MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İzmir birlikteliği çatlıyor mu?
Fatih YAPAR
YAZARLAR
8 Şubat 2021 Pazartesi

İzmir birlikteliği çatlıyor mu?

İZBAN…

İzmir Banliyö Sistemi diğer adıyla literatürde Egeray olarak biliniyor. Temelleri merhum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina’nın İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni yönettiği 2000’li yılların başında atılan proje merkezi hükümet ile yerel yönetim işbirliğinin İzmir’deki ilk örneği olarak kayıtlara geçmişti. Anasol-M olarak adlandırılan 57. Hükümette Ulaştırma Bakanı olarak görev yapan Oktay Vural’ın da katkısıyla adı konulan bu birliktelik daha sonra geliştirildi. Tamamı eski demiryolu hattı üzerinde yapımına başlanan proje Aziz Kocaoğlu ve sonrasındaki hükümetin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın da kararlı tutumuyla Aliağa’dan Selçuk’a kadar uzanır hale geldi.  İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in döneminde bir yandan şehir içi raylı sistem ağı geliştirilirken diğer yandan mevcut hattın Bergama ve Kınık’a uzatılması düşünülüyor.

Merkezi hükümet ile yerel yönetimler sadece İZBAN’da mı ortaklık yaptı?

Elbette hayır!

İZBAN kadar önemli olan bir diğer konu var ki o da kentin tamamını ilgilendiriyor. O da Körfez’in çamurdan kurtulması ve taramaların yapılarak İzmir Limanı’nın geliştirilmesi projesidir. Aynı zamanda sirkülasyon kanalıyla Körfez’deki dalgalar artacak ve su doğal yollardan giriş çıkış yapabilecektir. Hükümetin Körfez Tüp Geçişi Projesi’ni gündeme getirmesiyle sekteye uğrayan tarama çalışmalarının TCDD ve Büyükşehir ortaklığında devam etmesi gerekmektedir.

Kentte siyaset yapanlar da yönetim kademelerinde görev alanlar da biliyorlar ki “engelleniyoruz” ile “hizmet yapmıyorlar” denklemi birilerine yarıyor. İktidar ile muhalefet hem sosyolojik hem de siyasi anlamda bu karşıtlıktan zaman zaman beslenmeyi tercih ediyor. Hal böyle olunca da İzmir ne yazık ki en yakınındaki Manisa, Aydın ve Denizli gibi illerle karşılaştırılıyor.

2019 yerel seçimleriyle birlikte tamamen yeniden şekillenen yerel idare ile merkezi hükümet arasında ciddi bir kriz yoktu. 2018’de seçilen milletvekilleri de kente hizmet noktasında büyük oranda birliktelik sergiledi. Yerelde gerçekleşen uyum genel aktörlerin tutumunu da etkiledi.  Cumhur İttifakı temsilcileri uzun süredir “ne istiyorsanız yapacağız” söylemindeydi. Bir yandan “engelleniyoruz” söylemlerini çürütmek isteyen iktidar belediyelerin en ince işlerine kadar Ankara’da bakanlıklara talimat veriyordu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Buca Metrosu için alacağı bakanlık izni, iştiraklerin kredi onayları, bürokratik atamalar, ilçe belediyelerinin kentsel dönüşüm projeleri, özel kalem müdürleri takipleri dahil birçok ayrıntılı konu takip edilir, çözüme kavuşturulur hale gelmişti.  İzmir’de 100’ün üzerinde vatandaşın hayatını kaybettiği deprem ve orada gösterilen ortak akıl öncülüğündeki çalışma “İzmir ruhunun” tavan yapmasına neden olmuştu.

Ta ki Çiğli Tramvayı’nın temel atma töreni yapılana kadar!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılmasından dolayı atmosferinin “siyasi” olacağı bilinen törene milletvekilleri mesajla ve faksla davet edildikleri için bozulmuştu.  Aslında sadece Cumhur İttifakı üyeleri değil Millet İttifakı milletvekilleri de özel olarak aranmamışlardı. Fakat, Başkan Soyer’in bakanlıktaki onay sürecinde katkıları nedeniyle özel teşekkür ettiği AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ sitemde bulundu.  “Aransaydık törene katılırdık” diyen Dağ, temel atma törenine kadar sürekli iletişim halinde olduğu Soyer’in kendisini hiç aramadığını, özel kalem aracılılığıyla da olsa davet etmediğini söyledi. Çünkü Başkan Soyer, Dağ ile yaptığı görüşmelerde “birlikte temel atmak nasip olur” demişti.

Birlikte bir şeyler yapmak bundan sonra nasip olur mu bilinmez ama İZBAN ile başlayan birlikteliğin sekteye uğramaması gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi gibi protokolünde, özel kaleminde onlarca çalışanın bulunduğu kurumun böylesi özel bir işte tüm milletvekillerini ve siyasi parti temsilcilerini özel olarak davet etmesi gerekiyor.  İzmir birlikteliği ve depremde büyüyen kentlilik bilincinin zedelenmemesi için kenti yönetenlere büyük görev düşüyor.

