MENÜ
İzmir 15°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İzmir’in 31 Mart’ı
Ümit YALDIZ
YAZARLAR
5 Nisan 2019 Cuma

İzmir’in 31 Mart’ı

Ülke genelinde toplumsal ve siyasal muhalefet açısından tarihi sonuçlar doğuran 31 Mart yerel seçimleri İzmir açısından nasıl değerlendirilecek?

İzmir’de Millet İttifakı başarılı mıydı? Değilse neden değildi?

Süreç boyunca yoğunluklu olarak bu kentin ilçelerinde araştırmalar yapan İntegral’in yöneticisi olarak diyebilirim ki; İzmir bu seçimin sonucu merak edileni olmadı.

Son 17 yılda pek çok kez iktidarla muhalefet arasındaki yarış üzerinden ‘seçimin başkenti’misyonu yüklenen İzmir, ilk kez Ankara ve İstanbul’daki rekabetin gölgesinde kaldı.

Özellikle genel seçimlerde CHP ile AK Parti arasında 5-6 puana kadar daralan makas,yerelde de AK Parti’nin iştahını kabartır ancak İzmirli seçmenin yerelde CHP üzerindeki uzlaşısı,her seferinde AK Parti’nin yenilgisini kaçınılmaz kılardı.

Yerel bazda AK Parti-CHP rekabeti ancak kazanılan ya da kaybedilen ilçe sayısıyla ölçülürdü.

Ahmet Piriştina rüzgârının estiği 2004’te Buca ve Gaziemir gibi merkez kentlerin yanı sıra Bergama, Kemalpaşa, Ödemiş gibi önemli kentleri hanesine yazdıran AK Parti, Aziz Kocaoğlu’nun kasırga gibi estiği 2009’da sadece Bayındır ile yetinmek zorunda kalmıştı.

2014’te ise AK Parti o gün için en güçlü figürünü İzmir’e aday gösterdi. Erdoğan, 11 yılı aşkın Ulaştırma Bakanlığı yapan, 35 İzmir projesiyle 2011’de milletvekili olduğu kentte önemli bir kabul oranına ulaşan Binali Yıldırım’ı sahaya sürdü.Muhtemelen 17-25 Aralık koşullarında en maksimum oyu onunla alabileceğini hesapladı.

AK Parti bir şey daha yaptı 2014’te…

Yasal düzenlemeyle 2009’da kapalı olan bir yolu açıp bir partiden başvurusu olan siyasetçinin başka partilerden aday olmasının önünü açtı. Ve böylelikle CHP’nin yanlış yönettiği sürecin de etkisiyle tam 27 CHP’li aday adayının DSP, DP ya da bağımsız aday olmasını sağladı.

Hakan Tartan, Ergün Özgün, Hakkı Ülkü, Ertan Avkıran, Selçuk Karaosmanoğlu ve daha pek çok aktif ya da eski belediye başkanının DSP üzerinden CHP’yi bölmesi kaybedilen 8 ilçenin 4’ünün nedeniydi.

En azından Torbalı, Kınık, Menderes ve Aliağa’nın kayıp sebebi DSP’ye gidenlerdi.

CHP’deki bölünmüşlüğe AK Parti’nin 17-25 Aralık operasyonlarından da kaynaklı motivasyonunu eklediğinizde Binali Yıldırım o günün koşullarında aldığı 960 bin civarında oy ve yüzde 36’lık seçim sonucuyla başarılıydı. Partisinin ülke genelinde ciddi oy kaybı yaşadığı ortamda İzmir’deki oyları bir önceki seçimin seviyesinde tutmayı başarmıştı.

CHP ise hem büyükşehirde oy kaybetmiş hem de 6’sını AK Parti’ye 2’sini MHP’ye olmak üzere 8 ilçede mağlup olmuştu. Genel Başkan Kılıçdaroğlu seçim sonrası yaptığı değerlendirmede ‘İzmir’de başarısız olduk’ demişti.

