MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Aklıma gelenler dağa taşa...
İhsan Özbelge ÖZDURAN
YAZARLAR
16 Eylül 2021 Perşembe

Aklıma gelenler dağa taşa...

Yaş ilerlerken, haliyle ölüm daha sık aklına geliyor insanın...

Hele hele, dünyayı kasıp kavuran bu salgın döneminde…

Corona illetini bir türlü yakamızdan söküp atamamışken

Hele hele, aşı karşıtları ile kol kola, burun buruna, iç içe yaşarken… 

Halâ, her gün yüzlerce insanımızın vefat haberleri sayısal verilerle açıklanırken…

Her gün bir vatan evladının şehit düştüğü haberi ile yüreklerin yandığı…

Had safhada ölüm temasının işlendiği…

Hiddetin, şiddetin ayrımcılıkla dans ettiği…

İnsanların ötekileştirildikçe ayrıştığı… Şu zor zamanlardan geçerken...

Isıtılıp ısıtılıp servis edilen, can sıkıcı bir pehlivan tefrikası ile karşılaştık yine…

***

16 Eylül 2016… Beş yıl önce bu gün…

Türk sinemasının sevilen aktörlerinden Tarık Akan’ı son yolculuğuna uğurlarken…

Allah’ın rahmeti, mağfireti üzerine olsun dilekleri yerine…

Toplumu, cennetlik / cehennemlik ayrıştırması ile tanıştıran… 

O talihsiz açıklamayı hatırladım birden.

Ne yazık ki; son yıllarda bu tür talihsiz açıklamalara benzer şablon ifadeler, sık sık gündeme gelir oldu. 

Nitekim, geçtiğimiz Aralık ayında… Buna benzer bir talihsiz beyanat daha düşüverdi de gündeme…

Ülkenin fikir ve düşünce hayatına kalemi ile katkı koyan iki gazeteci ve yazarı işaret eden…

“Cesetleri camiye sokulmasın, cenaze namazları kılınmasın!” şeklindeki sözlerle irkildik…

Bu konularla bir hayli fazla meşgul olan zihinler…

Şimdi yine…

Gazeteci-yazar Yılmaz Özdil’e, cami avlusunda münhal yer bulunup bulunmaması konusunu gündeme getirdiler…

Dine ve ahiret alemine ait bunca beyanatın içinde yaşarken, düşünmeden edemiyor insan… 

Ne demişler… Dünya fani, ölüm ani…

Yaş atmışı geçiverince de… Ölüm, gözün akıyla karasından daha yakın bir hal alıveriyor.

Hani günü gelip de… Emr-i hak vaki olduğunda…

Mazallah; ya cami avlusuna sokulmazsam ya da musalla taşında “cehennemliktir” ayrıştırmasana maruz kalırsam diye bir kuruntu kapladı da içimi…

Haliyle… Bir ağırlık çöküverdi yüreğime… Bir vesvese, bir vesvese…

Allah muhafaza diyorum… 

Ben; dini konulara vakıfım, kimin cennete kimin cehenneme gideceğini çok iyi bilirim diyen bir zat-ı muhterem çıkar da...

-Ey cemaati müslimin... İhsan hanımın cenaze namazı kılınamaz, o cehennemliktir derse, üstüne bir de hakkını helal etmezse…

Of ki of... İşte o zaman ne olur halim?

Hele hele… Bir Ege kızı, bir Giritli gelini olarak bunca yıldır yediğim o haram lokmalar var ya...

O; kalamar, yengeç, ıstakoz,karides gibi, çeşitli deniz ürünlerini mideme indirmiş olduğum o bolluk zamanları geliveriyor da aklıma…

Adeta bir (*)mücrim gibi titriyorum…

Bundan sonra… Zaten, o haramlara el uzatmak da yok bu hayat pahalılığında diyerek 

Kendime bir çıkış yolu bulmaya çalışırken…

Her kişi, yediği hurmalardan mesuldür diye düşünmeden de edemiyorum!

Öyle ya… Yemeği yiyen, hesabı öder…

Kafam iyice karışıyor… Bir yandan kendi halimi düşünüyorum, öte yandan memleketin ahvalini…

Türlü çeşit vesvese ile uykularım kaçıyor… Uyuyamıyorum… Bir şiir dolanıyor dilime…

(**) Uyumayacaksın

Memleketinin hali

Seni seslerle uyandıracak

Oturup yazacaksın

Çünkü sen artık o sen değilsin

Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin

Durmadan sesler alacak

Sesler vereceksin

Uyuyamayacaksın

Düzelmeden memleketin hali

Düzelmeden dünyanın hali

Gözüne uyku giremez ki...

Uyumayacaksın

Bir sis çanı gibi gecenin içinde

Ta gün ışıyıncaya kadar

Vakur metin sade

Çalacaksın.

Sonra; bu sis bulutunun içinden sıyrılmaya çalışarak, kendi kendimi telkin ediyorum...

-İhsan... Bu saçma düşünceleri bırak... 

Biliyorsun ki; cennet kapısının anahtarı, bizatihi kişinin kendi elindedir…

Ee… Bir namazlık saltanatın da, kime nasip olup / olamayacağını zaten hiç bir ademoğlu bilemez..

