MENÜ
İzmir 16°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Nasıl bir kader bu?
Mehmet KARABEL
YAZARLAR
17 Ekim 2022 Pazartesi

Nasıl bir kader bu?

Orhan Veli Kanık…

Türkiye’nin “sokak dili” ile yazan…

Gelmiş geçmiş en büyük şairiydi…

Ankara’da…

Belediyenin açıp, üstünü kapatmadığı bir çukur…

İki gün Azrail’le boğuştu…

36 yaşında hayata veda etti…

Zonguldak’ı ve maden işçilerini dillendirdiği bir şiirinde…

Kara kömüre kazma sallayanların kara yazgısını şöyle anlatıyordu:

“Siyah akar Zonguldak’ın deresi… / Yüz karası değil, kömür karası… / Böyle kazanılır ekmek parası…”

***

Hafta sonu…

Bir kez daha acılarla yoğrulmuş “kömür karası yazgılar” yaşandı…

Bartın’ın Amasra İlçesi’ndeki maden ocağında…

Cuma akşamı…

Grizu patlaması hayatları da patlattı…

“Kara Yazgı”nın acı bilançosu ekrana geldikçe…

Yüreği yanıyor Türkiye’nin…

***

İhmal var mı, yok mu?

Henüz gören, bilen, açıklayan yok ama…

“Kara Yazgı”nın…

Neden sürekli Türkiye’nin başının üstünde dolaştığı hep meçhul…

Bu kadar çok “maden kazası” yaşayan ülke rekorunu…

Üstümüzden atamıyorsak…

O zaman…

Belli ki…

Bizde var “rahatsız” bir durum!

***

Durmadan kara yazgı yaşamaktan kurtulamıyoruz…

Çünkü…

Geçmişten ders almıyoruz…

Rakamlar yalan söylemez…

1941’den bugüne…

Son 80 yılda…

Türkiye genelinde meydana gelen…

Maden kazalarına verdiğimiz can sayısı 3 binden fazla…

Ayrıca 100 bini aşkın yaralı çıkarkışlar…

Kara toprağın altından…

***

Unutamadığımız…

Onca “kara yazgı” var ki…

 

40 yıl önce, Zonguldak Armutçuk’da grizu patladı sabaha karşı…

103 madenci hayatını kaybetti…

 

37 yıl önce, Amasya Yeni Çeltik…

Yine grizu canavarı; 68 kurban…

 

30 yıl önce, Zonguldak Kozlu…

Bir kez daha grizu faciası… Türkiye şok’ta…

Patlamada 263 madencimizi kaybettik…

 

27 yıl önce, Yozgat Sorgun…

Hep grizu, yine grizu; 37 madenci öldü…

18 yıl önce, Kastamonu Küre…

Bakır madeninde yangın; kurtaramadılar 19 işçiyi…

 

16 yıl önce, Balıkesir Dursunbey…

Grizu patladı, 17 işçiyi hayattan kopardı…

 

Liste çok uzun; bitirelim…

Ve…

Yakın tarihin en büyük faciası…

8 yıl önce Manisa Soma…

Maden ocağındaki yangın 301 işçinin sonu oldu…

En az 100 emekçi yaralandı…

Bu facia…

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok can kaybı ile sonuçlanan…

Maden kazası olarak kayıtlara geçti…

Daha ne kazalar var ama…

İçimiz yanıyor; listeyi burada sonlayalım…

***

Asıl “sorgulanması” gereken…

Madenlerin…

Düzenli olarak denetlenip, denetlenmediğidir…

Zamanında önlem alınıp, alınmadığıdır…

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan…

Acıların yaşandığı madenin önünden Türkiye’ye seslendi…

Sözleri çarpıcıydı:

“Biz kader planına inanmış insanlarız… Kader planına inandığımız için bunun ne dünü - bugünü ne de yarını olmayacaktır; bunlar her zaman olacaktır bunu da bilmemiz lazım… Teknolojinin tüm kabiliyetlerini işletmeciliğin tüm maharetlerini kullanarak maden kazalarını tarihe gömmek için çalışmalar içerisindeyiz…”

***

Kader, Tanrı'nın geleceği bilmesidir… 

Yazgı ise, Tanrı'nın takdiriyle olacakların belirlenmesi, yenilenmesi ve değiştirilmesi anlamına gelir…

Bu nedenle…

Günün manşeti haline gelen “kader” vurgusunu…

Millet’in takdirine bırakmak en doğrusu olacak…

***

Ve tüm bu yaşananların gölgesinde…

Geçmişe dönük…

Bu milletin içini çok acıtan iki olayın…

Neden hiç unutulmadığını…

Şu sırada “hatırlatmanın” belki de en uygun zamandır…

***

Birinci olay; 12 yıl önce…

Zonguldak Karadon’daki maden ocağında grizu faciası yaşandı…

30 işçi hayatını kaybetti…

O günlerin Çalışma Bakanı, olay yerinden Türkiye’ye şöyle seslendi:

“İlk 19-20 cesedimizde bahsettiğiniz türden herhangi bir şey yoktu... Güzel öldüler... O konuda ben acı çekmediklerini ve fizik olarak da güzel öldüklerini buradan rahatlıkla söyleyebilirim…”

Vatandaş, ne söyleyeceğini şaşırdı!

İkinci olay; 8 yıl önce…

301 madencinin hayatını kaybettiği Soma Faciası’nın ardından…

İlçede protesto gösterileri sürerken…

Eylemcilerden biri koruma araçlarına tekme atınca…

Polisler onu yere yatırdı…

O sırada birdenbire ortaya çıkan…

Takım elbiseli, kravatlı bir genç adam…

O protestocuyu tekmelemeye başladı…

Bunu yaparken…

Yüzüne yansıyan öfke ve hırs görüntüsü ise hiç unutulmadı…

Milletin ciğerine işledi…

O kişi şimdi, Avrupa’da görevli…

***

İnsan merak ediyor doğrusu…

Bu “hiçbir şeye yakışmayan” o iki olay da…

“Kader” olarak mı değerlenecek?

***

Bitiriyoruz…

Tevekkül’e… Kader’e… Yazgı’ya… Kalpten eyvallah…

Dinimizin emrettiği gibi…

Sağlam bir inançla hak yolunda yürümekse görevimiz…

Alıp, başımızın üstüne koyarız…

Ancaaak…

Acılı milletin ruhunu zedelemeyelim…

Unutulacak gibi değil…

Bunca yıl geçti, hala dillerde…

Ne demek, “Güzel öldüler” benzetmesi?

Biz böylesi söylemleri dilimize “ev sahibi” yaparsak…

Nasıl adam gibi mücadele ederiz…

Maden kazasına neden olan muhtemel “insan hataları” ile?

***

Biz gerekli tüm önlemleri eksiksiz alalım…

Sonra…

Sabırla bekleyelim…

Bakalım, “kader” bize hangi kapıları ve yolları açacak?

Nokta…

Sonsöz: “Kader deyip geçme, bak ne diyor sırrın sahibi; biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık… / İsra Suresi – 13”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2024 Ege'de Sonsöz