İzmir’deki yerel rekabeti tarihsel bir bakış açısıyla özetledikten sonra 31 Mart’ın sonuçlarını analiz edebiliriz. Şahsen 31 Mart’ı tek başına değerlendirmenin eksik bir değerlendirme olacağı kanaatindeyim. Çünkü 31 Mart 16 Nisan 2017’de başlayan cephe savaşlarının devamıdır.  Bu nedenle önceki seçimlerden alışık olduğumuz AK Parti-CHP rekabetinden söz edemeyiz. Son üç secime Cumhur ittifakı ve Millet İttifakı diye iki yeni kavram üzerinden bakmak daha yerinde, daha doğru ve daha bilimsel olur çünkü.

Öyle baktığımızda 16 Nisan’da yani Cumhur ittifakı ile millet ittifakının (örtülü ortağı HDP dâhil) ilk karşılaşmasında İzmir’deki tablo belliydi. Başkanlık sistemi için %68,7 hayır, 31,3 evet!

Aynı cephenin ikinci karşılaşması 24 Haziran 2018’de yaşandı.

Cumhur ittifakı yüzde 34alırken ittifakın Adayı Erdoğan 930 bin oyla % 32,9 oyda kaldı.

İttifakın toplam oyu ise 1 milyon 19 bin idi. Yani Cumhur ittifakına oy veren 90 bin seçmen Erdoğan’a oy vermemişti.

Millet İttifakı %53,9 (CHP, İyi Parti ve Saadet Partisi) CHP Adayı Muharrem İnce 1 milyon 527 bin oy ile %54,  İyi Parti Adayı Akşener 178 bin oyla %6,30 Saadet Adayı Karamollaoğlu 12 bin 900 oyla %0,49 oy aldı.

Seçime ittifakların dışında katılan HDP 335 bin oyla 11,3 alırken CB Adayı Selahattin Demirtaş 170 bin oyla %6,03 oyda kaldı.

31 Mart giderek belirginleşen cephelerin son karşılaşma tarihiydi.

Cumhur İttifakı’nın adayı Nihat Zeybekçi %38,7 ( 1 milyon 32 bin oy)

Millet İttifakı Adayı Tunç Soyer  %58,1 (1 milyon 549 bin oy)

24 Haziran’da CHP ile ittifak yapan Saadet bu kez seçime ayrı katıldı. Ve BŞB Adayı Şerafettin Kılıç % 1,13 (30 bin 179 oy) almayı başardı.

HDP ise Millet İttifakı adayı Soyer’i desteklediğini açıkladı, aday çıkarmadı.

Meseleye matematiksel perspektiften bakıldığında Millet İttifakı Adayı Soyer’in 9 ay önce CHP Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce kadar oy aldığı görülüyor. Aradaki 20 bin oy farkını hem artan seçmen sayısıyla hem de Saadet Partisi’nin ayrı seçime gitmesiyle açıklamak mümkün…
Demem o ki İzmir’de Millet İttifakı Adayı Soyer, bekleneninaltında kalmıştır.

Seçim öncesi son değerlendirme yazımda Soyer’in yüzde 60’ın altında kalmasını beklemediğimi ifade etmiştim. Saadet ayrı hareket etmiş olsa bile bugünkü tabloda sadece Muharrem İnce kadar oy alındıysa Meral Akşener ve Selahattin Demirtaş’a giden yaklaşık 350 bin oy nerededir?

Matematiksel açıdan sorulması ya da yanıtı aranması gereken soru budur.

Burada verilecek ilk yanıt katılım oranıyla ilgilidir. 24 Haziran’a göre bu seçimin katılım oranı 5 puan birden düşmüştür.24 Haziran’da yüzde %89 olan katılım %84,23 olarak gerçekleşmiştir. Yani Akşener ya da Demirtaş’ın oyu kadar bir yüzde sandığa gitmemiştir. O nedenle İnce’nin aldığı 1,5 milyon %54 ederken Soyer’in aldığı aynı oy% 58 etmiştir. 24 Haziran’da 347 bin seçmen sandığa gitmezken 31 Mart’ta 610 bine yakın seçmen sandığa gitmemiştir.

300 binden fazla seçmenin neden sandığa gitmediği analiz edilmelidir. Bizim seçim sathında gördüğümüz bu seçmenlerin ağırlıklı olarak CHP-İyi Parti-MHP çizgisinde olduğudur. Ve görünen o ki büyükşehir adayı Soyer’e yönelik çoğunluğu bel altı düzeydeki saldırıların etkisi büyük olmuştur.

