GİBİ SÖZLEŞMEMİ BİTİRDİLER
Söz konusu videoların yanı sıra bir de kulüp için logo hazırladığını hatırlatan Anıl Elçi, videoların parçalanarak, Puma Türkiye, Misli.com, Rönesans Holding ve Konak Belediyesi tarafından da kullanıldığını öne sürdü. Elçi, bu kurumların da telif haklarını ve mali haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle dava açmaya hazırlanıyor. Elçi'nin avukatlarının bu konuda hazırlık içinde olduğu öğrenildi. Kendisine ulaştığımız film yapımcısı Anıl Elçi, yaşadığı süreci Egedesonsöz'e anlattı:

"2014'ten itibaren Göztepe'de çalışmaya başladım. 96. yıl tanıtım videosunu çekelim, dediler çektim. Sözleşme yapalım dediler ve 2019'un 7. ayına kadar çalıştım. Bu süreçte çok komik paralar aldık. Fanatik Göztepe taraftarıyım. Bu kulübün altyapısında formasını da giydim. Profesyonel işim, film yapımcılığı. Ben kulübüme her türlü katkıyı koydum ama Başkan Mehmet Sepil'in beni çok seviyor olmasına rağmen hep zarar ettim, hak ettiğim paraları alamadım. Bir gün sözleşmemi bitirdiler, benimle ilişkiyi kestiler. Bana Medya Sorumlusu Yardımcısı unvanını verdi Mehmet Sepil başkanımız. Filmlerimin içindeki eserlerin, çeşitli kurumlar tarafından parçalanarak kullanıldığını tespit ettim. 2016'da kulübün parçalı logosunu yaptım ve Avusturya'da lisansladım. O logoyu kulübün tüm filmlerinde kullandım. Benimle sözleşmeyi bitirdikleri halde logomu da kullanmaya devam ettiler."

YOUTUBE'TAN SİLİNDİ, SIRA DİĞER SOSYAL MEDYALARDA
Telif haklarının ihlal edilmesi üzerine Youtube'a başvurduğunu anlatan Anıl Elçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"1996 tanıtım videosunda, bana ait logoyu kullandılar. Telif haklarımın ihlal edilmesi üzerine, lisans koduyla birlikte filmin kaldırılmasını istedim Youtube'den. Sonuçta haklı bulundum. Şimdi Facebook, instagram gibi diğer sosyal medyalardan da sildireceğim. Uzlaşmak için Mehmet Sepil, Talat Papatya yanı sıra üst düzeyde kim varsa hepsiyle temasa geçmeye çalıştım ama kimse olumlu bir adım atmadı. Beşiktaş'a 56 saniyelik bir reklam filmi çekmiştim ve 95 bin lira almıştım. Göztepe'ye 50 tane film çektim. Göztepe'den telif hakkı olarak 1,5 milyon lira talep ediyorum. Keşke uzlaşabilseydik, konuyu yargıya götürmek zorunda kalmasaydım."

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Soyer’e ‘Yunan vatandaşı olsun’ demişti: Onunla karşılaşırsam…
Politika
27 Temmuz 2021 Salı 13:38

Soyer’e ‘Yunan vatandaşı olsun’ demişti: Onunla karşılaşırsam…

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i hedef aldığı sözlerle gündeme gelen Milliyetçi Hareket Partisi Merkez Yürütme Kurulu üyesi ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Soyer ile karşılaşması durumunda kendisine “Bütün kötülüklerinden arın, İzmir’e hizmet et” diyeceğini söyledi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

EGEDESONSÖZ- MHP MYK  üyesi ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu’nun geçtiğimiz günlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Tunç Soyer’i hedef aldığı açıklamasında “Soyer, Yunan vatandaşı olsun” sözleri CHP ile MHP’li siyasetçileri karşı karşıya getirmişti.

YUNAN VATANDAŞI OLARAK İZMİR’DE YAŞAMASINDA BİR SIKINTI YOK
Yaşanan tartışmaların ardından MHP’li Osmanağaoğlu, konu ile ilgili olarak yeniden açıklamalarda bulundu. Tunç Soyer’i bir belediye başkanı olarak başarısız bulduğunun altına çizen Osmanağaoğlu, “İzmir’e hizmet etmediği için Tunç Soyer Yunan vatandaşı olsun dedim. İzmir’e hizmet etmiyor. İzmir’deki seçmenlerimiz Tunç Soyer olmasa, yerine başka birisi olursa hizmet alacak. Belediye başkanlığını bıraksın, İzmir’e hizmet eden biri belediye başkanlığı yapsın, o anlamda söyledim.  Yunan vatandaşı olsun demek; İzmir’e duymadığı, İzmir etmediği hizmetleriyle gitsin yerine İzmir’e hizmet edecek biri gelsin de o nereye giderse gitsin anlamı taşıyor. İzmir bundan kurtulsun. Yunan vatandaşı olarak İzmir’de yaşanmasında bir sıkıntı yok ki. Tunç Soyer de bir Yunan vatandaşı olarak İzmir’de yaşayabilir. Tunç Soyer bu haliyle de Yunan vatandaşı olabilir, olsun ama İzmir’e hizmet etsin. İzmir’in önündeki engelleri kaldırsın; İzmirlinin önünden çekilsin İzmir’de hizmet edebilecek biri gelsin” dedi.

