MENÜ
İzmir 22°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ahlaksız bir dünyada ahlaklı olmak…
Nedim ATİLLA
YAZARLAR
26 Şubat 2018 Pazartesi

Ahlaksız bir dünyada ahlaklı olmak…

Futbolu seviyorum, endüstriyel futbolu sevmiyorum.

Altınordu gibi temelli yaklaşım, Göztepe gibi tutarlı yönetim dünyada bile az rastlanan işler. FİFA’nın kaç üst düzey yöneticisi hapiste biliyor musunuz?

Ama ahlak üzerine beş yazı planladıktan sonra dün geceki derbiyi (BJK-FB) beklemeye başladım… Türkiye’de saygı duyduğum az sayıda iki futbol insanını karşı karşıya getiriyordu bu mücadele. Maçı izlemedim tabii ki… Ukalalıktan değil başka bir meşguliyet nedeniyle.

Ama bu sabah genellikle hiç okumadığım (temiz dönemlerinde çok da ekmeğini yediğim) spor sayfalarına Şenol Güneş ve Aykut Kocaman’ın demeçlerine baktım. Bu iki insanı neden sevdiğimi bir kez daha anladım.

Şeytani pisliklerin olduğu, ahlaksızlığın en yüksek seviyeye çıktığı futbol dünyasında önce Aykut Kocaman’ın dediğine bakın:

Beşiktaş'a karşı maçın 8. dakikalarında buldukları golün ofsayt olduğunu söyleyen Aykut Kocaman, “Gole bakınca ofsayt. Beşiktaş'ın 2 ve 3. golüne bakınca da, faul vardı ve hakem oyuna etki etti. Ancak benim de içinde bulunduğum kişiler tarafından oluşturulan gerginlikler nedeniyle hakemden nötr maç yönetmesini beklemek yanlış olur. Fakat şunu da açık yüreklilikle söylemek gerekir ki, art niyet yoktu. Hataların hepsi insani hatalardı. Beşiktaş bizden çok daha doğru ve iyi oynadı” 

Ve Şenol Güneş:  Bu maçtan sonra da formsuz olduğum söylenecek. Bugün benim bir şey yaptığım yok, bana göre taraftar benden fazla iş yaptı. Puan kayıplarımız oluyor, hatalarımız oluyor. Değişiklikler sonuç olarak yansıdığı zaman güzel oluyor. Bir pozisyonda yine golü yiyorduk, Allah'tan takımın en uzun boylu oyuncusu (!) geldi de kafayla topu çıkardı” dedi. Dikkatli konuşuyorum. Disiplin Kurulu'na gittiğim için kendimden utanç duyuyorum… Toplantıdan sonra Aykut Hoca'nın elini sıkacak mısınız diye soru sordular. Ne alakası var. Bizi yumurta vurdurur gibi vurdurmaya ne gerek var. Aykut, Konya'dayken, buradayken hep tokalaşmışızdır. Ben sadece, birisinin beyanatı varsa benimle tokalaşmayacağına dair, o zaman yanına gitmem. Söyleyeni kurtarmak için gitmem yanına. Şahsımla ilgili çok yazılan çizilenler var. Sözleri ağırlaştırıp hakarete varan duruma getirmesinler.”

Yöneticisinden medyasına ahlaksızların ahlaksızlardan daha çok olduğuna emin olduğum endüstriyel futbol dünyasından iki güzel insanın sözleri bunlar

***

Çiçero ya da Cicero… Marcus Tullius Cicero (d. MÖ 3 Ocak 106 - ö. MÖ 7 Aralık 43), Latin-Romalı devlet adamı, bilgin, hatip ve yazar. Felsefe öğrenimini, Epikürosçu Phaedros, Stoacı Diodotos ve Akademi'ye bağlı Philon'dan almış olan Cicero'nun önemi, Antik çağ düşüncesini daha sonraki kuşaklara aktarmasından oluşuyor. Cicero tarafından açıklanan insanlık ülküsündeki bilgi, kültür, ahlak ve ruh eğitimi, ruh asaleti, cömertlik, kadirşinaslık, arkadaş ruhlu olmak, iyilik ve adalet duygusu ile kısaca tüm erdemlerle donatılmış ölçülü bir kişiliğe sahip olmak gibi unsurların tamamı, hümanitas sıfatı ile pekiştirilmeye çalışılır...

İşte Güneş ve Kocaman’ın ahlaklılığı ve erdemleri burada… Onlar hümanitas…

Unutmayalım: Küçük insanların gölgelerinin uzadığı toplumlar karanlıktan kurtulamaz.

Ahlak üzerine kalem oynatmaya devam edeceğim.

 

 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2024 Ege'de Sonsöz