MENÜ
İzmir 19°
Ege'de Sonsöz
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Başkanın dosyası
Fatih YAPAR
YAZARLAR
9 Mart 2018 Cuma

Başkanın dosyası

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu haftayı siyasi partilerin başkanlarına “İzmir Dosyası” vererek tamamladı.

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ile tura başlayan Kocaoğlu sırasıyla MHP İl Başkanı Necat Karataş ve İYİ Parti İl Başkanı Yıldırım Ulupınar’a gitti. Ve son olarak, şu sıralar teşkilat çalışmalarıyla boğuşan AK Parti’nin “çiçeği burnunda” İl Başkanı Aydın Şengül ile turunu noktaladı.

Peki Kocaoğlu’nun dosyasında ne vardı, neler talep ediyordu?

Hatırlarsanız 2014 yılında dönemin İl Başkanı Ali Engin de ziyaretinde dönemin AK Parti İl Başkanı Bülent Delican’a bir dosya vermiş içinde birçok bekleyen proje için destek istemişti. Aradan dört yıl geçmiş olmasına rağmen bazılarında yol alındı ama birçoğu gerçekleşmedi.

Bugün yine aynı şeylerden bahsediyoruz!

Gelelim Kocaoğlu’nun kamuoyuna “ana başlıklarıyla” ifade ettiği konuların ayrıntılarına. Çünkü aynı dosya milletvekillerine de gönderildiği için liste sadece belediyenin değil “İzmir’in” talepleri olarak kayıtlara geçmiştir.

Başkanın listesinde tam 13 konu bulunuyor.

Bunların en başında İnciraltı planları geliyor. Malumunuz EXPO 2020 sürecinde imar planları yapılan bu bölge yarış kaybedilince aslına, yani tarlaya dönüştü. Kayıtlara göre mantar gibi çoğalan düğün salonu ve tesislerin içinde zaten tarım da bitti. Bu arada dördüncü nesil yaşayan  insanlar arsalarının değerlenmesini istiyor.  Kocaoğlu’nun dosyasında bu konu, “2007 yılından bu yana sağlık konseptiyle planlanması için çabaladığımız İnciraltı konusu özel ilgiye muhtaçtır. Bu planlamanın yapılması, İzmir'in belirlediği hedeflere en kısa sürede ulaşması ve sağlık sektöründe dünyanın önemli merkezlerinden birine sahip olmamız açısından kritik önem taşımaktadır” ifadeleriyle anlatılıyor. Bir anlamda başkanın kafasındaki plan bölgeyi yüksek yapılı imara açmadan sağlık konseptinde yeniden planlamak.

Dosyada iki önemli kentsel dönüşüm meselesi var. Birincisi Gaziemir Aktepe-Emrez, ikincisi ise Karabağlar-Uzundere kentsel dönüşüm bölgesindeki sorunlar.  Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol ve Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu’nun da üzerinde çalıştığı alanlarda ciddi bir sorun var. O da planlanacak alanlardaki maliye hazinesine kayıtlı parseller. Gaziemir’de 60, Karabağlar’da 2 parsel var. Ve başkan bu konuda, “bedeli karşılığında devredin” diyor.  Devirler gerçekleşirse bu alanlar sosyal donatı alanı için projelendirilecek. Aksi taktirde dönüşüm gerçekleşmeyecek.

Başkanın talep listesinde ulaşım, yol ve altyapı projeleriyle ilgili ciddi talepler de yok değil!

Bunların en başında TCDD ile Büyükşehir’in ortak olduğu İZBAN’ın hat kiraları geliyor.

Nedir bu hat kirası?

Şöyle ki: TCDD ile yapılan protokolde sehven yer alan “İZBAN, 3 yıl boyunca her yıl TCDD’ye 5 milyon dolar + 5 milyon Euro öder” ibaresinin (sözlü mutabakat çerçevesinde) yarı yarıya indirilecek şekilde düzeltilmesi ve şehir için banliyö işletmeciliği nedeniyle doğacak alacak-borç ilişkinin iki kurum arasında çözülmesi gerekiyor.