Ve de… Allah'la kul arasına kimse giremez… 

Hem… Ahiret alemine, bir kişinin ya da bir kurumun organizatörlüğünde yer tahsisi de yapılmamaktadır...

Yine biliyorsun ki… Ölmüşün arkasından kötü konuşulmaz…

Dinimizde “Kendin için ne diliyorsan başkası için de dilemek gerek” diyen  

Yapıcı, onarıcı, çok kıymetli bir öğretimiz var...

Eee öyleyse? Yüreğini ferah tut… Çünkü Allah kulunun zannı gibidir… 

Yüreğimi genişleten o ferahlıkla…

Laik Türkiye Cumhuriyetinde yaşadığıma binlerce kez şükrediyorum…

Sonra… Nerede, nasıl yaşanacağını bilmediğim ömrümün son demlerini Allah’a ısmarlayıp…

Büyüklerimden işittiğim tüm duaları; tüm kalbimle, geleceğe yolluyorum…

Milletimizin hayrı için diliyorum, tüm iyi dileklerimi…

Sen, sonumuzu hayırlara tebdil eyle… Bizleri, el ayak altında bırakma Ya Rabbi…

(*) Suçlu

(**) Melih Cevdet Anday

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Mürvet Sungur
 19 Eylül 2021 Pazar 22:23
Emeğinize sağlık
 Çiçek Şensan
 18 Eylül 2021 Cumartesi 14:39
Maalesef ülkemizde ayrıştırıcı ve kışkırtıcı söylemler çoğaldı. Belki inanarak belki de birilerine yaranmak için söyleniyor. Ama aklı selim insanlar bunlara tavşz vermiyor. Sayın yazar, bunlar olmasa çok iyi ama siz canınızı sıkmayın , bu yolun sonu da var.
 Leman Akkan
 17 Eylül 2021 Cuma 13:44
İhsanım her şey yoluna girecek kabuslarımız bitecek inşallah.Sonumuz iyi olacak milletimiz hep beraber huzura erecek Sen bu yazılarını tarihe not düşmek üzere yazmaya devam et Sevgi ve selamlarımla
 Handan Atılgan
 17 Eylül 2021 Cuma 10:08
Ben çocukken dünyayı ,ahireti,düzeni,düzensizliği velhasıl her şeyi aklım erdiğince sorar sorgulardım.Son yıllarda yaşanan gidişatlardan sonra aklım durmuş gibi bir çaresiz kabulleniş yaşayıp gidiyorum işte…??
 Serap Koca
 17 Eylül 2021 Cuma 10:02
Harikasın canım İhsan’cığım.Ayrıştırma ötekileştirmeli çabalarının altındaki düşünceleri asla gerçekleşmeyecek.Biz Laik Türkiye Cumhuriyet’nde Sonsuza Kadar Yaşayacağız.Kadim Anadolu Toprağı,kadim bilgileri yeniden yeşertecek,işte o yazdığın——Kendin İçin Ne Diliyorsan Başkası İçin de Onu Dilemek—-bilinciyle artık insanlar Allah’ın kendilerine verdiği ve “Akletmez miydiniz” diye de sorduğu o muhteşem bilinci kurnazlıkla,söz büyücülüğü ile,sadece kendi konfor alanına değil,karşısındakine ve bütünün hayrına Sevgiyle kullanmayı öğrenecek. Güçlü kalemin,samimi sevgi dolu yüreğinle birleşince ne güzel bir miras bırakıyorsun çocuklarına torunlarına ve kadınlara ve Türk toplumuna.İyi ki varsın iyi ki yazıyorsun İhsan’cığım??
 Enver Olgunsoy
 17 Eylül 2021 Cuma 00:04
Baştan sona ironik yazinizi birileri görmesin sakın ciddiye aliverirler daglara taşlara.... Ama bence en buyuk gunahiniz ahtopot yememek..Onun da hocanin 3 kez sorup 3 kez alacagi cevapla hakkini helal eden cemaat verecektir meraklanmayin..
 Erol Çağlar
 16 Eylül 2021 Perşembe 23:45
Kaleminize sağlık, kutluyorum, Ülkemizi aydınlığa çıkaracak, Atatürk''ün Cumhuriyet kadınlarıdır.
 Feride Çubukçu
 16 Eylül 2021 Perşembe 19:28
Canım ?? eline sağlık yüreği güzel arkadaşım. Kimin ne olduğunu kimse bilemez yazdığın gibi.
 Nigar yerebasmaz.
 16 Eylül 2021 Perşembe 18:00
İhsan hanım öncelikle bu güzel yazınız için sizi kutluyorum. Söylediğiniz gibi bir zat-I muhterem çıkarda toplum da bunlar cennete bunlar da cehenneme derse o zaman vay bizim halimize. Yazdığınız gibi Allah sonumuzu hayretsin diyeceğimize her işimizi Allah ha bırakacağımıza bize verdiği aklı kullansak çok daha iyi olur.
 Berrin Yağcı
 16 Eylül 2021 Perşembe 17:19
Hepimizin endişelerini dile getirmişsiniz Haramdan, kul hakkından, israftan söz etmeyen dinciler saçma sapan söylemlerle gündemi değiştiriyorlar
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Ege'de Sonsöz