NOT: Bu arada İzmir’de iki günlük program yapan Kılıçdaroğlu ile aynı araçta İzmir’e gelen Milletvekili Tuncay Özkan ikinci günkü hiçbir etkinlikte yer almadı. Bazı milletvekilleri programın kendilerinden saklandığı gerekçesiyle programları protesto etti. Kılıçdaroğlu’nun Bostanlı Arabalı Vapuru’nda belediye başkanlarıyla toplu fotoğraf çekimi sonrasında “milletvekillerimizi de alalım” sözleri sonrası sadece üç milletvekilin (Murat Bakan, Ednan Arslan ve Mahir Polat) orada bulunması Kılıçdaroğlu’nun kafasını kurcalamış durumda. Kılıçdaroğlu’nun milletvekillerinin programlara davet edilmemesi konusunda özel olarak bilgi istediği ve durumu sorduğu da konuşuluyor. Anlaşılan ziyaretteki protokol sorunu sadece Cumhur İttifakı’nı değil Millet İttifakını’da rahatsız etmiş görünüyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Vatandaş rıza
 10 Şubat 2021 Çarşamba 00:12
Izmır uzun süreden CHP belediyeler tarafından yönetiliyor ama her yağışta izmir de bir çok konutu su basıyor afet bu ne zaman geleceği belli olmaz ama zarar gören yer ve bölgeler tespit edilir ona göre önlem ve ilgili çalışmalar yapılır izmir de ne oluyor afet bölgesi hemen ziyaret ediliyor sonra hiç bir şey yapılmıyor sadece basın önünde göstermelik beyan ve demeçler sonrasında ne oluyor üstü açık lüks araçlar tur atmak bir takım showlar aynı şekilde bütün ilçe belediye başkanları da meydanlarda araçlar ile tur atmak biraz koliler hazırlamak basın önünde göstermelik yardım yapmak işte bu bir bakıyorsunuz ertesi gün tekrar yağış ve afet vatandaş afetzede olmaktan kurtulamıyor ayrca 30 Ekim depreminde kolonları kesilip süpermarket ruhsatını mahalle muhtarları mı? Verdi acaba kapatıldı gitti allah izmir''e afet vermesin...
 Ne derseniz boş
 9 Şubat 2021 Salı 14:55
Yorumlarınızı okudum. Kafalar karışık. Siyasi saiklerle hareket ettiğimiz sürece İzmir''i çok kötü günler bekliyor... En basiti her yağmurda yaşanan çile... Sorunlar hep öteleniyor. Mazeret hazır. İktidar... Artık o kadar da değil... Yerel yönetimlerimiz İzmir''de çok kötü... Altyapısal ve kentsel dönüşüm başta olmaz üzere afet olduğunda aklımıza geliyor ve gündem oluyor... Kuraklık var yağmur istiyoruz yağıyor(ki bana göre afet değil rahmet) afet oldu diyoruz. Gökyüzünün vanası mı var ki istediğimiz kadar yağdıralım. Bir değil iki değil. Her yağmurda aynı sorunlar ile uğraşıyorsak. Birileri özellikle bu kenti yönetenler işini yapmıyor demektir. Seçtiğimiz idarecileri seçerken yanlış yaptığımız ortada. Şikayet etmekten çok kendimize ve verdiğimiz kararlar ile seçtiğimiz yöneticileri gözden geçirmemiz gerektiği KESİN.
 TC misafir
 8 Şubat 2021 Pazartesi 22:06
Siyaset öyle bir kutuplaşma hali aldı ki her yeri kanser gibi sardı. Artık partiler kendi içlerinde bile kutuplaşıp benden olmayanın kafası ezilsin zihniyetine girdiler siyasilerin benim gözümde aç kurt sürüsünden farkı kalmadı her yere saldırır oldular ne koparırlarsa kâr ama nedense doymak bilmiyorlar açlıkları baki.
 Çiğlili
 8 Şubat 2021 Pazartesi 19:28
Çiğli belediyesinde yıllardır çalışan gençler işten çıkarıldı.pandemi döneminde hamile kadın,Süt iznindeki kadın bile çıkarıldı.Bunlar solcuyum diye geçinirler
 Umut
 8 Şubat 2021 Pazartesi 12:45
Genç Vatandaş'ın dediği gibi artık gerçekten mide kaldırmıyor. Gençler siz bunları görün ve gelecekte nasıl olmamanız gerektiğini öğrenin. İzmir'e zarar vermek için bin bahane yaratıyorlar, yıllardır yapana da engel oluyorlar, İzmir'e gölge etmeyin yeter dedirtiyorlar artık.
 Genç Vatandaş
 8 Şubat 2021 Pazartesi 12:35
Midem bulanıyor artık... Tüm partiler aynı! Bize, bizden başka zarar veren yok! Kalıplaşmış kafalar biz gençleri yoruyor, isyan ettiriyor.
 Birliktelik mi vardı?
 8 Şubat 2021 Pazartesi 11:55
Torbalı İZBAN açılışındaki malum olay daha dün gibi akıllarda. Diğer taraftan da "İZBAN'ı biz yaptık", "yapamadılar, biz yaptık." gibi söylemleri sanırım kimse unutmadı. Davet meselesinde de; İmamoğlu, Ayasofya için; "davet gelirse giderim." demişti. Verilen cevabı herkes biliyor. Temel atma törenine giden oldu da kapıdan mı çevirdiler? Kısmet olur da 3 bin lira değil de 3 milyar bütçe ayrılıp, otogar metrosu temel atma noktasına gelirse bizzat davet bekleyenler, bizzat gidip davet ederler.
 Hüseyin
 8 Şubat 2021 Pazartesi 11:50
Siz hala anlamadınız mı? Meseleyi......
 muhalif
 8 Şubat 2021 Pazartesi 11:32
çiğli tramvayı temel atma törenine CHP Genel Başkanı sn.Kılıçdaroğlunun katılmasından daha doğal ne olabilir? İBB.si CHP.de değil mi?ve birçok ilçe belediyesi ile birlikte.bunda gocunacak bir durum yok. tabiki kendi propagandalarını yapacaklar....Hükümetin ve devlet kurumlarının yapması gereken ise parti farkı gözetmeksizin tüm belediyelere aynı mesafede olmalarıdır.değillerse ortada partizanlık var demektir...
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Ege'de Sonsöz