MENÜ
İzmir 21°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Toprak sahadaki inatçı çiçek
Hanzade ÜNUZ
YAZARLAR
7 Temmuz 2021 Çarşamba

Toprak sahadaki inatçı çiçek

TÜRKİYE gerçekten sarsıcı bir coğrafya.

Fin hamamında gibi yaşıyoruz hemen her günü...

Karlı havada çıkıp ruhumuzu bir buza, bir kaynar suya atıyoruz.

Belki de ancak böyle hayatta kalıyoruzdur, direnç veriyordur kimbilir.

Birbirini eşeleyenlerin ülkesinde acı da çok yüksek, tatlı da.

***

SABAH sabah dün ilk tokadı küçük bir kız çocuğundan yedim.

Kararlı,gururlu, inatçı o küçük kızın gözyaşlarını gördünüz mü?

Şanlıurfalı 13 yaşındaki Merve...

İmam Hatip Lisesi öğrencisi, hentbol oynuyor.

“İlk başta bana sen yapamazsın, şort giyemezsin dediler”diye anlatırken...

Tam da o gururuna dokunan yerde, verdiği büyük mücadelenin küçük omuzlarındaki ağırlığını hatırladığı noktada...

Yanaklarından aşağıya süzülen gözyaşlarını hızlıca silerken...

“Beni dışladılar erkeklere göre... Tişört giyemezsin oran buran görünür dediler. Hayır dedim. Önyargılarını yıkacağım, köyümdeki kızların kaderini değiştireceğim” sözleri döküldü dudaklarından.

Ve geldi, yüreğimin tam da baş köşesine oturdu.

Ülkece çamur içinde yüzdüğümüz bugünlerde içime sular serpildi.

***

ÇELİK bakışlı Merve Akpınar’ı dinlerken...

Nasıl dirençli bir çocuksun sen diye bakakaldım gözlerindeki ateşe...

Nasıl meraklı, nasıl cesur, nasıl güçlü bir kız.

İnat etmiş, hentbol sadece erkeklerin sporu değil...

Son derece zorlubir iklimde diretmiş, “Ben de oynayacağım”demiş.

İmam Hatip Lisesi’ndeki öğretmeni Bayram Kaplan’ın desteğiyle kendini göstermiş.

Hentbol Federasyonu’nun davetiyle ziyarete gittiği Ankara’da...

2023’e iki kala...

Saraylar, köprüler, kanallar, gökdelenler, külliyeler Türkiye’sinde...

Gürcütepe köyündeki toprak sahada yeri tebeşirle çizip hentbol oynayan Merve...

Hayatında ilk defa birkapalı spor salonu görüp, içinde maç yaptıktan sonra bakın neler anlatıyor:

“Toprak sahada koşmak çok zor, ayağımıza diken batıyor. Ayakkabılarımıza toprak giriyor, hele terleyince her yerimiz çamur oluyor. Toprağın boyadığı çoraplarımızı yıkamak çok zor oluyor. Köyde açık havada kızgın güneşte yanıyorduk, ter şelale gibi üzerimizden akıyordu. Bu salonda hiç terlemedik, burası gölge, serin, güzel.  Yerler tahta, ahşaptan yapılma, biz köyde kumda maç yapıp oynuyorduk. Buraya gelmek için zorluğa katlanmam lazımdı, ben de katlandım.”

***

ÜLKENİN her yerine çöken, içini çürüten asalaklara karşı son anda bulunmuş panzehir gibi ...

Mucize yaratan kız çocuğuna, “En büyük hayalin nedir” diye soruyor muhabir.

Köyüne spor salonu yapılmasını istiyor Merve, bir hentbol kulübü kurulmasını ve de milli formayı giymeyi...

“Benden sonra gelecek kızlar için, onlar benim çektiklerimi çekmesinler. Hapiste gibi yaşamalarını istemiyorum. Evde bir köşede kalmasınlar. Tek Merve ben değilim, daha nice Merveler geleceğine eminim. Sorunlar var ama çözümleri de var, pes etmelerini istemiyorum. Hem spor, hem de ders yapmak eğlenceli.

Umudumuzu yeşerten, Şanlıurfa’dan ses verirken küçük kız çocuğunun cümlelerine dikkatinizi çekerim.

Toprak sahada açan çiçek Merve’nin, inatçı coşkusuyla kullandığı kelimelere, yüzüne yansıyan duygusunu izleyin:

Oran buran görünür dediler derken ki kırıklığı, “Milli Tişört” giymek istediğini söylerkenki utangaçlığı, tek Merve ben değilim cümlesindeki gizli özneleri sakın ola es geçmeyin...

Ülkesini, hayatını, hayatları iyileştirmek isteyen  Merve dimdik duruşuyla ne diyor bir daha duyalım:

“Kendi köyümün, kız çocuklarının kaderini kendim değiştireceğim.

Hapiste yaşamalarını istemiyorum.”

***

GÜRCÜTEPE köyünden Merve’nin öyküsünün ardından, ikinci tokat bu kez İzmirli bir üstattan geldi.

Kaynar su döküldü başımdan.

Tanışma fırsatı bulamadığım besteci, keman sanatçısı İlyas Tetik’in intihar ettiği haberini okuduğumda şok oldum.

Türkiye’nin en önemli keman virtüözlerinden olan İzmirli sanatçı İstanbul Sarıyer’deki evinde hayatına son vermiş.

Kemanının nağmeleriyle...

Türkiye’de yaşamayı ayrıcalıklı kılan duyguları şahlandıran bir sanatçıyı...

Naifliğini yüzündeki tüm mimiklerde taşıyan 60 yaşındaki İlyas Tetik’i canına tak ettirenler kimler...

***

EN ünlü ses sanatçılarının vazgeçilmez yoldaşı, pandemide ekonomik sıkıntı içinde iyice bunalmış iken...

Yazılanlar doğruysa, iki ünlü şarkıcının çekişmesi arasında kalıp...

“Ya ben, ya o” restleşmesi dayatılıp, başlayacağı tv programıda diva kaprisiyle iptal olunca...

Gururuna yedirememiş

Bu topraklarda bir daha kolay yetişmeyecekbir sanatçı, İlyas Tetik’in anısına...

Dün akşam boyunca kendisini, ses sanatçısı arkadaşlarını izledim.

Lütfen siz de açın YouTube’dan izleyin, bir keman taksimini dinleyin.

İnsanın aslında sahip olması gereken tüm incelikleri hatırlatan notalarına, müziğine, yorumuna şahit olun.

Bu topraklarda kuruttuğumuz nadide bir çiçeğe...

 Ağıt yakın, rahmet okuyun.

İlyas Tetik’in sahne ışıkları sönünce yaşadığı yalnızlığın acısı...

Hayatına son vermesi çok yazık, çok büyük kayıp.

Ama bazıları için  çok daha büyük utanç...

Ve günah.

***

Allahım sen bize Merve gibi önyargıları yıkma azmi

Kaderimizi değiştirme aklı...

Ve bir de mümkünse tasarruf bilinci...

Porsiyonları küçültme fikri ver.
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 ¹hamdi turkmen
 9 Temmuz 2021 Cuma 21:37
Iki gerçek öykü ancak bu kadar güzel yazılabilir. Kızımızın azmine alkış tuttum. Ama çok değerli sanatçımız için kan ağladım. Eline, yüreğine saglik
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Ege'de Sonsöz