MENÜ
İzmir 22°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Altıpastan ‘panzehir’ yazılar!
Muhittin AKBEL
YAZARLAR
28 Şubat 2022 Pazartesi

Altıpastan ‘panzehir’ yazılar!

Sene 1967… Henüz 10 yaşındaydı, Manisa Bölge takımında forma giydiğinde…

17 yaşına geldiğinde, Manisaspor takımının as oyuncuları arasına adını yazdırdı.

Antrenörü, Gürsel Aksel idi.

Göztepe’de futbolculuk kariyerini noktalayan efsane Gürsel Aksel, ilk defa teknik direktörlük yapıyordu.

Futbolun sihirbazıydı.

Altıpasa yolladığı toplar, filelerle buluştuğunda…

Gol atmış kadar mutlu olurdu.

Gol atmaktan çok, gol attırmayı daha çok seviyordu.

***

1978’de İzmirspor formasıyla tanıdık O’nu…

1983 yılına kadar lacivert beyazlı takımda oynadı.

1983-84 sezonunda, İzmir’de Yeşilova’yı yenerek 2. Lig’e yükselen Salihli Sanayispor’un kaptanıydı.

Son durak Manisaspor’u da 2. Lig’e çıkardıktan sonra…

1988 yılında futbolu bıraktı.

Futbolu bırakan bir sporcu, hayatının bundan sonraki bölümünde ne iş yapar?

Teknik direktör olur öyle değil mi?

O, teknik direktörlüğü değil, gazeteciliği, yazarlığı tercih etti.

Okumak yazmak, O’nun yaşamdaki vazgeçilmeziydi zaten…

Kendi deyimiyle, evlerine güneş girmeden, gazete girermiş.

İlerleyen yıllarda kitap kurdu olmuş.

***

Futbolcu kimliğini bırakıp tribündeki yerini aldığında…

Zengin kelime haznesinden seçtiği kelimelerle…

Değme yazarlara taş çıkartırcasına…

Şov yapmaya başladı kahramanımız.

Müthiş bir ironi ustası olarak herkesin hayranlık duyduğu bir gazeteci oluverdi.

16 sayfalık haftalık gazete çıkardı, iki yıl boyunca…

Muhabiri de, yazarı da, çizeri de kendisiydi.

Lise mezunuydu ama pek çok üniversiteliyi cebinden çıkaracak kadar bilgili, donanımlı birinden söz ediyorum.

Kim o?

Tabii ki futbolculuktan yazarlığa terfi eden Bülent Hasgönüllü…

***

Okumak kadar, güçlü bir gözlemci olduğunu söylüyor Bülent Hasgönüllü.

“Allah’ıma şükrederim, balık hafızası vermemiş bana. Beynim, 65 yaşında hala kayıt yapıyor” diyor.

İronik yazıları, pek çok kişinin canını yakıyor.

Ama hiç kimse tek kelime edemiyor.

Ne şikayet edebiliyor, ne de sitem…

***

 

Bir yazısında, kendini bakın nasıl anlatıyor Bülent Hasgönüllü…

Bendeniz, kelebek gibi uçup

Arı gibi sokanlardanım; ironi, en büyük silahım!

Taşı gediğine koyanlardanım…

Tanımayan, taş ocağı işletiyorum sanır.

Hem vallahi

Hem billahi! Ne yalan söyleyeyim

Tıraşlama değil, taşlama üzerine yazıyorum.

Millet Mina’da

Ben buradaki şeytanları taşlıyorum!

Yalanım varsa, taş kesileyim!”

***

Bülent Hasgönüllü’nün dördüncü kitabı çıktı, geçtiğimiz günlerde…

“Siyaset” adını verdiği kitap, okuyucuyu baştan çıkaran, yazının kahramanlarını deli eden yazılarından oluşuyor.

Altıpastan öyle goller atıyor ki…

Dertlerimize, öfkelerimize, kızgınlıklarımıza “panzehir” oluyor.

Şiir tadında, ince ince dokunan cümleler, ağları delip geçer gibi hedefinin ciğerine işliyor.

Birinci kitabı, Tilkiler Şehri adını taşıyordu.

Daha sonra “Dünden Bugüne Manisaspor” adlı kitabı okuyucuyla buluştu.

Üçüncü kitabı, “Futbolun Dili” başlığıyla çıktı.

Her biri ayrı bir tat, ayrı bir lezzet..

Şimdi de “Siyaset.”

***

“Tilkilerin vaazı” başlıklı bir yazısında “Tilkiler Şehri”ni özetliyor adeta…

“Tilki doyduğunda avlanmaz.

Şehir tilkileri hiç doymaz!

Akşam yattıklarında kamunun mallarını

Düşünmekten, gözlerine uyku girmez!

Uyku haram,

Kamunun malları helaldir!

Şehir Tilkilerinin ustalığı yanında

Tabiatın Tilkileri çırak kalır.

Hocam, hocam, diyerek ellerinde ibrik, havlu taşırlar

İller çoktan, Tilkiler şehri olmuş!

Vaazı, vaadi onlar veriyor.

Kendileri yutuyor salkımı, millete veriyorlar talkımı…”

***

Halen Manisa’nın yerel gazetelerinde günlük yazılar yazan Bülent Hasgönüllü, “Siyaset” kitabını anlatırken…

Siyasetin, yaşamın her alanında olduğuna dikkat çekiyor.

Siyaseti, dar bir alana hapsetmemek gerektiğini söylüyor.

Siyaset kitabının kapağında bir yılan var, S olmuş.

Ağzından kan damlıyor!

Aynı zamanda çok başarılı bir ressam olan Bülent Hasgönüllü, kendisi çizmiş onu…

Damadı da kapağı tasarlamış.

***

Kitabın bir köşesinde, kaleminin gücünü ve ondan aldığı keyfi, şöyle anlatıyor:

“Deseler de iktidarlara karşı yazma…

İnadına kalemin ucunu sivrileştirip, mızrağa dönüştürürüm.

Savaş aletimdir kalem benim!

Ne kaleler düşürdüm

Ne ordular yendim

Ne ülkeler fethettim

Lakin

Hiçbiri gariban bir yüreğin

Kalbini fethetmek kadar huzurlu olmadı.”

Diyor yazarımız…

***

Ekonomiye de mızrak saplamadan edemiyor kitabında Bülent Hasgönüllü:

“Ekonomiye değinmeden olur mu hiç?

“Eskiden şeyh uçmaz, müritleri uçururdu.

Şimdi milleti siyasetçiler uçuruyor.

“Ekonomi şahlandı uçuyoruz

Şileplerin ambarları tıka basa dolu.

Ebabil filosu anında adrese teslim kargocu!

Yusufcuklar helikopter, mal dolu iniyor, kalkıyor!

Karıncalar üretimin can damarı!

İpek böcekleri, ipek yolunda!

Uçuyoruz, dedi Ademoğlu.

Kargalar güldü.

Leylekler, lak laka başladı.

Yaşasaydı La Fontain, benden daha iyi anlatırdı.”

***

Daha fazla sözü uzatmadan…

Kitapseverlere diyorum ki…

“Siyaset”i, bir solukta okuyacaksınız.

“Siyaset”i çok seveceksiniz.

Hem çok güleceksiniz, eğleneceksiniz…

Hem de çok düşüneceksiniz, çoook

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Ege'de Sonsöz