HDP İLE İLGİLİ NE OLSA SOYER YÜRÜYOR
Halkların Demokrasi Partisi’nin İzmir’de düzenlediği mitinge katılan Soyer’i hedef alan Tamer Osmanağaoğlu, “İzmir sadece HDP’lilerden ibaret bir şehir midir? İzmir’de HDP ile ilgili ne olsa Tunç Soyer orada yürüyor. Hepimizin buna tavır koyması gerekiyor. O cumartesi günü o platformun toplantısına gittiği zaman insanın malzemesine dokunan manzarayı görüyoruz” dedi.

Soyer’in “Pervin Buldan’la bir araya gelmedik” ifadelerini ‘durumu kurtarma’ olarak niteleyen Tamer Osmanağaoğlu, “Yan yana gelmesinler, konuşmasınlar ama aynı şeyi aynı atmosferde söylediğiniz zaman olur mu? Aynı anda kürsüye çıkmışlar çıkmamışlar ne fark eder? Kürsüyle alakası yok. Öyle denk gelmemiştir de çıkmamıştır.  Deniz Yücel’in, Mahir Polat’ın, Tunç Soyer’in olması zihniyet olarak aynı olmasından kaynaklı. HDP şu anda Türkiye’de PKK’nın temsilcisi değil mi? Bunu tartışmamız lazım…  Tunç Soyer’e ilk sorulduğunda kınamadı terörü. ‘Ben kınayınca ne olacak’ dedi. 3 gün sonraki bir programında ‘Lanet olsun kınıyorum’ dedi. Kınıyorsan mesele yok dedik” dedi.

Tunç Soyer ile bugüne dek bir araya gelmediklerini de söyleyen Osmanağaoğlu, “Tunç Soyer’in 9 Eylül kutlamalarındaki konuşmalarına bakın. Bir konuşması var… Lütfen onu bulun ve okuyun. Onu okuduğunuz zaman benim aşağı yukarı ne söylemek istediğimi anlamış olacaksınız. Ben Atatürkçüyüm diyor… Türk tarihinde, Türklerin kurtuluşu için uğruna milli mücadele savaşı başlatılan yer için söylüyorum. İzmir bu kadar önemli ve kutsal bir yer; ben İzmir’in bu kutsiyetinden dolayı feryat, figan ediyorum” dedi.

İDEOLOJİK KAYGILARINDAN SIYRILIP İZMİR’E HİZMET ETSİN
Tunç Soyer’le karşı karşıya gelmesi durumunda söyleyeceklerinden bahseden Osmanağaoğlu, “Biz insanız, onun yakasına sarılacak halimiz yok. Karşılaştığımda ona diyeceğim tek şey şu; ‘Bütün kötülüklerinden arın, İzmir’e hizmet et.’ Bizim tek davamız İzmir. Kötü düşüncelerinden, basiretsizliğinden, İzmir’le ilgili yapılması gerekleri bir an önce yapıp, ideolojik kaygılarından sıyrılıp İzmir’e hizmet etsin.  İzmir parası basıyor, İzmir bayrağı asıyor… Anıl Çeçen, bu işi nasıl organize etmek istediklerini 2000 yılında yaklaşık 50 sayfalık rapor hazırlayarak devlete bildiriyor. Bunun içinde Tunç Soyer de var” dedi.

NE RANDEVU ALIRIM NE ZİYARET EDERİM
Soyer’den ne bir randevu almayı ne de bir ziyaret gerçekleştirmeyi düşünmediğini vurgulayan Osmanağaoğlu, “İzmir için doğru bir şey yapacaksa bir araya gelmeye razıyım ben ama şimdiye kadar doğru bir şey yapıldığına inanmıyorum. İzmir’in, bizim çocuklarımızın geleceğini borçlanarak ipotek altına alıyorlar. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Ortada hiçbir şey yok” dedi.

KOOPERATİFÇİLİĞİ BIRAK, TRAFİĞE BAK
Depremde hasar alan İzmir Büyükşehir Belediyesi binasının yıkılmasını desteklediğini söyleyen Osmanağaoğlu, “Mimarlar Odası açıklama yaptı… Büyükşehir Belediyesi’nin yıkılmasına karşı çıkıyor. Karşı çıkma gerekçesi, hükümet; yerel hükümeti daha güçsüz göstermek için özellikle istiyormuş… Bu nasıl bir zihniyettir ya? Yıkılmasını Tunç Soyer istiyor, kesinlikle yıkılmalı. Yıkılsın, İzmir’e en gösterişli belediye binası yapılsın. Buna ben karşı çıkmıyorum. Orada çalışan insanların hayatları düşünülerek hareket edilmeli. Eğer böyle bir rapor tanzim edilmiş ve bu bina çürükse bir an önce yıkılıp, yerine yenisi yapılmalı. Ben o bina yıkılsın İzmir Büyükşehir Belediyesi gitsin konteynerde yaşasın mı diyorum? Kamu binalarının hangisinde çürük raporu varsa, depreme elverişsizse yıkılsın ve yerine daha sağlıklıları yapılsın. Bayraklı’daki tüm yapılan binaları tek tek gezdim Bakan Bey ile beraber. 8-9 ay gibi kısa bir sürede İzmir’de insanların rahat, huzur ve güven içinde yaşayabilecekleri binalar yapıldı; Ağustos’ta teslim edilecek. Biz için İzmir yerelinde tek düşündüğümüz şey; Tunç Soyer’in İzmir’e hizmet etmesi. Trafik sorununu bir an önce ortadan kaldırması için en önemli yatırımlarını trafiğe yapması gerekiyor. Bıraksın kooperatifçiliği, mandalina üreticiliğini. İzmir’in trafik sorununu çözsün” dedi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Gözlerim kanadı
 27 Temmuz 2021 Salı 15:33
Ciddi ciddi ne demiş diye okuyama başladım, yarıda bıraktım.
 Komedi
 27 Temmuz 2021 Salı 15:29
Aday bile çıkarmayanlar nereli oluyor?
 Mehmet79
 27 Temmuz 2021 Salı 13:57
Hizmet etmeyenler Yunan vatandaşı mı oluyor? Ee sizin de bir hizmetinizi görmedik hiç. Size yunan vatandaşısınız deseler hoşunuza gider miydi?
Seferihisar'da halk toplantıyı yaptırmadı... 'JES'tirin gidin!
Güncel
27 Temmuz 2021 Salı 15:22

Seferihisar'da halk toplantıyı yaptırmadı... 'JES'tirin gidin!

Seferihisar'ın Orhanlı köyünde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Halkın Katılım Toplantısı düzenleneceğini duyurmuştu. Bölge halkının tepkilerine neden olan projeye siyasiler de destek verirken, gerçekleştirilmesi planlanan toplantı tepkiler nedeniyle gerçekleştirilmedi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Oktay GÜÇTEKİN / EGEDESONSÖZ - Seferihisar'ın Orhanlı Mahalesi'nde  Karen Enerji tarafından yapılmak istenen Jeotermal Enerji Santrali (JES) için firma Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na ÇED başvurusunda bulunmuştu.

Bölgede zeytin ağaçlarının yoğunluğundan kaynaklı olarak çevre halkı ağaçların zarar göreceği gerekçesi ile JES projesine karşı çıkarken, vatandaşlara bir çok siyasi isimden de destek gelmişti. Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin projenin yapılmasına karşı olduklarını belirtilmişti.

Firma, bölgede yapılması planlanan proje kapsamında ise bölge halkı ile Halkın Katılım Toplantısı'nı gerçekleştireceğini duyurmuştu.

Organlı Köyü'nde düzenlenecek halkın katılım toplantısı ise yoğun tepkilere neden oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, CHP Seferihisar İlçe Başkanı Senem Gürer Solak, CHP İzmir İl Yöneticileri ve çok sayıda partilinin de destek verdiği toplantıda köylüler 'Zeytin katliamına izin vermeyeceğiz', 'Yetti gari', 'Bir bitmedi HES'iniz, JES'iniz, altınınız, madeniniz... JES tirin gidin' pankartları açıldı.

KILIÇ: HALK BİLGİLENDİRME YAPILMASINI İSTEMEDİĞİNİ BİLDİRDİ
İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürlüğü yetkilisi Devrim Kılıç, yaptığı duyuruda “Bölgemizde Kara Enerji tarafından yapılması planlanan Jeotermal Elektrik Santrali için Bakanlığımızın ÇED sürecini kabul etmesiyle başlayan sürecimizi anlatmak için geldik. Halkımız konu hakkında bilgilenmesini yapmış. Halktan temsilci arkadaşlar bilgilenme yapılmamasını istediklerini bize bildirdiler. Bende bu şekilde halkın faaliyeti istemediğini Ankara’ya bildireceğim” ifadelerini kullanırken, halkın katılım toplantısının yapılmayacağını açıkladı.

MERCAN: BÜTÜN ÇED BAŞVURULARI SONLANDIRILSIN
Halkın Katılım Toplantısı'nda konuşan çevreci Avukat Şehrazat Mercan, "Biz zaten burada dava açtık ve 7 tane uzman buna uygun değil dedi ve mahkeme buna karar verdi. Neden tekrara ÇED verildi? Bunu görsünler ve artık Orhanlı üzerinden ellerini çeksinler. Biz hukuka uyulmasını, aldığımız mahkeme kararının dikkate alınmasını  bundan sonraki başlatılmış eski-yeni  ne kadar ÇED kararı varsa, Orhanlı Mahallesi üzerindeki bütün ÇED başvurularının sonlandırılmasını istiyoruz" dedi.

Vatandaşlar bunun üzerine 'Orhanlı bizimdir bizim kalacak' sloganları attı.

SOYER: SİZDEN CESARET ALDIM
Vatandaşlara destek vermek için alana gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ise, "Tek tek hepinizi kutluyorum. Bu topraklara, bu kadim topraklara ve kültürüne sahip çıkıyorsunuz. İyi ki varsınız. Yerel yöneticilerin asli görevi ilçenin kültürünü korumaktır. Asfalt ve çöp sonradan gelir. İlk işimiz bu toprakları korumak. Biz nöbetçiyiz, görev sonumuzda gideceğiz. Bize emanet edilen, atalarımızın binlerce yıl biriktirdiği mirasları korumazsak hangi işi yapmış oluruz? Çünkü bunu yok etmek için, bu topraklardan kar elde etmek için, ranta kurban etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Biz bunları korumak için varız. Bizi ezip geçemezler, geçtirmeyeceğiz. Kazanacağız ama biliyoruz ki memlekette haklı olmak yetmez. Sesimizin güçlü çıkması lazım. Bende burada bu kalabalığı görünce cesaret buldum. Sonuna kadar yanınızda olacağım. Bu toprakları, buradakilere tertemiz emanet etmek için mücadelemizi sürdüreceğim ” ifadelerini kullandı.

ELLERİNİ ÇEKSİNLER
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na nasıl bir çağrıda bulunmak istediği konusunda da soruya da yanıt veren Başkan Soyer, "Tek söyleyeceğim ellerini çeksinler. Tek derdimiz bu. Ben yanlış  demiyorum, doğru proje ancak yer yanlış! Tıpkı orkinos çiftliği projesi gibi. Biz karşı değiliz, yapısınlar… Ancak burada değil!

YETİŞKİN: UMARIM İŞTAHLARI KURSAKLARINDA KALIR
Vatandaşlar ile birlikte mücadelenin sonuna kadar arkasında olacaklarını belirten Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, "Bugün burada bütün halk ve STK’larla hep beraber buradayız. Buraya daha önce 7 bilirkişi geldi ve olumsuz rapor verdi bunun karşısında da mahkeme kararıyla bu işin burada yapılamayacağı söylendi. Fakat inadına burayla ilgili istek ve arzusu kabaran birileri var. Ama görüyorsunuz ki bu halk burada bu kadar kalabalık, insanlar bunun yapılmasını istemiyor. Biz de sonuna kadar bu mücadelenin arkasında olacağız. Bu işin sonu nereye gidiyorsa sonuna kadar devam edeceğiz. İzmir herkesin gözünde olan bir yer. Özellikle yarımada. Tabi herkesin iştahı kabarıyor. Umarım ki iştahları kursaklarında kalır" dedi.

JES GELİRSE TURİZM GELİŞMEZ
Yapılması planlanan projelerin ilçedeki turizmi etkileyip etkilemeyeceği üzerine de konuşan Yetişkin, "Tabii ki JES denilince doğa ve turizmle ilgili bir sorun oluyor. Doğanın kirlenmesiyle ilgili. Durum böyle olunca burada turizm gelişmez, turizm geri gider. Niye? Orhanlı Köyü, göç veren değil, göç alan bir köy. Yerüstündeki kaynaklarla geçinebilen bir köy. Onun için JES’in gelmesi durumunda ben turizmin gelişeceğini sanmıyorum. Köy artık göç almaz, göç verir" dedi.

CUMHUR İTTİFAKI YORUMU: KEŞKE BİRLİKTE BURADA OLSAYDIK
Doğaya karşı olan eylemlerde Cumhur İttifakı'nın yer almaması konusunu da değerlendiren Yetişkin,"Doğa sadece bizim doğamız değil, hepimizin doğası. Hep beraber burada olmamız gerekiyor. Sadece Seferihisar Belediyesi ya da Orhanlı Köyü’nün sorunu değil bu. Tüm halkın sorunu. Burada hep beraber mücadele etmek isterdik. Keşke onlar da burada olsaydı" dedi.

MÜCADELEMİZİ KAZANACAĞIZ
Mücadelelerden nasıl bir sonuç bekledikleri konusunda da bilgi veren Başkan Yetişkin şunları söyledi: "Biz daha önce de kazandık. Daha önce de birçok mahkeme kazandık. Tekrar geri dava açılamayacak şekilde mahkemeler kazanıldı ama görüyorsunuz her türlü şekilde burada iştahları kabarık bir durumda. Para var, rant var bu toprakların altında. Oysa ki toprakların üstündeki zenginlik bizi daha fazla ilgilendiriyor. Onun için ben burada başarılı olabileceklerini düşünmüyorum. Halk var burada. Herkes Orhanlı’ya sahip çıkıyor. Halkın dediğinin önüne geçilemez. Mücadelemizi kazanacağımızı düşünüyorum."

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir yine sallandı!
Güncel
27 Temmuz 2021 Salı 13:19

İzmir yine sallandı!

Ege Denizi'nin İzmir'in Karaburun ilçesi açıklarında 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinden yapılan bilgilendirmeye göre, sarsıntı saat 13.02'de ve 16,1 kilometre derinlikte gerçekleşti.

Depremin merkez üssünün Karaburun'a uzaklığı 35,84 kilometre olarak ölçüldü.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmir iş yerine asılan yazıyı konuşuyor: Destek de var küfür de!
Ekonomi
27 Temmuz 2021 Salı 14:01

İzmir iş yerine asılan yazıyı konuşuyor: Destek de var küfür de!

Aşı karşıtlarına karşı aldığı kararla, aşı yaptırmayan müşterilerine hizmet vermeyeceğini açıklayan Mülkiyeliler Birliği İzmir Lokali'nin işletmecisi Kemal Özçakar, dün geceki ilk uygulamasını değerlendirdi, "Müşterilerim, aşı tablolarını biz talep etmeden kendileri gösterdi. Bazı troller sosyal medya üzerinden saldırıp küfür etse de aldırmıyorum, çünkü benim kararımı destekleyen çok insan var" dedi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Muhittin AKBEL / EGEDESONSÖZ - Korona salgınıyla mücadelede aşı karşıtlarına karşı yaptırımlar uygulanması gerektiği düşüncesi, Mülkiyeliler Birliği İzmir Lokali'nde hayata geçirildi. İşletmeci Kemal Özçakar, dün işletmenin kapısına astığı "Aşı olmayan giremez" yazısı ve sosyal medya hesabından yaptığı "Aşı olmayanlara hizmet vermeyeceğim" duyurusunun ardından dün akşam kararını hayata geçirdi. Özçakar, ilk akşamda müşterilerinin kendilerinin aşı tablosunu daha baştan gösterme eğiliminde bulunduğunu, kararının toplumun önemli bir kesimi tarafından desteklendiğini ve bundan mutluluk duyduğunu söyledi.

