MENÜ
İzmir 21°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ölümsüzlük Arzusu
Filiz SEZER
YAZARLAR
17 Eylül 2021 Cuma

Ölümsüzlük Arzusu

“Oysa yürüdükçe yönler çoğalır, yeni doğmuş
Çocuklar gibi uzar belli etmeden, bir ırmak
Nasıl biliyorsa yolunu — bilmiyor mu yoksa —
Vardığımız yer, şaşarsın, başladığımız yerdir,
Doyuramaz ormanlar, koyaklar bitimsiz gözü.”

(Melih Cevdet Anday’ın Ölümsüzlük Ardından Gılgamıs eserinden)

Aşı karşıtları sosyal medyada dezenformasyona devam ede dursunlar, BioNtech firmasının kurucuları Prof.Dr. Uğur Şahinve Dr. Özlem Türeci Alman basınına verdikleri röportajda mRNA metodunun hasarlı ve yaşlanmış organları kısmen veya tamamen gençleştirecek şekilde kullanılabileceğine inandıklarınıaçıkladılar. Kuşkusuz yaşlanma sürecini tersine çevirecek bir tedavinin estetik alanında geniş yer bulacağını öngörmek mümkün.

Silikon Vadisinin altın çocukları da bir süredir genç kalma hedefine kilitlenmiş durumdalar. Düzenli olarak yazılarıma sızmayı bir şekilde başaran Jeff Bezos yaşlanmayı tersine çevirme amacıyla kurulmuş bir biyoteknoloji şirketi olan Altos Lab’ın yatırımcılarından biri oldu.Bu firmanın tek yatırımcı milyarderi Bezos da değil üstelik. Uzayda fink atmak ile ölümsüzlüğü yakalamak arasında finansal olarak bir seçim yapmak zorunda kalmayanlar için ilginç uğraşlar elbette. Diğer yandan umudunu birilerinin ölümlü olmasına bağlamış bir dünya için bu gelişmeler ne kadar umut vericidir tahmin etmek güç. Biz yine de bu çalışmaların belli bir elit kesim tarafından elde edilecek bir ayrıcalık değil pek çok hastalığın tedavisine odaklanacak şekilde ilerleyeceğini umalım.

Kozmetik sektöründeki ve estetik cerrahideki gelişmeler son yıllarda “mucize” seviyesine ulaşsa da ölümsüzlük ya da sonsuz gençlik arzusu insanlık için pek yeni değil. Antik Mezopotamya kökenli bilinen en eski destanının kahramanı Gılgamış da ölümsüzlüğün sırrına ulaşmak için zorlu ve gerçek üstü bir yolculuğa çıkmıştı. Ne yazık ki ölümsüzlük için tanrıların ortak kararı gerekiyordu ve Gılgamış için verilmiş böyle bir karar yoktu. Büyük Tufan’ın ardından sağ kalmayı başarabilmiş ve bu yüzden ölümsüzlükle onurlandırılmış Utnapiştim ona en azından gençlik otunu nasıl bulabileceğinin sırrını vermişti. Yolculuğunun geri kalan kısmında bulduğu bu otu bir yılana kaptıran Gılgamış acaba bize binlerce yıl öteden bir mesaj mı vermişti?

Oğuz Türklerinin bilinen en eski destansı yapıtı olan Dede Korkut masallarında da ölümsüzlük arayışına rastlarız. Ölümsüzlük isteğinin ancak bu sözcüğü telaffuz etmemesi koşuluyla kendisine verilen Korkut bazı kaynaklara göre 295 yıl yaşar. Ancak bir av sırasında ağzından kaçıveren ölüm sözcüğü sonrasında nereye saklanırsa saklansın beklenen sonuçtan kaçamaz. Ölümsüzlüğünün ancak ölümü düşünmesinden sonra gelmesi oldukça düşündürücüdür. Korkut’un da ölümüne de bir yılan sokmasının neden olması çok tesadüfi değil gibidir. Biz şimdilik sonradan hekimlik simgesi olacak yılan sembolünü bir kenara bırakalım.

Gılgamış da Dede Korkut da ölümsüzlüğü bir iksirle değil ancak nesillerden nesile aktarılan bu destanları sayesinde yakalamışlardır denilebilir. Gerçekten de pek çok kişi ölümsüzlüğün insanlık tarihine sunulan önemli eserlerle mümkün olduğunu düşünür. Ancak ezici bir çoğunluk için bizi ölümsüz ve unutulmaz kılacak bir eser ortaya koyabilmek mümkün olmayacaktır. Ölümlü olma bilgisiyle yaşamanın zorluklarını binlerce yıldır yaşayan insan ölümsüzlüğe ulaşması durumunda gerçekten mutlu olacak mıdır tartışılır.

Yaptıklarıyla ölümsüzlüğü hedeflediğini ve ancak bunu başarırsa zafer kazanmış olacağını her fırsatta yenilemiş olan ünlü sürrealist ressam Salvador Dali de 1976’da Simya Filozofları adını verdiği 10 parçalık bir seri hazırlar. Simyacıların asıl hedefi ölümsüzlüğün de yapı taşı olan Felsefe Taşını bulmaktır. Rivayete göre bu taş yoluyla “dönüşen” simyacı ölümsüzlüğe “bilinçdışı yönlerinin bilince gelmesi yoluyla” ulaşacaktır.

Dali, ölümsüzlüğü simgeleyen bu litografisinde diğer çalışmalarında da sıkça kullandığı yumurta figürüne yer verir. Yumurta Dali evreninde yeniden doğuşu simgeler. Oval şekliyle evrene de bir benzetme vardır. Simyada da yumurta felsefe taşının yaratılışına işaret eder. Dali’nin figürün yüzündeki girdap yoluyla zamanın sonsuzluğunu ve geçişini anlattığı şeklinde yorumlanır.

Şimdilik tıpkı Gılgamış gibi ölümsüzlükten umudu kesip gençlik iksirinin formülünü yakalamak için koşturmaktayız. Bunu da başaramayanlar için –mış gibi gösteren kozmetik ürünleri de geniş bir yelpazede önümüze seriliyor. Kim bilir belki de sonsuz gençliğin sırrını Ahmet Hamdi Tanpınar veriyor: “Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında, yekpare geniş bir anın parçalanmaz akışında”

*: Gılgamış Destanı ve bu metnin simgesel açıklamaları için İsmail Gezgin kitapları (Gılgamış ve Sanatın Mitolojisi) okuması oldukça keyifli kaynaklardandır.
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Emine Öz
 17 Eylül 2021 Cuma 12:48
Ne yaparsak yapalım , er yada geç yok oluş gerçekleşecek gibi 1000 yıllardır kaçışı olmamış .
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Ege'de Sonsöz