MENÜ
İzmir 27°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Aydınlık kentin insanları
Nedim ATİLLA
YAZARLAR
27 Ocak 2019 Pazar

Aydınlık kentin insanları

Demokrasi tarihimizde seçim sonuçları itibariyle İzmir’e bakalım önce…

Genel geçer olana karşı başkaldırışı dikkat çekici boyutlardadır güzel kentimizin…

Herkesin yürüdüğü ortak patikalar yerine keçiyollarını deneyişi boşuna değildir.

Dıştan kendini dayatan tercihler yerine kendi yaşam tarzına uygun bir tercihte bulunur…

Memleketin genel kuralına uymaz, standarda uymaz, ‘normal’e uymaz, beklenene hiiiiç uymaz,

Sanırsınız ki bütün memleket gibi elverişli görünene yönelecektir. Ama karşı çıkıcılar keyfiliğe saparlar ve mutlu olurlar.

İzmir hem özgür, özgür kadınların çoğu gibi biraz da ‘huysuz’ bir kenttir.

Rahmetli ve sevgili Hocam Nuri Bilgin, İzmir’i “farklı bir şeyler yapma yollarının daima açık olduğu, fikirlere bağlı tutkuların boy gösterdiği, araziye uymak yerine hakim dalgalara karşı örtük ve sağduyu temelli bir direnişin gözlendiği bir yer” diye tanımlar…

Ne güzel tanım değil mi?

Yerel seçimler yaklaştıkça sosyo-psikolojik açıdan önemli Avrupa kentlerinin “yönelimlerini” inceledim. İncelemeye de devam ediyorum.

Yükselen değerler şöyle:

Bir kent için genel gidişata kapılmamak çağdaş dünyada önemli bir meziyet olarak kabul ediliyor.

Ayrıca konformist süreçlerde da erimemek önemli bir davranış.  (meraklısına Adriano Celentano’nun Il Comformista şarkısı ithaf olunur)

Meşruiyet sınırları içinde kalarak boyun eğmeme kültürü geliştirmek mesela. Selanik’i ne güzel tanımlar…

İzmir’in beslendiği bir efelik kültürü de arka plandan bağımsız davranmayı öğütlüyor zaten..

Unutmayın bizim kentimizde mükemmel Hisar Camimiz, Hıristiyanlığın Dünyaya Yayıldığı 7 kiliseden biri olan Aziz Polikarp Kilisesi, 1505’ten beri açık olan Sinyora Sinagogu’nun kapılarına on beş dakikalık yürüyüşlerle ulaşabilirsiniz.

Kentin geleneksel yapısında, kutsallığın topolojisine bakıldığında, camiler, kiliseler, havralar iç içe bir durumdadır. Ve bu durum her kente nasip olmaz.

İzmir tümüyle bir sanayi kenti değildir, bağı/bahçesi içindedir.

Tümüyle turistik bir kent de değildir; etrafında turizmi çok daha canlı, başka çekim merkezleri vardır.

Çok sayıda üniversite, tiyatro, opera, konser, sinema ve sergi salonlarına rağmen İzmir,  önemli bir kültür-sanat merkezi de değildir.

Hatta bu bakımdan bazıları için ‘tam’ bir kent değildir, biraz kırsaldır, taşradır, ‘koca bir köy’dür.  Ama sevgili Nuri Bilgin’in saptaması gibi “İzmir bunların biraz hepsidir ve bir kentin yaşam kalitesini yükselten, belki de bu ‘her şeyden biraz bulunması’ durumudur.

Tolerans marjının genişliği sayesinde/nedeniyle İzmir, her şeyi barındırabilen bir kenttir. İzmirliden ziyade İzmirliler vardır.  Kentteki insan manzaraları, çok parçalı bir ‘patchwork’u andırır; İzmir’in insanı başı poşulu çiftçiden fabrika işçisine, dar gelirli memurdan emeklisine, küçük esnaftan araba tamircisine, ihracat–ithalatla uğraşan tüccarından iş adamına kadar geniş bir yelpaze oluşturur.”

İzmir’in güzelliği, antik dönemden beri pek çok yazar ve düşünürün sözlerinde yansımıştır.  Esasen toplumumuzda su ve yeşilin birlikteliği, daima bir güzellik garantisi gibi algılanmıştır ve İzmir, bu garantiyi sunmaktadır.

İzmirlilerin İzmir’i, geometrici, uzay fotoğrafçısı, mimar, şehirci veya coğrafyacı gibi bir dış gözlemcinin İzmir’i değildir. İnsanın mekanla ilişkileri çerçevesinde tanımlanabilecek ve anlamlandırılabilecek özelliklerdir. 

İzmir bir Akdeniz kenti. Yaşamın görece kolay ve zevkli olduğu kentlerden. Gece karanlığında ışıklar yandığında, Karşıyaka veya Kordon’un ışıklarının, zaman zaman da ayın pırıltılarının körfezde yol yol yansıdığı aydınlık bir kent.

***

Bu satırları yazarken İzmir adaylığı CHP MYK’da kesinleşen ve PM’ye sunulan Tunç Soyer’le ilgili bir haber okudum. Cumhuriyet Gazetesi’nden i Hakan Dirik'e konuşan Soyer, kendisinin adaylığını engellemek için aday adayı olduğu ileri sürülen mevcut İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'na zeytin dalı uzatmış. Soyer, “Kocaoğlu'nun bıraktığı yerden devam edeceğiz. Ona toz kondurmayacağız. Başımızın üzerinde taşıyacağız” demiş…

Bu aydınlık kentten yeni başkan adayı Tunç Soyer’i selamlıyorum.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Lombak-Kayyumlu Suruçtan bildiriyor
 28 Ocak 2019 Pazartesi 16:39
Ben hdpyi selamlayamıyorum maalesef.
 İzmirli
 27 Ocak 2019 Pazar 23:23
İzmir her bakımdan farklı,özel bir şehirdir.Belediye Başkan adaylarımızın seçimi bile öyle değilimi.sayın Tunç Soyer’e başarılar diliyorum.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz