MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
‘Bölmeyelim…’
Metin ÖNEY
YAZARLAR
15 Nisan 2015 Çarşamba

‘Bölmeyelim…’

Aslın da bu konu ile ilgili görüşlerimi biri kaç hafta öncede yazmıştım. Ancak şimdilerde yine zaruret hasıl oldu.
 
Son haftalarda siyaset sahnesin de en çok kullanılan kelime “bölmeyelim”.. Hele sosyal medyada önüne gelen “aman ha bölmeyelim” diye söze başlıyor.
 
Bu teraneyi yıllar yılı duyarım. Ne zaman darda kalsalar, ne zaman işler siyaseten doğru gitmez, bir türlü istenilen ve aranılan ivme yakalanmaz hep bu teraneye sarılırlar:
“Aman ha oyları bölmeyelim.”
“Yoksa karşı taraf kazanmaya devam eder”.
 
Önce şu soruya cevap verelim:
Biz karşı taraf kazanmasın diye mi oyları bölmeyeceğiz, yoksa sen daha iyi yöneteceksin
diye mi oyları bölmeyeceğiz?
Bu soruya “oyları bölmeyelim” diyen herkes samimi cevap vermek zorundadır. Çünkü dönüp dönüp “bölmeyelim” teranesini savunanlar hep “aman ha karşı taraf kazanır, karşı tarafa hizmet olur” tehdidini de savurmaktan geri durmuyorlar.
Sonra:
Şöyle biraz geriye doğru gidelim.
Rejim dedik, Cumhuriyet dedik, aydınlık Türkiye dedik ve aslında o parti veya partilere mensup olmadığımız halde:
2002 de oyları bölmedik. AKP kazandı.
Aynı gerekçelerle,
2007 de oyları bölmedik yine AKP kazandı.
Aynı gerekçelerle,
2011 de oyları bölmedik yine AKP kazandı.
Aynı gerekçelerle
12 Eylül Referandumun da oyları bölmedik AKP açık ara kazandı..
Aynı gerekçelerle
2004,2009 ve 2014 yerel seçimlerinde oyları bölmedik, hemen hemen belediyelerin çoğunu AKP kazandı.
Nihayet Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de oyları bölmedik yine AKP adayı kazandı.
Hatta açık söylemek gerekir ki Cumhurbaşkanlığı altın tepside sunuldu.
 
Bu sonuçlar karşısın da:
 
Şimdi bu işte çok çok önemli bir eksiklik yok mu? Hatta büyük bir yanlışlık yok mu?
Çözümü “bölmeyelim” de aramak yerine birazda ve hatta tamamen partisel yapılanma ve yönetim anlayışında aramak gerekmez mi? Daha açık ve doğru bir ifade ile yöneticilerde aramak icap etmez mi?
Esas mesele oyları bölmemek mi yoksa bölünmesine sebebiyet verecek tutum ve davranış sergilememek mi?
Diğer bir deyişle oyları toplayamamakta gösterilen basiretsizlik mi?
 
Parti yönetimleri bizim duygu ve düşüncelerimizin aksine oluşturulacak.
Aday listeleri ha keza yine bizim duygu ve düşüncelerimizin aksine düzenlenecek ve en olmadık isimler listelerin ya başların da ya da seçilebilecek yerlerde yer alacak.
Parti adına sarf edilen sözler ve söylemler tabanın, genel halk kitlesinin mücadelesini verdiği değerleri dikkate almayan anlamlar içerecek.
Sokaklar, caddeler, meydanlar boş bırakılacak, demokratik ve hukuksal eylemlerden uzak tutulacak. Ve bu konularda gösterilen tüm demokratik tepkilere yabancı kalınacak.
Medya yazmıyor ve göstermiyor yerine doğrudan halka gitmek en iyi çözüm değil mi?
 
Bütün bu gerçekler apaçık ortada dururken sadece “bölmeyelim” diyerek sonuç alınacağın düşünmek bile içinde bulunulan vahim durumu ortaya koyuyor.
 
Sonuç olarak önce herkes bilhassa en alt kademeden en tepedekine kadar tüm sorumlular gerekeni yapacak, halkın duygu ve düşüncesine uygun davranacak ondan sonra ancak “bölmeyelim” bir anlam ifade eder.
Yoksa?
Merhum İsmet Paşanın muhteşem bir sözü var:
“Hadi canım sende”…
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 birol demirci
 15 Nisan 2015 Çarşamba 16:44
haklısınız. sistem hep aynı. ama unutmayalım ki, bir zamanlar siyaset sahnesinde olan ANAVATAN Partisi varken de o zaman o partide bulunanlar da oylar bölünmesin, küçük partiler oyları bölmesin diye çalışma yapıyorlardı.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ege'de Sonsöz