Öte yandan CHP lideri Kılıçdaroğlu, birkaç ilçe turunu saymazsak İzmir’i pas geçmiş, ittifakın diğer unsuru İyi Parti lideri Akşener İzmir’e seçim boyunca hiç uğramamıştır.
Millet ittifakı liderlerince İzmir bir anlamda kendi haline bırakılmıştır.

Dolayısıyla kendisini milliyetçi ve Atatürkçü olarak tanımlayan önemli bir kitle sürece yeterince motive edilemediği gibi Soyer’e yönelik karalama kampanyasının da etkisinde kalmışlardır.
Tunç Soyer’in babasından başlayarak hakkında ortaya atılan iddialar, devletin en üst makamlarınca CHP meclis listelerinde terör örgütü üyelerinin olduğu şeklindeki iddialar özellikle milliyetçi-ulusalcı çizgideki seçmenin kafasını karıştırmaya yetmiştir.

Diğer taraftan CHP tarafından adayların geç açıklanması, bu sebepleMillet İttifakı Adayı Soyer’in rakibi Zeybekçi’den iki ay sonra sahaya inmesikampanya sürecini doğrudan etkilemiştir.
Millet İttifakı Adayı Soyer, yeterince tanıtılamadığı gibi havuz medyası başta olmak üzere PTT eliyle kapı kapı gazete kılığında dağıtılan siyasi broşürler Soyer’in yanlış tanınmasına sebep olmuştur.

*

Cumhur ittifakı cephesine bakarsak, Nihat Zeybekçi ithal aday olarak geldiği İzmir’de Erdoğan’ın aksine ittifakın neredeyse tüm oylarını hanesine yazdırmayı başarmıştır.

Ayrıca Zeybekçi 24 Haziran’da Cumhur ittifakının 1 milyon 19 bin oy çıtasını1 milyon 32 bine çıkarmış tamamı yerli ilçe adaylarının 15’inden fazla oy alarak hem partisi hem ittifak hem de kendisi açısından matematiksel bir başarı yakalamıştır.

Millet ittifakı asıl başarıyı ilçe yarışında elde etmiştir. Kayıp 8 ilçe 5’e düşürülmüş AK Parti açısından çok kritik ilçeler Torbalı, Menderes ve Kemalpaşa geri alınmıştır. İzmir Büyükşehir’in en fazla çalışma yaptığı ilçelerden çiçeğin başkenti Bayındır ve İzmir’in önemli tarım-turizm kenti Bergama AK Parti’ye verilmiştir. Sanayi kenti Aliağa’daki yarışı ise Cumhur ittifakı MHP adına kazanmıştır.

Ancak AK Parti ya da Cumhur İttifakı,18 ilçede %40-58 arasında bir performans sergileyerek umudunu bir sonraki seçime taşımıştır.

İttifak ve ikili cephe mücadelesi CHP açısından büyük bir şansa dönüşürken, AK Parti’nin metropol ilçelerin 4’ü dâhil toplamda 18 ilçede %40’tan %58’e uzanan çizgide oy alması kent siyasetinin geleceği açısından mutlaka değerlendirilmesi gereken bir tablodur.  Sebep şu ya da bu olabilir.

Ancak bu oranlar normal bir seçimde kazanmaya oldukça yakın oranlardır.

Eğer AK Parti, 2014’teki gibi ‘bölenli’ bir süreci organize edebilseydi bu oranlarla kayıp ilçe sayısı 10-15 arasında değişebilirdi. Bu seçimde CHP’nin en büyük başarısı bölünmeyi bir şekilde önlemiş, küskünler sürecini iyi yönetmiş olmasıdır. Son anda aday pazarına giren DSP bu seçimde umduğunu bulamamıştır.