Başkana göre bu hat kirası çok yüksek. Rasyonel olarak bakıldığında da zaten cironun üçte ikisine yakını hat kirasına gidiyor. Bu da şirketin toparlanmasını zorluyor. Mahkeme kararı ile onaylanmış olan geçmiş yıllara ait “hat kullanım ve bakım bedeli” tahakkuku için de mutlaka bir formülün bulunması isteniyor. Çünkü rakam çok yüksek. Tam 200 milyon TL…

Yine İZBAN’da sefer sayılarının arttırılması için sinyalizasyon revizyonu talebi var. Bunu yapacak olan da TCDD…  Genel Müdürlüğün bir an önce harekete geçerek bölge trenlerinin (en azından yoğun saatlerde) hattan çekilmesiyle ilgili çalışma yapması gerekiyor. Çünkü hat, illerden ve komşu ilçelerden gelen yolcu ve yük trenleri tarafından da kullanılıyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun metro denildiğinde hafızasında derin izler bırakan Üçyol-Üçkuyular Metro hattını da biliyorsunuz.  Uzun uğraşlar ve müteahhit beceriksizlikleri nedeniyle hat yıllarca açılamamıştı. Bölgede birçok esnaf battı, insanlar perişan oldu. Bu arada hükümet ve iktidar partisinin yetkilileri “bitiremiyorsan bize devret, orayı terk et. Biz yaparız” demişti. Başkan da bu hamleye karşılık bırakıp gitmek yerine “madem ki İzmir’e katkı koymak istiyorsunuz o zaman siz de şunları yapın” diyerek bir liste verdi.  Başbakan Binali Yıldırım’ın Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’ndan ayrılmasından sonra göreve gelen Lütfü Elvan bakanlığa iletilen dosyanın kaybolduğunu, evrakları bulamadıklarını açıklamıştı!

İşte o dönem talep listesinde yer alan Buca-Üçyol, Üçkuyular-Narlıdere hatlarını Büyükşehir bizzat kendisi yapıyor.  Listede yer alan Halkapınar-Otogar Hattı’nın ise bakanlık tarafından yapılacağı açıklanmıştı. Son olarak ÇED dosyası kabul edildi ama inşaat henüz yok!

Başkanın dosyasında bu konu da yer alıyor.  Ve başkan, “Halkapınar-Otogar arasındaki 4.5 kilometrelik proje hakkında bilgi almakta zorlanmaktayız. Elimizde, Yüksek Hızlı Tren projesi kapsamında çalışacağının dışında, güzergah ve istasyonların yeri gibi hiç bir bilgi yoktur. Yazılı ve şifai taleplerimize rağmen güzergah projelerine bir türlü ulaşılamamıştır. Oysa İzmir’in en önemli arterlerinden biri olmaya aday bu hattın acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir” diyor.

İzmir’in dosyasında bir de Milli Emlak konuları var. Tahsisler, talepler derken yıllar geçiyor ama bir sonuç alınmış da değil.

Onlardan bir tanesi yolcu gemileri için barınak yeri. Büyükşehir, gemilerin bağlama-yatak yeri olarak tahsis talebinde bulunulan Bostanlı Balıkçı Barınağı’nın işleminin bir an önce yapılmasını istiyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Alt Yapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nden gelen "olumlu” görüşe rağmen, söz konusu tahsisin bir türlü gerçekleşmediğini belirtiyor.

Ve sırf bu sebeple lodos ve aşırı rüzgarlı havalarda deniz dalgalı olduğu için iskelelerdeki milyonluk son teknoloji gemiler birbirine çarpmasın, iskeleye vurmasın diye denizin ortasında toplanıyor. Şaka değil öylece rüzgarın durmasını, hırçın dalgaların sakinleşmesini bekliyor!

Dosyada ,"İzmir Deniz Ulaşımının Geliştirilmesi" projesi kapsamında öngörülen Konak, Karşıyaka ve Bostanlı iskelelerinin revizyon çalışmaları için gerekli plan değişikliğinin onayı,  “İzmirdeniz Projesi” kapsamında çalışmaları yürütülen Mavişehir-Alaybey ile Alaybey-Alsancak Limanı kıyı kesimine ilişkin plan teklifinin onayı yer alıyor. Bu konudaki onaylar 2016 yılından bu yana beklediği için Mavişehir Vapur İskelesi'nin yapımı da ne yazık ki başlayamıyor.

