MENÜ
İzmir 26°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Coğrafi işaretlerde yeni dönem
Nedim ATİLLA
YAZARLAR
7 Şubat 2018 Çarşamba

Coğrafi işaretlerde yeni dönem

Değerli okurlarımız bilirler; coğrafi işareti memleket meselesi olarak tanımlarız. 10 Ocak 2018 tarihi itibariyle coğrafi işaret ve amblem hale getirildi. Bunlar iyi gelişmeler. Ama enteresan bir demeç de var.

Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, “Coğrafi işaretli ürünler diğer ürünlere göre yüzde 15 daha pahalı olacak. Bu ürünler daha nitelikli, kaliteli ve katma değeri yüksek ürünlerdir. O nedenle biraz daha fazla para vermeniz gerekiyor” demiş. İşte anlayamadığım bu… Zaten gelir uçurumunun yüksek olduğu ülkemizde insanlar neden yüzde 15 fazla ödesinler ki…

Önce bilgi verelim sonra tartışmaya devam ederiz.

Coğrafi işaret amblemi 3 ayrı renkte… Kırmızı renklisi menşei ürünler, yeşil renkli amblem mahreç ürünler, turkuaz renklisi ise geleneksel ürünler için kullanılıyor.

Malatya Kayısısı, Aydın İnciri gibi eğer sadece o bölgede yetiştiriliyorsa bunlara menşei deniliyor. Gaziantep Baklavası, Akçaabat Köftesi, Adana Kebap gibi belli bir bölgeye ait ancak başka şehirlerde de üretilebiliyorsa bunlara mahreç deniliyor ve yeşil logodan oluşuyor. Geleneksel ürünler ise turkuaz renkli amblem ile yer alacak.

Prof. Aslan; bu konuda şu bilgiyi vermiş: Şu anda bunlarla ilgili tescilli coğrafi işaret işlemleri devam ediyor. Ezogelin Çorbanın başvurusu yapıldı. Yakın bir zamanda İrmik Helvası ve Menemenin başvurularını bekliyoruz. Böylece, tüketiciler daha bilinçli bir şekilde bu ürünleri alıp, rahat bir şekilde tüketebilecek. Diğer taraftan ise bu ürünlerimizin marka değeri artacak ve üreticilerimiz daha fazla para kazanacak. Yurt dışına ihraç ettiğimiz ürünlerden daha fazla katma değer ortaya çıkartacağız”

Yıllardır YÜCİTA ile ülkemizin coğrafi işaretleri üzerine kafayı yoran Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu son gelişmeleri konuştum. 

Bundan 23 sene önce  1995’te 15’i Avrupa Birliği, 12’si de Akdeniz ülkelerinden 27 devletin katılımı ile “Barselona Zirvesi” gerçekleştirilmiş ve Zirve “Barselona Bildirgesi”nin imzalanması ile sonuçlanmıştı. Bu bildirge ile başlayan “Barselona Süreci”, Akdeniz havzasını bir barış, istikrar ve refah alanına dönüştürmeyi planlayan son derecede   iddialı ve büyük bir projeydi. 

“Barselona Zirvesi” sonrası Prof. Tekelioğlu ve arkadaşları  Akdeniz Üniversitesi içinde gerek Türkiye’nin ve Antalya’nın Akdeniz kimliği ve gerekse ülkemizdeki sınırlı Akdeniz çalışmaları nedeniyle 1997 yılında Akdeniz Üniversitesi içinde “Akdeniz Ülkeleri Ekonomik Araştırmalar Merkezi”ni kurdular.

YÜciTA işte bu Merkez’in coğrafi işaretler alanındaki bir devamı olarak kuruldu. Merkez kuruluşundan 2012 yılına kadar geçen 15 yılda coğrafi işaretlerle ilgili sayısız uluslararası bilimsel toplantı ve yayını gerçekleştirmeyi   başardı.   Türkiye’nin coğrafi işaretler konusunda çalışan tek kurumu olma onurunu da taşıyan Merkez aynı zamanda Fransa “Montpellier Akdeniz Tarım Enstitüsü” ile birlikte “Akdeniz Ülkeleri Coğrafi İşaretler Ağı”nın da kurucusu oldu.

6-7 Ekim’de Mardin’de coğrafi işarete gönül verenler olarak toplanmıştık. Birinci günün ve etkinliğin ilk oturumunu ben yönetmiştim, aynı zamanda Slow Food’un biyolojik çeşitlilik anlayışı ile coğrafi işaret arasındaki ilişkileri anlatmıştım.  “Türkiye Coğrafi İşaretlerin Neresinde” başlığıyla gerçekleştirilen bu oturumda İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Pınar Nacak, “Küreselleşen Dünyada Coğrafi İşaretler”, Prof. Tekelioğlu  “Türkiye’de Coğrafi işaretler: 1995 -2017” ve TPMK Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe, “6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve Coğrafi İşaretlerde Yeni Dönem” isimli sunumlarla yer almıştı..

O panelde de dile getirildi, dün Yavuz Hoca ile bir kez daha konuştum. Türkiye’de bu işler iyiye gidiyor ama coğrafi işaretli ürün sadece bir gelir grubuna ait olamaz. Coğrafi işaretli ürünler herkesindir, Türk Malıdır. Yerli malıdır. Yurttaşlarımızın hepsinin hakkıdır.

Öte yandan coğrafi işaret verilirken çok acul davranma söz konusu… Sayı elbette artmalıdır ama bu yıllık hedefle olmaz. Her önüne gelenin coğrafi işaret alması da meseleyi sulandırır. İyi gidiyor ama biraz daha dikkat lütfen…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 enver olgunsoy
 9 Şubat 2018 Cuma 14:13
sn.ATİLLA öreğin nergis in coğrafi işareti için nasıl bir yol izlenmeli
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2024 Ege'de Sonsöz