İLK UYGULAMADA İTİRAZ EDEN KİMSE ÇIKMADI
"İtiraz eden olmadı mı?" sorusuna, "Aklın yolu birdir. Müşterilerimin çok büyük kesimi, beni yıllardır tanır. Dışarıdan çok fazla müşteri aldığım söylenemez. Aldığım kararı mekanımıza gelen tüm müşterilerimiz destekledi" yanıtını veren Kemal Özçakar, aşı karşıtlarının sosyal medya üzerinden hakaret ve küfür yağdırdığını ifade etti. Özçakar, şunları söyledi:

"Sonuçta aklın yolu bir. Uçak bileti alıp seyahate çıkarken, sizden aşı durumunuzu belgelendirmenizi istiyorlar. HES kodu isteniyor, PCR testine tabii tutuyorlar. Tüm bunlar söz konusu olurken, pandeminin en büyük engelleyicisi olan aşıyı yok saymanın akılla mantıkla bir ilgisi yok. Trollerin saldırısına uğradım ama onlar, yüzde 10 gibi azınlıkta kaldılar. Küfrediyorlar, kendi seviyelerini ortaya koyuyorlar. Umurumda bile değil. Bazıları, 'Aşı olmayan giremez' yazısını, ABD'de bir zamanlar olduğu gibi 'Zenciler giremez' gibi okuyor. Böyle bir şey asla olamaz. İki olay birbirinden çok farklı. Sağlığımız için, pandemiden kurtulmak için aşı yaptırmak zorundayız. Aşı yaptırmayanlara hizmet vermeme kararımız çok büyük çoğunluktan takdir geldi. Bu da doğru karar verdiğimizi gösteriyor."

MESLEK ODALARINA, LOKANTACILAR ODASINA, İZTO'YA ÇAĞRI YAPTI
Aşı olmayana hizmet vermeme yönündeki kararının, bu kadar büyük bir şekilde gündem olacağını hiç düşünmediğini belirten Kemal Özçakar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dün akşamki müşterilerimiz, kararıma saygı duydular, destek verdiklerini ifade ettiler. Müşterim azalacak diye bir kaygı içerisinde değilim. Meslek odalarının, lokantacılar odasının, İzmir Ticaret Odası'nın da bu yönde çalışmalara destek vermesi gerektiğini düşünüyorum. Aşı karşıtları yüzünden masum insanların hayatları riske girmemeli. Bu konuda ortak bir tavır sergilemeliyiz.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Alaçatı'daki gece kulübüne kanlı saldırıda yeni gelişme!
Güncel
27 Temmuz 2021 Salı 16:17

Alaçatı'daki gece kulübüne kanlı saldırıda yeni gelişme!

İzmir'in Çeşme ilçesinde, bir gece kulübünde meydana gelen ve müşterilerden Baran Parlak'ın (23) hayatını kaybettiği, bir çalışanın da yaralandığı silahlı saldırıyla ilgili 12 kişi gözaltına alındı. Olayın azmettiricisi olduğu ileri sürülen 1 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Olay, dün saat 00.30 sıralarında Alaçatı Mahallesi 18001 Sokak'ta bulunan bir gece kulübünde meydana geldi. İddiaya göre, gece kulübüne alınmayan bir grup taşkınlık çıkardı. Gece kulübü personeliyle yaşanan arbedenin ardından, grup bölgeden ayrıldı. İlerleyen saatlerde plakasız beyaz bir otomobil ile gece kulübünün önüne gelen şüpheliler, mekana rastgele tabancayla 7 el ateş etti ve olay yerinden kaçtı.

Gece kulübüne müşteri olarak gelen Baran Parlak'ın, içeri kaçtığı sırada sağ arka kaburgasına mermi isabet ederken, mutfak çalışanı A.B. ise başına isabet eden mermi kovanı ile yaralandı. Başında şişlik oluştu. Parlak'ı kanlar içerisinde görenler durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye gelen polis ekipleri çevre güvenliği aldı. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Parlak ve A.B., Çeşme Alper Çizgenakat Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Durumu ağır olan Baran Parlak, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen Parlak yaşamını yitirdi. Savcının incelemesinin ardından Parlak'ın cesedi İzmir Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Tedavisi süren A.B.'nin ise durumunun iyi olduğu bildirildi.

12 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Olayla ilgili geniş çaplı araştırma başlatan polis ekipleri, çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye aldı. Soruşturma kapsamında 12 şüpheli gözaltına alındı. Olayın azmettirici olduğu öne sürülen 1 kişinin de yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. (DHA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

İzmirli turizmcilerde korona endişesi: Tir tir titriyoruz!
Ekonomi
27 Temmuz 2021 Salı 12:10

İzmirli turizmcilerde korona endişesi: Tir tir titriyoruz!

Bayramda, bugüne dek hiç görülmemiş bir şekilde tüm otellerin tamamen dolduğuna dikkat çeken ÇEŞTOB Başkanı Yakup Demir, "Bayram sonrası tablo da güzel görünüyor. En büyük isteğimiz, Ağustos ayını çıkarmak, eylülü görmek.  Fakat son günlerdeki vaka artışları, bizi tir tir titretiyor, endişelendiriyor" dedi.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Muhittin AKBEL / EGEDESONSÖZ - Kurban Bayramı tatilinde, kışlık nüfusu 48 bin olan Çeşme, 1 milyonu aşkın kişiyi ağırlarken tüm oteller, pansiyonlarda yüzde 100 doluluk yaşandı. Ancak son günlerde korona salgınındaki vaka artışları, turizmcileri endişelendiriyor. ki Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Yakup Demir, "Bayramda, beklentilerin üzerinde bir yoğunluk yaşadık, herkes beklediğinin fazlasını buldu. Ama artan vaka sayıları, bizi tir tir titretiyor" yorumunu yaptı.

İNSANLARIMIZ TATİL YAPMAYI ÇOK ÖZLEMİŞ
Bayram tatili sonrasındaki rakamların, pandemi öncesindeki rakamlarla paralel olduğuna vurgu yapan ÇEŞTOB Başkanı Yakup Demir, "Bunun devamlı olmasını arzu ediyoruz ancak artan vaka sayıları endişe verici. Artık salgının bitmesini, hayatın normale dönmesini istiyoruz. Eğer rakamlar düşmezse, artış devam ederse, sektörü zora sokacak şeyler olacağı kaygısıyla diken üstündeyiz" dedi. Bayramda otellerde ve sahillerde yaşanan yoğunlukla ilgili olarak, "Bu kadar aşırı bir talep olacağını hiçbir otelcimiz, esnafımız bekleniyordu. İnsanlarımızın tatil özlemini açıkça gözlemledik. O özlemi hissettik. Deniz kıyıları doldu, piknik yerlerinde boş yer yoktu ve otellerimiz, pansiyonlarımız ful çekti. Göçebe kültüründen gelen Türk insanı, evde kalmak istemiyor. Evde kalmak bizi yoruyor. Bu bayramda herkes tatil özlemini gidermek için çok büyük heyecanla kendini evden dışarı attı" diye konuştu.

KAZASIZ BELASIZ EKİME ULAŞMAK, EN BÜYÜK DİLEĞİMİZ
Turizmcinin en büyük dileğinin Ağustos'u çıkarmak, Eylül'ü görmek ve Ekime kazasız belasız ulaşmak olduğunun altını çizen ÇEŞTOB Başkanı Yakup Demir, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yeniden kapanma kararı alınmasını düşünmek bile istemiyoruz. Ancak vaka sayı 50 binlere yaklaşırsa böyle bir karar alınabilir. Misafirlerimiz, özellikle yurtdışından gelen misafirlerimiz, açık havada maske takmak istemedi. Dış alanlarda maske konusunun güncellenmesi gerekir. Aşı rahatlatıyor. Aşılama gayet iyi gidiyor. Bizim misafirlerimizin aşılı kontrolünü yapmak gibi bir durum yok. Fakat aşı kontrolünün eli kulağında olduğunu düşünüyorum. Yakında, aşılı olmayanların kapalı alanlara, dolayısıyla otellere de alınmaması gibi bir karar çıkabilir. Böyle bir kuralın başlangıcı büyük bir ihtimalle toplu taşım araçlarında olur, bir süre sonra otellere de gelebilir. Sonuçta pandemiyi ciddiye almak, onunla mücadeleye destek vermek zorundayız."

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Akrabalar karşı karşıya: Erdoğan bile adayım demedi!
Politika
27 Temmuz 2021 Salı 12:40

Akrabalar karşı karşıya: Erdoğan bile adayım demedi!

Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla düzenlenen kahvaltıda bir araya gelen İYİ Parti İzmir İl Başkanı Hüsmen Kırkpınar, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Aynı zamanda akrabası olan AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar'ın olası bir erkem seçim döneminde Millet İttifakı'nın adayı olmadığı yönündeki sözlerine yanıt veren Kırkpınar, "Kendi adayları, Sayın Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı; henüz ben adayım demedi. Onu MHP’nin lideri bizim adayımız diye takdim etti. Böyle bir şeyde, bu konuda cevap bile vermeyi zul görüyorum" ifadelerini kullandı.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Oktay GÜÇTEKİN / EGEDESONSÖZ - İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla İzmir'deki yerel basın ile düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi.

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Hüsmen Kırkpınar'ın başkanlığında düzenlenen kahvaltıya, İYİ Parti İl Başkan yardımcıları ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

ERDOĞAN BİLE HENÜZ ADAYIM DEMEDİ!
AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar'ın Sonsöz TV'de söylediği 'Millet ittifakı seçim istiyor ancak adayları bile yok' söylemini de değerlendiren İYİ Parti İzmir İl Başkanı Hüsmen Kırkpınar "Kendi adayları, Sayın Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı; henüz ben adayım demedi. Onu MHP’nin Lideri bizim adayımız diye takdim etti. Böyle bir şeyde, bu konuda cevap bile vermeyi zul görüyorum. Buna cevap verilmez” dedi.

GENEL MERKEZİMİZ 20 SAAT ÇALIŞIYOR
Oy artışının tüm Türkiye genelinde olduğunu da belirten İYİ Parti İzmir İl Başkanı Hüsmen Kırkpınar, "Sadece İzmir’de değil, Türkiye genelinde oy artışımız var. Bu oy artışımız sayın genel başkanımız başta olmak üzere parti teşkilatımızın milletin derdiyle çözüm üretme noktasında, çözümlerimizi, politikalarımızı; bununla ilgili genel merkezimizde çalışma saati 20 saat. 4 saat güvenlik kalıyor, 20 saat çalışılıyor. Bu hem ekonomik hem siyaset hem dış politika çalışmaları. Türk halkının bütün sorunlarının toplandığı bir havuzda şimdi üretim başladı. Ne üretimi? Çözüm üretimi. İzmir değil sadece, tüm Türkiye" dedi.

