MENÜ
İzmir 24°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Sessiz kalamaz çünkü...
Mehmet KARABEL
YAZARLAR
10 Ekim 2022 Pazartesi

Sessiz kalamaz çünkü...

Diyorlar ki:

“Oylarını nasıl ışık hızıyla yükseltiyor?”

Basit…

Birincisi, halkını iyi tanıyor…

İkincisi, cesur… Türk Milleti, “yürekli kadınları” sever…

Üçüncüsü, hem akıllı hem zeki…

Akıllı; çünkü…

“Gerçeği iyi görüyor ve ona göre davranıyor…”

Aynı zamanda…

Zeki; çünkü…

“Anlama ve kavrama yeteneği müthiş…”

***

“Siyaset Satrancı” için masaya oturduğunda…

Rakibinin…

Adeta beynini okuyor…

Adımlarını ona göre atıyor…

“Hepsi bu kadar mı?” diyorsanız…

Bi’de Allah vergisi “Savaşçı” yanı var…

Nasıl bi’şi o?

“Sözünü dudaktan, gözünü budaktan esirgemeyen…” özelliği…

O’nunla birlikte yürüyor…

Özetle…

“Tehlikeli işlere atılmaktan çekinmiyor…”

Yarınları…

Herkesten “daha iyi görmeyi” beceriyor…

Geçtiğimiz hafta…

İki siyasi lidere birden seslendi…

Bunarı yaparken…

“Bakın böyle seçenekler de var…” diyerek…

Siyaset’in, O’‘na öğrettiklerini…

Hepsinden önemlisi…

Kalbinden geçenleri şak diye masanın üstüne koyuyor…

***

Mesela…

Millet İttifakı’nın “doğal lideri” gibi(!) görünerek…

Türkiye’yi şaşırtmaya devam Kılıçdaroğlu…

Gece evden görüntülü canlı yayında söyledikleriyle…

CHP’ye gönül verenleri bile ters köşeye yatırarak…

Başörtüsüne “yasal düzenleme” çağrısı yapmıştı…

İddialara göre…

CHP’nin Çatısı’nın bu “öneri”den haberi yoktu…

Ertesi gün…

Kılıçdaroğlu’nun önerisine…

Erdoğan’dan kontra atak geldi…

Cumhurbaşkanı…

CHP liderine Anayasa restiyle karşılık veriyordu…

Kılıçdaroğlu’na ve dolayısıyla “Altılı Masa”ya şöyle seslendi:

“Başörtüsü özgürlüğüne anayasal güvence getirelim…”

Olur mu?

Göreceğiz ancak…

CHP Lideri, büyük ihtimalle gece yarısı yaptığı teklifle kalacak…

İşte o anda…

Çıkmaz Sokağın ucu göründüğünde…

İYİ Parti Genel Başkanı Türkiye’ye nasıl seslendi:

Kapanan yaraları değil, kanayan yaraları konuşalım…”

Bu ne demek?

Akşener’e kulak verelim:

“Başörtüsüne dair geçmişte yaşananlar yanlıştı ama o konunun artık problem olmaması, gündemimizden çıkması söz konusu… Biz asıl gıdaya erişim gibi kanayan yaraları konuşmak durumundayız… Derin yoksulluk içindeki evleri geziyorum… Buzdolabını açtığımda içinde sadece mercimek çorbası görüyorum... Kucağınıza aldığınızda kemikleri sayılan çocukları, rutubet dolayısıyla astım olmuş çocuklar görüyorum…”

***

Akşener’in…

Siyasi rota belirlemeye namzet akılcı tavsiyelerine…

Bir örnek daha…

Önceki gün…

Partisinin düzenlediği “Göç Meselesi” buluştu, Akşener…

Vatandaşın bilmediği rakamları dile getirdi…

Dedi ki:

“Türkiye’de en az 8 milyon sığınmacı var”

Daha önce böyle bir rakam duymamıştık…

İYİ Parti’nin lideri, döküm yaptı:

“Bugün Türkiye'de, en iyimser tahminle 3.5 milyondan fazla Suriyeli var… Diğer ülkelerden 650 bin civarında sığınmacı ve tahmini 3 milyon 500 bin kaçak göçmen bulunuyor…”

Hız kesmedi…

Cumhurbaşkanı’na seslendi:

“Sayın Erdoğan sinirini yenemiyorsan, nefsine yediremiyorsan, beceremiyorsan, ben Suriye'ye gidip Esad'la görüşmeye bu sorunu çözmeye hazırım…”

***

Kimi çevrelerde şöyle bir beklenti yok değil, hani:

“İçlerinden biri çıksın Altılı Masa’yı dağıtsın…”

Büyük olasılıkla mümkün değil…

Ancak…

Meral Akşener de…

Bazı konularda “sessiz kalmaya” alışkın değil!

Fıtratında yok!

Konuşacak ve konuşmaya devam edecek…

Gerekirse…

Tatlı tatlı CHP Lideri’ni de iğneleyecek…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da gönderme yapacak…

Politikanın şanında var bu…

Tabii…

“İş işten geçmeden…”

***

Bitiriyoruz…

Bütün bu inişli / çıkışlı gelişmeleri…

Arapça’dan dilimize geçen…

“Bad-el harâb-ül Basra…” diye telaffuz ettiğimiz…

Anlamlı bir darb-ı mesel (atasözü) ile taçlandırmak…

Yerinde olacak…

Yuvarlarsak, Arapça’dan tam tercümesi şöyle:

“Basra harap olduktan sonra!” ya da “İş işten geçtikten sonra…”

Özetleyelim…

Irak’ın masallara konu olan Basra kentine…

Yoksul bir dervişin yolu düşer…

Karnı acıkır ama kimseler yemek var…

Sadece bir kasap, dervişe küçük çiğ bir et parçası verir…

İyi de…

Derviş eti pişirmek için ateş bulamaz…

Bunun üzerine derviş…

Allah’a yalvarır:

“Allah'ım Basra halkının hayırsızlığından sana sığınırım… Bana şu eti pişirecek bir parça ateş lütfet…”

Tam o sırada Basra'da büyük bir yangın çıkıyor…

Herkes sağa sola kaçışırken dervişi, yangın alevlerinden istifade yaktığı ateşle eti kızartıp, karnını doyurmanın telaşı içindeyken…

O’na önceden yardım etmeyen Basralılar…

“Sonunda aradığın ateşi bulmuşsun" deyince…

Derviş dayanamamış:

“Evet, ama Basra harap olduktan sonra…”

Nokta…

Hamiş: “Kurulduktan sekiz ay sonra seçime girip %10’u yakalayan İYİ Parti’nin şu sıralarda %20 hedefinin etrafında dolaşması tesadüf olamaz!”

Sonsöz: “Siyaset; doğru hayaller üzerine söylenen yalanlardan oluşur… / Algernon Sidney / İngiliz Siyasetçi…”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2024 Ege'de Sonsöz