MENÜ
İzmir 20°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Doğu-Batı gerilim hattında 2018 Türkiyesi
Tayfun MARO
YAZARLAR
30 Aralık 2017 Cumartesi

Doğu-Batı gerilim hattında 2018 Türkiyesi

Batı kültürünün doğduğu topraklar, Doğu Akdeniz’den ve üç büyük din, dört kitabın ortaya çıktığı topraklardan başlar. Bunu söylemekten kastım; Anadolu halklarının batılı olmak için icazete ihtiyacı olmadığını hatırlatmaktır.

Bununla birlikte, Avrupa ile Asya arasında bir köprü gibi uzanan Türkiye, doğulu ve müslüman bir kimliğe de sahiptir.

Türkiye’nin batılı ve doğulu kimlikleri, tarihsel olarak Cumhuriyet devrimiyle mutabakat zemini buldu. Bu zeminin oluşum sürecinin, Osmanlı’dan Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan 200 yıllık geçmişi var. Yani modernite bir gecede gelmedi. Seküler toplum durduk yerde ortaya çıkmadı.

Türkiye’nin Doğu-Batı ekseninde gerildiğini sık sık dile getiriyorum. Osmanlı’dan günümüze batılılaşma hareketinin 300 yıllık geçmişine bakarak, bu gerilimin olağan karşılanması mümkündür.

Ancak ikibinli yıllarda ortaya çıkan gerilim, bu defa olağandışı sonuçlar verecek gibi…

Dünya artık o bildiğimiz Dünya olmaktan çok uzak. Sistem muhtemelen dönüşü olmayan bir krize girdi veya giriyor. Ve sistem krizine bağlı olarak Batı blokunda da sorunlar yaşanıyor. Doğu ile Batı arasında kalan ülkeler, yeni dengelerin getirdiği koşullarda, tercihlerini gözden geçiriyor

Türkiye de Batı ile Doğu arasında gelgitler yaşayan ülkelerden biri… Bu nedenle, Batı ile ilişkileri ve batılılaşma meselesini, yeni bir bakış açılısıyla yeniden ele almak ve yeni bir toplumsal mutabakatın koşullarını hazırlamak gerekiyor.

Gerçek şu ki, Türkiye, islamcıların ve milliyetçilerin bir bölümü arasında oluşan Doğu ittifakının öncülüğünde, Doğu blokunda kendine yer arıyor. Bu ittifak aynı zamanda iktidar grubunun “yerli ve milli” ideolojik yapısını belirliyor.

Bu arayış, Cumhuriyet’in yüzyıllık varlığı, kültürü, birikimleri ve çağdaşlaşma hedefiyle bağdaşmadığı için, modern ve aydınlanmacı seküler toplum tarafından benimsenmiyor.

Bu çatışmalı duruma bağlı olarak, demokrasi ile otokrasi, Batı ile Doğu, sorgulama ile kesin itaat, seküler toplum ile cemaat arasında sıkışan Türkiye derin bir yarılma yaşıyor.

Sonucunda, bu çatışma ve yarılma sarmalında, Türkiye, çok kritik gelişmelerin eşiğine geldi. Gelişmeler kritik, diyorum; çünkü toplumsal mutabakat yok. Toplumun yarısı Doğu’ya, yarısı Batı’ya çekiliyor. Ve ülke bu gerilimi daha ne kadar kaldırır, hiç belli değil.

2018 yılı, Doğu-Batı ekseninde ortaya çıkan gerilim hattında, nihai hesaplaşmanın yılı olacak. Bu hesaplaşma 2019 yılına sarkar mı, orası bile meçhul.

Bir tarafta, vahabi, selefi geleneğine bağlı islamcılar, Avrasya grubu, milliyetçilerin bir bölümü; diğer tarafta, Atatürkçüler, sosyal demokratlar, sosyalistler, milliyetçilerin bir bölümü…  Türkiye ya Batı blokunda yoluna devam edecek ya Doğu blokunda… 

Bu ayrışma ve çatışma tablosunun hemen yanı sıra, seküler toplum ile cemaatleşen islamcı toplum arasında da gerilim sürüyor. Bu gerilim alanı, Doğu-Batı eksenindeki çatışmalı duruma aykırı işleyen dinamikleri barındırıyor. Avrasya grubunun ve milliyetçilerin sorun yaratma potansiyeli var.

Uzun sözün kısası, falımızda, yeni yılda, “kavgalardan kavga beğen” bir durum görüyor, biliciler...

Umudum o ki bunca gerilimden yeni bir toplumsal mutabakat doğar ve yeniden yola koyuluruz.

Yeni bir yılda yine ve yeniden; yeni dertler, yeni öfkeler, yeni kavgalar, yeni hesaplaşmalar, yeni kaygılar, yeni korkular, yeni hayal kırıklıkları… Ve illaki tükenmeyen umutlar… İyi yıllar diliyorum.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Lombak
 30 Aralık 2017 Cumartesi 19:46
Zafer Asya'nın olacak.
 Abuzer kılınç
 30 Aralık 2017 Cumartesi 17:31
YENİ YILINI kutlar 2018 daha başarılı olma dileğimle SELAMLAR
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Ege'de Sonsöz