AĞIRLIĞIMIZ BASKÜLÜ GEÇTİ
Önümüzdeki yerel seçimde İzmir'de ilçe ve  Büyükşehir bazından ayrı bir adayla çıkıp çıkmayacakları sorusunun yöneltilmesi üzerine de konuşan Kırkpınar, "Biz apar topar basküle çıkmıştık 2018, 24 Haziran’da. 9,97 aldık Türkiye genelinde, İzmir’de yüzde 11,3. Şimdi kantara çıkıyoruz, yapılacak baskın, erken ya da gününde seçimle kantara çıkacağız. Çünkü ağırlığımız baskülü geçti, kantara çıkıyoruz. Kantarda boyumuzu kilomuzu ortaya çıkaracağız ve ondan sonra oturup yerel yönetimlerle ilgili düşüncülerimizi kamuoyuyla paylaşacağız" dedi.

 BİZ BU İŞİN TAKİPÇİSİYİZ
30 Ekim depreminde mağdur olan İzmirliler ile ilgili çalışmalar yürüttüklerini de belirten Kırkpınar, "İzmir’de 30 Ekim 2020’de vuku bulan İzmir Depremi’nde yaşananları meclise ilk taşıyan Grup Başkan Vekilimiz Musavat Dervişoğlu olmuştur. İşin takipçisidir. Kendilerinde kalınca bir dosya var, kendisine ulaşan herkesi not ediyor. Bir kısmı belediyeyle ilgili, bir kısmı da ağırlıklı olarak bakanlıkla ilgili… Çok dramatik şeyler yaşanıyor. Çok reklamı yapılan ama arka planında mağduriyetlerin olduğu manzaralar var. Buna kimsenin duyarsız kalmaması gerekiyor. Çünkü mağduriyetlerin içinde bizim Bornova ilçe başkanımız da var. Dolayısıyla biz bu işin takipçisiyiz" dedi.

TRAFİK SORUNU ÇÖZÜLECEK GİBİ DURUYOR
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin performansını da değerlendiren Kırkpınar, "Bu kahvaltı dahil olmak üzere katıldığımız tüm toplantılarda benim gözlerine bakıp gülümsettiğim arkadaşlarım var. Hatta siz de olmak üzere. Konu dönüp dolaşıp ittifakımız ve Tunç Bey’e geliyor. Ben o söylediklerimin üzerine olumlu anlamda katkı koyarım ama olumsuz anlamda koyabileceğim bir katkı yok. Yani her şey 31 Mart 2019’da başladı, 31 Mart 2019’dan sonra daha 1’inci yılını tamamlamadan 11 Mart 2020’de pandemiyle yüzleştik. Pandemi deyip geçmeyin, bugün buradayız pek çok insan tedirgin, hepimiz aşılandık ama tedirginiz. Belediye kaynakları aşağı indi, belediyenin kamu için harcadığı kaynakları kat ve kat yukarı çıktı. Burada o süreç İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere Millet İttifak’ı ve Cumhur İttifakı belediye başkanlarının çok büyük bir gayret ortaya koyarak sıkıntı yaşayan insanlara ulaştığını düşünüyorum. Bunun dışında bu şehrin en büyük problemi ne derseniz birincisi trafik. Buna yok öyle bir şey derseniz olmaz. Cumhur İttifakı yaptıklarını göklere çıkarır, eksikliklerini konuşmaz. Bu şehrin en büyük problemi maalesef trafik… Buna hızlı bir şekilde çözüm üretilmesi gerekiyor. O çözümde üretilecek gibi görünüyor. Sayın Tunç Bey’in ifadesiyle söyleyeyim; yakın zamanda bu konuda bir değişim, değişiklik, rahatlama geleceğini iddia etti. O sözünün de arkasında duruyor" dedi.

MİLLET İTTİFAKI BÜYÜK BİR MÜCADELE VERDİ
Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla düzenlenen kahvaltıda konuşan Kırkpınar, "Malumunuz basının, medyanın ve gazeteciliğin bugün Türkiye’de nerelere evrildiği, neler yaşadığını biz siyasilerden fazla, yaşayan insanlar olarak sizler biliyorsunuz. Basın, demokratik toplumlarda 4’üncü kuvvet olarak anılır ama 2018 yılının 9 Temmuz günü Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine geçildi… Sayın Cumhurbaşkanı tarafından bakanlar kurulu değil, kabine açıklandı. Biz bugünkü sistemi daha henüz partimizi kurmadan, genel başkanımız o zaman meydan meydan gezerek 16 Nisan 2017’de yapılan referandumda hayır oyu çıkması için bu sistemin, Türk toplumuna, geleneğine, kültürüne, siyasetine uygun düşmeyeceğini ifade etti. Maalesef bugün başta genel başkanımız, partimizi kurduktan sonra diğer siyasi partiler yine o dönemde daha sonra Millet İttifakı bileşenlerinden ve büyük ortak olarak diyebileceğimiz CHP de Saadet Partisi de bu süreçte hayır oyu çıkması için büyük mücadele verdi" diye konuştu.

MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYİN
Basının önemine de dikkat çeken Kırkpınar, "Şimdi rakamlar üzerinden gitmeyeceğim ama bu gerçekleşti ve sisteme geçtik. Kabinenin açıklandığı günden sonraki süreçte bugüne gelene kadar özellikle sizlerle ilgili bölümde söyleyeyim; biraz evvel sohbette de ifade ettim; sizler İzmir’de kıt kaynaklarla, büyük bir özveriyle en azından İzmir’de yaşayan insanları bilgilendiriyorsunuz. Bu sadece siyaset haberiyle değil, belediye haberiyle değil; toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren ve problem kaynağı olan ne varsa gündeme taşıyorsunuz bu takdir edilmekle beraber bulunduğunuz kesimin yani medyanın elinden gücü kuvveti alınmış bir kesime dönüştürüldü. Maalesef ki devletin resmi yayın organı olan TRT başta olmak üzere medyanın büyük bir kısmı ya satın alınarak ya da sattırılarak hükümet yanlısı politikaları destekler, bunda bir deyis yok ama toplumun diğer kesimiyle ilgili hiçbir problemi ya da hiçbir konuyu gündeme getirmiyorlar. Bu gücü elinden alınmış, baskı altında haber peşinde koşan sizleri üzüyor. Bu duruma da şahit olunca bizler de üzülüyoruz. Türkiye’den bundan 20 yıl evvel medya çok daha farklı bir yerdeydi. Özlük haklarınız kısmen alındı. Bir örnek; havayollarında indirimli bilet alma şansınız vardı, bundan başlayarak telefon indirimi ve pek çok konuda özlük haklarınız ellerinizden alındı. Peki ne yapmalıyız? Size düşen büyük görev mücadele azminizi hiçbir zaman kaybetmemek. Ne muhalefetin yanında olun, ne de iktidarın… Türk milletinin yanında olun. Çünkü Türk milleti son 20 yıldır kademeli olarak yaşadıklarını maalesef hafızasında tutamıyor. Dolayısıyla almış olduğunuz bu sorumluluğu aydınlık günlere kavuşana kadar, bu mücadeleden vazgeçmemenizi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

TOPLANTILAR GELENEK HALİNE GELSİN
"Günümüz bugün değildi, 24 Temmuz’du, hafta sonuydu. Belki tatil yapma imkanı bulanlarınız vardır bilemiyorum, benim öyle bir şey olmadı. Dolayısıyla sizleri böyle bir davetle burada eksik kimseyi görmek istemediğimizden hem il başkan yardımcımız hem danışmanımız hem de diğer il başkan yardımcımız böyle bir organizasyonu yapmak için bir araya geldiler. Bunu bir gelenek haline getirelim, bir daha ki yıla baktım, 24 Temmuz çok uygun bir tarih. İnşallah o gün bir arada oluruz ve o 24 Temmuz’da inşallah Türkiye’de bir değişim olmuş olur. Bu benim niyetim. Bu niyeti taşıyan insanlar da sandık başına gidip, değiştirecektir diye düşünüyorum."

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 haydar haydar
 27 Temmuz 2021 Salı 12:59
şakayda hiç komik değil ciddiyse çok komik. cevaba bak erdoğan adayım dememiş. bunu insanların yüzüne bakarak söylüyor kimse de demiyor ki ya bu adam ne diyor.
İzmir'de depremzedelerden dilekçeli eylem!
Güncel
27 Temmuz 2021 Salı 16:27

İzmir'de depremzedelerden dilekçeli eylem!

İzmir'in Seferihisar ilçesi açıklarında meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde evleri yıkılan veya hasar görenlerden oluşan 100 kişilik bir grup, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne taleplerini içeren dilekçe sundu.
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü önünde bir araya gelen yaklaşık 100 kadar depremzede, dilekçeleri Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne teslim etti.

Depremzedeler adına basın açıklaması yapan Nilsu Karaman Aktarıcı, İzmir Depreminde 7 bölgede 7 binanın yıkıldığını ve 117 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlattı.

Depremin ardından kent genelinde yapılan çalışmalarda 7 bölgede 1819 bağımsız bölümden oluşan binaların yıkıldığını anlatan Aktarıcı, "Biz, enkaz paralarımızı, içeride kalan hurda bedellerimizi, enkazda kalan ziynet eşyalarımızı, zemin katlarımız dükkandı biz yine dükkanlarımızı istiyoruz. Kura çekmek istemiyoruz. Depremden önce dükkan ve evlerimizin metrekareleri ne ise onları aynı şekilde istiyoruz. Sosyal devlet ilkesi gereği rezerv alanının arkasında yapılan 8 bin 500 konut ve dükkandan biz de hak sahibi olmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Bölgede yapımı devam eden gökdelen inşaatları olduğunu belirten Aktarıcı, "Şimdi bu gökdelenlerle bizim evlerimizin zeminleri arasında ne fark var? Bunların raporlarını bilimsel olarak görmek istiyoruz. Bizim zemin iyileştirmelerimiz yapılırsa maliyetler bize ne olarak yansıyacak bilmek istiyoruz. Niye proje alanları dışına 8 kat izni verildi? Gökdelenlere 40-50 kat izin verildi de bizim evlerimiz 8 kattan 5 kata indirildi bilmek istiyoruz." dedi.

Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü Kentsel Dönüşüm Şube Müdürü Duran Sargut da depremzedelere yaptığı açıklamada, kendilerine gelen bütün dilekçeleri Bakanlığa ilettiklerini ve dilekçelerin inceleme aşamasında olduğunu belirterek, kendilerine gelecek cevapları da vatandaşlara bildireceklerini söyledi. (AA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Ege'de Sonsöz