DEVAM EDECEK…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Lombak-geçmiş geçmiştir ama ders de çıkarmalıyız
 9 Nisan 2019 Salı 13:31
Ekmeleddin olayı chpye nokta koyduğum gün olmuştu. O günden bu yana bir şey değişmediğini görmek beni üzüyor ve doğruluyor. Oy vermeyen 500bin kişiyi kalben anlıyorum. Muhalefetteki genel başkanlar. Biri genel müdür emeklisi öbürü tarih öğretmeni. Bir tane daha var, hapiste, avukat, özlü söz uzmanı, neden içerde olduğu malum. Bunlar büyük stratejiler geliştiremez. Küçük pazarlıklarda boğulan insanlar. Görmedik mi? İyip''in kazandığı il var mı? Yerel seçim geçtiğine göre artık söyleyebilirim. CHP''nin "İzmir kale" takıntısından kurtulması gerekiyor. CHP Mahmut Özgener''i aday yapıp, tüm iş insanlarını, akp''ye tepkili akplileri, iyip+mhp seçmenlerini, batının hdpsine karşı olanları da sandığa yönlendirerek ezici bir çoğunluğa ulaşabilirdi İzmir''de. İstanbulda bile sadece Temelsiz Sezai''ye değil, diğer tüm akpye tepkili kesimlere şükretmeniz gerektiği anlaşılıyor. Çünkü sorun ekonomi. Ve ekonomi bozuk olmasa yine seçmen akpye yönelecekti. Akp''ye tokadı İzmir''de büyük merkez seçmenin atması gerekiyordu. Çünkü sorun ekonomi ve herkes o yüzden%75-80 bize oy verdi diyecektik. Şimdi ise İzmir''den hayatında bir şey yönetmemiş Erdemleri, Alperleri izliyoruz İstanbul''da. Bunlar mı İstanbul''da çığır açacak? Ve bıçak sırtı İstanbul''da İmamoğlu. Herşeye rağmen kendisini tebrik ediyorum. Ama bu akp''nin ders çıkaracağı bir sonuç olmayacak. Yine hep birlikte göreceğiz. Tabi alavere dalavereye yönelmezse...
 Çarşambanın gelişi
 5 Nisan 2019 Cuma 17:53
Kemalpaşa-Torbalı-Menderes için yaklaşık 1-2 ay önce bir yazı vardı bir yorumcu tarafından yazılmıştı Egede sonsöz de şöyle diyordu: üç ilçeye gittim Ak Partiye oy vermiş vatandaşlarla sohbet ettim. Belediyeden çok şikayetleri var. Neden bildirmiyorsunuz diye sorunca biz burada yaşıyoruz dediler çekindikleri belliydi. İl yönetimine "bilinen biri olmasın, belediyeden ve ilçe teşkilatından biri olmasın tanınmayan birini gönderin insanlarla konuşsun ve sorunlar çözülsün aksi taktirde sonuç hüsran olacak. Belediye başkanlarına ve ilçe yönetiminin dediklerine bakarsanız yanılırsınız. Kemalpaşa Yörük Festivalinde gelen diğer belediyelerinin ikram araçlarına belediye başkanının yaptığı hakaret anlatılıyordu. Torbalı ve Mendereste büyükşehir çalışma yapacağı zaman efelenmeler ve daha niceleri. Bu yorumu okuduktan sonra araştırdım anlatılanlar doğruydu. Yorum il başkanı Aydın Şengül ün yaptığı bir konuşmanın altındaydı kimse ciddiye almamış anlaşılan öyle. Birde şu ilçe kongrelerinde aday diretmeleri, bazı ilçelerde kongre yapılmaması il başkanı seçimle değil atama ile gelmesi. Yıl 2019 oldu tekrarı 2009 un il başkanı yine aynı kişi.
 Tepki
 5 Nisan 2019 Cuma 11:41
Soyer'in Kılıçdaroğlu etiketi CHP yönetimine tepkili olanları sandığa gitmekten alıkoydu! Bu o kadar açık ve belli ki, Bayındır ve Bergama kaybedildi! Göreceğiz bakalım, Soyerin neler yapacağını! Öyle aldığını küçümsemekle, stk goygoyculuğuyla nereye kadar gidecek, hep bi,rlikte göreceğiz!
 Bucalı
 5 Nisan 2019 Cuma 08:54
Sayın Yaldız yazınızın geneline katılırken, gördüğüm bir eksikliği izninizle tamamlamak isterim. İzmir'de Sayın Aziz Kocaoğlu'nun metropol ilçer dışında saydığımız çevre ilçelerde koyduğu katkının % 5-7,5 arasında olduğunu gözardı etmemek gereir diye düşünüyorum.
 
 5 Nisan 2019 Cuma 08:47
Tebrikler sayın yazar Sayın Karabel in aksine oldukça tarafsız bir kıyaslama yapmışsınız.Malum sayın Karabel hayli üzgün
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz