MENÜ
İzmir
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Muktedir kıldıklarımız
Tayfun MARO
YAZARLAR
23 Aralık 2018 Pazar

Muktedir kıldıklarımız

Önemli mevkilere seçilerek veya atanarak gelen kişinin muktedir olmasını, yöneten/yönetilen ilişkisindeki en netameli alan olarak görüyorum.

Ve ülke her seçim sathı mahalline girdiğinde, muktedirler zümresine oy vererek  “yönetilmeye boyun eğecek olmanın” bütün ağırlığı üstüme çöküyor.

Siyasetçinin seçmeni ikna etmek için söyledikleri bende sahici etkisi bırakmıyor. Elbet de bütün siyasetçiler böyle değil. Ucuz yolları tenezzül etmeyen, seçmeni aldatmayan, dürüst ve nitelikli siyasetçiler de var. Fakat fena halde azınlıktalar. 

Türkiye yine seçimlere gidiyor ve seçim manzaraları yine hoş değil. Her zaman olduğu gibi, budala yerine konulduğumuzu düşündürecek manzaralar can sıkıyor. Vasatlar yine revaçta. Seçim vaadi niyetine yazılan ve söylenenler, tahammül ötesi…

Rivayet o ki bilgi çağının orta yerindeyiz… Ama kurnazlığın, bilgisizliğin, bel altı vuruşların, “salla gitsin nasıl olsa yerler” kafasının prim yaptığı da bir vakıa.

Kurnaz, satıh ve vasat muhterislerin iktidar aracı olarak siyaset ve siyasal partiler, nicedir çözümün değil ama sorunun parçası olarak hayatlarımıza musallat...

Kurnazlar akıllı değildir. Bu akılsızlığa bir de karaktersizliğin eklendiğini düşünün… Ve siyasal alanı böylelerinin işgal altında tuttuklarını…

Bütün çapsızlığı ve vasatlığıyla ortaya çıkmaya cüret edebilenlerin bir şekilde seçilerek muktedir konuma gelmesi, diye bir meselemiz var. Ve bununla nasıl baş edilir bilemiyoruz.

Farkındalık, aşkınlık, entellektüel birikim, dürüstlük ve benzeri değerlere sahip olmak, siyaset arenasında dezavantajdır.

Kuralsızlığı, değersizliği avantaja dönüştüren ucuz siyaset erbabı karşısında, nitelikli insanlar, kaybetmeye her zaman çok yakın olmuşlardır.

Bu yüzden değil midir, değerli insanların seçilmesini sağlamak amacıyla, kontenjan adaylığı ve çeşitli atama yöntemlerinin kullanılması…

Bununla birlikte, seçilerek veya atanarak geldiği mevkide önemli yetkilere sahip olan kişi, kendisini muktedir kılan sistemin dolaşımında kalmayı tercih ediyor; kamuya değil de kendisini önemli konuma taşıyan ve orada tutacak muktedirin iradesine odaklanıyor.

Uluslararası sistemde, iktidar zümresine dâhil olmanın ve orada tutunmanın koşulu, kendisini seçen topluma karşı gerçekten sorumlu olmak değil, mış gibi yapmaktır.

Sistemin yücelttiği aklın gereği, yönetenlerin asıl meselesi, toplumu sisteme hapsetmektir. Ne ki bu hapishanede artık nefes alamaz hale geldik.

Devletin yapısı, yöneticileri seçmenin yöntemi, liyakat üzerine yeniden düşünmek ve yeni şeyler söylemek lazım. Böyle gitmiyor. İktidar düşkünleriyle başımız dertten kurtulmuyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Ibrahim zengin
 23 Aralık 2018 Pazar 14:12
Evet oyle bir duruma getirdilerki hizmet vermek isteyenlere degilde egeden mekkeye asma kopru yapacagini vaad edenlerin eline birakildi Allah akil fikir versin diyelim
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ege'de Sonsöz