Tahsis talepleri kısmında Menderes/Görece'deki iki alanın "mezarlık alanı", Karaburun/İskele'deki bir yerin "itfaiye alanı", Bornova/Erzene'deki arazinin "Belediye Hizmet Alanı" yapılmak isteniyor. Milli Emlak Genel Müdürlüğü dosyaları incelemeyi sürdürüyor.  Bu arada, Mülkiyeti TCDD'ye ait olan ve planda "Katlı bölgesel otopark alanı ve aktarma merkezi" olarak görünen Konak/Güney'deki bir alanın kamulaştırma kararı çıkarılmış, ifraz işlemleri yapılmış, ancak TCDD'den gerekli yanıt alınamadığı vurgulanıyor.  Aynı durumun Foça’da bir yer arazi için de geçerli olduğu aktarılıyor.

Listede İzmir ulaşımını ilgilendiren çok ciddi bir talep var. O da kooperatiflerin şehir içindeki ESHOT otobüslerine ve ulaşım sistemine entegre olması projesi. Başkanın yeni ulaşım modeline göre, ilçelerdeki otobüsler kaldırılacak ve oralardaki kooperatif araçları sisteme dahil edilecek.  Böylece, yasalar ile ücretsiz ya da indirimli yolculuk imkanına sahip olmasına rağmen bireysel taşımacılıkta bu hakkını kullanamayan vatandaşların mağduriyetini de önlenecek. Talep maddesinde,” Söz konusu organizasyonun oluşturulabilmesi ise ancak gerçek maliyetler üzerinden hazırlanacak bir Hizmet Alımı İhalesi neticesinde, biniş veya kilometre başına ödemeyle mümkün olabilecektir. Mevcut İhale Yasası ise "iş bitirme belgesine" sahip olmamaları nedeniyle, söz konusu kooperatif ya da birliklerin Belediyemiz (ESHOT) koordinasyonunda yapılacak ihaleye katılmalarına cevaz vermemektedir” cümlesi bulunuyor.

Dolayısıyla, toplu ulaşım hizmeti veren kooperatif ve birliklerin istisna kapsamına alınarak iş bitirme belgesinden muaf tutulmaları, ihaleye girme hakkı kazanmaları ve Toplu Ulaşım Sistemi'ne entegre edilmeleri, kamusal maliyetlerin düşürülmesi ve verimliliğin sağlanması açısından kaçınılmaz görünüyor.  Bu talep sadece İzmir’i değil tüm ülkeyi ve belediyeleri ilgilendiriyor.

Son olarak listede kredi başvurusu var İZSU Genel Müdürlüğü’nün tam 213 milyon TL tutarındaki üç projesi (Dikili içme suyu, Çeşme 2. etap içme suyu ve Menderes-Gaziemir içme suyu) için İller Bankası'na yapılan (yüzde 7 faiz ve 10 yıl vadeli) kredi başvurusuna cevap alınamadığı anlatılıyor.

Görüldüğü gibi listede aslında ne muhalefeti ne de iktidarın bir temsilcisini rahatsız edecek bir madde bulunmuyor.

Eşe, dosta, yandaşa, arkadaşa peşkeş çekme talebi de yok!

Peki burada sorun ne?

O da şu;

“Tüm siyasi apoletlerden ve makamlardan kurtulup, kol kola girerek İzmir ruhuna sahip çıkan, koruyan/kollayan anlayışı her açıdan egemen kılmak”

Son Söz: Mesele İzmir’se gerisi teferruat!

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Büyüteç
 10 Mart 2018 Cumartesi 14:42
İZBAN konusunu bir süredir inceliyorum. Yazdıklarınızdan fazlası var azı yok. Bakıp incelediğimde şöyle görüyorum. Belediye ortak olarak geliştirmeye çırpınırken, merkezi hükümet ortak kilit noktalarda kontrollu açmaza sokup sorunlu bir ulaşım olmasını sağlıyor. Amaç ne peki; ben gelip 1 haftada düzeltirim mesajı vermeye çalışıyor. Aç tavuk kendini buğday ambarında sanırmış. İzmirli, izban dışında şehir ulaşımının nasıl tıkır tıkır çalıştığını görüyor. Ve böylece yalnışın nereden geldiğini de görüyor.
 Gürkan
 10 Mart 2018 Cumartesi 14:04
İzmir metro konusunda oldukça geri kalmış bir şehirdir. Parasızlıktan İZBAN yapıldı ancak onun da bin tane sorunu var: kapasite yetmiyor , yavaş , sefer aralıkları fazla , diğer trenler ile hattın ortak kullanılması ... benim anlamadığım bakanlık otogar metrosunu niye yapmaz ? Ne bekleniyor ? Büyükşehir para sorun değil diyor yıllardır metro da yapmıyor. Para sorun değil ama ortada inşaat da yok. Sebep ? Buca' da, Karabağlar'da metro yok sen Karşıyaka sahile yarım yamalak tramvay yapıyorsun. Konak' da kalkıp trafiğin içine tramvay yapıyorsun. Alsancak Tüneli ne oldu ? Yalan mı oldu ? Üçkuyular marine kavşağı tüneli ne oldu ? O da mı yalan oldu ? Para sorun değil ama ortada doğru düzgün icraat da yok. Karşıyaka tramvay hattı Çiğli' ye uzatılacak ama daha ortada proje yok. Niye bunca zamandır yapılmamış? Hat Alaybey sahilde niye kalıyor ? Bir kolunu Bornova , diğer kolunu da Halkapınar'a uzatmak kimsenin aklına gelmiyor mu ? Tramvay sahilde turistik gezi değilde İZBAN'a alternatif gerçek anlamda toplu ulaşım aracı olmalıdır. Örümcek ağı gibi sarmadıktan sonra ne anlamı var ki ! En azından projeleri yaptırılır, kaynak olduğu zaman yapılır. Çiğli, Karşıyaka , Bornova , Konak arası tramvay olsa çok sayıda otobüs devre dışı kalır. Geçenlerde açıklanan metro hatları da kağıt üzerinde kalmamalıdır. Projeleri, zemin etütleri yapılmalı, kaynak olunca yapılmalı ya da bakanlığa başvurulmalıdır. İzmir' de çoğu proje ne yazık ki kağıt üzerinde kalıyor, siyasi çekişmeye kurban gidiyor olan da İzmir'e oluyor.
 Bu Liste AKP'lileri ilgilendirmiyor mu?
 10 Mart 2018 Cumartesi 01:15
İzmirliler olark bu listedeki işleri yıllardır bekliyoruz. Bu listede abartılı hiçbir şey yok. Ey AKP Yönetimi, ey AKP İzmir Milletvekilleri(Sn. BAŞBAKAN DAHİL) bu liste burada duruyorken insanların önüne nasılçıkacaksınız? İzmir, Kemalpaşa, Torbalı, Menderes Selçuk değil biraz elinizi kolunuzu oynatın da görelim.
 misafir06
 10 Mart 2018 Cumartesi 00:19
Başkan öğrenmiş bu işi, sıkıntıları açık ederek insanların haklarına sahip çıkmasına imkan tanıyor artık! Adaletten, kalkınmadan, Allahtan, kitaptan söz edenlerin İzmir'linin hakkını yememesini bekliyoruz. Salak ya da ahmak değil hiç kimse, neler olup bittiğinin hesabı elbette sorulacak!
 Fark
 10 Mart 2018 Cumartesi 00:11
Şunu net öğrenenler gün geçtikçe çoğalıyor "Söylenen başka, yapılan başka" artık ötekileştirmede pirim yapmıyor. Ben yok biz varız diyebilen siyasilerin etrafında insanlar birleşiyor. İnşaat ve ithalat sevdası, tek amaç koltuğu kaybetmemek.Ama milletin cebide boş mutfağıda. Neyseki 2 alternatif sağlam basıyor, İyi ve Saadet.
 Defne
 9 Mart 2018 Cuma 23:15
Konuların hepsi çok önemli ancak İnciraltı planı birinci sırada olmalı, turizm alanında istihdam ve kente/ülkeye katma değer katması adına.
 Kamil
 9 Mart 2018 Cuma 21:58
Bence tüm yönetim değişmeli aynı kişileri istemiyoruz önseçim yapılsın
 Nazlı
 9 Mart 2018 Cuma 21:48
İzmir''de çöp sorunu, trafik sorunu varrrr
 Uğur
 9 Mart 2018 Cuma 21:20
İnciraltı kaçak yapılar dolmaya başladı, iyice gecekondulaşmadan düzgünce planlanmalı artık...
 Hakan
 9 Mart 2018 Cuma 19:08
Belediye başkan adayları halka sorulmalı oyu halk veriyor
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Ege'de Sonsöz