MENÜ
İzmir 17°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
'Can'a saygı ve sevgi duyanlara davet
Oya DEMİR
YAZARLAR
13 Mayıs 2022 Cuma

'Can'a saygı ve sevgi duyanlara davet

"Geçici düzenler, köpük misali yok olup giderler.”  Kızıl Veba, Lack London

Uzun yıllar aynı yerde yaşayanlar bilirler, bir süre sonra her gün gördüğümüz şeylerdeki değişimleri hızlıca fark ederiz. Bu  iyi ya da kötü olması, küçük ya da büyük olması, fark ettiğimiz anda bizi rahatsız etmesi ya da etmemesi de çoğu zaman önemli olmaz. Kurduğumuz düzen, alışkanlıklarımız, hayatın getirdiği günlük koşturmacalar, zaman zaman suni yoğunluklar, bizi bazı şeyleri görmezden gelmemizi, düşünce ve eylemlerimizde arka plana atmamızı sağlar…

Ne zaman ki düzenimiz bozulur, ne zaman ki geri dönüşü olmayan, konfor alnımızı bozan bir olay meydana gelir, o zaman iş işten geçmiş olsa da, düşüncelerimiz ve eylemlerimiz harekete geçer…

Bende de aynı şey oldu… Yaşadığım yerde sokak hayvanlarının (kediler, köpekler) günden güne arttığını, köpeklerin gruplar halinde yaşamaya başladıklarını görüyor, bir tehlike ortaya çıkabileceğini hissediyordum. Ama hiç bir şey yapmadım. Araştırmadım, sormadım ve ilgilenmedim. Bazı alışkanlıklarımı değiştirdim o kadar. Akşam ya da sabah erken saatte bir yere gidiyorsam toplu taşıma araçlarına binmeyi bıraktım, evin önüne taksi çağırdım, yolumu değiştirdim, görmezden geldim. Dün sabaha kadar….

Dün sabah (11 Mayıs 2022) her zamanki gibi İnciraltı Kent Ormanı’na koşuya giden oğluma köpekler saldırdı. 1 değil, 2 değil, birden  fazla köpek, sabah erken saatlerde saldırdı. Yaralandı, kuduz aşısı oldu. İnciraltı Kent Ormanı’ndaki diğer insanlar yardım etmese, yaşı daha küçük olsa, bir engelli olsa ne olurdu, düşünmek bile istemiyorum…Köpekleri ne tetikledi, neden saldırdılar bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey dünden itibaren yaptığım tüm konuşmalar, görüşmeler, yazışmalar güzel İzmirimiz de ciddi bir sokak hayvanları/sahipsiz hayvan sorunu olduğu yönde.

Bu olan saldırı ilk olay değil. Kentin farklı yerlerinde çeteleşmiş hayvanlar var. Önlenemeyen bir şekilde çoğalan kediler var. Bazı yerlerde doğal dengenin bozulması nedeni ile domuzlar var. Ildır’da tilkiler var.

Başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere pek çok kurum, sivil toplum kuruluşu, birey olarak gönüllüler, bu konuda ciddi çalışmalar yapıyorlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Veteriner Odası ile işbirliği, geçici köpek bakımevleri, Pako Sokak Hayvanları Sosyal Yaşam Kampüsü, küçük hayvan polikliniği, sokak hayvanları acil müdale birimi, ilçe hizmet birimleri vb. pek çok örnek uyguylama ve çalışması var.

Aynı şekilde HAYTAP (Hayvan Hakları Federasyonu) da pek çok çalışma gerçekleştiriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ortak yürütülen çalışmalarda bulunuyor. Sahipsiz hayvanları besliyor, bakımını sağlıyor, lobi faaliyetleri yapıyor, hayvan haklarının korunması için durmadan çalışıyor. Farklı yerlerde ilçe belediyelerinin bazılarında da hayvan rehabilitasyon merkezleri bulunuyor.  Bakanlıkların yaptığı çalışmalar var.

Ancak, geldiğimiz noktada tüm iyi niyetli çabalar ne yazık ki yetersiz. Çünkü günden güne bu hayvanlar artıyor. Nisan ayında gerçekleştirilen ve Tarım ve Orman Bakanının "Sahipsiz Hayvanların Kısırlaştırılması Seferberliği" etkinliğinde yaptığı açıklamada ülkemizde sahipsiz hayvan sayısı 10 milyona doğru gittiği belirtiliyor.

Bıçak sırtı bir konu ne yazık ki sokak hayvanları; bir yanda hayvanseverler ve STK’lar, diğer yanda yerel yönetimler, merkezi hükümet, kanunlar, yönetmelikler, bir diğer yanda ise ne yazık ki doğru bilgiye sahip olmayan geniş bir toplum.

Nereden baksanız, ne söyleseniz mutlaka bir aksi yönü savunan, inanan, çalışma gerçekleştiren ya da hiç bir şey yapmayan var. Konuyu gündeme getirdiğinizde; bir yanda “sokakta hiç hayvan olmasın diyorlar” diye algılayanlar, diğer yanda “hayvanları öldürelim mi diyorsunuz ” diyenler, diğer yanda “bu şu kurumun bu da bu kurumun görevi” diyenler, bir başka tarafta “çözüm yok” diyenler vb. Hatta hayvan sevmemek etiketini yapıştıranlar var. Eleştiriler, yorumlar, öneriler, eylemler ve eylemsizlikler hepsi aynı yerde.

Hayvan hakkından, çevre hakkına, kent hakkına, insan hakkına, güvenlik hakkına, sağlık hakkına kadar; etik değerlerden inançlara, duygusal yönünden vicdani yönüne, sosyolojiden psikolojiye kadar her yönü ile bıçak sırtı olan çok önemli bir sorun.

Gerçek, akılcı, bilimsel yöntemler ile iyi uygulama örneklerini inceleyerek, belki; antropoloji, etoloji, psikoloji, veterinerlikve zooloji gibi diğer disiplinlerin örtüşmesiyle kurulan disiplinlerarası bir alan olan antrozooloji uzmanlarından destek alarak, bu sorun çok daha kapsayıcı bir şekilde çözülebilir.

En önemlisi ise; sadece ve sadece tüm tarafların “ortak akıl” ile “çözüm” odaklı bir yöntemle konuyu masaya yatırması, aynı masa etrafında “birlikte” çalışması ve yerel yönetimlerin, merkezi yönetimin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, gönüllülerin ve bireylerin kalıcı bir düzenleme ortaya koyması ile sorun olmaktan çıkarılabilir…

Ötekileştirmeden, konuya sadece hayvan ya da insan perspektifinden, hayvanları sevmek ya da sevmemek  açısından değil; tüm canlılara eşit mesafede, tüm haklara saygılı yaklaşan, etiketler yapıştırmadan bakan, bakmak için çaba harcayan herkese, tüm “can” sevenlere ve tüm “can”lara saygı duyanlara davetimdir. Gelin hep birlikte çözümün parçası olalım…  

Hayvanların Korumasına Dair Uygulama Yönetmeliği

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2006/05/20060512-7.htm

Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2021/07/20210714-9.ht

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Behire Ayduk
 14 Mayıs 2022 Cumartesi 08:24
Öncelikle geçmiş olsun sonucu bir felakete ulaşabilecek bir kaza atlatmış oğlunuz. Mavişehir’de yaşıyorum 2 köpeğimiz var evimizde , koloni halinde yaşayan köpekler yüzünden yürüyüşlerimiz site içi ile kısıtlı çünkü bir iki yıl önce yakın bir arkadaşım köpeğini gezdirirken Tay park çevresinde maalesef gözü önünde sokak köpekleri tarafından telef oldu . Evimizin bahçesine kediler giriyor köpeğimiz doğal koruma iç güdüsü ile bir tanesini parçalayacak korkusuyla yaşıyorum çünkü komşumun meraklı kedisi bizim bahçeye girdi ikisini zor ayırdım . Tabii operasyon geçirdi kedicik Hayvan sevmek bence sahiplenip evine almak demek bu başıboş bırakılan evlerin , apartmanların önünde beslenilen kedi ve köpekler koloniler halinde başıboş bırakılmamalı . Yıllarca ABD de yaşadım her evde en az bir evcil hayvan olan bir ülke ama sokaklarda başıboş kedi ve köpek göremezsiniz . Umarım bizim de hayvanlarımız sokaklardan toplanırlar yuvalandırabilirler .
 Dilek Bilge Yüksel
 13 Mayıs 2022 Cuma 19:08
Gerçekten çok doğru tespit.Ankara dan İzmir e taşındığımda ilk dikkatimi çeken sokak hayvanlarının fazla olmasıydı.Onlar bizim can dostlarımız elbette.Ama kontrolsüz,basıboş bırakılmamaları gerekiyor.En kısa zamanda çözüm getirilmeli.Yoksa bu gibi kazalar kaçınılmaz olur.
 Fatoş Kutay
 13 Mayıs 2022 Cuma 14:19
Değerli kardeşim, hassas ve çok boyutlu bir konuyu çok güzel kaleme almışsın.. Umarım çok büyük bir kitleye ulaşır ve paylaşılır değerli makalen.. Bu sorunu her birimiz bulunduğumuz çevrede yaşıyoruz, ve ne yazık ki “ortak akıl” geliştirme konusunda çok başarılı olamadığımız için kalıcı bir çözüm bulamadık şimdiye kadar.. Umarım toplumu bilinçlendirme konusunda ilgili kurumlar gerekeni yaparlar.. İnsanlarımız da sorumluluklarını dikkate alırlar..
 Nilay Banu Canbalaban
 13 Mayıs 2022 Cuma 12:42
Müthiş bir saptama Müthiş bir yorum Müthiş bir çaba Yüreğinize farkındalığınıza saglik Elimden gelen ne ise bende yapmaya hazirim
 Fatoş
 13 Mayıs 2022 Cuma 12:08
Oya’cım Teşekkürler Zxaydı katıcı çok kapsamlı bir yazı olmuş.. Tüm duygularımı dile getirmişsin. İnşallah sonuca varan güzel faydalı bir çalışma birlik ve beraberlik içinde gerçekleşir. Sorun hepimizi ilgilendiriyor..
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Ege'de Sonsöz