MENÜ
İzmir 13°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Cemaat aklı eleştirel düşünceye karşı
Tayfun MARO
YAZARLAR
2 Ekim 2019 Çarşamba

Cemaat aklı eleştirel düşünceye karşı

Dar grup çıkarlarının herşey, toplumun genel yararının hiçbir şey olduğu ülkemizde, cemaatleşme, toplumsal ilişkilerde ve siyasette belirleyici rolünü sürdürüyor.

Cemaatleşme eğilimlerini gözlerden uzak tutmak için akıl karıştıran toplumcu, islami veya milliyetçi diskura fazla itibar etmemek lazım.

Kabul etmeliyiz ki eleştirel düşüncenin başına gelenlerin en önemli nedeni, cemaat kültürüyle hemhal çıkar gruplarının ikiyüzlü ahlaka dayalı siyasetidir.

Yamuk bakışın siyasal diskurla yüceltildiği yanılsama durumunu referans alan kişi, sistemde kendisine yer bulmanın sırrına erdiğini görünce, buradan yürüyüp gidiyor.

Çifte standarda, ikiyüzlü ahlaka dayalı dünya görüşü iktidar yollarını açarken, sosyal ve siyasal yaşam normlarının da belirleyicisi oluyor.

Hal böyle olunca, “eleştiri bahanesiyle hakaret” etmeyi iş edinmiş yetersizlikle malul ardıllar, sosyal medyada tam da aradıkları iklimi bulmanın rahatlığıyla saldırıyorlar.

Kendi içine kapalı gruplarda rağbet gören ve yıkıcı eleştiri de denen bu saldırganlık, haliyle bir mesele üzerinde düşünmeyi, sorgulamayı ihtiyaç olmaktan çıkarıyor. Saldırganın ve saldırıya uğrayanın gardını yükselttiği koşullarda; akla ve bilgiye pek iş düşmüyor.

Modern insanın inşasında aidiyet meselesini yurttaşlık bilinciyle çözmeye yönelen Batı, bunu kendi içinde büyük ölçüde başardı.

Ancak, sınırlı demokrasiyle yönetilmenin yanı sıra, doğulu ve islami değerlerin kültür alanında etkili olduğu Türkiye toplumunda, cemaatleşme en geniş anlamıyla sürüyor.

Hazin ama gerçek, kendi aklıyla kendi ayakları üzerinde duramayan insanların harman olduğu ülkedir, Türkiye… Dolayısıyla cemaatleşme fikri bir sığınak olarak geniş imkânlar sunuyor.

Bu ülkede cemaatleşmeyi özendiren etnisite ve din grupları, hemşehri, okul dayanışma dernekleri gibi masonik ilişkilere dayalı yapılar, ayrıcalık üretmekle ünlüdür.

Ayrıcalıklı aidiyetler, mensuplarına diğer insanların sahip olmadığı avantajlar sağlıyor. Başka deyişle, toplumsal eşitsizliği derinleştiriyor.

Bu durumu, eşitler arasında daha eşit olmak gibi anlamak da mümkündür. Ve böyle ayrıcalıklı aidiyeti olmayan kişiler, her maça 3-0 geriden başladığını bilmelidir.

Cemaatleşmeci akla karşı mücadele için toplumsal eşitliği sağlayacak gerçek çözüm yollarına yönelmek lazım.

Eleştiriye tahammülü olmayan büyüklü küçüklü efendiler, demokrasi, fikir özgürlüğü, kendini ifade hakkı falan diyorlar ama eleştirinin önünü kesmek için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bir meseleye farklı yerlerden bakmak, farklı bakış açıları, bu kadar korkutmamalı. Bu tutumdan demokrasiye giden yol yok.

Bizim ihtiyacımız, eleştirel akıl,  kendini ifade hakkı, yeni bir dil ve yeni şeyler söylemektir.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Benim adım Cemil
 3 Ekim 2019 Perşembe 14:39
Fikirsizlikten doyan çok adam var bu dünyada.
 Sarı Çizmeli Memed'A.
 3 Ekim 2019 Perşembe 09:40
Lafı dolandırmadan söyleyelim: Cemaatler/tarikatlar/hocalar/hacılar vs hikaye... dinler istisnasız kendileri düşünceye karşıdır.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz